TEKNOLOJİ - 26 Mart 2024 Salı 17:36

"Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz"

A
A
A
"Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye’nin kendi geliştirdiği teknolojiyle Ay’a erişmesi. 380 bin kilometre yol yapacağız ve Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz. Bunu başarabilecek gençlerimiz var, insan kaynağımız var. Hibrit roket motoru teknolojisinde Türkiye bugün, dünyada ilk dört ülkeden biri" dedi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile Kırıkkale Üniversitesi Türkiye Yüzyılı Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Gençlik Buluşması"na katıldı. 8 Temmuz 2024’te ilk milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’yı uzaya göndereceklerini belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin kendi haberleşme uydularını geliştiren ve üreten 11 ülkeden biri olduğunu söyledi.


Uydunun yaklaşık 600 kilogram olduğuna dikkat çeken Kacır, "İMECE 600 kilometrede görev yapıyor. Yaklaşık 600 kilogramlık bir uydu. TÜRKSAT 6A, 36 bin kilometrede sabit yörüngede görev yapacak. 4 bin 250 kilogramlık daha sofistike bir uydu. Ama hedef Türkiye’nin kendi geliştirdiği teknolojiyle Ay’a erişmesi. 380 bin kilometre yol yapacağız ve Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz. Bunu başarabilecek gençlerimiz var, insan kaynağımız var. Hibrit roket motoru teknolojisinde Türkiye bugün, dünyada ilk dört ülkeden biri. Eğer bu teknolojiyi Ay programımız kapsamında uzayda gerçekleştirmeyi başarırsak, bunu başaran ilk ülke olacağız. İnşallah bu teknolojiyi ticarileştireceğiz ve uyduların yörüngeler arası transferlerini yapan uzay araçlarını Türkiye’de geliştireceğiz" dedi.


Yıllık uzay ekonomisi büyüklüğünün 600 milyar dolara geldiğine vurgu yapan Kacır, birkaç yıl içinde de 1 trilyon dolara yükselmesini öngördüklerini sözlerine ekledi.


Daha sonra Kırıkkale Belediyesi Bilim Merkezi’ni Vali Mehmet Makas ile birlikte ziyaret eden Kacır, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı ve görevli personelden merkez hakkında bilgi aldı. Kacır, son olarak Kırıkkale Organize Sanayi Bölgesi’nde basına kapalı olarak gerçekleştirilen programda sanayici iş insanlarıyla bir araya gelerek toplantı yaptı.



"Ay’a milli hibrit roket motorumuzla erişeceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa MCBÜ’de geleneksel bayramlaşma töreni gerçekleştirildi Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörlüğü tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Bayramlaşma Töreni, bu yıl da Ramazan Bayramı vesilesiyle farklı yerleşkelerde gerçekleştirildi. Törenler; Şehzadeler Yerleşkesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi fuaye alanı, Uncubozköy Sağlık Yerleşkesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimlik katı ile Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi Dumanlıdağ Restoran’da yapıldı. Törenlere Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Çetin, Prof. Dr. Kadir Ay ve Prof. Dr. Oktay Üçer, dekanlar, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürleri ile çok sayıda akademik ve idari personel katıldı. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, her bir yerleşkede gerçekleştirdiği konuşmasında Ramazan-ı Şerif ayına ulaşmanın huzur ve mutluluğunu dile getirerek, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise azaptan kurtuluş olan bu mübarek ayın; kalplerimize huzur, gönüllerimize sükûnet, hayatımıza bereket ve selamet getirmesini temenni ediyorum. Aynı zamanda, başta mazlum coğrafyalar olmak üzere tüm İslam âleminde yaşanan sıkıntıların sona ermesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. Rektör Kibar, Ramazan ayının yardımlaşma, dayanışma ve manevi duyguların en yoğun şekilde yaşandığı, kültürümüzde ve inancımızda müstesna bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, bu kıymetli günlerin birlik ve beraberliği daha da güçlendirmesini temenni etti. Konuşmasının sonunda ise, "Rabbim bizleri sevdiklerimizle birlikte sağlık, huzur ve afiyet içinde Ramazan Bayramı’na da eriştirsin. Bu vesileyle Ramazan Bayramı’nın sizlere, kıymetli ailelerinize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini temenni ediyor, bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Katılımınız için her birinize teşekkür ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum" dedi. Programlar, bayramlaşmanın ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafları ile sona erdi.
Muğla Bodrum’da 65 yaşındaki teknesine gözü gibi bakıyor Muğla’nın Bodrum ilçesinde süngerci Aksona Mehmet, 65 yıl önce inşa edilen tirhandiline gözü gibi bakıyor. "Aksona Mehmet" olarak anılan 77 yaşındaki sünger avcısı Mehmet Baş, 65 yıl önce Ziya Güvendiren usta tarafından inşa edilen 8 metre boyundaki tırhandili, 1981 yılında satın aldı. Bodrumlu denizci, teknesine "Aksona" ismini koyduktan sonra kendi ismi de "Aksona" diye anılmaya başlandı. Mehmet Baş, "Mavi Boncuk" da dediği teknesiyle sünger avlarına çıktı, yelken yarışlarına katıldı. Aksona Mehmet, bu yıl 65 yaşına girecek teknesine hala gözü gibi bakıyor. Kış bakımı yapılan tekne, bugün sabah saatlerinde yeniden denize indirildi. Basın mensuplarına açıklama yapan Aksona Mehmet, teknenin hikayesini şu sözlerle anlattı: "Bu tekne, ustaların ustası Ziya Güvendiren’in hatırasıdır. Kendine yapmış olduğu bir teknedir, ismi Şafak’tı. 1981 yılında ben alıp onu ismini Aksona koydum ondan sonra da benim adım Aksona Mehmet oldu. Rahmetli Erol Ağan, Erol abi çok anlatırdı bunu bana; ’çok emeğim var derdi, keser salladım bu teknede’ derdi. Ziya ustanın yanında kalfaymış Erol abi, mekanları cennet olsun o büyük ustalarımızın. Bu tarihi değer Mavi Boncuk benim değil hepimizin malı. Bodrum denizciliğinin kültür hafızası. Hafızası olmayan milletlerin geleceği olmaz. Geçmişine sahip çıkmak budur." Teknesini yaşatırken çeşitli kurum ve kuruluşların kendisine destek olduğunu söyleyen Mehmet Baş, "Bu tekne 16 Nisan 2026’da 65 yaşına giriyor. Bunun üzerinden ne insanlar geldi geçti. Onlarca, yüzlerce denizci yetiştirdi. Tonlarca sünger çıkardı Samandağı’ndan İğneada’ya, Şile’ye kadar Ege, Marmara ve Akdeniz’i dolaştı bu tekne. Çok insanlar geçti çok, dili ağzı olsa da şu an bir konuşsa ne hatıralar var. Kaç kişiyi denizci yaptı, ülkem denizciliğine, Türk denizciliğine kazandırdı denizci olarak. Tonlarca sünger çıkarıp güzel ülkemin ekonomisine katkı koydu ihracat yapılarak süngerler. Bunu hep birlikte yaşıyoruz" dedi. Teknesine gözü gibi baktığını ifade eden Bodrumlu denizci, "Torba’da balıkçı barınağında Oktay ağabeyin tersanesi vardı, 1981 yılında orada satın aldım. Çocukluk arkadaşım vardı Mustafa Dolu, vurgun yemiş falan, bırakmış denizciliği; ben satın aldım ondan. O günden bu yana gözüm gibi, çocuğum gibi bakıyorum buna. Rengi de aynıdır. Makineleri değişti tabii. O gün bugün yaşatıyorum. Başkalarının elinde olsa bu odun olurdu ama benim vefa borcum var" diye konuştu.
Samsun Samsun Çocuk Evlerinden Gazze için anlamlı bağış Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı 41 çocuk evinde koruma altında bulunan çocuklar, biriktirdikleri fitrelerini Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere Türk Kızılay’ına teslim ederek anlamlı bir dayanışma örneği sergiledi. Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı çocuk evlerinde kalan tüm çocuklar adına altı temsilci çocuk, toplanan yardımları Türk Kızılay Samsun Şube Başkanı Onur Çoban, Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Öztürk ve Şube Müdürü Reha Oğuz Ertuğrul’a teslim etti. Gerçekleştirilen bağış tesliminde çocukların yanında Kuruluş Müdürü Fatih Behçet ve Kuruluş Müdür Yardımcısı Tülay Kisbet Öztürk de yer aldı. Çocuklar, bölgede yürütülen insani yardım çalışmaları ve sağlanan destekler dolayısıyla Kızılay yetkililerine teşekkürlerini iletti. Gönüllülük köprüsü kuruldu Ziyaret sırasında çocukların sosyal sorumluluk projelerinde daha aktif rol alabilmeleri amacıyla Türk Kızılay ile gönüllülük temelli bir iş birliği başlatıldı. Bu kapsamda çocuk evlerinde kalan gençlerin Kızılay’ın yürüttüğü yardım faaliyetlerine gönüllü olarak katılması kararlaştırıldı. Kızılay yetkilileri, çocukların bu anlamlı talebinden duydukları memnuniyeti dile getirerek genç gönüllülere her türlü desteği sağlayacaklarını ifade etti. Yarın iftar çadırında görev alacaklar İş birliğinin ilk somut adımı olarak çocuklar, Kızılay tarafından kurulan iftar çadırında gönüllü olarak görev alacak. Yemek dağıtımı ve saha çalışmalarında yer alacak olan çocuklar, yardımlaşma ve dayanışma kültürünü bizzat deneyimleyerek toplumsal dayanışmaya katkı sunacak.