- 01 Mart 2022 Salı 10:09

Ukraynalı gelinlerden "Rusya’yı durdurun" çağrısı

A
A
A
Ukraynalı gelinlerden "Rusya’yı durdurun" çağrısı

Ülkelerinde yaşayan ailelerinden endişe eden Ukraynalı gelinler, tüm dünyaya "Rusya’yı durdurun" çağrısında bulundu.

Ülkelerinde yaşayan ailelerinden endişe eden Ukraynalı gelinler, tüm dünyaya "Rusya’yı durdurun" çağrısında bulundu. 4 yıl önce Kırıkkaleli bir vatandaşla evlenen Olexandra Chyzho, Rusya ile aynı dili konuştuklarını ve buna rağmen anlaşamadıklarını ifade ederek, farklı dilde olduğu Türkiye ile daha fazla anlaştıklarını söyledi.


Rusya’nın birçok koldan Ukrayna işgalini başlatması ardından Türkiye’de yaşayan Ukraynalı vatandaşlar, ülkelerinde yaşayan ailelerinden endişeleniyor. Kırıkkale’de evlenen Olexandra Chyzho (28), Olena Er Kirovograd (45), Nataliia Akyol (38) ve Viktoriia Cevizoğlu (36) bir araya gelerek birbirlerini teselli ediyor. Ukrayna vatandaşı 4 kadın, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkelerine yapılan insani yardımlardan dolayı Türkiye’ye teşekkür ederek, savaşın bitmesi için de tüm dünyaya "Rusya’yı durdurun" çağrısında bulundu.



"İnşallah bugünler bitecek"


4 yıl önce evlenen 1 çocuk annesi Olexandra Chyzho, Rusya ile Ukrayna’nın aynı dili konuşmasına rağmen anlaşamadıklarını ifade ederek, "Ben 4 yıldır Türkiye’de yaşıyorum. Oğlum var işim Türkiye’de. Ukrayna’da ailem var. Her daim onları arıyorum yazıyorum ‘Nasıl sızınız?’ diye. Ailemle internetten konuşuyorum. Telefonla da arıyorum. Ukrayna, sabır! İnanmak lazım. Allah büyük herkese yardım edecek. İnşallah bugünler bitecek. Biz şimdi Türklerle farklı dillerde konuşuyoruz ama daha fazla anlaşıyoruz. Ukrayna, Rusya ile aynı dili konuşuyoruz ama yine de anlaşamıyoruz. Teşekkürler Türkiye için destekler bize" dedi.



"Putin’i durdurmak lazım"


Ülkelerine yapılan insani yardımlardan dolayı Türkiye’ye teşekkür eden 2 çocuk annesi Olena Er Kirovograd, "Şimdi bugünlerde çok üzüntülü ve kötü günler yaşıyoruz. 4 gündür ne uyku ne yemek sadece haber, telefon başka hiçbir şey aklıma gelmiyor. Burada çalışıyorum ben. Okul bile aklıma gelmiyor. Sürekli kalbim orada. Ailem orada. Ben bugün annem ile konuştum. Çok üzüldüm gerçekten. Artık bunun durdurulması lazım. Çok değişik günler yaşıyoruz. Kötü rüyalarımda bile gelmez böyle bir şey. Putin’i durdurmak lazım. Tüm dünya, artık ‘yeter’ demek lazım. Görüyorsunuz biliyorsunuz Putin’in yaptığı işleri. Çok hırslı çok kızgın o kadar çok sivil öldürüyorlar o kadar çok çocuk öldürüyorlar. Artık yeter! İnsanlar dayanamıyor. Bunu bitirmek lazım bir an. Telefonum hiç susmadı. Tanıdığım tanımadığım kişiler arıyor. Bu destek için tüm Türklere çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.



"Ne yazık ki orada çocuklar öldürülüyor


Savaşta çocukların öldürülmesinden dolayı gözyaşlarını tutunamayan 1 çocuk annesi Nataliia Akyol, Türkiye’nin de desteğini çok önemsediklerini belirterek, "Ailem Odesa’da yaşıyor. Ukrayna’nın her yerinde olduğu gibi orada da bombalar patlıyor. İnsanların üzerine atılıyor bombalar ve insanlar öldürülüyor. Bütün bunlar Putin ve Rusya tarafından yapılıyor. Bizim Ukrayna’mıza saldırdı. Onların ülkemizden ayrılmalarını istiyoruz. Ukrayna’yı terk etsinler. Oradaki herkes barışsever insan. Ne yazık ki orada çocuklar öldürülüyor. Ülkemizde barışın devam etmesini ve her şeyin yoluna girmesini umuyorum" ifadesini kullandı.



"En önemlisi savaşın bitmesi"


Savaşın bitmesini isteyen Akyol, "En önemlisi savaşın bitmesi. Askerlerin öldürmeyi bırakması, bizim askerlerin ölmemesi, Rus askerlerin ölmemesi önemli olan bu. Türkiye’nin desteğini çok önemsiyoruz. Bütün dünya ülkelerine teşekkür ediyorum desteklerinden dolayı. Bunu asla unutmayacağız" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında imzalanan ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarının çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında Sıfır Atık İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokolü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, OPET adına ise Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk imzaladı. Protokol kapsamında akaryakıt istasyonlarının yalnızca hizmet sunulan alanlar olmaktan çıkarılması, çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje çerçevesinde sıfır atık ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir seyahat kültürüne dikkat çekmek amacıyla ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ düzenlenmesi planlanıyor. Akaryakıt tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetleriyle toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilecek 7 ilde karayolu kenarlarındaki ceplerde çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmesi, toplanan atıklarla ‘Sıfır Atık Yolu’ ve ‘Sıfır Atık Duvarı’ gibi konsept uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. "90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık" İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eş değer bir su tasarrufu sağladıklarını belirten Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, "Akaryakıt tasarrufu olarak baktığımızda yine ülkemizdeki kayıtlı motorlu taşıtların dağıtım şirketi olarak OPET’in uzmanlık alanına giriyor. Bir yıldaki tükettiği akaryakıta eş değer akaryakıtı tasarruf etmiş olduk. Doğa ve çevreyle ilgili istatistik şöyle: 90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık. Düzenli depolama alanına ihtiyacımız olacaktı. 55 bin futbol sahasına eş değer bir alan söz konusu. Alt alta baktığımızda aslında küçük bir hareket, ki buna biz sıfır atık diyoruz" diye konuştu. "Petrol ve türevli ürünlerinde biz ülke olarak dışa bağımlıyız" Petrol ve türevi ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Turan, "Son bir ayda yaşanan bölgesel savaşta da gördük ki en ufak bir kriz anında özellikle petrole bağımlı ülkelerin ekonomik dengeleri sarsılıyor. Dolayısıyla küçük bir hareket ama çok kıymetli ve önemli bir hareket. Bu çerçevede bizler insanoğlu olarak sanki doğanın, tabiatın sahibiymiş gibi, onun efendisiymiş gibi bir davranış biçimine giriyoruz ama değiliz. Biz aslında bu doğanın bir parçasıyız" şeklinde konuştu. "Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz" OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk ise, gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakılması gerektiğini belirterek, "Her birimiz birey olarak üzerimize düşen görevleri tam yapıyor muyuz? Yaptığımızı zannediyoruz. Yeteri kadar duyarlı mıyız? Duyarlı olduğumuzu zannediyoruz. Evet duyarsız olanlar, bilinçsiz olanlar var ama en bilinçli olanlarımız, en duyarlı olanlarımızın dahi hatalarıyla çevremizi kirletiyoruz. Hepimiz kirletiyoruz. Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz. Bize ait olmayan, çocuklarımıza ait olan bir dünyayı çocuklarımıza sağlıklı bir şekilde bırakamıyoruz. Oysa bunu bırakamamak bizim için bir suç, bir utanç olmalı. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek, dünyamızın geleceğini düşünmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalı" dedi.