KÜLTÜR SANAT - 07 Haziran 2020 Pazar 11:29

Yeğeninin ağzından Hacı Taşan

A
A
A
Yeğeninin ağzından Hacı Taşan

Kırıkkale’de bozlak türkülerini yaşatmaya çalışan “Taşan Kardeşler” grubunun üyesi ve aynı zaman da Hacı Taşan’ın yeğeni olan Duran Taşan, Türk Halk Müziği’nin merhum ozanını anlattı.

Kırıkkale’de bozlak türkülerini yaşatmaya çalışan “Taşan Kardeşler” grubunun üyesi ve aynı zaman da Hacı Taşan’ın yeğeni olan Duran Taşan, Türk Halk Müziği’nin merhum ozanını anlattı.


Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde yaşayan “Taşan Kardeşler” gurubunun üyesi Duran Taşan, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine Türk Halk Müziği’nin merhum ozanı olan Hacı Taşan’ı ve bozlak türkülerinin hikayelerini anlattı.



Hacı Taşan kimdir?


“Taşan Kardeşler” grubu üyelerinin Hacı Taşan’ın öz yeğenleri olduğunu ifade eden Duran Taşan, “Hacı Taşan kimdir? Üstat Neşet Ertaş’ın hocası Muharrem Ertaş’ında öğrencisidir. Abdal geleneğini temsil eden ozanlarımızdandır. ’Allı turnam, bugün ayın ışığı, yüce dağ başına yağan kar idin, mavilim mavişelim’ gibi birçok Türk Halk Müziğini kazandırmış ozanımızdır. Taşan kardeşler de o geleneği Keskin’de devam ettiren Hacı Taşan Kültür Merkezinde abdal müziğini, bozlağını, ağıtları, Keskin ağırlamasını kuşaktan kuşağa aktaran grubumuzun ismidir” dedi.



"Türkülerimizin mutlaka yaşanmış hikayesi vardır"


“Burada bozlak insanların dinlerken hem hüzünlendiği, Türk insanı biraz acıyı sever yemekte de acıyı sever, türküde de acıyı sever” diyen Taşan, şunları kaydetti:


“Bizim burada insanlarımız gibi akşamdan yatıp sabahtan kalkıp bir türkü olması formatı değildir. Mutlaka yaşanmış bir hikayesi vardır. Mesela; Ankara’da yedim taze meyveyi, ot çiğnemişsin yalan dünyayı, Keskin’den de sildirmeyin künyeyi, söyleyin anama anam ağlasın anamdan gayrisi başkası yalan ağlasın. Bu da bir hikaye sonucu gerçekleşmiştir Keskin’de. İnsanlar bu türküyü bilir. Bütün sanatçılar Türkiye geneli söyler ama hikayesini bilmezler. Sefer Ceyhan isimli bir genç 20’li yaşta askerden yeni gelmiş. Öksüz bir kız ile evlendirilir yakın bir civarda. Sonra bunların çocuğu olmaz. Doktorlara falan gider derken Sefer’in kulağının arka tarafında bir yara çıkar. Sefer de iyileşmeyince doktorlara gider. En son numune hastanesine gönderirler. Orada aslan pençesi olduğu anlaşılır ve çaresi yoktur. Doktor da bakıp daha yeni evlenmiş. Genç çocuk yaştaki bir delikanlıyı öleceksin demez. Hadi evine git köyüne git iyi olacaksın der. Yanındakilere de der bunu yedirin-içirin, gezdirin canı ne istiyorsa son zamanlarını iyi yaşasın. Ailesiyle eşiyle hep bir arada olsun. Gittiler köye kısa bir süre sonra da vefat eder."



Hacı Taşan’ın TRT radyosundaki okuduğu ilk şiiri


Hacı Taşan’ın TRT’deki ilk radyo programındaki okuduğu şiiri dile getiren Taşan, "Ama onları getirip götüren de şairlik vardır şiir yazar. Cenaze defnedilirken de gelir Hacı Taşan’a ’hacı emmi der rahmetliye ben şöyle bir şiir yazdım bakar mısın?’ Rahmetli de der ’oku evladım da bir dinleyeyim’ der. O sözleri dinledikten sonra da çok etkilenir rahmetli Hacı Taşan. TRT’ye ilk gittiği radyo programında söyler. Şu anda da Türkiye’de bütün sanatçıların okuduğu şarkıdır. ’Trene bin tren salladı. Zalim doktorlar hep yüreğime elledi. İyi olursun diye köyüme yolladı. Söyleyin anama anam ağlasın, anamdan başkası yalan ağlasın. Ankara ile şu Keskin’in arası, arasına da buz bulanık dumanlı dağlar durası, pek çok doktorlar gezdim ama yokmuş çaresi. Söyleyin anama anam ağlasın anamdan gerisi yalan ağlasın.’ Böyle devam ediyor. Yani bu bozlak türküler sofradaki ekmek gibidir. Hayatımızdaki su gibidir. Hayat biçimimizdir. Hayatımızdan gerçekleri sunduğumuz bir şeydir. Bugüne kadar Muharrem Ertaş ile Çekiç Ali ile Hacı Taşan ile rahmetli Neşet Ertaş ağabey ile sunuldu. Ondan sonraki kuşak da bizleriz. Elimizden geldiği kadar yine eserler yapmaktayız" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.
İstanbul İkinci raundun sonunda lider İtalyan De Leo Turkish Airlines Open’ın ikinci günü sonunda İtalyan Gregorio De Leo liderliğe yükseldi. Antrenman raundu oynamadan sahaya çıkan De Leo’nun bir stroke gerisinde İsveçli Jens Dantorp, İngiliz Sam Bairstrow, İspanyol Alejandro Del Rey ve Yani Zelandalı Kazuma Kobori zirve takibini sürdürdü. Golf dünyasının en iyilerini Antalya’da buluşturan Turkish Airlines Open’ın ikinci gününde zirve mücadelesi kızıştı. 32 ülkeden 156 oyuncunun katıldığı turnuvanın ikinci gününü 68 vuruşla (-4) bitiren İtalyan Gregorio De Leo toplamda 137 vuruşla (-7) liderliğe yükseldi. 26 yaşındaki oyuncu Regnum, National Golf Kulübü’ndeki ikinci raundu beş birdie ve bir bogey ile tamamladı. Çarşamba akşamı Antalya’ya geldiğini ve antrenman raundu oynamadan sahaya çıkmak zorunda kaldığını belirten Gregorio De Leo, "Regnum, National Sahası çok zor ve stratejik bir saha. İlk gün edindiğim tecrübelerle ve caddie’min yardımıyla iyi bir skor yaptığımı düşünüyorum" dedi. 2 milyon 750 bin dolar toplam ödüllü turnuvada De Leo’nun bir stroke gerisinde dört oyuncu zirve iddiasını sürdürdü. İngiliz Marcus Armitage ile birlikte 68 (-4) oynayarak günün en iyi skoruna imza atan Yeni Zelandalı Kazuma Kobori, İsveçli Jens Dantorp, İngiliz Sam Bairstrow ve İspanyol Alejandro Del Rey, ilk 36 çukur sonunda 138 vuruşla (-6) ikinciliği paylaştı. İlk günün lideri İsveçli Mikael Lindberg ise üç bogey ve iki birdie yaptığı ikinci raundu 73 vuruşla (+1) tamamladı ve genel sıralamada altıncılığa geriledi. Türk sporcular elemeyi geçemedi Turkish Airlines Open’da Türkiye’yi temsil eden dört oyuncu; Leon Açıkalın, Mutlu Güner, Taner Yamaç ve İbrahim Tarık Aslan (amatör) 36 çukur sonunda en başarılı 79 oyuncu arasına kalamayarak hafta sonunda mücadele etme şansını kaybetti. Türk oyuncular arasında en başarılı isim turnuvayı 149 vuruşla (+5) tamamlayan Leon Açıkalın olurken, 2018 Britanya Açık birincisi Francesco Molinari de cut’ı geçemedi. Turnuva 3 Mayıs Pazar günü sona erecek.