SAĞLIK - 15 Şubat 2022 Salı 13:28

Çocukluk çağı kanserlerinde erken teşhis hayat kurtarıyor

A
A
A
Çocukluk çağı kanserlerinde erken teşhis hayat kurtarıyor

Tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi çocukluk çağı kanser hastalıklarında da erken tanının mümkün olduğunu belirten Kırıkkale İl Sağlık Müdürü Dr.

Tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi çocukluk çağı kanser hastalıklarında da erken tanının mümkün olduğunu belirten Kırıkkale İl Sağlık Müdürü Dr. Murat Ağırtaş, "İştahsızlık, kansızlık, hızlı kilo kaybı, bacaklarda kemik ağrıları, cilt altında kanamaları burun ve diş eti kanamaları, ateş gibi semptomların varlığında dikkatli olunmalı ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi.


Dünyada ve Türkiye’de 2002’den itibaren her yıl 15 Şubat’ta küresel çapta Uluslararası Çocukluk Çağı Kanser Günü etkinlikleri düzenleniyor. Etkinliklerle kanserli çocuk ve ergenlerin tedavi, bakım ve desteğe eşit erişim ihtiyaçlarına dikkat çekiliyor. Kırıkkale İl Sağlık Müdürü Dr. Murat Ağırtaş, "Çocukluk çağı kanserleri, vücudun herhangi bir yerindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmaları ile ortaya çıkan, kısa sürede kan veya lenf yolu ile vücudun farklı bölgelerine yayılarak sağlığı bozabilen ve yaşamı tehlikeye sokabilen bir grup hastalığa verilen isimdir" dedi.



"Kanser ölümlerinin yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmaktadır"


Dünyada 300 bin çocukluk çağı kanserinin yıllık olarak teşhis edildiği tahmin edildiğin ifade eden Ağırtaş, şunları kaydetti: "Erken evrede teşhis edilen birçok çocukluk çağı kanseri yüksek oranlarda tedavi edilebilmektedir. Ülkemizde yıllık 3 bin 500-4 bin civarı çocuk, ilk teşhisini alarak kanserle mücadelesine başlamaktadır. Çocukluk çağı kanserleri tüm kanser vakalarının yüzde 1,3’ünü ve tüm kanser ölümlerinin yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmaktadır. Dünyada her yıl oluşan kanserlerin yüzde 2 ve 4’ü 19 yaş altı yaş grubunda gelişmektedir. Çocuklarda görülen kanserler; tedaviye yanıt ve sağ kalım açısından erişkin kanserlerinden çok farklılıklar gösterirler. Çocukluk çağı lösemileri, çocukluk çağında en sık görülen kanser türüdür. Lenfomalar, beyin tümörleri ve merkezi sinir sistemi tümörleri lösemileri takip etmektedir. Kanser tanı ve tedavisinde kaydedilen önemli gelişmeler ile günümüzde çocukluk çağı kanserlerinin erken tanı alan olgularda sağ kalım oranlarının anlamlı olarak yüksek olduğu da ayrıca bilinmektedir."



"Yaşam oranlarının artmasını sağlıyor"


Hastaların erken tanı alabilmeleri, bu konuda eğitimin yaygınlaştırılması ile mümkün olabileceğine değinen Ağırtaş, "Bu nedenle, bu hastalıklara ilişkin bulgu ve belirtilerin kişiler tarafından bilinmesi, hızla tanıya gidilmesi ve bu hastaların tam teşekküllü onkoloji merkezlerinde bu konuda eğitim almış uzmanlar tarafından tedavilerinin yapılması, hastalıkla mücadelede başarıya ulaşılabilme açısından oldukça önem arz etmektedir. Yıllar içinde çok disiplinli tedavi yaklaşımlarının gelişmesi ile kemoterapi, radyoterapi ve cerrahideki gelişmeler ülkemizde de çocukluk çağı kanserlerindeki yaşam oranlarının artmasını sağlıyor" ifadesini kullandı.



"Erken teşhis ile tedavi başarı oranları daha da yüksektir"


Ağırtaş, "Bugün çok sayıdaki çocuk onkoloji merkezinde çocukluk çağı kanserlerine tanı konulabilmekte ve bu hastalar uluslararası standartlarda tedavi edilebilmektedir. Erken teşhis ile tedavi başarı oranları daha da yüksektir. Bu nedenle; iştahsızlık, kansızlık, hızlı kilo kaybı, bacaklarda kemik ağrıları, cilt altında kanamalar (kırmızı noktalar veya morarmalar), burun ve diş eti kanamaları, ateş gibi semptomların varlığında dikkatli olunmalı ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Çocukluk çağı kanserleri diğer erişkin kanserlerinde olduğu gibi ücretsiz tedavi edilmektedir. Fakat tedavide erişkinlerdeki gibi yerleşmiş tarama testleri olmadığından, ebeveynlerin çocuklardaki bulgu ve belirtilerini bilmeleri ve iyi bir gözlemci olmaları büyük önem arz etmektedir" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Burdur’daki 7 canın yitip gittiği kazada hastane morgu önünde acı bekleyiş Antalya-Isparta karayolunda, mesai bitiminde eve dönen sera işçilerini taşıyan minibüs ile beton mikserinin çarpışması sonucu 7 kişinin hayatını kaybettiği kazanın ardından, ailelerin cenazeleri almak için Bucak Devlet Hastanesi morgu önündeki acılı bekleyişi sürüyor. Kaza, dün saat 17.00 sıralarında Antalya-Isparta karayolu Kargı mevkiinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Isparta’dan Antalya istikametine seyir halindeki Gürkan G. idaresindeki 07 CCJ 799 plakalı bir lojistik firmasına ait beton mikseri, Aksu ilçesi Karagöz Mahallesi’nde serada çalışan isçileri taşıyan Adil Özkan’ın kullandığı 15 ADU 494 plakalı minibüs ile çarpıştı. Kafa kafaya çarpışan ve önüne aldığı minibüsü yaklaşık 70 metre sürükleyen tır yol kenarında durabildi. İhbar üzerine olay yerine jandarma, sağlık, Antalya ve Burdur itfaiyesine ait ekipler sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler hızla yaralıları kurtarmak için müdahale ederken feci kazada minibüs sürücüsü Adil Özkan ve minibüste yolcu konumunda bulunan Gülsüm Özkan, Zeynep İnaz, Hayrunisa Karaca, Elmas Yüce, Cemile Çakır, Yeter Gümüş hayatını kaybetti. Esin K., Zülgariye Ö. ve beton mikseri sürücüsü Gürkan G. ise sağlık ekiplerinin olay yerinde ki ilk müdahalesinin arından ambulanslarla Bucak Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kaza nedeniyle yolda ulaşım uzun süre tek şeritten sağlanırken olayla ilgili Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 3 savcı görevlendirildi. Olay yerindeki savcılık incelemesinin ardından hayatını kaybedenlerin cenazeleri Burdur’a götürüldü. Kaza nedeniyle kapanan yol yapılan çalışmaların ardından trafiğe açıldı. Bugün sabah saatlerinden itibaren cenazelerini teslim almak üzere Bucak Devlet Hastanesi’ne gelen ailelerin morg önünde acı dolu bekleyişi devam ediyor.
Kayseri Çocuklarda sık kulak çekmesine dikkat Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Ufuk Ertural, çocuklarda huzursuz ve iştahsızlığın önemli bir nedeni olan kulak ağrısı hakkında bilgi verdi. Çocuklarda ve bebeklerde sık görülen bir sağlık sorunu olan kulak ağrısının birçok sebebi olabiliyor. Ağrının en önemli nedenlerinden biri olan kulak enfeksiyonları, her 6 çocuktan 5’inde 3 yaşına kadar görülebiliyor. Kulak ağrısına yol açan enfeksiyonlara zamanında müdahale edilmediğinde işitme kayıpları yaşanabiliyor. Konuşma kabiliyeti olmayan küçük çocuklar ve bebekler ise ağrının varlığını kulaklarını çok sık çekerek belli edebiliyor. Çocuklarda kulak ağrısının 8 nedeni Uz. Dr. Ufuk Ertural, çocuklarda kulak ağrısının nedenleri ile ilgili verdiği bilgilerde, "Kulak enfeksiyonları ve diğer kulak, burun ve boğaz sorunları nedeniyle ebeveynler çocuklarını doktora çok sık getirmektedir. Çocuklarda kulak enfeksiyonlarının sık görülmesinin nedeni ise kulak zarının arkasında sıvı birikmesine neden olan östaki tüplerinin yetişkinlere oranla iyi çalışmaması ve bağışıklık sistemlerinin henüz gelişme aşamasında olmasıdır. Kulak enfeksiyonları, çocuklarda iştahsızlığa, uyku ve zamanla duyma problemine yol açmaktadır. Çocuklarda kulak ağrısının nedeni şunlar olabilir; Kulak enfeksiyonu, kulakta biriken sıvı, yüzücü kulağı, kulak kirinin kanalı tıkaması, kulağa sokulan ve orada sıkışıp kalan cisimler, kulak kanalının tahriş olması ya da ortaya çıkan yaranın olması, diş çürüğü veya diş çıkarma gibi bir diş probleminin varlığı ve sık tekrarlanan boğaz ağrısı" dedi. Enfeksiyon aniden başlar Enfeksiyonların aniden başladığını söyleyen Ertural, "Çocuklardaki kulak enfeksiyonu çoğu zaman orta kulakta aniden ortaya çıkar. Orta kulak, kulak zarı ile iç kulağın arasında bulunan hava dolu boşluktur. Bu boşlukta, ses titreşimlerini kulak zarından iç kulağa ileten hassas kemikler bulunur. Orta kulağı, boğaz arkasına bağlayan kanalda ise östaki tüpleri vardır. Bu tüpler kulaktaki hava basıncını düzenler ve orta kulak boşluğunda sıvı birikmesini önler. Östaki borusundaki sorunlar ise orta kulak boşluğundan sıvı boşalmasının zorlaşmasına ve bu da işitme kaybına neden olabilir. Kulak enfeksiyonları da orta kulakta sıvı birikmesine yol açar. Sonuç olarak sıvı birikimi orta kulağın enfekte olmasının en önemli nedenidir" ifadelerini kullandı. Ertural enfeksiyonlarla ilgili verdiği bilgilerde "Orta kulak enfeksiyonları; virüsler veya bakteriler çocukların kulak zarının arkasındaki alandaki boşlukta enfekte olarak kulak ağrısına, ateş veya işitme kaybına neden olur. Genellikle 7 yaşın altındaki çocuklarda sık rastlanan bu durum, özellikle de soğuk algınlığı sonrasında etkili olur. Orta kulak ile burnun arka kısmını birbirine bağlayan östaki tüplerinin gelişmemiş olması nedeniyle orta kulakta sıvı birikir. Bu nedenle zararlı bakteriler bu alanda çoğalır. Dış kulak enfeksiyonları; en önemli nedeni dış kulak kanalının enfekte olmasıdır. Sonuç olarak ağrı veya akıntı ortaya çıkar. Bu enfeksiyonlar büyük çocuklarda yaygın bir durumdur. Aşırı suya maruz kalma (yüzücü kulağı), tırnak ya da pamuk çubuklarıyla kulak kanalının tahriş edilmesinden kaynaklanabilir" dedi. Oluşmaması için önlem alınmalı Enfeksiyonların oluşmaması için alınması gereken önlemleri sıralayan Ertural, "Kulak ağrısı ile başlayan sürecin önlenmesinde, aşağıdaki yöntemler etkili olabilmektedir. Çocuklara grip aşısının sezon başında yaptırılması enfeksiyonun oluşma ihtimalini düşürecektir. Çocukların kulağı, pamuk çubukları veya sivri cisimlerle kesinlikle temizlenmemelidir. Mevsimsel nezlesi olan kişilerden çocuklar uzak tutulmalıdır. Diğer çocuklarla etkileşim halinde olan çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Bebeklere yatar vaziyette kesinlikle biberon verilmemelidir" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Trafikte karşılaştığı kadın kuryede sanki kaybettiği kızını gördü Eskişehir’de 29 yıl önce 8 yaşındaki kızını kaybeden Hüseyin Altınok’un geçtiğimiz günlerde, trafikte karşılaştığı kurye Gizem Tahiroğlu’na sarf ettiği duygu dolu sözler sosyal medyada büyük beğeni toplamıştı. Gizem Tahiroğlu ile yan yana gelen acılı baba hikayesini anlattı. Eskişehir’de kuryelik yapan 22 yaşındaki Gizem Tahiroğlu, Tepebaşı ilçesi Bahçelievler Mahallesi Prof. Dr. Orhan Oğuz Caddesi üzerindeki kavşaktaki trafik ışıklarında 26 D 0036 plakalı dolmuşun yanına durdu. Dolmuş şoförü 66 yaşındaki Hüseyin Altınok’la göz göze geldi. 29 yıl önce kızını kaybettikten sonra kaleme aldığı dizeleri Gizem Tahiroğlu’na okudu. Sürücünün sevecen tavırları ve trafikte dikkatli olması yönündeki uyarılarından dolayı oldukça mutlu olan Gizem Tahiroğlu, o anları kask kamerasıyla kaydedip sosyal medyada paylaştı. Görüntülerin çok sayıda beğeni toplamasının ardından Tahiroğlu, dolmuş şoförünü araştıramaya başladı. 8 yaşındaki kızını kaybeden dolmuş şoförünün hikayesi yürek burktu Yaptığı araştırmalar sonucu merkezden Esenetepe ve Yeşiltepe mahallelerine giden güzergâhta 43 yıldır görev yapan dolmuş şoförü Hüseyin Altınok’u bulan ve fotoğraf çekinen Gizem Tahiroğlu, kendisinden helallik istedi. Sohbet sonucunda Tahiroğlu, Hüseyin Altınok’un 29 yıl önce henüz 8 yaşındayken Mina Burçin Altınok isimli kızının beynindeki problemden dolayı kaybettiğini ve bundan dolayı kız çocuklarına olan hassasiyetinin oldukça arttığını öğrendi. Hüseyin Altınok 29 yıldır evlat acısının taze olduğunu belirtirken, kız çocuklarının babalarının çok kıymetli mücevherleri olduğuna dikkat çekti. "Babalara tavsiyem zümrütleri yakutları pırlantaları gözünün içi gibi korumaları ve bakmaları" Olayın hikayesini anlatan Hüseyin Altınok, "Yanıkkahveler kavşağındaki kırmızı ışıklarda Gizem hanım aracıyla yanıma geldi, benim aracın camı da açıktı. ’Hayırlı işler’ diyince benim de tabi geçmişte olan mazim var. Ona istinaden ben de yazdığım dizeleri okudum. Kızlarım kadar güzel olmasa da dinleyenler beğeniyorlar. Ben 29 sene önce 8 yaşında kızımı kaybettim, 29 senedir aynı acısı öyle içimde duruyor. Bundan dolayı bunları yazdım ben. Allah hiç kimseye evlat acısı vermesin düşmanıma dahi. Gerçi düşmanımın olduğunu tahmin etmiyorum, ama düşmanı olanlara da evlat acısı vermesin. Gizem’e bunu uzun uzun anlatmak isterdim, ama trafik ışığında zaman kısıtlı olduğu için kısa anlattım. Bunu da sosyal medyada paylaşmış geldi benden helallik istedi. ‘Memnun oldum’ dedim bu vesileyle tanışmış olduk. Bir kızın varsa sigortalısın, iki kızın varsa kaskolusun, üç kızın varsa cennetliksin. Babalara tavsiyem zümrütleri yakutları pırlantaları gözünün içi gibi korumaları ve bakmaları lazım" dedi. "Hayat hikayesini öğrendikten sonra bu olay benim için daha da bir anlam kazandı" Genç kurye Gizem Tahiroğlu ise şöyle konuştu; "3 senedir kuryelik yapıyorum hayatımı bu şekilde devam ettirmeye çalışıyorum. Taksicilerle, dolmuşlarla denk geldiğimde müsaitliği varsa kolay gelsin derim çünkü o da bütün gün direksiyonun başında ben de bütün gün trafikteyim. Hüseyin amcayla da böyle denk geldik, iyi ki denk geldik. Onun sayesinde günüm güzelleşti. Aklıma geldikçe sürekli yüzümde tebessüm oldu. Bu kadar kötü şartlarda yaşamamıza rağmen böyle insanlar hala var. Aslında kız çocuklarının hayatta ne kadar büyük rol oynamalarından bahsetti. Kendisinin hayat hikayesini öğrendikten sonra bu olay benim için daha da bir anlam kazandı. Hayatta kız erkek fark etmez çocuk her zaman masumdur ve mutlu olmalıdır, ama kızlar daha çok mutlu olmalıdır. Kadın erkek farketmeksizin hepimiz gerek sürücü, gerek yolcu olarak bir şekilde trafiğe çıkıyoruz. Günümüz kötü de geçse güler yüzlü olmamız gerektiğini düşünüyorum."