- 30 Temmuz 2018 Pazartesi 13:42

Suriyelilere Kurban Bayramı için bayramlaşma izni

A
A
A
Suriyelilere Kurban Bayramı için bayramlaşma izni

Kilis Valiliği Kurban Bayramını ülkelerinde geçirmek isteyen Suriyeliler için 1-18 Ağustos tarihleri arasında ülkelerine gidebilecekleri, gitmen isteyen Suriyelilerin randevu almaları istendi.

Kilis Valiliği Kurban Bayramını ülkelerinde geçirmek isteyen Suriyeliler için 1-18 Ağustos tarihleri arasında ülkelerine gidebilecekleri, gitmen isteyen Suriyelilerin randevu almaları istendi.


Kilis Valiliğinden yapılan açıklamada, Türkiye’de geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin Kurban Bayramını ülkelerinde geçirmek isteyenlerinin Suriye’ye geçişleri sağlanacağı belirtildi.


Açıklama şöyle sürdü, “ Geçici koruma statüleri sonlandırılmaksızın Türkiye’den Suriye’ye çıkış yapmak isteyen Suriyelilerin www.suriyedebayramlasma.com web adresinden randevu alarak geçişleri sağlanacaktır. Türkiye’den Suriye’ye çıkışlar, 1 - 18 Ağustos 2018 tarihleri arasında, 3 Eylül 2018 - 31 Aralık 2018 tarihleri arası ise dönüşleri sağlanacaktır. İhtiyaç duyulması halinde valiliğimizce söz konusu bayram izinleri kısmen veya tamamen durdurulabilecektir. Bayram izni kapsamında hangi kara hudut kapısından çıkış yapıldı ise dönüş de aynı kapıdan yapılacaktır. Her bir aile üyesi için ‘Başvuru Formları’ dolduracak ve bu formlar bayramlaşma izni kapsamında Suriye’ye çıkış isteyen her bir aile üyesi için ayrı ayrı almak üzere çıktısı ile birlikte geçici koruma kimlik belgeleri ve yol izin belgeleri ile birlikte formda yer alan tarihte Öncüpınar Kara Hudut Kapısına gelebileceklerdir. Geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilerin Türkiye’den Suriye’deki güvenli alanlara Azez, Mare, Soran, Aktarin, Çobanbey, Afrin, Cerablus ve El Bab çıkışları ve dönüşleri Başvuru Belgesi (internetten edinilecek), Yol İzin Belgesi (ikamet edilen Göç İdaresi İl Müdürlüğü), Kayıt Belgesi, Geçici Koruma Kimlik kartı ile sağlanacaktır.15 yaş altı çocuklar için aşı kartlarının yanında getirilmesi gerekmektedir” denildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Liseli müzisyenler 15’inci kez Nilüfer’de buluştu Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenen Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması’nda büyük heyecan yaşandı. Balat Atatürk Ormanı’nda gerçekleşen finalde sahne alan gençler performanslarıyla göz doldururken, ödül töreninin ardından sahne alan Madrigal grubu izleyenlere keyifli bir akşam yaşattı. Nilüfer Belediyesi’nin gelenekselleşen etkinliklerinden 15. Nilüfer Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması’nda kazananlar belli oldu. Balat Atatürk Ormanı’nda düzenlenen ve gün boyu final etkinliğinde gençler yeteneklerini sergileme fırsatı buldu. Etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in yanı sıra, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri Salih Güleç ve Ata Erk Şanlı da katılarak gençlerin heyecanına ortak oldu. 15. Nilüfer Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması, bu sene toplam 72 müzik grubuna ev sahipliği yaptı. İkişer şarkı ile katılım sağlanan yarışmanın ön elemelerinde; 29 grup orkestra, 36 grup solist, 2 en iyi beste, 9 en iyi dörtlü, 11 en iyi üçlü ve 13 en iyi ikili kategorilerinde toplam 279 öğrenci finale kalabilmek için ter döktü. Zorlu ön elemelerin ardından 38 gruptan 161 öğrenci finale adını yazdırdı. Final etabında gençler; 17 grup orkestra, 12 grup solist, 2 grup beste, 5 grup dörtlü, 5 grup üçlü ve 5 grup ikili olarak sahne aldı. Balat Atatürk Ormanı’nda gün boyu süren final yarışmalarının ardından, Nilüfer Gençlik Korosu sahne aldı. Uzman jüri performansları değerlendirdi Gençlerin performansları, alanında uzman isimlerden oluşan geniş bir jüri tarafından değerlendirildi. Jüri koltuğunda; Madrigal grubu üyeleri, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası Viyolonsel Sanatçısı Burç Balcı, Nilüfer Belediyesi Senfoni Orkestrası Şefi Deniz Tan, solist Ceren Toksöz, piyanist ve besteci Görkem Ediz, gitarist Özgün Öztürk, Müzik İnsanları Derneği Başkanı Asef Okan Yağcı, şan eğitmeni Demet Tuğcu, Nilüfer Belediyesi Müzik Eğitim Çalışmaları Koordinatörü Sinan Turhan ve müzisyen-müzikolog Murat Alihan yer aldı. Başkan Şadi Özdemir: "Hepiniz birincisiniz" Ödül töreninde konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 15 yıldır süren bu geleneğin önemine vurgu yaptı. Dereceye giren gençleri kutlayan Başkan Şadi Özdemir, "Bugün burada birincilik kürsüsüne çıkabilecek kadar güzel performanslar sergilediniz. Aslında hepiniz birincisiniz" dedi. Etkinliğin gençlere yeni tecrübeler kazandırdığını belirten Başkan Şadi Özdemir, "Burada dostluklar kuruldu, sahne tecrübeleri kazanıldı, arkadaşlıklar başladı. Güzel bir süreç yaşadık. Nilüfer Belediyesi olarak her zaman gençlerin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz" diye konuştu. Performansları titizlikle değerlendiren jüri üyelerine ve çocuklarını destekleyen ailelere teşekkür eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in kültür - sanat kimliğine de değinerek, "Nilüfer, sanatın özgürce nefes aldığı bir kentti. Kültür, sanat ve spor kentidir. Özgürlükler kentidir; öyle olmaya da devam edecek" ifadelerini kullandı. Madrigal sahne aldı Başkan Şadi Özdemir’in konuşmasının ardından jüri üyelerine plaket takdim edildi. Ardından En İyi Orkestra, En İyi Solist, En İyi Beste ve En İyi Dörtlü başta olmak üzere toplam 17 dalda ödüller sahiplerini buldu. Tören sonunda sahneye çıkan Madrigal grubu ise sevilen şarkılarıyla izleyicilere keyifli bir akşam yaşattı.
Tokat Ballıca Mağarası’ndaki sarkıtlar mest ediyor Tokat’ın Pazar ilçesindeki Ballıca Mağarası, sarkıtlarıyla görenleri mest ediyor. Pazar ilçesindeki Ballıca Mağarası, milyonlarca yıllık oluşumu ve sağlık turizmine sunduğu katkıyla ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan mağaranın yalnızca 680 metrelik bölümü ziyarete açılırken, toplamda 6 bin 500 metrelik bölümü haritalandırıldı. Küp şekeri büyüklüğündeki oluşum 50-75 yıl arası sürüyor Mağara rehberlerinden Ali Uçan, Ballıca Mağarası’nın yaklaşık 3 buçuk milyon yıllık bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Mağara içerisindeki doğal oluşumların son derece yavaş meydana geldiğine dikkat çeken Uçan, "Buradaki oluşumların bir küp şekeri kadar büyümesi 50 ila 75 yıl arasında sürüyor. Bu nedenle mağaradaki her yapı büyük bir doğa mirası niteliği taşıyor" dedi. Mağara tedavi amaçlı ziyaret ediliyor Astım ve KOAH hastalarının mağarayı tedavi amaçlı ziyaret ettiğini ifade eden Uçan, mağara içinde dinlenme alanlarının bulunduğunu belirterek, "Gelen hastalar burada oturup bol bol nefes alıyor. Bazıları 6 ay boyunca ilaç kullanmadıklarını söylüyor" diye konuştu. Doğa ve sağlık turizmi açısından önemli yere sahip Ballıca Mağarası’nın karstik bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Uçan, ana kayanın kireç taşından oluştuğunu söyledi. Mağaranın yatayda 680 metre, dikeyde ise 75 metre derinliğe sahip olduğunu belirten Uçan, "Bugüne kadar 6 bin 500 metrelik bölümü haritalandırıldı. Ancak ziyaretçiler sadece 680 metrelik kısmını gezebiliyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’de 2019 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren tek mağaranın Ballıca Mağarası olduğunu vurgulayan Uçan, bölgenin hem doğa hem de sağlık turizmi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu sözlerine ekledi.
Kocaeli Çiftliğin gözdesi 1 ton 300 kiloluk tosun oldu Kocaeli’de Kurban Bayramı öncesi besi çiftliklerinde hareketlilik devam ederken, özenle yetiştirilen 1 ton 300 kilogram ağırlığındaki "Gravyer" adlı tosun heybetiyle dikkat çekiyor. Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, Kocaeli’deki besicilerde hazırlıklar hız kazandı. Dededen babaya 50 yıldır besicilik yapan Serkan Moğultay’ın çiftliğinde Doğu Anadolu yaylalarından getirilen hayvanlar alıcılarını bekliyor. Çiftlikteki kurbanlıklar arasında en büyük ilgiyi ise Kars’tan getirilen ve 470-480 bin lira değer biçilen 1 ton 300 kiloluk "Gravyer" isimli tosun görüyor. Besici Serkan Moğultay, sezona yaklaşık 250-300 kurbanlık ve damızlık hayvanla hazırlandıklarını belirterek, sabit müşterilerine büyükbaşın yanı sıra Balıkesir ve Trakya yöresinden küçükbaş hayvanlarla da hizmet verdiklerini anlattı. "Biz daha çok kendi sabit müşterilerimize hitap ediyoruz" Yaklaşık 50 yıldır sektörün içinde olduklarını ifade eden Serkan Moğultay, "Dededen babaya, babadan oğula geçen bir sektörümüz var. Yaklaşık 50 senedir bu işin içindeyiz. Yıllardır olduğu gibi Doğu Anadolu Bölgesi’nden, Kars’tan kurbanlıklarımızı getirdik. Sezonun güzel ve bereketli geçmesini diliyoruz. Bu sene 250-300 civarında kurbanlığımız var. Ekstradan damızlık hayvanlarımız da bulunuyor. Kurban işine artık limitleri çok yükselterek girmiyoruz. Çünkü sektörde bu işi yapan çok arkadaşımız var. Biz daha çok kendi sabit müşterilerimize hitap ediyoruz. Genellikle büyükbaş ağırlıklı çalışıyoruz ama son 3-4 yıldır küçükbaş hayvanlarımız da oluyor. Bizden hayvan alan arkadaşlarımız küçükbaş da talep ediyor, onlara da yardımcı oluyoruz. Küçükbaşta da daha çok Balıkesir ve Trakya süt kuzusu, kıvırcık tercih ediyoruz" dedi. "Çok sanayi yemi kullanmamaya gayret ediyoruz, temizliğe de çok önem veririz" Çiftliğin en dikkat çeken hayvanının Gravyer isimli tosun olduğunu belirten Moğultay, "En gözde hayvanımız 1 ton 300 kiloluk tosun. Yan tarafta 998 kiloluk bir diğer hayvanımız var. 1 ton 300 kiloluk olana Kars hayvanı olduğu için ’Gravyer’ diyoruz. Bir de onun dişisi var, aşağı yukarı kiloları hemen hemen aynı. Bu hayvanlar Doğu Anadolu’dan, Doğu Kars bölgesinden geldiği için 8 ay yayla serüveni oluyor. Daha sonra içeriye, ’kuru besi’ dediğimiz besiye alıyoruz. Arpa, yulaf, çavdar veriyoruz. Çok sanayi yemi kullanmamaya gayret ediyoruz. Ayrıca kendi ektiğimiz tarlaların arpasını, buğdayını kullanıyoruz. Temizliğe çok önem veririz, hayvanların sağlığı konusunda da çok duyarlıyız" diye konuştu. "Biz hayvanın bakışından ne istediğini anlıyoruz" Hayvanların bakımını yakından takip ettiklerini ifade eden Moğultay, şöyle devam etti: "Geçtiğimiz sene Türkiye çapında büyük bir hastalık oldu, onun için çok dikkat ediyoruz. Bakımlarını, temizliğini, her şeyini kendi elimizle yapıyoruz. Her ne kadar bakıcı arkadaşlar olsa da sabahtan başlarız, akşam saat 21.00-22.00’a kadar hayvanların içinden çıkmayız. Ben ilkokuldan önce de kendi hayvanlarımıza çobanlık yapıyordum. Bugün 44 yaşına geldik, hala hayvanların içindeyiz. Hayvanın hemen hemen her şeyinden anlarız. ’Dili yok’ derler ya, aslında biz bakışlarından ne istediğini, ses tonundan neyin eksik olduğunu anlıyoruz. Hayvan bize onu hissettiriyor." "Hayvanın gözü parlayacak" Kurbanlık alacak vatandaşlara da tavsiyelerde bulunan Moğultay, "Kurbanlıklarda vatandaşlara tavsiyelerimiz şöyle, eskilerin tabiriyle söyleyeyim, hayvanın gözü görecek, boynuzları tam olacak, hiçbir uzvu eksik olmayacak. Yürüyüşünde ayağı topal olmayacak, kuyruğu noksan olmayacak. Sağlık bakımından da hayvan biraz bakımlı olacak çünkü çok zayıf bir hayvan kurbana çok müsait değildir, aşırı zayıfsa muhakkak bir hastalığı vardır. Hayvanın gözü parlayacak, sulu olacak. Hayvana baktığın zaman gözleri sönükse o hayvanda muhakkak bir eksiklik vardır. Bunlara dikkat etmek lazım. Bir de yaş olayı var, kurban vasfı taşıması için 2 yaşını tamamlamış olması lazım. Kesimhaneye kendi başına, rahat bir şekilde gidebilmesi lazım. Hayvan yürüyemeyecek, takatsiz bir haldeyse o kurban olmaz" ifadelerini kullandı. Ayrıca Serkan Moğultay, düşük bedelli kurban bağışlarına karşı da vatandaşları dikkatli olmaya çağırarak, "Bugün 3 bin, 3 bin 500 liralara bağışlar var. İnanın ki bu hayvanların maliyeti çok yüksek. Öyle 3 bin, 3 bin 500 liraya kurbanlar yok. Vatandaşlarımız buna dikkat etsinler" değerlendirmesinde bulundu.
Diyarbakır Yargıyı hedef alan CHP Genel Başkanı Özel’e şehit yakınları ve gazilerden sert tepki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, Adalet Bakanı Akın Gürlek üzerinden devlet kurumlarını ve yargıyı hedef alan açıklamaları, şehit yakınları ve gazilerin sert tepkisine neden oldu. Türkiye Cumhuriyeti devletinin, sosyal medya dedikodularıyla yönetilen değil, köklü kurumları, güçlü güvenlik yapısı ve anayasal düzeniyle ayakta duran büyük bir devlet olduğunu belirten şehit yakınları ve gaziler, Özgür Özel’in açıklamalarını sorumsuzluk olarak değerlendirdi. Şehit yakınları ve gaziler adına açıklama yapan Terör Gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yine haddini aşarak Akın Gürlek üzerinden devlet kurumlarını ve yargıyı hedef alan açıklamalarının, siyasi sorumluluk duygusundan uzak, ciddiyetsiz ve kamu vicdanını rahatsız eden bir anlayışın ürünü olduğunu söyledi. Gündüz, "Bir yargı mensubu üzerinden Cumhurbaşkanlığı makamını, devletin güvenlik kurumlarını ve istihbarat mekanizmasını zan altında bırakmaya çalışmak, muhalefet yapmak değil, devlet ciddiyetine zarar vermektir. Siyasi tükenmişlik yaşayanların, gündemde kalabilmek adına kurumları hedef alan söylemlerle algı oluşturmaya çalışması milletimizin feraseti karşısında karşılıksız kalacaktır. Görevini hukuk ve devlet disiplini içerisinde yapan her kamu görevlisinin yanında durmak, milli sorumluluğun gereğidir. Türk yargısını hedef alan, devlet kurumlarını tartışmaya açan ve toplumsal güveni sarsmaya çalışan bu anlayışı reddediyoruz. Türkiye dedikoduyla değil hukukla, manipülasyonla değil devlet aklıyla yoluna devam edecektir. Şehit ve gazi aileleri olarak her zaman yerli ve milli Bakanımız Akın Gürlek’in yanındayız" dedi.