ÇEVRE - 15 Kasım 2018 Perşembe 17:57

Kırıkkale’ye Lavanta Vadisi

A
A
A
Kırıkkale’ye Lavanta Vadisi

Kırıkkale’de Lavanta Vadisi adı altında oluşturulan 25 dönümlük araziye 18 bin adet lavanta fidesi dikildi.

Kırıkkale’de Lavanta Vadisi adı altında oluşturulan 25 dönümlük araziye 18 bin adet lavanta fidesi dikildi. İlkbaharda yapılacak hasat sonrasında kurulacak tesiste lavanta yağı elde edilecek. Yağın litresini ise 150 avrodan satışı yapılarak ekonomiye katkı sağlanacak. Ayrıca lavanta balı üretimi de yapılacak.


Balışeyh Kaymakamlığı tarafından Işıklar köyü mevkisinde Kırıkkale-Samsun karayolu güzergahında 25 dönümlük araziye 18 bin adet lavanta fidesi dikildi. İlkbaharda yapılacak hasat sonrasında kurulacak Distilasyon Merkezinde üretilen yağların litresi, 150 avrodan satışı yapılarak ekonomiye katkı sağlanacak. Lavanta Vadisi için hazırlanan ve 5 etaptan oluşan projede Köylü Pazarı, mescid, çeşme, şadırvan, kamelyalar ve ağaçlandırma çalışmaları gibi çeşitli sosyal aktiviteler de yer alacak. Ayrıca lavanta balı üretimi de yapılacak olan vadi çiftçiler için örnek bir proje olacak. 43 ilin geçiş noktasında insanların dinlenip, zaman geçirebileceği vadide lavantaların oluşturacağı kartpostallık görüntüleri ile cazip hale gelmesi hedefleniyor. Sürücülerin dikkatini çekmesi amacıyla alandaki hurda olan araç, Lavanta Vadisi yazılı Türk bayrağı takılarak görsellik oluşturuldu.


Kırıkkale Valisi Yunus Sezer, "İnsanlar yolda giderken durup rahatlayacakları, o güzel kokuyu alacakları toprakla hemdem olacakları, hem de Kırıkkale’nin de tanıtımını oradan geçerken de bir çay içmiştik diye gittikleri yerde anlatacakları fotoğraf karelerinde yer alacak ömür boyu olarak kalacak anı oluşturacak alanlar. Bu mekanlar inşallah çoğalır. Ben tekrar teşekkür ediyorum, tebrik ediyorum. Allah hayırlı uğurlu etsin" dedi.



"Lavanta yağının litresi 140-150 avro civarından satılacak"


Çiftçilere örnek olarak göstermek amacıyla Lavanta Vadisi’ni kurduklarını ifade eden Balışeyh Kaymakamı Mücahit Öztürk, "Lavanta bitki olarak şöyle bir bitki: Çok değerli bir bitki. Özellikle lavantanın yağı çok önemli kozmetik sanayide, kimyasal sanayide kullanılıyor. Yağı da çok kıymetli. Litresinin yaklaşık 140 - 150 avro civarında olduğu söyleniyor. Geçen seneki fiyatlar baza alındığında bu şekilde düşünüldüğü zaman biz istiyoruz ki; alternatif bir üretim bitkisi de olsun ve çiftçilerimize böyle bir bitki var gelin ekin demek yerine bakın biz ektik oluyor yetişebiliyor, demek istiyoruz. Bir demonstrasyon alanı olarak da aslında projemizin o şekilde bir yönü var. Çiftçilerimizde bunun ekiminin, dikiminin yaygınlaştırılması için örnek alacaklar. Alternatif bir ürün olarak ilçemize ekonomik bir katkı sağlayacak" dedi.



"Lavanta balı üretimi yapacağız"


Projenin çok yönlü olduğunu ve hem görselliğinden hem de ekonomik boyutundan faydalanacaklarını belirten Kaymakam Öztürk, şunları kaydetti:


"Lavantanın biz hem görselliğinden hem ekonomik boyutundan faydalanıyoruz. Bu alana yapılacak diğer projelerimizi desteklemesi yönünden de yaralanıyoruz lavantanın nasıl? Buraya biz lavantaya rağbet gösteren insanları buraya çektikten sonra buraya bir talep oluşturduktan sonra Buraya Köylü Pazarı kuracağız. Zaten yol kenarı insanlar lavantayı görecek ve çiftçilerimizin ürettiği organik burada sergileme ve satma imkanı olacak. Köylü Pazarı bu tesislerden bir tanesi olacak. Mescidi, çeşmesi, bir diğer boyutu; biz arıcılığı da geliştirmek için bu projede arılara da hitap edeceğiz nasıl? Lavanta balı da çok kıymetli bir ürün. Lavanta balı yetiştirmek adına da daha sonrasında arazimizin adına işte ıhlamur, sedir, akasya gibi arıların bal yapma da kullanacağı ağaçlar ile destekleyeceğiz. Bu şekilde projemizin bir başka etabı da arıcılık olacak, lavanta balı üretimi olacak."



"Köylü Pazarı kuracağız ekonomiye katkı sağlayacağız"


Projenin 5 etaptan oluştuğunu kaydeden Öztürk, "İlk etabının buranın lavantaların dikimi, ağaçlandırılması ve lavanta vadisi haline getirilmesi. İkinci etabımız; mescit, çeşme, kamelya, şadırvan gibi sosyal alanların oluşturulması. Üçüncü etabımız; arıcılığın geliştirilmesi adına yapacağımız faaliyetler. Dördüncü etabımız; Köylü Pazarının kurulması. Beşinci etabımız da; biz lavanta bitkisini yeteri kadar üretimini ve çiçek alımını sağladığımız zaman çiftçimiz de buna kabul gördüğü zaman Distilasyon Merkezi yani lavanta yapı üretim merkezi en son etap olarak ta bunu planlıyoruz. Projemiz genel yapılarla tamamlandığı zaman burası hem doğal güzellik açısından, görseli olan, ilçe ekonomimize de istihdam açısından ve üretim, satış çiftçimizin üretimi açısından bir çok alanda çok yönlü proje olarak hayata geçecek" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Dağlı: "Üreticilerimizin yanındayız" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, "Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir" dedi. Adana’da etkili olan dolu afeti, özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerinde tarımsal üretim alanlarında zarara yol açtı. Çok sayıda mahallede etkisini gösteren dolu yağışı nedeniyle buğday, mısır, ayçiçeği ve narenciye başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinde hasar meydana geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, afetten etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek devletin ilgili tüm kurumlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Başkan Dağlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İlimizde etkili olan dolu afeti nedeniyle özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerimizde birçok mahallemizde tarımsal üretim alanlarında zarar meydana gelmiştir. Buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." Hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını belirten Dağlı, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı ekiplerin sahada çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Başkan Dağlı, açıklamasının sonunda "Üreticilerimizin yanındayız. Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir. Rabbim memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
İstanbul Ogün Baysan: "Motor sporları severleri, 2-6 Eylül’de Afyon’da ağırlamaktan mutluluk duyarız" Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Başkan Vekili Ogün Baysan, motor sporları severleri 2-6 Eylül tarihleri arasında 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nı izlemek için Afyonkarahisar’a davet etti. 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest 2-6 Eylül tarihlerinde arasında Afyonkarahisar’da düzenlenecek. Yapılacak organizasyonlarla ilgili Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkan Vekili Ogün Baysan, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Organizasyonun ilk yılında 3 ila 5 bin kişinin katıldığı etkinliğin, bugün 300-400 bin ziyaretçiyi ağırlayan dev bir organizasyona dönüştüğünü belirten Baysan, "Dokuzuncu kez olmasına rağmen ilk şampiyonayı yapıyormuşçasına aynı heyecan, aynı şevk, aynı istekle tüm federasyon çalışanları, başkanımız, teknik kadrolarımızla hazırlıklar başladı. Bugün de lansmanı gerçekleştirdik. Çok korkunç, çığ gibi büyüyen bir festival ve spor organizasyonuna dönüştü. Sadece bunun ön kısmında görünen, mesela organizasyon içinde bir de MXGP Akademi diye 65 ve 85 cc gençlere bu yarışmaların olduğu dönemlerde çocuk yarışçılarımıza bir akademik eğitim de veriliyor. Yine MXGP’nin yetiştirdiği Türk antrenörler var. Onların destekleriyle sporcularımız yıl boyunca destekleniyor. Türkiye MXGP’de onlarca ödül aldı. Ama bizim bundan sonraki hedefimiz bu organizasyonu, bu çıtayı düşürmeden orada zirvede tutmak ama arkasından da zirvede bir Türk sporcu görmek. Biliyorsunuz pistte, Road Racing’de Toprak’ımız var. Çok başarılı gidiyor. Allah nazarlardan saklasın. Ama arkadan gelen onlarca Türk sporcusu var. Onlardan bir tanesinin mutlaka MXGP’de Türkiye adına kürsü gördüğünü görmek istiyoruz. Bundan sonraki hedefimiz de bu" ifadelerini kullandı. "En son teknolojiyi kullanarak parkurlarımızı hazırlıyoruz" Gerçekleşecek yarışların yanı sıra yapılacak festivallerin de seyirci sayısına önemli bir etki ettiğinden bahseden Baysan, "Tabii ki seyirci olarak fark etmişsinizdir, tanıtımda da çıtayı sürekli yükseltiyoruz. Mahmut Bey sağ olsun hem festival tarafında hem de sportif tarafta arttırıyoruz. Üst üste işte padok ve tanıtım ödülleri, altyapı ödüllerini alırken bunlar gerçekten yerine oturdu. O konuda hiç taviz vermiyoruz. Pistimizi çok diri ve güncel tutuyoruz. En son teknolojiyi kullanarak parkurlarımızı hazırlıyoruz. Festival kısmında hakikaten bu sene tam sayamadım ama 13 tane sanatçıyla ciddi şekilde de destekliyoruz. Gecesi gündüzü gerçekten o bir hafta zirvede Türkiye’deki en iyi festivallerden bir tanesi. İnşallah daha da büyüterek devam edeceğiz. Daha ne yapılabilir sürekli tartışıyoruz. Onun için seyircimiz sürekli artıyor. Sporcu sayımız da artıyor. Yani bilinirliğini de çok arttırdı. Toprak abilerini rol model gören çocuklar, MXGP’nin 9 sene önce Türkiye’de başlamasından birlikte Motocross sporuna eğilim ve yönelim çok fazlalaştı" şeklinde konuştu. "Motor sporları severleri, 2-6 Eylül’de Afyon’da ağırlamaktan mutluluk duyarız" Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak organizasyon düzenledikleri şehirlere mutlaka katkı sunmak istediklerini aktaran Baysan, "Şimdi bir yere gittiğiniz zaman mutlaka o şehre dokunmak istiyoruz. Spor turizmi diğer spor branşlarında, bazılarında el vermiyor ama bizim branşlarımızda buna çok el veriyor. Elverişli bir branş. Mutlaka ve mutlaka spor turizmi bir şehre dokunduğu zaman o branş orada kalıcı oluyor. Afyon’a baktığımız zaman önce çok azdı, çevre iller dolmaya başladı. Oraları doldururuz. Rize’de düzenlediğimiz Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası SNX; popülaritesi çok yüksek bir yarış. Önümüzdeki senelerde yine artacak. Öbür tarafta fiyat dalgalanmaları, ülke politikaları her şeyi değiştiriyor ama bu gelir sabit. Öncelikle Afyon’daki seyircilerimize, halkımıza desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu yıl 9.’su yapılacak yarışlara bekliyorum. Tüm ülkenin motor sporları severlerini 2-6 Eylül’de Afyon’da ağırlamaktan mutluluk duyarız" cümlelerine yer verdi.
Bursa 48 yıllık tecrübe Kütahya’da gençlerle buluştu Türkiye sağlık sektörünün köklü kuruluşları arasında yer alan ve bu yıl 48. kuruluş yılını geride bırakmanın gururunu yaşayan Hayat Sağlık Grubu, ‘insana dokunan sağlık’ vizyonu doğrultusunda sağlık hizmetlerinin yanı sıra, bilgi ve deneyim paylaşımına yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Hasta odaklı yaklaşımı ve sağlıkta kalite anlayışıyla faaliyetlerine devam eden Hastane Yönetimi, son olarak Kütahya’da temaslarda bulundu. Kütahya programına, Kütahya Valisi Musa Işın’ı makamında ziyaret ederek başlayan Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, sağlık sektörü, eğitim, gençlerin kariyer planlaması ve bölgesel kalkınma üzerine yürüttükleri çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ziyarette konuşan Vali Musa Işın da, Hayat Sağlık Grubu yönetimini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Kütahya Evliya Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hasan Emre Aydın’ın da katıldığı ve karşılıklı görüş alışverişiyle devam eden buluşmada Uzm. Dr. Ahmet Özkul, kaleme aldığı ‘Sağlığa ve Topluma Adanmış Bir Ömür’ adlı kitabını da Muş Valisi Musa Işın’a takdim etti. Aslen Kütahyalı olan Ahmet Özkul’a ziyaret sırasında Hayat Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özkul ile Nurten Molla eşlik etti. "Gençlerin güçlü bir vizyon geliştirmesi büyük önem taşıyor" Kütahya’daki temasları kapsamında öğrencilerle de bir araya gelen Uzm. Dr. Ahmet Özkul, düzenlenen kariyer ve deneyim paylaşımı konferanslarında eğitim ve meslek yaşamından örnekler aktararak gençlere ilham verdi. Hedef odaklı çalışmanın, azmin ve topluma fayda sağlayan bireyler olmanın önemine dikkat çeken Özkul, gençlerin geleceğe hazırlanırken güçlü bir vizyon geliştirmelerinin önem taşıdığını vurguladı. Program kapsamında Kütahya Nafi Güral Fen Lisesi ve Kütahya ASE Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileriyle buluşan Uzm. Dr. Ahmet Özkul, sağlık sektöründeki deneyimlerini paylaşırken kariyer planlamasında doğru hedef belirlemenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen söyleşilerde öğrenciler de merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı buldu.