POLİTİKA - 27 Ocak 2018 Cumartesi 14:13

Bakan Çavuşoğlu: "Amacımız teröristler ve terör örgütüdür"

A
A
A
Bakan Çavuşoğlu: "Amacımız teröristler ve terör örgütüdür"

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Kilis’te roketli saldırıda büyük hasar gören tarihi Çalık Camisinde incelemelerde bulundu.

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Kilis’te roketli saldırıda büyük hasar gören tarihi Çalık Camisinde incelemelerde bulundu. Burada konuşan Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Bizim buradaki amacımız teröristler, terör örgütüdür. Sivil halkın hiçbir şekilde zarar görmemesi için en üst seviyede hassasiyet göstermeye devam ediyoruz” dedi.


Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Kilis ziyaretleri kapsamında ilk olarak Kilis Valiliğini ziyaret etti. Burada Kilis Valisi Mehmet Tekinarslan’dan son bilgileri alan Çavuşoğlu ve Gül daha sonra Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara’yı ziyaret etti.


Basına kapalı gerçekleşen ziyaretin ardından Çavuşoğlu ve Gül daha sonra geçtiğimiz günlerde Suriye’nin Afrin bölgesinden terör örgütü PYD/PKK’nın roketli saldırısında ağır hasar gören tarihi Çalık Camisi’nde incelemelerde bulundu.


Çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, “Zeytin dalı Harekatı’nın ne kadar önemli olduğunu, net olduğunu gösteren bir tablodur ve muhataplarının asla siviller olmadığını terörist olduğunu gösteren de bir tablodur. Bir kutsala bir ibadet yerine yapılan bu saldırı bir terör saldırısıdır” dedi.


“Operasyon uluslararası hukuka uygundur”


Zeytin Dalı Harekatı’nın Türkiye’nin sınır güvenliğini sağlamak ve vatandaşların can güvenliğini sağlamak için yapılmış bir barış operasyonu olduğunu dile getiren Gül, “Birleşmiş Milletler sözleşmesinin 51’inci Maddesine göre meşru müdafaa anlamında yapılan bir operasyondun. Asla herhangi bir etnik kesime yapılan bir operasyon değildir. Bu operasyon Uluslararası Hukuk çerçevesinde meşrudur ve Birleşmiş Milletler sözleşmelerine göre hukuka uygundur. Sonuna kadar teröristleri hedef alan ve bölgedeki Türk, Kürt, Arap bütün kardeşlerimizin huzuru için, güvenliği için yapılan bir harekettir” şeklinde konuştu.


Harekatın başarılı olması için tüm milletin dua ettiğini kaydeden Gül, “İnşallah Mehmetçiğimiz kendi ifadesiyle Kızılelma’ya giden Türkiye’nin bağımsızlığı için huzuru için yapılan operasyon için göreve çıkan mehmetçiğimiz için dua ediyoruz” ifadelerine yer verdi.


Türkiye’nin asla Suriye’nin topraklarında gözü olan bir ülke olmadığını vurgulayan Gül, “Biz kendi ülkemizde vatandaşlarımızın güvenliği için bu operasyonu Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımızın liderliğinde başarılı bir şekilde sürdürmekteyiz” dedi.


“Terör örgütlerinin hiçbir dine saygısı yok”


Daha sonra konuşan Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ise tarihi Çalık Camisine yapılan roket saldırısının terör örgütlerinin hiçbir şekilde inanca ve dine saygısı olmadığını ortaya koyduğunu belirterek, “Bakınız PYD/PKK/YPG tehditleri nedeniyle Afrin’den ayrılmak zorunda kalan bir din adamını, inanca yönelik zulme ilişkin ifadeleri basına yansıdı. Afrin’deki imamları tehdit etmek suretiyle Kuranı Kerim’in öğrenilmesi, öğretilmesini yasaklıyorlar. Camiye ayakkabılarla, namaz kılındığı esnada girmek suretiyle çocukları oradan alıp çıkartıyorlar. Kuranı Kerim’i yırtıyorlar. Esasen bizim bu gördüklerimiz, yabancısı olduğumuz şeyler değil. Maalesef 40 yıldan bu yana terör örgütüne karşı mücadele veren ve on binlerce insanımızı teröre kurban veren bir ülke olarak 2015 yılında esasen Diyarbakır’da ortaya çıkan tablo hala hafızalarımızda ki canlılığını muhafaza etmektedir. Binlerce yıllık medeniyete beşiklik etmiş bu kadim şehirde siz de biliyorsunuz ki çok büyük zararlar verildi yanı sıra özellikle Sur içinde ve Sur bölgesinde çok sayıda tarihi ve kültürel eser tahribatı uğratılmış durumdaydı. Kuşaktan kuşağa kültürümüzü aktaran adeta medeniyet direği olarak kabul edilen vakıf eserlerimizi tahrip ettiler. Güzeller güzeli 500 yıllık Kurşunlu Cami yine ateşe verdiler. Sur ilçesinde 12’si vakıf eseri olmak üzere 14 adet tarihi ve kültürel mirasımıza ilişkin eseri tarif ettiler. Bugün Diyarbakır’ın adeta sembolü olan Ulu Cami önünde dört ayaklı Minare aynı şekilde tahrip ettiler” şeklinde konuştu.


Hasar gören cami en kısa zamanda ibadete açılacak


Ağır hasar gören tarihi Çalık Camisinin 1682 tarihinde yapıldığını kaydeden Çavuşoğlu, “Camimiz, çok nadide bir eserdir. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz burayı 2005 yılında restore etmiş ama gördük ki bu tarihi mekan, saldırı sonrası harap Oldu. İnşallah 30 gün içerisinde buranın ihalesini gerçekleştireceğiz. 2018 yılı içerisinde aslına uygun bir şekilde Kilis halkımızın tekrardan ibadet etmesine fırsat sağlayacak olanak sağlayacak bir duruma getireceğiz” dedi.


“Sınır güvenliğimizi mutlaka sağlayacağız”


Vakıflar kuran bir medeniyetin torunlarının, kalpleri taşlaşanlara mutlaka haddini bildireceğini dile getiren Çavuşoğlu, “Türkiye olarak yaşatan medeniyetin temsilcileri olarak başlatmış olduğumuz bu Zeytin Dalı Harekatı, Allah’ın izniyle başarıya ulaşacak ve bu grubu bu teröristleri Kilis halkı için bölge halkı için Türkiye için tehdit olmaktan çıkaracağız ve sınır güvenliğimizi mutlaka sağlayacağız. Öte yandan bunları bu alandan temizlemek suretiyle binlerce kardeşimizin bulunduğu Türkiye’deki bu kardeşlerimizin yeniden kendi memleketlerinde dönerek hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeleri için bu harekatı mutlaka başarıyla tamamlayacağız. Gördüğünüz gibi hareket planlandığı şekli itibariyle bugüne kadar başarıyla getirildi. İnşallah bundan sonraki süreçte de silahlı kuvvetlerimiz, Mehmetçiğimiz, milletimizin de duasını arkasına alarak bunların tepesine binecek, bunları bu bölgeden temizleyecek ve bölgemizde huzura ve bana mutlaka kavuşturacak” ifadelerini kullandı.


“Zeytin dalı harekatı son derece meşrudur”


Zeytin Dalı Harekatının son derece meşru bir hareket olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Türkiye Birleşmiş Milletler şartı 1. Maddesi gereğince meşru müdafaa hakkını kullanmaktadır. Bu hareket, Birleşmiş Milletler Güvenlik kararında gerçekleştirilen bir harekettir. İşte bizim buradaki amacımız teröristler, terör örgütüdür. Bunların barınakları, sığınakları benzeri araçları ve hedeftedir. Sivil halkın hiçbir şekilde zarar görmemesi için en üst seviyede hassasiyet ve ihtimam göstermeye devam ediyoruz. Dolayısıyla bu harekatta bize destek veren milletimize şükranlarımızı ifade etmek isterim. Dualarını askerimizden, güvenlik güçlerimizden eksik etmesinler” dedi.


Çavuşoğlu, ayrıca operasyon bölgesinden gelebilecek olası bir göç dalgası içinde bütün kurum ve kuruluşlarla birlikte hazır olduklarını da söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Oltu Cağ kebabı TasteAtlas listesinde Türkiye ikincisi oldu Erzurum’un coğrafi işaretli lezzeti Oltu cağ kebabı, gastronomi dünyasının en popüler platformlarından biri olan TasteAtlas’ın "Dünyanın En İyi 100 Türk Yemeği" listesinde ikinci sırada yer aldı. Kalamar tavanın ardından ikinci sıraya yerleşen Oltu cağ kebabı, Türkiye’nin en iyi et yemekleri arasında da zirvede gösterildi. Dünyaca ünlü gastronomi platformu TasteAtlas, 2026 yılı için hazırladığı "Dünyanın En İyi 100 Türk Yemeği" listesini yayımladı. Türk mutfağının dünya çapındaki lezzetlerini sıralayan listede, Erzurum’un tescilli ürünü Oltu cağ kebabı ikinci sırada kendine yer buldu. Oltu ilçesiyle özdeşleşen ve coğrafi işaret tesciline sahip olan cağ kebabı, yatay şekilde pişirilmesiyle diğer kebap çeşitlerinden ayrılıyor. Özellikle kuzu etinin omuz ve but kısımlarından hazırlanan kebap, odun ateşinde ağır ağır pişirilerek servis ediliyor. İnce dilimler halinde kesilen etler, cağ şişleriyle sıcak şekilde sunuluyor. "Cağ kebabının ikinci sırada yer alması gurur verici" Erzurum’da işletmecilik yapan Cabbar Erdoğan, cağ kebabının Türkiye genelinde ikinci sırada yer almasının gurur verici olduğunu belirterek, "Cağ Kebap tabii ki şu an Türkiye genelinde ikinci sıraya yerleşmiş. Biz bunu birinci olması için elimizden gelen bütün gayretlerle birinci sıraya yerleştirmeyi planlıyoruz. Cağ Kebap’ı biliyorsunuz kuzudan yapılıyor. Kuzumun belli bölgelerinden yapılıyor. Özellikle bunu sinirleri alınarak. Bir gün önceden salamura yapıp, odun ateşinde ocağımızda pişirip misafirlerimize ikram ediyoruz. Erzurum’da gastronomi de tabii ki çok iyi durumda. Cağ kebabı ile olsun, kadayıf dolması ile olsun, paça çorbası ile olsun. Diğer tabii birçok sayacağımız lor dolması, bunların birçok ürünümüz var. Bu şekilde ilerliyoruz inşallah. Günlük tüketimimiz 250-300 kilo civarında. Tabii bu zaman zaman mevsimsel olarak artıyor, düşüyor da. Ama ortalama 250-300 civarı diyebiliriz. Yerel müşterimiz de var. Ama yurt dışından olsun, Türkiye genelinden olsun her yerden müşterimiz geliyor" diye konuştu. "Dedemi cağ kebap yemeden göndermedim" Ailesiyle birlikte cağ kebabı yemeye gelen Bilal Asaf Yılmaz ise, "Buraya ailemle geldim. Dedem, annem, babam, ben geldik. Cağ kebap çok güzel. Dedem Marmara Bölgesi’ne gidecek. Ona cağ kebap yedirmeden göndermedim" dedi. "Torunum ‘Cağ kebabı yedirmeden göndermem’ dedi" Torununun isteğiyle cağ kebabı yemeye geldiğini ifade eden Tekin Gülcü de, "Aslen Erzurumluyum. Ama Bilecik Bozüyük’te ikamet etmekteyim. Buraya akraba ziyaretine geldik. Torunum ‘Burada sana Erzurum’un yöresel cağ kebabını yedirmeden göndermem! dedi. Onun isteğiyle buraya geldik. Erzurum cağ kebabı bizim için olmazsa olmazlarımızdandır. Çok güzel. Yani damak tadımız, ne yersek yiyelim damak tadımızı cağ kebabından başkası tutmuyor. Kuzu etinden özel yapılır. Yapanlara, emeği geçenlere, becerenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Denizli Denizli’nin asırlık mirası Dolapçı güvercinleri güzellikleriyle büyüledi Denizli’nin asırlık mirası Dolapçı güvercinleri, 2026 Irk Güzelliği Yarışması’nda podyuma çıktı. Safkan özellikleri, renk simetrileri ve estetik duruşlarıyla yarışan güvercinler, kültürel mirasın yaşatılmasına yönelik önemli bir buluşmada bir araya geldi. Tarihi 1254 yılına dayanan Akhan Kervansarayının girişindeki taş oymalara motif olmuş, Denizli’nin asırlık kültürel mirası "Dolapçı" güvercinleri, bugün düzenlenen görkemli bir organizasyonla podyuma çıktı. Gökyüzündeki dolap adı verilen dönüşleriyle bilinen ve genetik saflığıyla dünyanın pek çok soylu güvercin ırkına kaynaklık eden Dolapçı ırkı, bu yılki Irk Güzelliği Yarışması’nda yine büyük bir heyecana sahne oldu. Tarihi ve genetik kökleri koruma bilinciyle hareket eden Denizlili yetiştiriciler, dostluk ve kardeşlik ortamında gerçekleşen yarışmada, yöremize has bu nadide ırkın en kusursuz örneklerini sergilediler. Avrupa ırklarının atası Denizli’de boy gösterdi Dolapçı güvercini, yalnızca fiziki güzelliğiyle değil, dünya güvercin literatüründeki tarihi misyonuyla da dikkat çekiyor. Yarışmada sergilenen güvercinlerde aranan "Enseli", "Altınbaş" ve "Şeberi" gibi çok özel renk desenleri, bugün Balkanlar’da ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerin yerli fonetiğe uyarlanarak (örneğin "Enseliya", "Altanbash") hala kullanılmaktadır. Sırp yazar Bora Vasiç’in eserlerinde de bahsettiği üzere; bugün Avrupa’da "Yüksek Uçucu" veya "Makaracı" olarak bilinen dünyaca ünlü ırkların atalarının Anadolu’dan gittiğinin en büyük canlı delili, yarışmada podyuma çıkan bu kuşlardır. 8 uzman hakemden sıkı denetim Dr. Hayri Ün, Numan Bilgihan, İbrahim Demir, Ahmet Mıhçılar, Şükrü Akay, Zafer Özçelik, Eren Tavşan ve İskender Damgacı’dan oluşan uzman hakem heyeti, yarışmaya katılan kuşları büyük bir titizlikle değerlendirdi.Bir güvercinin "Safkan Dolapçı" kabul edilebilmesi için çok katı standartlar uygulandı. Özellikle kuyruk üstü yağ bezesinin olmaması, kuyruk telek sayısının tam 14-16 arasında olması, paça tüylerinin bulunmaması ve göz renklerinin kırmızıya dönük olmaması gibi ırkı diğer benzerlerinden ayıran en kesin çizgiler dikkate alındı. Ayrıca vücut iriliği, bel genişliği, bacak formu, kanat-kuyruk oranı, baş yapısı, renk simetrisi ve genel duruş özellikleri notlandırıldı. Tüy eksiği (yoluk, makaslı) olan veya sağlık durumu elverişli olmayan kuşlar yarışmaya dahil edilmedi. Üç farklı renk grubunda kıyasıya mücadele Dişiler ve erkekler kategorilerinde ayrı ayrı podyuma çıkan Dolapçılar; Düzler (beyaz, siyah, kırmızı, mor, sarı, gök, gümüş), Parçalılar (yamalı, enseli, yangap, şeberi, cihanyelli) ve Çil renkliler (karaçil, gökçil, morçil, gümüşçil, altınbaş) olmak üzere üç ana grupta yarıştı. Özellikle boyun, ense ve omuz aralarındaki renklerin simetrisi (muska yamalı, kara enseli vb.) görsel bir şölen sundu. Titiz değerlendirmeler sonucunda 2026 yılı Dolapçı Irk Güzelliği Yarışmasında dereceye giren usta yetiştiriciler ve güvercinler ödüllendirildi. Organizasyon komitesi adına konuşan Dr. Hayri Ün, "Yarışmaya katılan tüm katılımcılara genetik mirasa sahip çıkma konusundaki hassasiyetlerinden ötürü özel olarak teşekkür etti. Akhan Kervansarayı’nın taş duvarlarından bugünün gökyüzüne süzülen bu tarihi mirasın, doğru ellerde ve bilimsel kriterler ışığında korunmaya devam edeceği bir kez daha kanıtlanmış oldu. Tüm yetiştiricilerimizin emeklerine sağlık" dedi.
Aydın Kurban alışverişinde ‘küpe’ uyarısı Aydın Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, Kurban Bayramı öncesinde hayvan hastalıklarının önlenmesi amacıyla yol denetimlerini artırdı. Yetkililer, vatandaşlara küpesiz ve pasaportsuz kurbanlık almamaları uyarısında bulunarak, hayvan bilgilerinin ’Tarım Cebimde’ uygulamasından sorgulanabileceğini hatırlattı. Aydın’da Kurban Bayramı öncesinde hayvan hareketliliğinin artmasıyla birlikte denetimler sıklaştırıldı. Aydın Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, İl ve İlçe Müdürlükleri Hayvan Sağlığı personelleri güvenlik güçleriyle birlikte yol kontrol uygulamalarını aralıksız sürdürüyor. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, bulaşıcı hayvan hastalıklarının önlenmesi ve kontrollü hayvan hareketlerinin sağlanması amacıyla özellikle geçici kurban satış yerleri ile hayvan pazarlarında oluşabilecek yoğunluk dikkate alınarak denetimlerin artırıldığı belirtildi. Ekiplerin, hayvan ve hayvansal ürün nakli yapan araçları titizlikle kontrol ettiği ifade edildi. Denetimlerde, iller arası hayvan nakillerinde veteriner sağlık raporu, il içi sığır ve manda nakillerinde pasaport, koyun ve keçiler için ise nakil belgesi ya da beyannamesi bulundurulmasının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Vatandaşlar uyarıldı Vatandaşlara da uyarılarda bulunan yetkililer, kurbanlıkların yalnızca izin verilen satış noktalarından alınması gerektiğini belirterek, küpesiz ve pasaportsuz hayvanların satın alınmaması çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca vatandaşların ’Tarım Cebimde’ uygulaması üzerinden küpe numarasıyla hayvan bilgilerini sorgulayabileceği kaydedildi. Yetkililer, küpesiz ve belgesiz hayvan alım-satımının hem salgın hastalık riskini artırabileceğini hem de cezai yaptırımlara neden olabileceğini vurguladı.