SPOR - 04 Mayıs 2018 Cuma 10:43

Tarihi değerleri barından spor: ’Sayokan’

A
A
A
Tarihi değerleri barından spor: ’Sayokan’

Kırıkkale Üniversitesi’nin bünyesinde bulunan kulüpte ve dünyanın pek çok yerinde icra edilen ’Sayokan’ sporu, Türk tarihine ve savaş sanatına ait değerleri içeriğinde barındırıyor.

Kırıkkale Üniversitesi’nin bünyesinde bulunan kulüpte ve dünyanın pek çok yerinde icra edilen ’Sayokan’ sporu, Türk tarihine ve savaş sanatına ait değerleri içeriğinde barındırıyor.


Türk savaş sanatı olarak nitelendirilen ’Sayokan’ sporu, sporcularının lider anlamına gelen Yabgu olarak nitelendirdikleri Nihat Yiğit tarafından 1990 yılında geliştirilen, 2005 yılında dünyada federasyonu kurulan ve gün geçtikçe sporcu sayısı artan bir spor. Spor hilal tekniğinden, Osmanlı tokadına pek çok tekniği tarihi köklerden alan Sayokan’a dair Kırıkkale Üniversitesi’nde de bir kulüp bulunuyor.



Murat Çekiç: "Her geçen gün ilgilenen insanların sayısı artmakta"


Kırıkkale Üniversitesi ve Ankara Mamak Belediyesi Sayokan Kulüplerinde eğitim veren Murat Çekiç, spor hakkında şöyle konuştu:


“Sayokan kağanların ve savaşçıların yolu sözcüklerinin baş heceleri alınarak oluşturulmuş bir sözcüktür. Milattan önce kağanlar, milattan sonra hakanlar, padişahlar, alimler ve ulemaları temsil eder. Bugüne kadar gelmiş geçmiş bütün Türk devletlerinde görev almış devlet adamlarını ifade eder. Savaşçı ise bu devlet adamlarının yanında yer alan, onlarla savaşan insanları ifade eder. Kan ise bağ demektir, tarihimizle, kültürümüzle, örf, adet, ananelerimiz, gelenek ve göreneklerimizle olan bağı ifade eder. Sayokan iki programdan oluşmaktadır, Alagan Alplik Programı ve Basagar Alplik Programı. Alagan Alplik Programı 6-24 yaş çocukları ve gençleri yarışmalara hazırlayan, Bagatur oyunlarına yani kahramanlık oyunlarına, şampiyonalara hazırlayan bir program. Basagar programı, orta yaş ve üzeri insanların dış dünyada, örneğin sokakta kendilerini savunabilmeleri için hazırlanmış bir eğitim programı, aynı zamanda emniyet güçlerimizin de göğüs göğüse muharebede kullanabilecekleri bir programdır. Şu anda üniversitelerde topluluklarımız kurulmakta ve polis okullarında da Sayokan eğitimleri verilmekte. Her geçen gün bu spora ilgilenen insanların ve kurumların sayısı da artmakta.”



“Hilal tekniği Sayokan için çok önemli”


Dünyanın her köşesinde temsilcilikleri ve federasyonları olan bir spor olduğunu belirten Murat Çekiç, "İran’da Sayokan Federasyonu var ve federasyona ait 60’a yakın Alplik okulu var. Amerika’da federasyonumuz var ve Amerika’da 9 tane Alplik okulunda eğitim verilmekte. Azerbaycan, Botsvana, Güney Afrika gibi birçok ülkede her geçen gün uluslararası olarak da sporcularımız artmakta. Sayokan içerisinde tarih barındırıyor. 1071 Malazgirt Savaşı’ndaki Alparslan’ın hilal stratejisi çok önemli. Karşımızdaki rakibi hilal içerisine denk getirerek tekniklerle etkisiz hale getiriyoruz. Sayokandaki 4 hilal kavramı Alparslan’ın hilal stratejisine dayanıyor. Biliyorsunuz askerlerimiz Afrin’de yine hilal stratejisini uyguladı. Örneğin ok yumruk kavramı, ok ve yaydan alınmıştır. Kalkan hareketimiz var, yine bu kalkan hareketi kılıçlardan korunmak amaçlı bir harekettir. Anadolu’da kullanılan tarım aletleri var, orak, kanca ve tırpan gibi hareketlerimiz de buralardan esinlenilmiştir. Sayokanda yapılan her şeyin bir tarihi var. Sayokanda biz kullandığımız elbiselere Sayokan Aba diyoruz ve bu aba kelimesi de Orta Asya‘da hala günümüz de günlük giysi, kıyafet olarak kullanılmaktadır. Sayokan sporunun özellikleri kısaca bunlar. Ayrıca bize çalışmalarımız da büyük katkısı olan Ankara Mamak Belediyesi Başkanı Mesut Akgül’e de çok teşekkür ediyorum.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
Mersin Mersin’deki vahşette ölü sayısı 6’ya yükseldi Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Saldırıdan yaralı kurtulan lokanta çalışanı Mehmet Han Topal, "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana" dedi. Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde eski eşi Arzu Özden’i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi’nde Sabri Pan’a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi’nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay’ı, ardından Yeniköy Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca’yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu’nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim ’Hısım hoş geldin’. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet’e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.