POLİTİKA - 08 Mart 2019 Cuma 21:53

Anavatan Partisi Genel Başkanı Çelebi: "Beylikdüzü’nü ranta ve beton yığınına çeviren İstanbul’u ne yapmaz”

A
A
A
Anavatan Partisi Genel Başkanı Çelebi: "Beylikdüzü’nü ranta ve beton yığınına çeviren İstanbul’u ne yapmaz”

KIRIKKALE (İHA) – CHP’nin İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü’ndeki lakabının ‘Beton Ekrem’ olduğunu ifade eden Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, “Beylikdüzü’nü ranta ve beton yığınına çeviren İstanbul’u ne yapmaz” dedi.

KIRIKKALE (İHA) – CHP’nin İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü’ndeki lakabının ‘Beton Ekrem’ olduğunu ifade eden Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, “Beylikdüzü’nü ranta ve beton yığınına çeviren İstanbul’u ne yapmaz” dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ciddi bir mücadelenin içerisinde olduğunu ifade ederek gündeme dair açıklamalarda bulunan Anavatan Partisi Genel Başkanı İbrahim Çelebi, Recep Tayyip Erdoğan’ın duruşu Türk milletinin bekası yolunda çok önemli olduğunu söyledi. Çelebi, “27 Nisan e-muhtırası demokrasiye vurulan en büyük darbelerden birisi ve partisinin kapatılma süreçleri akabinde 7 Haziran seçimlerinde parlatılan, cilalatılan cici çocuk Selahattin Demirtaş’ın o seçimlerde nasıl tanıtıldığını malum medya tarafından nasıl gündeme getirildiğini hatırlayın” şeklinde konuştu.



“Devlete yapılan indirici darbenin telafisi olmaz”


1991 yılında SHP, CHP ve PKK ile organik bağı olan kişileri parlamentoya taşıdıklarını ileri süren Çelebi, “Türk siyasetinde istikrarsız bir dönem başladı. Dikkat edin, Türkiye 28 Şubat ile tanıştı. Ben milletime buradan çağrı yapmak istiyorum. Günü birlik sıkıntılarımız olabilir. Bunların hepsini aşabiliriz ama devlete yapılan, devlete indirici darbenin telafisi olmaz. Devlette beka sorunu var mı? Yok mu? Diyorlar. Bu Türk milletinde her zaman beka sorunu vardır. Dün de vardı, bugün de vardı, yarın da var ama bize düşen de toplumsal birlik beraberlikle bu beka sorununu aşmak” diye konuştu.


Cumhur ittifakını oluşturan 2 temel duruşlu partinin olduğunu ve dışarıdan da Anavatan Partisi olarak destek verdiklerinin altını çizen Çelebi, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:


“Cumhur ittifakının yara alması Türkiye’yi tekrar 12 Eylül öncesindeki kısır, sığ çatışmalı ortama geri çekecektir. Bunun için milletimi uyarmak istiyorum. 89’da yaptığınız hataya düşmeyin. 89’da hata yaptınız parlamento özellikle PKK’nın meclisteki uzantılarıyla doldu. Mesele ekonomik meselesi, soğan, patlıcan, patates meselesi değil. Türkiye’ye ekonomik olarak indirilmek istenen bir darbe var. Bu seçimin neticelerinde buna yol açabilir. Onun içindir ki; Cumhur İttifakı’na önemle, hassasiyetle desteklemelerini rica ediyorum.”



“Liyakatsiz ve tecrübesiz insanlara Ankara’yı teslim edemeyiz”


Çelebi, “Özellikle Ankara, İstanbul, İzmir sembolik öneme haiz. Ankara’da 4-5 dönemdir belediyecilik anlamında çığır açmış, tecrübeli, bakanlık yapmış, genel başkan yardımcılığı yapmış, hakikaten işini çok iyi bilen vakur duruşlu bir adayımız var. Cumhur ittifakının karşısında da 10 bin nüfuslu bir kasabayı yönetmiş ama 3-4 dönemdir müzmin bir adaylıktan ileriye gidememiş bir kardeşimiz var. Yani ehliyetsiz, liyakatsiz ve tecrübesiz insanlara Ankara’yı teslim edemeyiz. Ankara Cumhuriyet şehri başkentimizdir” dedi.



“Beylikdüzü’nü ranta ve betona çeviren İstanbul’a ne yapmaz”


CHP Adayı İmamoğlu’nun lakabının ‘Beton Ekrem’ olduğunu belirten Çelebi, “İlk açıklamasında babasının Anavatan Partili olduğunu ve kendisinin de Anavatan Partisinde 6 ay gibi süre siyaset yaptığını ama biz kayıtlarımıza baktığımızda Ekrem İmamoğlu’nun Anavatan Partisiyle herhangi bir ilişkisi ve bağı yok. Anavatan Partili olduğunu söyleyerek prim yapmak istiyor. Ben arkadaşı araştırdım baktım ki İstanbul’da Beylikdüzü’nde lakabı ‘Beton Ekrem’ Beylikdüzü’ne gittiğimde de baktım hakkını da yememek istemiyorum. Hakikaten Beylikdüzü’nü betona boğmuş, ranta boğmuş bir kardeşimiz. Beylikdüzü’nü ranta çeviren ve orayı beton yığınına çeviren İstanbul’u ne yapmaz” şeklinde konuştu.



“Yapay, suni, milli duruşu ve hassasiyeti olmayan ittifaklara kanmayın”


Binali Yıldırım’ın İstanbul’a aday gösterilmesi İstanbul için Türkiye için bir şans olduğunu söyleyen Çelebi, “İnşallah, İstanbullu hemşehrilerimizin bu şansı değerlendireceklerine inanıyorum. Ankara’da da İstanbul’da da Cumhur İttifakı’nın adaylarının kazanılması için Anavatan Partisi olarak yapılması gereken ne varsa onu yapacağız. İstanbul’da özellikle aktif bir şekilde Binali Yıldırım için sahadalar. AK Parti’nin ve MHP’nin aldığı oy oranları belli. İnşallah bu istikrarın devlet, ebed, müddet şuurunda devam edebilmesi için 31 Mart’ta Cumhur İttifakı ve bizler galip geleceğiz. Devletin istikrarı sürecek. Milletimiz o konuda müsterih olsun. 7 kocalı Hürmüz gibi, 5 benzemezlerin bir araya geldiği yapay suni ve milli duruşu ve hassasiyeti olmayan ittifaklara kanmasınlar” dedi.


Uluslararası güçlerin yerli işbirlikçileri tetikçileri medya kuruluşları birilerini parlatma çabasında olduğunu kaydeden Çelebi, konuşmasını şu şekilde tamamladı:



“Karamollaoğlu’nun yörüngesi şaşmış”


Çelebi, “Özellikle PKK’nın siyasi uzantısı ile HDP ile Saadet Partisi’nin ne gibi iş birliği olabilir? Ne gibi organik bağ olur? Çok büyük soru işareti. ‘Doğru olmak gerekirse, doğru olmak gerekirse’ Zaten doğru olmak gerekmez doğru olmak lazımdır. Saadet Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Karamollaoğlu’nun da bu yörüngesinin şaşmış şekilde bu türlü oluşumlarla, partiler ile iş birliğini de anlamakta güçlük çekiyorum. Şu an muhalefetin en büyük çıkmazlarından birisi Recep Tayyip Erdoğan gitsin. Ha gitsin de devlete ne olursa olsun bu mantığını anlamakta güçlük çekiyorum” dedi.



“7 kocalı hürmüzleri itidale davet ediyorum”


Çelebi, “Muhalefeti de aklını başına almaya davet ediyorum. Bu kadar hınçla, bu kadar hırsla, bu kadar kinle Türkiye’ye çok büyük kötülük yaparlar. Bu 5 bilinmeyenleri 7 kocalı hürmüzleri itidale davet ediyorum. Türkiye güzel bir yarışın içerisinde, Türkiye sorunları var ama sorunları çözebilecek reflekse milli duruşu ve hassasiyette bir yönetimi var. İnşallah biz de bu istikrarın sürmesi adına Anavatan Partisi olarak tüm olumlu katkılarımız vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep İHA Bölge Müdürü Akın, öğrencilere 15 Temmuz’u anlattı İhlas Haber Ajansı Bölge Müdürü Ahmet Orhan Akın, öğrencilerle bir araya gelerek 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesinde yaşananları anlattı. Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) İletişim Fakültesi ile Basın İlan Kurumu Gaziantep Bölge Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi" programı düzenlendi. İletişim fakültesi öğrencilerini kriz dönemlerinde doğru, hızlı ve sorumlu habercilik konusunda bilinçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen programda kriz ve olağanüstü durumlarda medya etiği, doğru bilgiye ulaşma ve dezenformasyonla mücadele konuları ele alındı. Teori ve uygulamayı bir araya getiren program iki oturum halinde gerçekleştirildi. Günün ilk bölümünde medya temsilcileri ve akademisyenler öğrencilerle bir araya geldi. Programda, Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Kerem Kocalar, İhlas Haber Ajansı Bölge Müdürü Ahmet Orhan Akın ve Demirören Haber Ajansı Bölge Müdürü Kadir Güneş sektör deneyimlerini paylaştı. Ardından Doç. Dr. Süleyman Şahan tarafından "Medya Etiği ve Dezenformasyonla Mücadele" başlıklı sunum gerçekleştirildi. İhlas Haber Ajansı Gaziantep Bölge Müdürü Ahmet Orhan Akın, 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde yaşanılanları anlattı. Öğrencilere İhlas Haber Ajansı ekibinin o gece yaşadıkları ve İHA’nın hain darbe girişiminin önlenmesindeki rolünü anlatan Akın, o gece İHA ekibinin kısa sürede organize olduğunu ifade etti. 15 Temmuz darbe girişimine halkın izin vermediğini belirten Akın, darbe ve kriz zamanlarında algı yönetiminin doğru yönetilmesi ile ilgili önemli bilgiler verdi. Akın, "Türkiye’de 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminin bir benzerini ben Mısır’da Mursi’nin devrildiği süreçte bir gazeteci olarak sahada yaşadım. Kriz ve darbe zamanlarında algı yönetiminin nasıl olması gerektiğini vurgulamak istiyorum. 15 Temmuz gecesi tankların köprüye çıkmasıyla bir kriz başladı. İlk anlarda kimse ne olduğunu anlamadı; tankların terör tehdidi nedeniyle köprüye çıktığı algısı oluşturulmaya çalışıldı. Ancak Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımızın açıklamalarıyla bunun bir darbe girişimi olduğu anlaşıldı. Kriz yönetiminde iki kırılma noktası vardır. Birincisi, Cumhurbaşkanının çağrısıyla insanların sokağa dökülüp motivasyon kazanması, ikincisi ise köprüdeki askerlerin sabah saatlerinde teslim olma görüntüleridir. Bu görüntü Türkiye’deki bütün darbe algısını bitirmiştir. Yurt dışındaki ajanslarda yanlış algılar dolaşırken, o sabah askerlerin teslim olduğu görüntünün tüm dünyaya servis edilmesi her şeyi altüst etti" dedi. Vatandaşların doğru bilgiye ulaşma konusunda ajanslara yöneldiğini belirten Akın, "Sosyal medyada ciddi bir bilgi kirliliği vardı ama o gece geleneksel medya kaynaklarının ne kadar güvenilir ve hayati olduğu bir kez daha anlaşıldı. Algı yönetimi çok önemlidir. Doğru bir algı yönetimi sayesinde bir devlet ve bir millet kurtulabilir" diye konuştu. GAÜN Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan da 15 Temmuz’un doğru anlaşılması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada huzur ve güven ortamının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bölgedeki savaş ve kriz ortamlarına dikkat çeken Doğan, Türkiye’nin köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu söyledi. 15 Temmuz gecesinde toplumun doğru bilgilendirilmesinin kritik bir rol üstlendiğini kaydeden Doğan, kriz dönemlerinde gazeteciliğin öneminin daha da arttığını söyledi. İletişim Fakültesi öğrencilerine seslenen Doğan, doğru, tarafsız ve sorumlu haberciliğin toplum açısından önemli bir görev olduğunu ifade etti. Gazetecilik mesleğinin manipülasyona açık bir alan olduğuna dikkat çeken Doğan, öğrencilerin hem teorik hem de uygulamalı anlamda güçlü bir eğitim aldığını belirterek, gelecekte başarılı gazeteciler olarak önemli görevler üstleneceklerine inandığını dile getirdi. Etkinlikte konuşan GAÜN İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuba Direkci, öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamayla pekiştirmesinin önemli olduğunu belirterek, atölyenin mesleki gelişim açısından faydalı bir çalışma olduğunu ifade etti. Atölyenin uygulama bölümünde ise öğrenciler gruplar halinde çalışarak haber içerikleri hazırladı, görsel düzenleme süreçlerine katıldı ve deneyimli gazeteciler eşliğinde gazete birinci sayfası tasarımı yaptı. Hazırlanan çalışmalar baskıya hazır hale getirildi.
Aydın Başkan Kaya, çiftçiler gününde domates hasadına katıldı İncirliova’nın yerli domatesinin ilk hasadı Dünya Çiftçiler Günü’nde yapılmaya başlandı. İlk hasat heyecanına İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya da ortak oldu. İlk hasat, Karabağ Mahallesi’nde kadın üretici Ebru Ceylan (45) ve eşi Sezgin Ceylan’ın (52) bahçesinde yapıldı. Hasadı yapılan domateslerin kilosunun pazarda yaklaşık 100 TL’den satışa sunulması bekleniyor. Üretici Sezgin Ceylan, "Bu yıl ilk defa denediğimiz bir ürün yerli domates. Eskiden bu domates, şeklinden dolayı pek tutulmazdı. Eskiler bu domatese ‘dangalak’ derlerdi. Şimdi ise organik olduğu, lezzeti ve tadı nedeniyle çok seviliyor" dedi. Üretici Ebru Ceylan ise, "İlk hasadımızı yaptık, çok memnunuz. Çok güzel bir heyecan. Bahçe işi emek isteyen, çok zor bir iş. Bu yüzden başta kadın çiftçilerimiz olmak üzere tüm çiftçilerimizin Rabbim emeklerinin karşılığını versin" ifadelerini kullandı. Başkan Kaya hasada ilişkin yaptığı açıklamada, "Çok güzel bir ilçede yaşıyoruz. Rabbim bizlere öyle bereketli topraklar nasip etmiş ki kuru ağaç dikseniz yeşerecek. Bu ilçenin kıymetini bileceğiz. Üreticilerimizin, esnafımızın yanında olacağız. Çocukluğumuzun vazgeçilmez lezzeti yerli domatesin yeniden üretilmesi çok güzel bir durum. Değerli üreticilerimize bu özel ürüne sahip çıktıkları için teşekkür ediyorum. Tüm çiftçilerimizin Çiftçiler Günü kutlu olsun. Rabbim tüm üreticilerimize bol ürünlü, bereketli ve huzurlu bir sezon diliyorum" dedi.
Mersin Mersin’de gıda denetimleri bayram öncesi sıklaştırıldı Kurban Bayramı öncesinde Mersin’de hal komplekslerinde denetimler sıklaştırıldı. Sabahın erken saatlerinde hale giriş yapan ürünlerden iş yerlerindeki belge ve künye kontrollerine kadar kapsamlı inceleme gerçekleştirildi. Türkiye genelinde olduğu gibi yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde Mersin’de de denetimler artırıldı. Ticaret Bakanlığı koordinesinde gerçekleştirilen çalışmalarda, Mersin Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri ile Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri hal komplekslerinde ortak denetim yaptı. Sabahın erken saatlerinde hal giriş kapılarında başlayan denetimlerde, hale giriş yapan ürünlerin sevkiyat süreçleri, künye bilgileri ve faturalandırma evrakları kontrol edildi. Kapı girişlerindeki incelemelerin ardından ekipler hal içerisinde faaliyet gösteren iş yerlerinde de denetim gerçekleştirdi. Ürünlerin mevzuata uygunluğu, izlenebilirliği ve belge kontrollerinin yapıldığı çalışmalarda muhtemel aksaklıklara karşı incelemelerde bulunuldu. "Gıda maddelerini düzene almaya çalışıyoruz" Mersin Ticaret İl Müdürü Ferhat Sümer, yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle denetimlerin artırıldığını belirterek, "Yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle bakanlığımızın öncülüğünde başlattığımız denetimlerimizi, özellikle gıda maddelerinin yoğun olarak arz edildiği halde denetimlerimizi artırıyoruz. Zaten devam etmekte olan denetimlerimizi 5996 sayılı ve 6585 sayılı kanunların çerçevesinde ilgili denetimlerimizi artırarak halkımızın daha sağlıklı şekilde beslenmesini sağlayan gıda maddelerini düzene almaya çalışıyoruz. Yapılan künye çalışmaları, yani kimlik bilgisi ürünlerin denetleniyor. Onun haricinde faturalandırma bilgileri çalışmaları yapılıyor" dedi. "Turistik tesislerde ve otogarlarda da denetimlerimiz devam edecektir" Denetimlerin yalnızca hallerle sınırlı olmadığını ifade eden Sümer, "Maliye ve Büyükşehir Belediye yetkililerinin de katılımıyla birlikte düzenlediğimiz bu denetimde aksak görülen kişiler ve işletmeler, firmalar hakkında idari işlemler yapılmaktadır. Bu sadece hal ile sınırlı değil ama ağırlıklı olarak hallerde denetimlerimizi gerçekleştiriyoruz. Diğer kısımlarda da çalışmalarımız, örneğin turistik tesislerin olduğu alanlarda, otogarlarda ve diğer tesislerde denetimlerimiz devam etmektedir ve devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Bursa Yıldırım’da gençlik ve teknoloji buluşması Bursa’da Yıldırım Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 107’nci yıl dönümünü teknoloji ve bilimle harmanlanan özel bir festivalle kutlayacak. Yıldırım Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında 2. Bursa Gençlik ve Teknoloji Festivali’ne ev sahipliği yapacak. "Geleceği Yakala" sloganıyla 16-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek festival, gençleri teknoloji ve bilimle buluşturacak. Yıldırım Belediyesi Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilecek festivalde gençler; teknoloji, bilim, spor ve eğlence dolu iki gün yaşayacak. Festival kapsamında; insansız hava araçlarından yazılım teknolojilerine, sanal gerçeklikten geleneksel Türk sporlarına kadar çok sayıda etkinlik düzenlenecek. Gençler ayrıca söyleşiler, yarışmalar ve interaktif deneyim alanlarıyla hem eğlenecek hem de yeni teknolojileri yakından tanıma fırsatı bulacak. Eski milli futbolcu Semih Şentürk festival kapsamında gençlerle söyleşide buluşacak, yazar ve radyocu Ceyhun Yılmaz da stand-up gösterisiyle etkinliğe renk katacak. Gençlerin yanındayız Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, gençlere yönelik projeleri önemsediklerini belirtti. Başkan Yılmaz, "Gençler bizim en büyük gücümüz ve geleceğimizin teminatıdır. Bu düşünceyle ilçemize kütüphaneler, spor tesisleri, gençlik merkezleri kazandırdık. Yıldırım’da sadece fiziki yatırımlar gerçekleştirmiyoruz, aynı zamanda gençlerimizin bilimle, teknolojiyle, sanatla ve sporla iç içe büyümesi için gayret gösteriyoruz. Ülkemizin ve milletimizin yarınlarını şekillendirecek, Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek bir nesil yetişmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Yıldırım’ı gençliğin, bilimin ve teknolojinin merkezi haline getirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Tüm gençlerimizi 16-17 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceğimiz ‘Bursa Gençlik ve Teknoloji Festivali’ne davet ediyorum" dedi.