- 02 Kasım 2021 Salı 16:46

Afet farkındalık eğitimi tiyatro oyunuyla anlatıldı

A
A
A
Afet farkındalık eğitimi tiyatro oyunuyla anlatıldı

Kırıkkale’de öğrencilere yönelik hazırlanan "hayatımız sallanmasın" adlı tiyatro oyunu ile afet farkındalık eğitimi verildi.

Kırıkkale’de öğrencilere yönelik hazırlanan "hayatımız sallanmasın" adlı tiyatro oyunu ile afet farkındalık eğitimi verildi.


İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılan "2021 Yılı Afet Eğitim Yılı" projesi kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda, 7’den 70’e herkese afet risk azaltma ve önlem alma konusunda davranış değişikliği oluşturulması amacıyla çeşitli farkındalık eğitimleri düzenleniyor. Şuana kadar 15 ilde düzenlenen tiyatro etkinliğinde vatandaşlara afet farkındalık eğitimi verildi.


Kırıkkale Valiliği koordinasyonunda Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğünce, öğrencilere yönelik afet farkındalık eğitimleri için tiyatro etkinliği düzenlendi. Anda Derneği tarafından "hayatımız sallanmasın" adlı tiyatro oyunu sergilendi. İl Kültür Turizm Müdürlüğü Konferans Salonunda öğrencilere yönelik hazırlanan tiyatro oyununda, afet anında ve sonrasında yapılması gerekenler anlatıldı.


Tiyatro sonrasında konuşma yapan Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, İçişleri Bakanlığı’nın Türkiye Afet Eğitim Yılı olarak ilan ettiğini ve Kırıkkale’de de 200 binin üzerinde kişinin afet farkındalık eğitimi almasını önemsediklerini söyledi.



"Bu tiyatro bize birçok şeyi öğretti"


Tekbıyıkoğlu, "Bizim ilimizin de bazı hedefleri var. İlimizde 227 bin kişinin afet farkındalık eğitimi almasını önemsiyoruz. Bu tiyatroyu izleyerek otomatik olarak eğitimi aldınız. Biz bunu broşür halinde verebilirdik. Biz bunu okuyun derdik ama öğrenme metotlarının içerisinde en kıymetlilerinden bir tanesi de görerek öğrenme. Bu tiyatro eseri de bize birçok şeyi öğretti. Mesela 112 denildiği zaman yüzü ardından 12’yi tuşlayanlar oluyor. O yüzden teker teker söylemekte çok büyük bir fayda var. ‘1-1-2’" dedi.



"Tiyatro ile beraber süsleyerek vermek çok daha önemli"


İnsanların hayatını kurtaracak bilgileri tiyatro ile anlatmanın önemli olduğuna ifade eden tiyatrocu Muhammed Ali Çetinkaya, "Şu anda gerçekten güzel duygular içerisinde hissediyorum. Çünkü insanlara bir şeyler öğretebilmek güzel bir şey. Fakat yer geldiği zaman insanların hayatını kurtaracak bilgileri onlara tiyatro ile beraber süsleyerek vermek çok daha önemli. Bunu hissetmek gerçekten çok mutlu ediyor beni. Bu oyunu sergilerken yaş aralığı genelde ilkokul çocuklarından ortaokul çocuklarına kadar bir aralıkta yer aldı. Bu yaş aralığındaki çocuklara belki gerçekten ihtiyaçları olduğu anda bunları kullanmayı öğretmek bu bilinci kazandırmak gerçekten insana mutluluk ve çok büyük bir gurur veriyor" diye konuştu.



"112’yi tuşlayıp zor durumlarda gerekli yerleri arayabiliriz"


Zeynep Rana Güneş (15), "AFAD çantamızı önceden hazırlayıp karşımıza gelebilecek tüm zorluklara ilk 6 saatte mesajlaşma yolunu kullanıp o hattı meşgul etmeden sadece mesajlaşma yoluyla diğer akrabalarımızı endişelendirmeden onları bilgilendirebiliriz. Sakin kalmamız gerekir. Merdiven, asansör ve balkonlardan uzak durmamız gerekir. Bunları öğrendim. Ayrıca 112’yi tuşlayıp zor durumlarda gerekli yerleri arayabiliriz" şeklinde konuştu.


Tiyatronun öğretici ve keyifli olduğunu dile getiren Kıvanç Özcan (17), tüm vatandaşların bu tür etkinliklere katılmalarını istedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.