GENEL - 15 Temmuz 2020 Çarşamba 13:01

Erken yaşta evlilik yapan binlerce mağdur ’af’ istiyor

A
A
A
Erken yaşta evlilik yapan binlerce mağdur ’af’ istiyor

Kırıkkale’deki aileler, erken yaşta evlenen ve doğum yaptıkları sırada şikayet edilmelerinin ardından açılan kamu davası sonucu cezaevine giren eşleri için ’af’ istiyor.

Kırıkkale’deki aileler, erken yaşta evlenen ve doğum yaptıkları sırada şikayet edilmelerinin ardından açılan kamu davası sonucu cezaevine giren eşleri için ’af’ istiyor.


Kırıkkale’de Hüseyin Kahya Parkında çocuklarıyla bir araya gelen kadınlar, eşlerinin cezaevinden çıkmalarını istiyor. Korona virüs tedbirleri alınarak yapılan basın açıklamasında, ülke genelinde 8 bin gencin ve 16 bin çocuğun mağdur olduğu belirtildi.



"Biz sadece ayda 45 dakika aile olabiliyoruz"


Burada ağabeyi ve diğer yakınları için toplandıklarını dile getiren Hülya Kızılçiçek, "Burada ağabeyim ve diğer yakınları için toplanmış bulunuyoruz. 8 bin genç evlilik mağduru çözüm bekliyor. Evlatlarımız babalarıyla geçecek günlerin hayallerini kuruyor. Buradan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Adalet Bakanımız Abdul Hamit Gül’e, Anayasa Komisyon Başkan Vekilimiz Ali Özkaya’ya, AK Parti Başkan Yardımcımız Leyla Şahin Özkaya’ya, Devlet Bahçeli’ye, İnsan Hakları İnceleme Komisyon Sözcüsü Osman Nuri Gülaçar’a, Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk’e sesleniyorum; 8 bin evlilik mağduru genç çözüm bekliyor. Biz sadece ayda 45 dakika aile olabiliyoruz. 45 dakikada bir aile nasıl mutlu olduğunu görebilse bunu size hayatta anlatamam, dayanamazsınız. Sizden hukuka, vicdana uygun bir çözüm istiyoruz. En kısa zamanda tahliye müjdesi bekliyoruz. Gözyaşlarımız dinsin artık" dedi.



"16 bin çocuk babasız büyüyor"


8 yıl önce eşiyle severek evlendiğini kaydeden Feslihan Gültok, "Eşimle 8 yıl önce severek evlendim. Eşim şu anda cezaevinde görüşe gidip geliyorum, canımdan can gidiyor. Resmi nikahlı eşim tecavüzcüm olarak gözüküyor. Çocuğum oldu ailem oldu derken eşim cezaevine girdi. Eşim içeride mağdur, biz dışarıda mağduruz. Buradan Cumhurbaşkanımıza, yetkililerimize, halkımıza sesleniyoruz. Lütfen sesimizi duyun artık. Bizim gibi 8 bin aile mağdur. 16 bin çocuk babasız büyüyor. Çocuğum ‘babam nerede’ dediğinde artık söyleyecek bir şey bulamıyorum. Erken evliliğin önü açılsın istemiyoruz. Sadece geçmişe yönelik bu 8 bin aile affedilsin istiyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tekrarlayan omuz çıkıklarına dikkat SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burçin Karslı, omuz ekleminin vücudun en hareketli, aynı zamanda da en sık çıkan eklemi olduğunu söyledi. İlk omuz çıkığının genellikle travma sonrası meydana geldiğini belirten Doç. Dr. Karslı, "Bazı hastalarda ise omuz, başlangıçta travmayla çıkmış olsa bile, daha sonra çok daha küçük hareketlerle tekrar tekrar çıkmaya başlar. Bu tablo tekrarlayan (Rekürren) omuz çıkığı olarak tanımlanıyor" dedi. Tekrarlayan omuz çıkığının en önemli mekanizmasının ilk çıkık sırasında omuzu yerinde tutan yapılarda oluşan kalıcı hasarlar olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karslı, bu hasarları şöyle sıraladı: "Labrum yırtığı (Bankart lezyonu), kapsül gevşekliği, kemik kayıpları, doğuştan bağ gevşekliği, uygun olmayan veya gecikmiş tedavi." Görülme sıklığı Omuz çıkığının genel popülasyonda sık görüldüğünü hatırlatan Doç. Dr. Karslı, "Genç ve aktif bireylerde daha fazladır. İlk çıkık özellikle 25 yaş altı dönemde olmuşsa, takip eden yıllarda tekrar çıkma ihtimali belirgin şekilde artar. Sporcularda (Özellikle temas sporları ve kolun baş üstü kullanıldığı branşlarda) tekrarlama oranları çok daha yüksektir" şeklinde konuştu. Tekrarlayan omuz çıkığı olan hastalarda, omuzun bazen ‘tam çıkma (Dislokasyon)’ şeklinde, bazen de ‘kısmi çıkma (Subluksasyon)’ hissi verdiğini kaydeden Doç. Dr. Karslı, diğer belirtileri şöyle sıraladı: "Kol belli bir pozisyona geldiğinde (Genellikle kol baş üstüne kalkıp geriye döndüğünde) ‘boşalma, yerinden çıkacakmış gibi olma, güvensizlik hissi’ tarif edilir. Tekrarlayan çıkık sonrası ağrı, güçsüzlük, omuzda hareket kısıtlılığı gelişebilir.- Bazı hastalar omuzlarının çıkmaması için günlük hayatta bazı hareketlerden kaçınmaya başlar (Örneğin yüksekten bir şey alma, arka cebe uzanma)." Omuz hareket açıklığı, kas gücü ve omuz etrafındaki hassasiyetin muayenede önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Karslı, "Stabiliteyi değerlendiren özel testler (Apprehension, relocation vb.) yapılır. Direkt röntgen, MR veya MR artrografi, BT (Bilgisayarlı tomografi) kullanılan görüntüleme teknikleridir" dedi. Tedavinin hastanın yaşı, aktiviteleri, mesleği, spor düzeyi, çıkık sayısı ve görüntüleme izlerine göre planlandığını belirten Doç. Dr. Karslı, tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "Konservatif (Ameliyatsız) tedavi: Daha ileri yaşta, aktivitesi düşük, çıkık sayısı az ve stabilite sorunu hafif hastalarda düşünülebilir. Cerrahi tedavi: Tekrarlayan omuz çıkığı olan, günlük hayatı ve spor aktiviteleri etkilenen hastalarda cerrahi tedavi genellikle kalıcı çözüm sağlar. Tekrarlayan omuz çıkıklarında uygulanan cerrahi seçenekleri iseartroskopik bankart onarımı ve kemik bloğu ameliyatlarıdır." Ameliyat sonrası Tekrarlayan omuz çıkıklarında ameliyat sonrasının da önemli bir süreç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Karslı, "Bir süre omuz askısı kullanımı önemli, Ardından kontrollü pasif ve aktif hareketlerle başlayan rehabilitasyon programı, Kas güçlendirme ve propriosepsiyon (Eklem hissi) egzersizleriyle devam eden bir süreç gerekir. Spora dönüş süresi uygulanan cerrahiye ve hastanın durumuna göre değişmekle birlikte genellikle birkaç ayı bulur" ifadelerini kullandı. "Ortopedi ve travmatoloji uzmanına ne zaman başvurulmalıdır" "Omuzunuz bir kez bile çıkmışsa, özellikle genç ve aktifseniz, mutlaka bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelisiniz" diyen Doç. Dr. Karslı, aşağıdaki durumlarda da hiç zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini bildirdi: "Omuzunuz tam çıkmasa bile, belirli hareketlerde yerinden oynayacakmış gibi his, güvensizlik veya ani boşalma hissi varsa. Tekrarlayan ağrı, gece ağrısı, güçsüzlük veya hareket kısıtlılığı yaşıyorsanız. Spor yaparken omuzunuzda sık sık ‘atlama, takılma, yerinden çıkacak gibi olma’ hissi oluşuyorsa." Erken tanı ve tedavi Erken tanı ve uygun tedavi ile tekrarlayan çıkıkların önüne geçmenin mümkün olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karslı, "Omuzdaki kalıcı hasarı ve ileride gelişebilecek kireçlenmeyi (Artroz) azaltmak, hastanın spora ve günlük hayatına güvenli şekilde dönmesini sağlamak mümkündür" ifadelerini kullandı.
Muğla Muğla’da sanatın büyüleyen gecesi Muğla Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı ve Senfoni Orkestrası tarafından 29 Nisan Dünya Dans Günü kapsamında düzenlenen "Anadolu Senfonisi" etkinliği, sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde yapılan etkinlik, müzik ve dansın eşsiz uyumunu sahneye taşıdı. "Aynı topraktan, aynı ritimden" temasıyla hazırlanan gösteride, Anadolu’nun köklü kültürel mirası modern sahne diliyle yorumlandı. Dansçıların etkileyici performansları, orkestranın canlı müziğiyle birleşerek izleyicilere görsel bir şölen sundu. Usta sanatçılar aynı projede buluştu Etkinlikte orkestrayı Şef Rustam Rahmedov yönetirken, başkemancı olarak Didem Güvenç sahnede yer aldı. Sanat Kurulu’nda Oktay Keresteci, Yaprak Baba, Melike Gergin, Ersen Esmer, H. Fehmi Tokmak, Doğan Sanaytır ve Göksu Özer gibi alanında deneyimli isimler görev aldı. Sanatçıların uyumlu performansı ve sahne tasarımı, izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Sanatseverlerden tam not Yoğun ilgi gören etkinlikte salonu dolduran izleyiciler, performans sonunda sanatçıları uzun süre ayakta alkışladı. Dünya Dans Günü’nün anlam ve önemine yakışır bir atmosferde gerçekleşen "Anadolu Senfonisi", katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında düzenlenen etkinlik, kentin sanatsal yaşamına katkı sunmaya devam ederken, izleyicilerden de tam not aldı.