GENEL - 26 Ekim 2018 Cuma 18:56

Trafikte yeni dönem başladı: Kırıkkale’de STK’lar bilgilendirildi

A
A
A
Trafikte yeni dönem başladı: Kırıkkale’de STK’lar bilgilendirildi

Karayolları trafik kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü tarafından sivil toplum kuruluşu temsilcilerine bilgilendirme toplantısı yapıldı.

Karayolları trafik kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü tarafından sivil toplum kuruluşu temsilcilerine bilgilendirme toplantısı yapıldı.


Kırıkkale İl Emniyet Müdür Yardımcısı Bölge Trafik Şube Müdürü Hacı Ömer Aktürk başkanlığında düzenlenen toplantıya, Kırıkkale Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, Kırıkkale Minibüsçüler Esnaf Odası ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin başkanları katıldı.


Kırmızı ışık kuralını, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde ilk kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin 30 gün, ikinci kez üç kez ihlal ettiği tespit edilenlerin 45 gün, üçüncü veya daha fazla kez üç defa ihlal ettiği tespit edilenlerin 60 gün süreyle sürücü belgelerine el konulacağının altını çizen Bölge Trafik Şube Müdürü Hacı Ömer Aktürk, "İki ve daha fazla kez sürücü belgesi geri alınanlar psiko-teknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilecek sürücü belgesi almasına engeli olmadığı anlaşılanlara trafik idari para cezalarının tahsil edilmiş olması şartıyla belgeleri iade edilecek" dedi.



Cep telefonu ile konuşmak 235 liraya çıkarıldı


Seyir halinde cep ve araç telefonu ile benzer haberleşme cihazlarını kullananlara verilen 108 lira olan idari para cezası 235 liraya çıkarıldı. Sürücüler, yaya veya okul geçitlerinin yanı sıra kavşak giriş ve çıkışlarında da yavaşlayacak. Bu kurala uymayan sürücülere kesilen para cezası 235 liradan 488 liraya çıkarıldı. Sürücüler, yaya veya okul geçitlerinin yanı sıra kavşak giriş ve çıkışlarında da yavaşlayacak, bu kurallara uymayan sürücülere kesilen para cezası 235 liradan 488 liraya çıkartıldı.


Karayolları ekiplerine ceza yetkisi verildiğini açıklayan Aktürk, konuşmasında şunları kaydetti:


"Kanuna göre, Karayolları Genel Müdürlüğü görevlilerine, kendi denetim istasyonlarında, kamyon, çekici ve otobüs cinsi araçları takograf ve süre yönünden denetleyebilme ve ceza tutanağı düzenleme yetkisi verildi. Böylece Karayolları Genel Müdürlüğü ekipleri ağırlık ve boyut yönünden denetime tabi tuttuğu araçları, takograf ve çalışma-dinlenme süreleri yönünden denetleyebilecek, trafik idari para cezası karar tutanağı düzenleyebilecek. İzinsiz veya usulsüz yolcu taşımacılığı (korsan taşımacılık) ile mücadele kapsamında Aracı, tescil amacı dışında veya güzergah dışında kullananlara 15 gün men ve bin 2 TL, izin veya ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında yolcu taşıyanlara 30 gün men ve 2 bin 18 TL çalışma izni ve ruhsatı almadan yolcu taşıyanlara 60 gün men ve 5 bin 10 TL, çalışma izninin ve ruhsatının süresi bittiği halde yolcu taşıyanlara ise bin 2 TL idari para cezası uygulanacak. Bu fiillerin geriye doğru bir yıl içinde tekrarı halinde idari para cezaları iki kat artırılacak. Kanunla, hız sınırlarında yüzde 10-30 ve yüzde 30 üzeri şeklindeki uygulanan iki kademeli yaptırıma yüzde 50’den fazlası şeklinde bir yenisi daha eklendi. Söz konusu düzenlemeyle, hız sınırını yüzde 10 ila 30 aşan sürücülere 235 lira, yüzde 30 ile 50 aşanlara 488 lira, yüzde 50’den fazla aşan sürücülere ise bin 2 lira idari para cezası uygulanacak. İhlalin 1 yıl içinde 5 kez tekrar etmesi halinde sürücü belgesine 1 yıl süreyle el konulacak. Bu kapsamda 5 yıl içinde sürücü belgesi ikinci kez geri alınanların ehliyetleri iptal edilecek Bu kişiler psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanının muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığı takdirde sürücü kurslarına katılarak tekrar ehliyet alabilecek" dedi.


Halk arasında "spin" ya da "drift" denilen; el freni çekilmesi veya başka yöntemlerle aracın ani olarak yönünün değiştiren veya kendi etrafında döndürenler için 5 bin 10 TL idari para cezası uygulanacağını ve sürücü belgesinin 60 gün süre ile geri alınacağının altını çizen Aktürk, "Bu kişilere, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanının muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığı takdirde sürücü belgesi iade edilecek. Ayrıca araç 60 gün süre ile trafikten men edilecek, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 5 yıl içinde bu madde kapsamında sürücü belgesi ikinci kez geri alınanların sürücü belgeleri de iptal edilecek. Bu sürücüler psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatrı uzmanının muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığı takdirde sürücü kurslarına katılarak tekrar ehliyet alabilecek" dedi.


Konuşmasının sonunda abart egzoz kullanan sürücülerin bin 2 lira ceza ödeyeceğini belirten Aktürk, "Kanunda yapılan düzenlemeye göre abartı egzoz kullananlara cezai yaptırım getirilecek. Araçların egzozunda yapılan değişikliği çevredekileri rahatsız edecek derecede gürültü çıkaracak özellikte olması durumunda bin 2 lira idare para cezası uygulanacak. Araç mevzuata uygun duruma getirilinceye kadar trafikten men edilecek" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.