POLİTİKA - 20 Şubat 2026 Cuma 18:10

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz: "Seçim 2028’de, gündemimizde erken seçim yok"

A
A
A
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz: "Seçim 2028’de, gündemimizde erken seçim yok"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, "Türkiye’nin gündeminde seçim yok, seçim zamanında 2028’de yapılacak" dedi.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Kilis’te AK Parti İl Başkanlığı’nda deprem süreci ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 1999 Marmara Depremi’ni Sakarya’da yaşadığını hatırlatan Yavuz, o dönemde çadıra ulaşmanın dahi zor olduğunu belirterek, hasarlı binaların yıllarca sorun olarak kaldığını ifade etti. 6 Şubat sürecinde ise devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini kaydeden Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın süreci yakından takip ettiğini söyledi. Deprem bölgelerinde konutların kısa sürede hak sahiplerine teslim edildiğini dile getiren Yavuz, "Biz hayalleri hedefe, hedefleri gerçeğe dönüştürmek için gece gündüz çalışıyoruz" dedi.


Muhalefetin deprem ve yerli otomobil üzerinden eleştirilerde bulunduğunu ifade eden Yavuz, "Bir dönem ‘teneke’ dediler. Kemal Kılıçdaroğlu merak edip görmek istediğini söyledi. Bugün de benzer yaklaşımları görüyoruz" diye konuştu.


Suriye’den gelen sığınmacılara ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte yaptığı açıklamaları hatırlatan Yavuz, "Varil bombalarından kaçan insanlara kapılarımızı açtık. Bu bir insanlık meselesidir. Siyasete alet edilemez" ifadelerini kullandı.



"Seçim zamanında, 2028 yılında yapılacak"


Gazetecilerin "Erken seçim var mı?" sorusunu yanıtlayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Türkiye’nin gündeminde erken seçim olmadığını belirterek, "Ne bizim gündemimizde ne de milletin gündeminde seçim var. Seçim zamanında, 2028 yılında yapılacak" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığına ilişkin soru üzerine Yavuz, "Biz yasalara ve anayasal çerçeveye uygun siyaset yapıyoruz. CHP gibi yasa ve anayasa tanımayan bir anlayışla hareket etmeyiz. Burası bir hukuk devletidir. 6 ay önce, 3 ay önce bu seçimin yapılması gerekmiyor. 1 hafta önce bile mümkün olabilir. O niyetle 2028 diyorum" ifadelerini kullandı.



AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz: "Seçim 2028’de, gündemimizde erken seçim yok"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Erdemliler Hareketi Derneği Temcilcisi Kaymaz: "Kayıt dışı ile mücadele hedef büyüterek yürütülmeli" Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır Temsilcisi Atilla Kaymaz, kayıt dışı ile mücadelenin hedef büyüterek yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Küçük esnafı boğmadan; büyük ölçekli kaçak/kaçınma alanlarına odaklanan, teknoloji ve risk analizine dayalı, etkin bir denetim mimarisi kurulmalıdır" dedi. Erdemliler Hareketi Derneği Diyarbakır Temsilcisi Atilla Kaymaz, hayat pahalılığının en çok sabit gelirli kesimleri etkilediğini belirterek, ücretli çalışanların, emekliler ve dar gelirli vatandaşların hem alım gücündeki erimeyle hem de dolaylı vergilerin ağırlığıyla gün geçtikçe daha fazla zorlandığını söyledi. Kaymaz, "Bu baskı tüketim kalıplarını bozuyor, kayıt dışılığı teşvik ediyor, maliyetleri yukarı itiyor ve sonuçta enflasyonla mücadeleyi de zayıflatıyor. Bu yüzden enflasyonu düşürmenin yolu, yalnızca rakamlarla değil; adil yük paylaşımıyla, üretimi ve emeği koruyan bir düzenlemeyle, tabanın nefes almasını sağlayacak sosyal dengeyle mümkündür. Bu çerçevede tespitlerimizi ve çözüm önerilerimizi kamu yararı ve hukuk zemini içinde aşağıdaki maddeler halinde ifade ediyoruz. Temel ihtiyaç kalemlerinde (gıda, çocuk ürünleri, eğitim, temel enerji gibi) dolaylı vergi yükü kademeli biçimde hafifletilmeli; lüks ve yüksek segment tüketimde ise adil katkı prensibiyle daha tutarlı bir kademelendirme uygulanmalıdır" dedi. Ücretlilerde vergi dilimi etkisi azaltılması gerektiğini aktaran Kaymaz, "Gelir vergisi tarifesi ve dilim geçişleri, enflasyon gerçekliğiyle uyumlu hale getirilmeli; ücretli kesimin yıl içinde hızla üst dilime taşınmasıyla oluşan fiilî gelir kaybı düşürülmelidir. Spekülatif kazançlar daha net vergilendirilmeli: Kısa vadeli al-sat kazançları ve spekülatif gelirler için istisnası az, uygulanabilir ve denetlenebilir bir çerçeve güçlendirilmelidir. Rant kaynaklı değer artışlarında topluma geri dönüş sağlanmalı: İmar değişikliği, altyapı yatırımı ve benzeri kamu kararlarıyla oluşan ani değer artışlarında kamu yararını gözeten dengeleyici mekanizmalar geliştirilerek bu artışın bir kısmı topluma geri kazandırılmalıdır. Kayıt dışı ile mücadele hedef büyüterek yürütülmeli: Küçük esnafı boğmadan; büyük ölçekli kaçak/kaçınma alanlarına odaklanan, teknoloji ve risk analizine dayalı, etkin bir denetim mimarisi kurulmalıdır" diye konuştu. Emekli ve sabit gelirlide alım gücü öngörülebilir biçimde korunması gerektiğini belirten Kaymaz, konuşmasına şöyle devam etti: "En düşük gelir gruplarına yönelik düzenlemeler tek seferlik değil; şeffaf parametrelere dayalı, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir koruma yaklaşımıyla güçlendirilmelidir. Barınma baskısına karşı arz ve denetim birlikte yürütülmeli: Kira ve konut maliyetlerinin enflasyona etkisi dikkate alınarak sosyal konut/arz artırıcı adımlar hızlandırılmalı; şeffaf veri ve denetim mekanizmaları güçlendirilmelidir. Rekabet ve fiyatlama davranışları etkin biçimde denetlenmeli: Kartelleşme, piyasa gücüyle fahiş fiyatlama ve zincirleme fiyat artışlarını besleyen uygulamalara karşı rekabet politikaları daha güçlü işletilmelidir. Toplumsal denge vergisi meşru zeminde tartışılmalı: Servetine servet katan kesimlerin kazançlarıyla orantılı biçimde toplumsal dengeye daha güçlü katkı vermesini sağlayacak adil ve uygulanabilir modeller ciddi biçimde değerlendirilmelidir. Şeffaflık ve eşit kural güveni güçlendirilmeli: Kuralların herkes için aynı uygulanması, hedeflerin ölçülebilir biçimde ilan edilmesi ve yük paylaşımının görünür şekilde adaletli hale gelmesi toplumsal güveni artıracaktır. Sonuç olarak; enflasyonla mücadele yalnızca faiz, kur veya talep yönetimi başlıklarına sıkıştırılamaz. Üretimden çok varlık değerlenmesine dayalı büyüme anlayışı, dolaylı vergilere yaslanan mali mimari ve spekülatif kazancı emeğin önüne koyan düzen sürdükçe; yük aşağıya, kazanç yukarıya akma eğilimi taşır. Kalıcı rahatlama; emeği ve üretimi koruyan, vergi adaletini güçlendiren, spekülasyonu dengeleyen ve barınma başta olmak üzere hayat pahalılığının ana kanallarına doğrudan müdahale eden bir yaklaşımın kararlılıkla uygulanmasıyla mümkündür." Bu çerçevede üç noktada ısrar ettiğini kaydeden Kaymaz, "Birincisi, temel ihtiyaçlar ve barınma başta olmak üzere alım gücünü koruyan adımlar atılmalı. İkincisi, vergi ve piyasa adaleti güçlendirilmeli; dolaylı vergiler dengelenmeli, ücretlilerin vergi dilimi nedeniyle yaşadığı gizli erime bitirilmeli, kayıt dışıyla mücadele hedef büyüterek yürütülmeli ve rekabet/fiyat denetimi etkin işletilmelidir. Üçüncüsü, servet-rant-spekülasyon dengesi kurulmalı; kısa vadeli spekülatif kazançlar daha net vergilendirilmeli, kamu kararlarıyla oluşan değer artışlarında topluma geri dönüş sağlanmalı ve kurallar herkes için eşit uygulanmalıdır. Benim geleceğe dönük duruşum budur: Emeği ve üretimi merkeze alan, adaleti güçlendiren, toplumu kutuplaştırmadan somut çözüm üreten bir çizgi. Çünkü yük adil dağıldığında hane rahatlar, piyasa rahatlar, sosyal denge güçlenir; ülke de geleceğe daha sağlam yürür" dedi.