GÜNDEM - 12 Nisan 2026 Pazar 12:18

Kilis Belediyesi’yle ilgili skandal iddia: "Susmam için milyonlar teklif edildi"

A
A
A
Kilis Belediyesi’yle ilgili skandal iddia: "Susmam için milyonlar teklif edildi"

Eski CHP Gençlik Kolları Başkanı Resul Emre Çürükoğlu, yaklaşık bir buçuk yıl önce gündeme getirdiği kamu zararına ilişkin iddialar nedeniyle Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ve çevresinden kendisine sus payı olarak milyonlarca lira teklif edildiğini iddia etti. Çürükoğlu, söz konusu tekliflerin iddiaları geri çekmesi ve kamuoyuna farklı bir açıklama yapması karşılığında iletildiğini, ancak bu teklifleri kesin bir dille reddettiğini ifade etti.


Eski CHP Gençlik Kolları Başkanı Resul Emre Çürükoğlu, parti içinde kamu kaynaklarının usulsüz kullanıldığı iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, süreci hem idari hem de adli mercilere taşıdığını söyledi. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların yanı sıra İçişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlara defalarca başvuruda bulunduğunu belirten Çürükoğlu, bu girişimlerin ardından mülkiye müfettişlerinin inceleme başlattığını ifade etti.


Bir dönem belediyede de çalıştığını belirten Çürükoğlu, başkan ve çevresinin bazı usulsüz uygulamalarını fark ettiğini ifade ederek, "Başkanla yakın olmam nedeniyle kendisini birkaç kez samimiyetimize dayanarak uyardım. Sonuçta seçimi kazandık ve halka hizmet etmek için bu göreve geldik. Ancak kamu kaynaklarının zarara uğratıldığını düşündüğüm için uyarılarda bulundum. Bana verdiği cevap ise ‘Sen bilmezsin, bu işler bu şekilde yürür’ oldu. Bunun üzerine söz konusu usulsüzlükleri hem sosyal medya hesabımda paylaştım hem de İçişleri Bakanlığı’na şikayette bulundum" diye konuştu.


Çürükoğlu, fuar çadırına ilişkin ihalede de usulsüzlük iddiasında bulunarak, "Fuar çadırı adı altında çıkılan bir ihale var. Bu çadır için halı ihtiyacı olduğu belirtilerek ihale yapılmış. İhalede belirtilen rakam 750 bin TL. Ancak İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı incelemeye ilişkin dosyada, bu işin yaklaşık 250 bin TL’ye yapılabileceği yer alıyor. Aradaki 500 bin TL’lik farkın ise kamu zararına sebebiyet verdiği ifade ediliyor. Bu konuların tamamı için ayrı ayrı, kalem kalem soruşturma izni verildi" diye konuştu.



"Bu olayları duymazdan gelmem için ciddi paralar teklif edildi"


Bir diğer başlık olan lavabo yapımında ise 350-360 bin TL olarak gösterilen maliyetin yaklaşık 80 bin TL’ye gerçekleştirilebileceğini ileri süren Çürükoğlu, benzer şekilde LED ekran alımında da 2 milyon 700 bin TL olarak gösterilen maliyetin, İçişleri Bakanlığı raporlarına göre yaklaşık 1 milyon 500 bin TL seviyesinde olabileceğini ifade etti. Çürükoğlu, bu kalemlerin toplamında kamu zararının 3 milyon 500 bin TL’nin üzerinde olduğunu savundu.


İddialarını gündeme getirmemesi için çeşitli girişimlerle karşılaştığını da öne süren Çürükoğlu, bazı kişiler aracılığıyla kendisine milyonlarca lira teklif edildiğini söyledi. Bu tekliflerin 5 milyon TL, 10 milyon TL ve 15 milyon TL gibi rakamlara kadar ulaştığını belirten Çürükoğlu, "Bu olayları duymazdan gelmem için ciddi paralar teklif edildi ancak hiçbirini kabul etmedim" dedi.


Çürükoğlu, CHP’de Gençlik Kolları Başkanlığı yaptığı dönemde seçim sürecine ilişkin dikkat çeken bir iddiayı da dile getirerek, "Seçim çalışmaları sırasında ve seçimden önce yemek yediğimiz bir yer vardı. Seçim günü için buradan 2 bin 100 adet döner, 2 bin 100 adet ayran ve 3 kasa su siparişi verildi. Bu siparişin toplam bedeli 180 bin TL’ydi. Ancak bu borç belediyeye değil, doğrudan belediye başkanının şahsi borcuydu" dedi. Söz konusu borcun seçimden sonra 3-4 ay geçmesine rağmen ödenmediğini öne süren Çürükoğlu, işletme sahibinin alacağını talep etmesi üzerine belediye başkanıyla iletişime geçtiğini ifade etti. Çürükoğlu, "Kendisine paranın olmadığı, ancak bu borcun yalnızca belediye üzerinden fatura edilmesi halinde ödenebileceği söylendi. Bunun üzerine işletme sahibi, el yazısıyla 3 ayrı teklif mektubu hazırlayarak belediyeye sundu ve bu şekilde parasını tahsil etti. 180 bin TL’lik olayın aslı budur. ‘Oylum ziyareti’ olarak anlatılan konu ise tamamen oluşturulmuş bir hikayedir" şeklinde konuştu.



"Susması için milyonluk teklif, karşılığında iş ve senaryo şartı" iddiası


Çürükoğlu, kendisine yapılan teklifin şartlarının da açıkça iletildiğini belirterek, "Benden ‘Bu videoları çekerken ve canlı yayınları yaparken alkollüydüm, bilincim yerinde değildi’ şeklinde bir açıklama yapmamı ve bunu kendi hesabımda paylaşmamı istediler. Ayrıca onların yanına gidip birlikte fotoğraf çektirmemi, ardından da parayı alarak bu konuyu kapatmamı söylediler. Bunun karşılığında beni Cumhuriyet Halk Partili bir belediyede, Kilis dışında işe yerleştireceklerini ve hayatıma orada devam edebileceğimi ifade ettiler. Ancak bu tekliflerin tamamını reddettim" diye konuştu.



Kilis Belediyesi’yle ilgili skandal iddia: "Susmam için milyonlar teklif edildi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolulu altın ustası, 69 yıldır 20 metrekarede altına hayat veriyor Bolu’da tarihi Taşhan’daki 20 metrekarelik dükkanında altın, gümüş ve bakır tamiri yapan 77 yaşındaki Hayati Karademir, 69 yıldır ürünleri eski ihtişamına kavuşturuyor. Yeni nesil çırakların meslekten çok paraya önem verdiğini ve sektörde temelden yetişen usta kalmadığını belirten Karademir, "Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar. İnsanlar baktığı zaman bilemiyorlar. Bizim gibi temelden uğraşan kalmadı" dedi. Bolu’nun Büyükcami Mahallesi’nde bulunan tarihi Taşhan’da kuyumcu tamirciliği yapan Hayati Karademir, mesleğe 8 yaşında başladı. 69 yıldır sektörün içinde olan ve zamanla değerli eşya tamirciliğine yönelen Karademir, 2 oğlunu da bu meslekte yetiştirdi. 3 yıl önce evlatlarından birini kaybeden usta isim, kaynak ve inceltme makineleriyle yıllara meydan okuyor. 20 metrekarelik dükkanında altın gibi değerli eşyaları tamir eden Karademir, ürünleri eski ihtişamına kavuşturuyor. "Yeni nesil daha çok paraya tamah ediyor" Bir çırağın babasının yanında yetişmesinin doğru olmadığını tecrübesi ile söyleyen Hayati Karademir, "Mesleki düzenlerde illaki bir çırak, usta yanında yetişecek. Babasının yanında olunca rahat oluyor. Usta yanında mecburen dikkatli olmak zorundasın. Ne denirse yapmak ve iyi takip etmek zorundasın. Yeni nesil daha çok paraya tamah ediyor. Pek sıkıntı çekmek istemiyorlar. Daha kapıdan girene bir şey öğretmek istediğimde önce, ‘Ne kadar para vereceksin? Haftada kaç gün izin vereceksin?’ sorusunu soruyor. ‘Sabahları kaçta geleceğim?’ diye soruyor. Ben Eskişehir’deki çıraklık dönemimde 7’yi 10 geçe dükkan açardım" dedi. "Eskiden tamir zordu" Eskiden bakır, gümüş ve altın ürünlerinin tamirinin daha zor yapıldığını belirten Hayati Karademir, "Eskiden ayakla çalışan körükler vardı. Futbol topunun içi dediğimiz kısım körüğün üstüne yerleştirilir. Ayakla basılınca o topun içi şişer ve ağzından çıkan hava kenarda duran benzin deposuna girer. O ayakla bastığımız hava benzin deposu içerisindeki havaya karışarak kaynak yapılırdı. Eskiden zordu ayak ve ellerin sürekli çalışması gerekiyordu. Şimdi kaynak ile eriterek yapıyoruz" diye konuştu. "Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar" Teknolojinin ilerlemesiyle fabrikasyon ürünlerinin arttığını ve ayırt edilmesinin zor olduğunu vurgulayan Hayati Karademir, "Teknoloji büyüdükçe her şeyin fabrikasyonu yapılabiliyor. Hem de seri halde. Son zamanlarda öyle metaller yapılıyor ki görünüşü altın gibi. Biz dahi zor ayırt ediyoruz. Biz kuyumculukta dürüstlük ve doğruluk çok önemlidir. Altın ve gümüşte genelde ayar olur. Damga olur, damgası bir şey satılamazdı. Hiç kimse altın olmayan bir şeyi satıp para kazanmayı düşünmezdi. Sahtekarlık hiç akla gelmezdi. Bir gram altının aynı şekilde sahtesini çıkarıyorlar. İnsanlar baktığı zaman bilemiyorlar. Bizim gibi temelden uğraşan kalmadı. Bolu’da 50, 60 tane kuyumcu var. Temelden bilgili olan kalmadı" şeklinde konuştu. "En tehlikeli olan kezzap dediğimiz asittir" Meslekte kullanılan ürünlerin tehlikesinden de bahseden Karademir, "En tehlikeli olan kezzap dediğimiz asittir. Bu genelde ele ve vücuda temas ettiği zaman yakar. Korunmak önemlidir. Bunun yanında yine siyanür kullanırız. Siyanür çok tehlikeli ve zehirli bir maddedir. Aynı su içerisine karıştırılırsa mideye inen o asit kişiyi ölüme dahi götürebilir" ifadelerine yer verdi.
Ankara Bakan Uraloğlu: "8 yılda Başkentray ile 140.3 milyon yolcu taşıdık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 Nisan 2018’de modernize edilerek yeniden hizmete açılan Başkentray’ın 8 yılda 140,3 milyon yolcuya hizmet verdiğini açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 Nisan 2018’de modernize edilerek yeniden hizmete açılan Başkentray’ın 8. hizmet yılı vesilesiyle yazılı açıklamada bulundu. "Başkentray ile metro standardında banliyö hizmeti vermeye başladık" Başkentray Projesi ile mevcut hattın tamamen yenilenip standardının da yükseltilerek metro standardında ulaşım yapılmaya başlandığını dile getiren Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Başkentray’ı yüksek hızlı tren, banliyö ve konvansiyonel tren işletmeciliğine uygun olarak inşa ettik. Başkentray ile Kayaş-Sincan arasında metro standardında banliyö hizmeti vermeye başladık. Proje kapsamında, 24 adet banliyö istasyonunun metro standardında yeniden inşa ettik. Eryaman YHT Gar’ı da bu proje kapsamında tamamlayarak Eryaman’da YHT ve banliyö hizmeti vermeye başladık." "8 yılda 140,3 milyon yolcu" Yolcu sayılarına ilişkinde açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, "8 yılda Başkentray ile 140,3 Milyon yolcu taşıdık. Başkentray’ı her gün ortalama 76 bin yolcu kullanıyor, yoğun günlerde bu sayı 115 bine kadar çıkıyor" şeklinde konuştu. "Yaklaşık 36 kilometrelik hat üzerinde vatandaşlarımıza hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım imkânı sunuyoruz" Bakan Uraloğlu, Başkentray’ın modern altyapısı ve yüksek kapasitesiyle başkentte toplu ulaşımın bel kemiğini oluşturduğunu belirterek, "Sincan ile Kayaş arasında uzanan yaklaşık 36 kilometrelik hat üzerinde vatandaşlarımıza hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım imkânı sunuyoruz. Günlük binlerce yolcuya hizmet veren sistemimiz, yoğun saatlerde sıklaştırılan seferlerle bekleme sürelerini minimuma indiriyor" dedi. Başkentray’ın sadece bir banliyö hattı olmadığını, aynı zamanda entegre bir ulaşım projesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Metro, otobüs ve diğer toplu taşıma sistemleriyle sağlanan bağlantılar sayesinde vatandaşlarımızın şehir içinde kesintisiz ulaşımına katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. Projede erişilebilirlik ve yolcu konforunun ön planda tutulduğunu belirten Uraloğlu, tüm istasyonların engelli vatandaşların kullanımına uygun şekilde düzenlendiğini, modern tren setleriyle ferah ve güvenli bir seyahat imkânı sunulduğunu kaydetti.
Kayseri 44 yıldır tarihi saatlere ince ayar veriyor Kayseri’de saat tamirciliği yapan İbrahim Çimen, 44 yıldır 250-300 yıllık saatlere ince ayar veriyor. İbrahim Çimen, yıpranan 250-300 yıllık saatleri tamir ediyor. Babasının vefatından sonra okuma şansının olmadığını ve bu mesleğe atıldığını dile getiren Çimen, işini severek yaptığını söyledi. 1650-1700’lü yıllardan kalman saatleri tamir ettiğini belirten Çimen, "44 yıldır saatçiyim. 1981 yılında babam vefat edince okuma şansımız olmadı. Okuyamadığım içinde bir meslek seçmek zorunda kaldım. Saatçiliğe başladım ama bu işi çok sevdim. Daha sonra başka hiçbir yapmadım, yapamam. Çünkü bu işi severek yapıyorum. Saatlerin sistemini bilirseniz kolay. Her saatin ayrı bir özelliği vardır. Ben 250-300 yıllık saatleri tamir ediyorum, hepsinin sistemi bir birinden farklı. Elimdeki saat Fransız Pirior, 1750 yılında çıkmış. Benim tamir ettiğim saatler bu şekilde eski saatler. Bu tarz eski saatlerde hem zemberek, hem de zincir sistemi vardır. Bizlerde bu zincir sistemini geliştirip, tamir ederek bu işi idame ettiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de eski saatler üzerine çalışan sayılı ustalardan biri" Saat koleksiyoneri Bayram Ayzet, Türkiye’de İbrahim usta gibi insanlardan sayılı olduğunu söyleyerek, "Bende uzun zamandır cep saati ile ilgiliyim. İbrahim ustayı uzun yıllardır tanırım. Hem arkadaş ilişkilerimiz hem de saatlerimin bakımlarını kendisi yapar. İbrahim usta, Türkiye’de eski saatler üzerine çalışan sayılı birkaç ustadan biridir. Kayseri’miz bu konuda çok şanslı. 1650’li yıllardan itibaren cep saatleri var. Eskiden elektrikli ev ve el aletleri yokken ustalar her şeyi elleriyle yapmışlardır. Bu tarz eski saatlerin bakım ve arızasını Türkiye’de yapan çok az sayıda kişi var. İbrahim ustamız da onlardan birisidir" şeklinde konuştu.
Kayseri Büyükşehir’de pazar günü de durmak yok: Kartal Katlı Kavşağı’nda hummalı çalışma Kayseri Büyükşehir Belediyesi, pazar gününde de sahadaki yoğun mesaisini sürdürüyor. Kartal Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi’nde ekipler dört koldan çalışarak ulaşım yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımı daha konforlu ve güvenli hale getirmek amacıyla yürüttüğü Kartal Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi’nde çalışmalarına hafta sonu pazar gününde de hız kesmeden devam ediyor. Şehrin kritik ulaşım noktalarından biri olan bölgede ekipler, yoğun bir mesai ile sahada aktif şekilde görev alıyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın liderliğinde sürdürülen proje, Dünya Bankası finansmanı ve İller Bankası A.Ş. koordinasyonunda yürütülen "İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi" kapsamında hayata geçiriliyor. Bu kapsamda proje, yalnızca ulaşım altyapısını güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir şehircilik hedeflerine de katkı sunuyor. Şehir içi trafik yoğunluğunu azaltmak, ana arterlerde kesintisiz ulaşımı sağlamak ve bağlantı yollarını daha işlevsel hale getirmek amacıyla planlanan proje etaplar halinde ilerliyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, hafta sonu demeden sürdürdüğü bu yoğun çalışmalarla kentin ulaşım altyapısını güçlendirmeye ve yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor. Kartal Katlı Kavşağı Projesi’nin tamamlanmasıyla birlikte kavşak kapasitesinin artması, trafik sıkışıklığının azalması, ulaşım sürelerinin kısalması ve karbon salımının düşmesi bekleniyor.