EKONOMİ - 27 Eylül 2024 Cuma 19:10

Bakan Şimşek, ’doğru yoldayız’ diyerek açıkladı: "Enflasyon düşüşü devam edecek"

A
A
A
Bakan Şimşek, ’doğru yoldayız’ diyerek açıkladı: "Enflasyon düşüşü devam edecek"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin kararlı adımlarla ilerlediğini belirterek, "Gerçekten doğru yoldayız, borçlanma maliyetlerimiz, risk primimiz düşüyor, notumuz artıyor. Enflasyondaki düşüş süreci devam edecek, karamsarlığa yer yok" dedi.


Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kırıkkale’de düzenlenen "Her Daim Birlikte Özümüzden Geleceğe Türkiye Buluşmaları" programında önemli açıklamalarda bulundu. Organize Sanayi Bölgesi’nde iş insanlarıyla bir araya gelen Bakan Şimşek, ekonomideki dönüşüm süreci ve Türkiye’nin finansal durumuyla ilgili dikkat çekici bilgiler paylaştı.



"Türkiye’nin dış finansmana erişimi arttı"


Bakan Şimşek, Türkiye’nin risk priminin 700 baz puanın üzerinden 270 baz puana düştüğünü belirterek, "Dış borçlanma faizimiz 10 yıllık vadede 9,75’ti, şu anda 6,75’te. Hazine 10 yıl vadeli dolar cinsinden ihraç etti. Türkiye’nin dış finansmana erişimi arttı. Geçen sene Ocak-Mayıs döneminde reel sektör dışarıya 100 dolar borç ödediğinde 100 dolar bulamıyordu, 73 dolar bulabiliyordu. Bugün 100 dolar ödediğinde 122 dolar bulabiliyor. İstişare de ettik. Finansmana erişimde zorlu bir süreç var, biz farkındayız. Hayat pahalılığının da farkındayız. Reel sektörün finansmana erişimi ile ilgili serzenişlerini duyuyoruz. Bunların hepsi geçici. Bu program sayesinde enflasyon düşecek, daha sonra finansmana erişim artacak ve finansman maliyetleri düşecek. Vadeler uzayacak. Hiç karamsarlığa yer yok" dedi.



"Moody’s ve Fitch notumuzu 2 kademe artırdı"


Bakan Şimşek, 2024 yılında 3 ayrı uluslararası derecelendirme kuruluşu tarafından kredi notu artırılan tek ülkenin Türkiye olduğunu ifade ederek, açıklamasını şu şekilde sürdürdü.


"Moody’s ve Fitch notumuzu 2 kademe artırdı. S&P geçen açıklama yaptı, ’Kasım ayında gözden geçireceğiz, not artışı mümkün’ dedi. Gerçekten doğru yoldayız, borçlanma maliyetlerimiz, risk primimiz düşüyor, notumuz artıyor. Reel sektör, bankacılık sektörü dış finansmana erişebiliyor, cari açığımız azalıyor. Bir programımız var ve çalışıyor. Enflasyondaki bu düşüş de devam edecek. Bu sadece baz etkisinden kaynaklanan bir düşüş değildir. Ciddi bir şekilde dezenflasyon sürecindeyiz. Kararlılıkla bu programı uygulayacağız. Bu konuda en ufak tereddüttünüz olmasın. Reel sektörde geçen sene programa biraz tereddütlü yaklaşıldı. Bu senenin ilk çeyreğinde de öyleydi. Ama biz bu konuda kararlıyız. 3 yıllık programı kararlı bir şekilde, sabırla uygulayacağız. Sonuç almaya başladık. Cumhurbaşkanımızın bu konudaki desteği de çok güçlü. Her vesilede bu programın uygulanması noktasında hem güçlü desteğini hissediyoruz hem de Cumhurbaşkanımız bunu net bir şekilde ifade ediyor."


Ekonomideki yapısal dönüşümün önemine de vurgu yapan Şimşek, beşeri sermayenin kalitesini artırmak, yatırım ortamını iyileştirmek ve sermaye piyasalarını derinleştirmek için reformlar yaptıklarını açıkladı. HIT-30 Yüksek Teknoloji Teşvik Programı ile ithalatı azaltmaya yönelik 284 ürünü üretecek firmalara 10 yıl vadeli, 2 yıl ödemesiz ve düşük maliyetli kredi imkanı sunulacağını söyledi.



"Son 21 yılda enerji ithalatına 905 milyar dolar ödemişiz"


Enerjide dönüşümün gerekliliğine dikkat çeken Şimşek, "Yenilenebilir enerji, yerel petrol ve doğalgaz kaynaklarının harekete geçirilmesiyle mevcut kaynakların etkin kullanılması enerjide dönüşüm için zarurettir. Yine teknoloji odaklı sanayi hamlesi var, bunun gibi bir sürü program var. Hedefimiz sanayide katma değeri yükseltmek, orta yüksek ve yüksek teknoloji bileşeni oranını yukarı çekmek. Bunun için de programımız var. Enerjide dönüşüm bizim için çok önemli. Son 21 yılda enerji ithalatına 905 milyar dolar ödemişiz. Türkiye’nin bu dönemdeki kümülatif toplam cari açığının 1.4 katı kadar enerji ithalatı yapmışız. Dolayısıyla yenilenebilir enerji, yerel petrol, doğalgaz kaynaklarının harekete geçirilmesi, mevcut kaynakların etkin kullanılması başta olmak üzere enerjide dönüşüm bizim için bir zarurettir" ifadelerini kullandı.



"Yapay zeka alanına ciddi bir şekilde eğileceğiz, yatırım yapacağız"


Bakan Şimşek, yapay zekanın küresel ekonomiye etkileri üzerinde de durdu. Türkiye’nin yapay zeka hazırlık endeksinde benzer ülkelere göre daha iyi bir noktada olduğunu anlatan Şimşek, "Şimdi dünyada yeni bir trend var, yapay zeka. Bu diğer devrimlere benzemiyor. Yapay zekanın verimliliğini arttırmak gibi muazzam bir potansiyel var. Her sektöre ciddi etkileri olabilir. Yapay zeka hazırlık endeksinde bize benzer ülkelerden daha iyi bir noktadayız. Ama gelişmiş ülkeler kadar değil. Biz önümüzdeki dönemde de yapay zeka alanına ciddi bir şekilde eğileceğiz, yatırım yapacağız" şeklinde konuştu.



Bakan Şimşek, ’doğru yoldayız’ diyerek açıkladı: "Enflasyon düşüşü devam edecek"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kurum ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul kura çekimleri için tarih verdi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ’500 Bin Sosyal Konut’ projesinin İstanbul ayağına ilişkin, "Bayramdan sonra hızla İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz. Bununla da yetinmeyecek, İstanbul’umuza özel kiralık sosyal konut projemizi hayata geçirerek kira fiyatlarını da dengeleyecek adımımızı atacağız" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde Kağıthane Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) iş birliğiyle Kağıthane Merkez Mahallesi’ndeki Hizmet Sitesi Kentsel Dönüşüm Projesi tamamlandı. Proje kapsamında 300 konut için kura çekim töreni düzenlendi. Törene Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, İstanbul Valisi Davut Gül, bazı protokol üyeleri, hak sahipleri ve vatandaşlar katıldı. "Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’umuzda yapıyoruz" Törende konuşan Bakan Kurum, Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’a yaptıklarını ifade ederek, "Bugün İstanbul’un her ilçesinde 178 bin yuvamızın dönüşümüne devam ediyoruz. Buraya dikkatinizi çekmek istiyorum. An itibarıyla biz Türkiye genelindeki her iki kentsel dönüşümden birisini İstanbul’umuzda yapıyoruz. İstanbul’daki çalışmalarımızın en yoğun gerçekleştiği ilçelerimizden biri de de Kağıthane’mizdir. İşte bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce temelini attığı Hizmet Sitemizin dönüşümünü tamamlamış bulunuyoruz. Depreme dayanıklı konutları, nefes aldıran yeşil alanları, otopark ve sosyal donatılarıyla Kağıthane’nin siluetine yeni bir güzellik katan sitemiz, artık siz kıymetli sakinlerini kucaklamayı bekliyor" dedi. "Adeta yeni bir ülkeyi, 11 ili yeniden ayağa kaldırdık" Bakan Kurum, "Asrın felaketinde, sonrasındaki inşa sürecinde bir şeye tanık olduk. Seçim geliyor diye, riya ile uzatılan ellerin sandıktan istedikleri sonucu alamayınca depremzede kardeşlerimizi kapı önüne koymaktan çekinmediğini gördük. Biz bu hastalıklı aklın tam tersine gittiğimiz her afet bölgesinde ayrım gözetmeksizin vatandaşlarımızın yaralarını sardık, milletimizle bir olduk, omuz omuza durduk. Asrın felaketini hatırlayın. Ne acılar yaşadık, binlerce canımızı kaybettik, on binlerce yuvamız yıkıldı. Ama hiç ümitsizliğe kapılmadık. ’Bu devlet güçlü, bu millet vakurdur’ dedik. İşte gördünüz 2 yılda 455 bin konutu bitirdik. Adeta yeni bir ülkeyi, 11 ili okulları, camileri, parkları, meydanları, iş yerleriyle yeniden ayağa kaldırdık. Dünyada hiçbir ülkenin yapamayacağı çalışmayı olağanüstü bir koordinasyon ve çabayla 200 bin işçimizin emeğiyle hayata geçirdik. ’Yapamazlar’ dediler, ’Bu enkazın altında kalacaklar’ diye ellerini ovuşturdular, akla hayale sığmayacak yalanlar söylediler. Ama milletimiz bize hep inandı, güvendi. Biz de çok şükür onlara mahcup olmadık. Bizi daima dualarla karşılayıp, dualarla uğurlayan bu güzel milletin tek bir evladını açta, açıkta bırakmadık" diye konuştu. "Yıl sonuna kadar başvuranlar kampanyadan yararlanacak" Bu yıl sonuna kadar ev ve iş yerlerini riskli yapı ilan ettiren vatandaşların kampanyadan faydalanabileceğini söyleyen Bakan Kurum, "İstanbul’da Yarısı Bizden Kampanyamızla ilgili milyonlarca kardeşimizin beklediği o adımı attık. 31 Aralık 2026’ya yani yıl sonuna kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan faydalanabilecek. Böylelikle bekleme sürelerinden dolayı oluşabilecek mağduriyetlerin önüne geçilecek. Buna mukabil bizim de belediyelerimizden beklentilerimiz var. Bütün belediyelerimizin deprem dönüşümüne aynı hassasiyeti göstermelerini istiyoruz. Çünkü şayet bugün belediyelerimizin, deprem karşısında almadıkları her tedbir yarın telafisi mümkün olmayan büyük bir fatura olarak karşılarına çıkacaktır. Ve bugünden acilen, derhal harekete geçmeyen herkes tarih, vicdan ve millet önünde mahcup olacaktır. Bu nedenle belediyelerimizin aziz milletimize taahhüt ettikleri dönüşüm sözlerini acilen yerine getirmelerini bekliyoruz, herkesi asli görevine davet ediyoruz" şeklinde konuştu. "Bayramdan sonra İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz" Bayramdan sonra İstanbul’da kuraların çekileceğini, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceklerini söyleyen Bakan Kurum, "Bildiğiniz gibi tüm bu kentsel dönüşüm çalışmalarımıza taç giydiren bir projeyi, ’500 Bin Sosyal Konut’ projemizi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hayata geçirdik ve kura çekim törenlerini ülkemizin dört bir yanında coşkuyla gerçekleştirdik. Çekilen her kura, bir ailenin hasretle beklediği o müjdeli habere dönüştü. İşte o sevinç, o heyecan şimdi de İstanbul’umuzda yaşanıyor. Bayramdan sonra hızla İstanbul’da da kuraları çekecek, 100 bin yuvanın sahiplerini belirleyeceğiz. Bununla da yetinmeyecek, İstanbul’umuza özel kiralık sosyal konut projemizi hayata geçirerek, kira fiyatlarını da dengeleyecek adımımızı atacağız. Zorlukları gerekçe göstermiyoruz. Yorgunluğu bahane etmiyoruz. İşimizden başka gündemlerin peşinde koşmuyor, bir işin içinde ’milletin menfaati’ yoksa onu elimizin tersiyle itiyoruz, yolumuza milletle devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından dua edilerek, kura çekimi gerçekleştirildi. Kurada adını duyarlar büyük bir mutluluk yaşadı.
Konya Esnaf ve vatandaş uygulanan cezaların esnetilmesini istiyor Konya’da modifiye araçlarla ilgilenen vatandaş ve esnaf, son dönemde araç plakaları ve ses sistemleri konusunda uygulanan cezalarla ilgili bilgi kirliliği olduğunu belirterek, yetkililerden daha net düzenleme ve esneklik bekliyor. Trafik güvenliğinin artırılmasına yönelik kanuni düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından özellikle ses sistemi, görüntülü ekran ve plaka uygulamalarına kesilen yüksek cezalar sürücülerde tedirginliğe neden oldu. Düzenleme sonrası ortaya çıkan bilgi kirliliğinin yasak olmayan ürünlerin dahi tercih edilmemesine yol açtığını belirten esnaf, kuralların vatandaşlara daha net aktarılmasının gerektiğini ifade etti. "Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz" Yeni kuralların detaylı şekilde öğrenilmesi gerektiğine dikkat çeken sanayide rot balans ustası olan Gökhan Kayhan, "İsteyen kalın plaka yapsın, bunu şoförler odası fiyatını farklı alsın. Bu bir zevk işi, modifiye yaşam tarzı bence. Ben de aracımı yeni aldım, plakaları değiştirelim dedik. Bu noktada ufak bilgi kirliliği var. Plakalarda baktığım zaman bazı plakada yazılı örneğin başka illerde yapılan plakalar da dörtler açık. Bizim Konya’da yapılan plakalar ise kapalı. Polisler buna baktığı zaman APP diyebilir, dört açık olduğu için ama başka illerde açık oluyor. Dalgalı hologram var, bazılarında da Türk bayrağı olan hologram var, bazılarında ise Türk bayrağı yok mesela. Hologram olarak ise tek hologram var, bu plaka sahte değil. Benim bir elemanım var, çocuk çalışarak küçük bütçeli bir araba almış buna bir ses sistemi yapmış. Çocuk zaten durumu olsa iyi araba alacak. Müzik sistemli bir arabası olacak. Bu cezalardan korkup onların hepsini çıkardı ‘bir zevkim bu vardı o da gitti’ diyor. Devletimizin bu noktada birazcık esnek olmasını istiyoruz. Zaten ekonomik olarak herkes aynı durumda değil. Müzik sistemleri bangır bangır çalıyorsa onun sesini kısılması yapılabilir ya da bir uyarı, bir ceza verilsin. Sonradan takılan ekranlar ise aracın görüş açısını kapatıyorsa, orijinal değil sonradan yapılan bir şey ise polis onlara itiraz ediyor haklı olarak. Görüş açısını kapatmaması lazım. Orijinal ürünlerde herhangi bir problem çıkmıyor. Aracın göğsün aynı yerine yapılırsa double teyplerde bunlar da problem çıkmıyor. Görüş açısını kapatmaması lazım" dedi. "Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel" Sanayi sitesinde aksesuarcı olan esnaf İbrahim Arazi ise, "Cezaların esnemesi lazım, şimdi tamamen kaldırmak tabii olmuyor. Yani sanayide piyasa çok ters tepki ediyor. Biraz cezaların esnemesi lazım ama tabii aşırıya kaçmamak lazım. Şimdi devletimize de hak veriyoruz. Bu ses sistemlerini açıyorlar, seçim otobüsü gibi geziyor çoğu sürücüler. Rahatsız edenlere caydırıcı olarak güzel ama tamamen kaldırılmaz da onlara bir engel olunabilir, bir sınır koyulabilir en azından" ifadelerini kullandı. "Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar" Sanayide cam filmi satışı yapan esnaf Muzaffer Kara da, "Bu yasa çıktıktan sonra cam filminde piyasa ister istemez etkilendi. Nasıl etkilendi dersek ön cama önceden çok talep vardı. Çünkü güneşten bayağı bir koruduğu için. Şu anda ön cam filmi yaptıran yok bu yasa çıktıktan sonra. Sağ sol ön kapı camlarına da çok açık renk yaptırıyorlar. Bizim müşterilerimiz ve araç kullanıcıları bu konuda bayağı bir bilinçlendi. Sürücüler bilinçlendiği için kapı camlarını açık renk yaptırıyorlar. Ama ön cama yaptırmıyorlar, çünkü kesinlikle yasak o yüzden ön camın filmi bayağı bizi de etkiledi. Şu aralar ön cama film yapamıyoruz. Hatta elimizde bayağı bir stok da var sezon da açıldı şu anda beklemedeyiz" şeklinde konuştu. "Desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir" Ses sitemleri satış ve montajı yapan Arif Bağcı ise, "Yeni çıkan kanunla birçok esnafımız ve halkımız etkilendi. Yanlış algılanan bilgiler de olunca biraz sorun oluyor illaki. Ön göğsün üzerine ek olarak ekran takıldığı zaman yasak, bu sürücülerin dikkatini dağıttığı için. Ses sisteminde de kişi aracına bir hoparlör, amfi takmış çok fazla güçlü olmasa bile bu cihazlar var diye ceza yazılabiliyor. Yani aslında bu çok fazla güçlü bir sesi yok. Ama işi abartı boyutuna, yarışma boyutuna getiren kişilere bir şey demiyorum. Aslında bir desibelmetreyle bunlar ölçülse orana göre işlem yapılabilir. Akşama kadar kaç kişi telefondan mesaj atıyor. Bu ekran yasak mı, bu ses sistemi yasak mı diye. Bunlara aslında düzenleme geleceğine inanıyorum ben. Şu anda cihazları söktürmeye gidiyor herkes" diye konuştu.