GENEL - 14 Temmuz 2020 Salı 11:00

15 Temmuz şehidi babası: "FETÖ’cüler hainliklerinden vazgeçmiş değiller"

A
A
A
15 Temmuz şehidi babası: "FETÖ’cüler hainliklerinden vazgeçmiş değiller"

FETÖ’nün hain darbe girişimi sırasında Ankara’daki Gölbaşı Özel Harekat Merkezi’nde şehit olan Hakan Yorulmaz’ın babası İsmail Yorulmaz, “FETÖ’cüler eğer bir gün fırsatını bulup da çıkarlarsa yarım kalan işlerini tekrar devam ettirecekler.

FETÖ’nün hain darbe girişimi sırasında Ankara’daki Gölbaşı Özel Harekat Merkezi’nde şehit olan Hakan Yorulmaz’ın babası İsmail Yorulmaz, “FETÖ’cüler eğer bir gün fırsatını bulup da çıkarlarsa yarım kalan işlerini tekrar devam ettirecekler. Benim oğlum şehit oldu. Sırada kimlerin kanına girecekler, kimin ocağını söndürecekler onu Allah biliyor. Çünkü onlar hainliklerinden vazgeçmiş değiller” dedi.


Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında, Gölbaşı Özel Harekat Merkezi’ne düzenlenen hava saldırısında şehit düşen özel harekat polisi Hakan Yorulmaz’ın babası İsmail ve annesi Hamide Yorulmaz, evlat acısını onun hatıralarını yaşatarak hafifletmeye çalışıyor. Baba Yorulmaz her gün oğlunu kabrini ziyaret ederek Kur’an-ı Kerim okuyup dua ediyor. 15 Temmuz sonrası yaşadığı duyguları İhlas Haber Ajansı (İHA)’ya anlatan baba İsmail Yorulmaz, her gün oğlunun kabrine gelerek Kur’an-ı Kerim okuyup dua ettiğini belirtti.



"Doğum gününü mü anayım yoksa şehadet yıl dönümünü mü?"


Oğlunun 15 Temmuz 1988 yılında bir cuma günü dünyaya geldiğini anlatan ve yine aynı doğduğu tarihte şehit düştüğünü ifade eden baba Yorulmaz, “7. ayın 15’inde bir Cuma günü 11.45’de dünyaya geldi şereflendirdi. Cenab-ı Allah bizleri sevindirdi. Fakat Rabbimin işlerinden sual olunmaz. Aynı 7. ayın 15’i Cuma günü yine 11.45’de saati saatine denk geliyor. Ben doğum gününü mü anayım yoksa şehadet yıl dönümünü mü anayım? Rabbimin hikmetinden sual olmaz” diye konuştu.



"FETÖ’cüler hainliklerinden vazgeçmiş değiller"


Oğlunun hatıralarıyla yaşadıklarını aktaran baba Yorulmaz, şöyle konuştu:


“FETÖ’cüler eğer bir gün fırsatını bulup da çıkarlarsa yarım kalan işlerini tekrar devam ettirecekler. Benim oğlum şehit oldu. Sırada kimlerin kanına girecekler, kimin ocağını söndürecekler onu Allah biliyor. Çünkü onlar hainliklerinden vazgeçmiş değiller. Devletimden istediğim şu, bu hainlikleri olan cezayı şu an devam ediyor sanırım Gölbaşı’nı bombalayan o hainler şu anda yargılanacaklar. İnternette okuduğum haberlere göre orayı bombalayan pilotlar ’işe döneceğiz’ diye devlete başvurmuşlar. Bu cüret nereden geliyor? Biz bunları en ağır şekilde misli misli olmasını istiyoruz. Cenabı Allah ülkemize devletimize böyle bir olay yaşatmasın diyorum. Oğlumun hatıralarıyla yaşıyoruz."



"Bu hain kalkışmayı devletimiz milletimiz unutmasın"


15 Temmuz’un unutulmamasını isteyen baba Yorulmaz, “Hain kalkışma olalı bu gün arifesindeyiz 4 yıl olacak. Bu 4 sene içerisinde biz acılarımızla baş başa kaldık. O gün ki kalkışmada olan hainlikleri ben bu mezar taşına da yazdırdım. Biz unutmadığımız gibi devletimizden de milletimizden de rica ediyorum kimse unutmasın. Eğer unutursak tekrar bu tarih tekerrürden ibarettir. Tekrar başımıza böyle bir olaylar gelebilir. Çünkü su uyur düşman uyumaz. Oğlumun hatıraları gözümün önünden gitmiyor ki. Oğlum şuradan çıkacak gelecek gibi hissediyorum ben. Biz her gün oğlumun acısıyla yaşıyoruz. 4 yıldır böyle. Allah bizlere sabırlar versin diğer şehit ailelerine sabırlar versin" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tekrarlayan omuz çıkıklarına dikkat SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli, aynı zamanda da en sık çıkan eklemi olduğunu söyledi. İlk omuz çıkığının genellikle travma sonrası meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Karslı, "Bazı hastalarda ise omuz, başlangıçta travmayla çıkmış olsa bile, daha sonra çok daha küçük hareketlerle tekrar tekrar çıkmaya başlar. Bu tablo tekrarlayan (Rekürren) omuz çıkığı olarak tanımlanıyor" dedi. Tekrarlayan omuz çıkığının en önemli mekanizmasının ilk çıkık sırasında omuzu yerinde tutan yapılarda oluşan kalıcı hasarlar olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karslı, bu hasarları şöyle sıraladı: "Labrum yırtığı (Bankart lezyonu), kapsül gevşekliği, kemik kayıpları, doğuştan bağ gevşekliği, uygun olmayan veya gecikmiş tedavi." Görülme sıklığı Omuz çıkığının genel popülasyonda sık görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Karslı, "Genç ve aktif bireylerde daha fazladır. İlk çıkık özellikle 25 yaş altı dönemde olmuşsa, takip eden yıllarda tekrar çıkma ihtimali belirgin şekilde artar. Sporcularda (Özellikle temas sporları ve kolun baş üstü kullanıldığı branşlarda) tekrarlama oranları çok daha yüksektir" şeklinde konuştu. Tekrarlayan omuz çıkığı olan hastalarda, omuzun bazen ‘tam çıkma (Dislokasyon)’ şeklinde, bazen de ‘kısmi çıkma (Subluksasyon)’ hissi verdiğini kaydeden Doç. Dr. Karslı, diğer belirtileri şöyle sıraladı: "Kol belli bir pozisyona geldiğinde (Genellikle kol baş üstüne kalkıp geriye döndüğünde) ‘boşalma, yerinden çıkacakmış gibi olma, güvensizlik hissi’ tarif edilir. Tekrarlayan çıkık sonrası ağrı, güçsüzlük, omuzda hareket kısıtlılığı gelişebilir.- Bazı hastalar omuzlarının çıkmaması için günlük hayatta bazı hareketlerden kaçınmaya başlar (Örneğin yüksekten bir şey alma, arka cebe uzanma)." Omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz etrafındaki hassasiyetin muayenede önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Karslı, "Stabiliteyi değerlendiren özel testler (Apprehension, relocation vb.) yapılır. Direkt röntgen, MR veya MR artrografi, BT (Bilgisayarlı tomografi) kullanılan görüntüleme teknikleridir" dedi. Tedavinin hastanın yaşı, aktiviteleri, mesleği, spor düzeyi, çıkık sayısı ve görüntüleme izlerine göre planlandığını belirten Doç. Dr. Karslı, tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "Konservatif (Ameliyatsız) tedavi: Daha ileri yaşta, aktivitesi düşük, çıkık sayısı az ve stabilite sorunu hafif hastalarda düşünülebilir. Cerrahi tedavi: Tekrarlayan omuz çıkığı olan, günlük hayatı ve spor aktiviteleri etkilenen hastalarda cerrahi tedavi genellikle kalıcı çözüm sağlar. Tekrarlayan omuz çıkıklarında uygulanan cerrahi seçenekleri iseartroskopik bankart onarımı ve kemik bloğu ameliyatlarıdır." Ameliyat sonrası Tekrarlayan omuz çıkıklarında ameliyat sonrasının da önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Karslı, "Bir süre omuz askısı kullanımı önemli, Ardından kontrollü pasif ve aktif hareketlerle başlayan rehabilitasyon programı, Kas güçlendirme ve propriosepsiyon (Eklem hissi) egzersizleriyle devam eden bir süreç gerekir. Spora dönüş süresi uygulanan cerrahiye ve hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç ayı bulur" ifadelerini kullandı. "Ortopedi ve travmatoloji uzmanına ne zaman başvurulmalıdır" "Omuzunuz bir kez bile çıkmışsa, özellikle genç ve aktifseniz, mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz" diyen Doç. Dr. Karslı, aşağıdaki durumlarda da hiç zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini bildirdi: "Omuzunuz tam çıkmasa bile, belirli hareketlerde yerinden oynayacakmış gibi his, güvensizlik veya ani boşalma hissi varsa. Tekrarlayan ağrı, gece ağrısı, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız. Spor yaparken omuzunuzda sık sık ‘atlama, takılma, yerinden çıkacak gibi olma’ hissi oluşuyorsa." Erken tanı ve tedavi Erken tanı ve uygun tedavi ile tekrarlayan çıkıkların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karslı, "Omuzdaki kalıcı hasarı ve ileride gelişebilecek kireçlenmeyi (Artroz) azaltmak, hastanın spora ve günlük hayatına güvenli şekilde dönmesini sağlamak mümkündür" ifadelerini kullandı.
Muğla Muğla’da sanatın büyüleyen gecesi Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı ve Senfoni Orkestrası tarafından 29 Nisan Dünya Dans Günü kapsamında düzenlenen "Anadolu Senfonisi" etkinliği, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde yapılan etkinlik, müzik ve dansın eşsiz uyumunu sahneye taşıdı. "Aynı topraktan, aynı ritimden" temasıyla hazırlanan gösteride, Anadolu’nun köklü kültürel mirası modern sahne diliyle yorumlandı. Dansçıların etkileyici performansları, orkestranın canlı müziğiyle birleşerek izleyicilere görsel bir şölen sundu. Usta sanatçılar aynı projede buluştu Etkinlikte orkestrayı Şef Rustam Rahmedov yönetirken, başkemancı olarak Didem Güvenç sahnede yer aldı. Sanat Kurulu’nda Oktay Keresteci, Yaprak Baba, Melike Gergin, Ersen Esmer, H. Fehmi Tokmak, Doğan Sanaytır ve Göksu Özer gibi alanında deneyimli isimler görev aldı. Sanatçıların uyumlu performansı ve sahne tasarımı, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Sanatseverlerden tam not Yoğun ilgi gören etkinlikte salonu dolduran izleyiciler, performans sonunda sanatçıları uzun süre ayakta alkışladı. Dünya Dans Günü’nün anlam ve önemine yakışır bir atmosferde gerçekleşen "Anadolu Senfonisi", katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında düzenlenen etkinlik, kentin sanatsal yaşamına katkı sunmaya devam ederken, izleyicilerden de tam not aldı.