SAĞLIK - 22 Mayıs 2020 Cuma 12:20

Uzmanından Ramazan sonrası beslenme önerileri

A
A
A
Uzmanından Ramazan sonrası beslenme önerileri

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Beslenme ve Metabolizma Ana Bilim Dalı Bölüm Başkanı Prof.

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Beslenme ve Metabolizma Ana Bilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selda Bülbül, Ramazan Bayramı ve sonrasında beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi gerektiğini belirtti.


Bu bayramın geçen senelerden farklı yaşanacak olsa da orucun ardından yeme zamanı olarak düşünülebileceğini belirten Bülbül, “Bu sene ev ziyaretleri yapılamayacak olsa da biliyoruz ki zengin sofralar, bayramın vazgeçilmezleridir. Bir de 1 aylık yeme kısıtlamasının ardından kişiler bayramda normal yeme düzenine geçtiklerinde psikolojik olarak daha fazla yemek yeme eğilimindedir. Ramazan süresince uzun süren açlık sonrası kolesterol- lipid dengesi düzenlenmiş, sindirim ve dolaşım sistemi üzerindeki yük azalmış, belki fazla kilolar verilmiş yani bir şekilde vücutta rahatlama ve yenilenme olmuştur. Bayram, 1 ay boyunca uzun süren açlık sonrası 2-3 öğün beslenmeye alışan vücudun normal günlük beslenmeye geçişte ara dönemidir. Normalde istenen, bu geçişin yavaş yavaş olmasıdır. Eğer, bayramda aşırı miktarda ve hızlı gıda tüketilirse sindirim ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkabilir. O nedenle yeme disiplini olabildiğince korunursa beden bayram sonrası o kadar rahat eder” dedi.



"Metabolizmanın eski hızına ulaşması için dengeli beslenmek ve spor şart"


Ramazan sonrası normal günlük beslenmeye geçişte de yeniden bir beslenme düzenine ihtiyaç olduğunu belirten Bülbül, şunları kaydetti:


“Ramazandaki uzun süreli açlık nedeniyle, metabolizma hızının yavaşlamıştır. Bu nedenle eğer bayramda birden besin tüketimini artırırsak daha hızlı kilo alınacaktır. Ramazan Bayramı toparlanma dönemi olarak kabul edilmelidir. Metabolizmanın eski hızına ulaşması için dengeli beslenmek ve spor şarttır. Ancak 3 ana öğüne ek en az 2 ara öğünden oluşan bir beslenme programı ve her gün 1 saatlik hareket metabolizmayı eski hızına ulaştırılabilir. Ara öğünlere özen gösterilmeli, meyve, süt veya süt ürünleri, tahıllı ekmek, peynir, yağsız süt, fındık, badem gibi yağlı tohumlar ya da meyve/kuru meyve yenilerek metabolizmanın hızlandırılması önerilebilir. Besinler iyi çiğnenmeli, yavaş yavaş, azar azar yenilmelidir. İyi çiğneme, bir lokmayı en az 10 kez çiğneme, midede doygunluk hissinin uyanmasını ve daha az yememizi sağlar.”



"Bayram boyunca tatlı ve çikolata tüketimine dikkat"


Ramazan Bayramı süresinde tatlı ve çikolatadan fazlaca yeme eğiliminden uzak durulması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Bülbül, “Aşırı ve hızlı bir şekilde gıda tüketme, hazımsızlık, şişkinlik ve bulantı ile seyreden gastrit veya aşırı yemekten sonra ortaya çıkan reflü hastalığı, aşırı yemekten sonra görülen çarpıntıya neden olabilir. Ayrıca dışkılama alışkanlığı değişikliği de dengesiz beslenme sonucu ortaya çıkacak hastalıklardandır. Özellikle lif-posa içeriği yüksek olan koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi baklagiller ve esmer bulgur tüketimini artırabilirsiniz, Gene sindirim sistemini rahatlatmak bağırsakların çalışmasını düzenlemek ve bağırsak florasını yeniden oluşturmak için yoğurt, ayran ve cacık gibi besinler hem ana yemeklerde hem de ara öğünlerde meyve ve kuru yemişlerle karıştırılarak tüketilebilir. Bunun dışında, gelenek olarak bayramda tatlı tüketimi artmaktadır. Bayram boyunca tatlı, çikolata tüketimine dikkat edilmeli, aşırı tatlı yeme eğiliminden mümkün olduğunca uzak kalınmalıdır. Eğer tatlı tüketmek isteniyorsa hamurlu, şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmelidir Bir dilim baklava yaklaşık 250 kalori yani en az 2 dilim ekmeğe eş değerdir unutmayınız. 0-12 yaş grubu bebek ve çocuklar, büyüme ve gelişimine hiç katkısı olmayan, bol kalorili şeker ve şekerli besinlerden uzak tutulmaya çalışılmalıdır” ifadelerini kullandı.



"Öğün atlamamaya gayret edin"


Beslenme önerilerinden de bahseden Bülbül, “Sağlıklı, bolluk, bereket ve huzur içinde mutlu bir bayram geçirmek için ne yapalım? Öncelikle hafif bir kahvaltı ile güne başlayıp, gün boyu öğün atlamamaya gayret edin. Besinleri iyi çiğneyip, yavaş yavaş, azar azar ve sık yemek tercih edilebilir. Kahvaltıda börek, kızartma tarzı ağır ve yağlı gıdalar yerine; peynir, zeytin, reçel/pekmez, domates-salatalık, haşlanmış yumurta, tam buğday ekmeği, şekersiz çay ya da bitki çayı ile bir kahvaltı tercih ediniz. Öğle yemeğinde protein ağırlıklı, akşam ise sindirimi kolay, düşük kalorili sebze ağırlıklı bir menü uygun olur. Ana öğünlerde yağda kızartmalardan sakınılmalı, daha çok sebze, tavuk veya yağsız etler tercih edilmelidir. Yemekler haşlama veya fırında hazırlanmalıdır. Hamur işleri yerine sıvı yağ ile hazırlanmış yemekler, sebzeli aperitifler, ızgara yemekler ve meyveli tatlı tercih edilmesi uygun olur. Reflü ve kronik gastriti olan kişiler aşırı acılı, biberli ve yağlı yiyeceklerden sakınmalıdır. Sabahları aç karnına 1 bardak ılık limonlu su içilebilir. Uyanınca aç karnına 1 bardak ılık limonlu su ve 3 kuru kayısı alınırsa Ramazan sonrası yaşanan şişkinlik ve kabızlık şikayetleri azalabilir. Kahvaltı 30 dakika sonra yapılabilir” şeklinde konuştu.



"Fiziksel etkinlikleri unutmamak gerekir"


Bayram süresince sokağa çıkma kısıtlaması dolayısıyla evlerde kalınacağını hatırlatan Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Beslenme ve Metabolizma Ana Bilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selda Bülbül, hareketsiz kalmamaya özen gösterilmesi gerektiğini belirtti. Bülbül son olarak şunları söyledi:


"Öğün aralarında meyve alınmalı, ancak porsiyon miktarına dikkat edilmelidir. Sıvılar sık, ancak ölçülü miktarlarda alınmalıdır. Asitli içecekler yerine daha çok ayran, ev yapımı limonata, meyve kompostoları gibi hafif içecekler tercih edilmelidir. Günde en azından 1,5-2 litre su içilmesi gerekir. Evde olunsa da fiziksel etkinlikleri unutmamak gerekir. Günde en az 1 saat evde herhangi bir egzersiz yapılabilir. Yemeklerden 45 dakika 1 saat sonra hafif tempolu hareketlere zaman ayrılması uygun olur. Tabii çocuklarımıza öncelikle olmak üzere besin tüketiminden sonra diş temizliğine özen gösterilmesi gerektiğini de hatırlatmak isterim."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Devlet desteği ile kuruldu: Kadınlar modern serada üretime başladı Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde Kaymakamlık tarafından Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle kurulan serada kadın kooperatiflerine üye kadınlar, üretime başladı. Serada üretilen ürünler kadınların ekonomik kazanç elde etmelerini sağlayacak. Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde, İnebolu Kaymakamlığı ve Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (KUZKA) iş birliğinde yürütülen “Serada Üreten Kadınlar” projesinde desteklenen kadın kooperatiflerine üye kadınlar, serada ekim yaptı. İnebolu Kaymakamlığı tarafından ilçede kurulumu gerçekleştirilen seralarda günlerde çilek fidesi dikildi. Akabinde kadın kooperatiflerine üye kadınlar, topraklı alanda da domates, fasulye, biber ve salatalık fidesini toprakla buluşturdu. Yetiştirilecek ürünlerin satışından elde edilecek gelirle, kadınların ekonomik gelir elde etmesi sağlanacak. Aynı zamanda verilecek modern tarım eğitimleri ile ilçedeki çiftçilerin üretim kapasitesini arttırması sağlanacak. İnebolu Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, Kastamonu Orman Bölge Müdürü Fahri Sönmezoğlu ile İlçe Tarım ve Orman Müdürü Hülya Karaaslan, serada fide dikimi yapan kadınları ziyaret etti. Ziyarette kadınlarla bir süre sohbet eden Kaymakam Baycar, İnebolu’da üretim yapmak isteyen her kadını eğiterek üretime kazandırmayı hedeflediklerini söyledi. "Tarıma elverişli arazinin az olması seraya olan rağbeti arttırıyor" Proje çerçevesinde ilk aşamada yaklaşık 2 dönümlük bir seranın kurulduğunu söyleyen Kaymakam Baycar, “İnebolu, Kastamonu’da sera potansiyeli en fazla olan ilçemizdir. İnebolu, 650’ye yakın sera ile iştigal eden ve 115 bin metrekare sera alanımız buluyor. Kastamonu’nun tarıma elverişli arazisinin az olması seraya olan rağbeti arttırıyor. Çünkü başka hububat noktasında herhangi bir tarım yapacak alan kıtlığımız var. Dolayısıyla da serada da ciddi bir verimlilik var. Vatandaşlarımızın geleneksel olarak böyle bir eğilimi var ve serada pazarlama sıkıntısı yaşanmıyor. Gerekse İnebolu’da köylü pazarında gerekse yerel marketlerde gerek ise İstanbul’daki İnebolu pazarında satışları çok kolay oluyor” dedi. "Bu seramızı 2 milyon 500 bin liraya mal ettik" KUZKA’nın destekleriyle İnebolu’da sera kurulumunu tamamladıklarını söyleyen Kaymakam Baycar, “Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen İnebolu Seracılık Projemizin son aşamasına geldik. İnebolu’da kurduğumuz kadın kooperatiflerimizle birlikte topraklı kesimdeki üretimde bugün son aşamasını da gerçekleştirdik. Topraklı kesime biber, domates, salatalık ve fasulye ekimlerimizi yaptık. Kadın kooperatifindeki üyelerimizle birlikte bu ekimleri gerçekleştirdik. Bundan yaklaşık 2 hafta öncesinde de topraksız kesime çileklerimizi ekmiştik. Çileklerimiz şu anda çiçek açtılar. İnşallah iki veya üç hafta içerisinde artık çilek toplama aşamasına geleceğiz. Artık iki yılın burada emekleri bulunuyor. Bu seramızı 2 milyon 500 bin liraya mal ettik. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın ve Sayın Valimizin Özel İdareden destekleriyle bu seranın kuruluşunu gerçekleştirdik. Bugün ki bütçe ile 67-70 milyon liraya yapacağımız bir tesis var. Buradaki amacımız modern tesis yöntemlerini kullanmak. Toprak analizi olmak üzere, modern sulama, gübreleme yöntemlerini İnebolulu çiftçilerimize rehberlik niteliğinde bir uygulama kazandırıp, uygulama tarım serası alanına dönüştürmek. Çiftçilerimize aynı zamanda eğitim de veriyoruz. Burada da pratik eğitimi de gerçekleştireceğiz. Tarım Müdürlüğümüzden ziraat mühendislerimiz yaklaşık 2 aydır teorik eğitimler veriyorlar. Uygulamalı seracılık eğitimini de başlatacağız” diye konuştu. "Kadınların ekonomik değer elde etmelerini hedefliyoruz" “Tarım İnebolu” adı altında bir marka oluşturmak için çalışma başlattıklarını ifade eden Kaymakam Baycar, “Aynı zamanda Tarım İnebolu diye bir marka oluşturuyoruz. Pazarlama stratejilerini de belirleyip kadınların biraz daha ekonomik değer elde etmelerini hedefliyoruz. Buradaki konteynerlerde paketleme makineleri de olacak. Bu şekilde hem İnebolu pazarında hem de İstanbul’daki köy pazarında satışını sağlayacağız. Kadın kooperatiflerimize ve ilçemize seramızın hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.
Antalya Muratpaşa afet gönüllülerine, AFAD’dan eğitim Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin kısa adı MAG olan afet gönüllüsü programına katılan 32 kişi, AFAD eğitim ve tatbikatını başarıyla tamamlayarak GEA Arama Kurtarma ekibinin üyesi oldu. Muratpaşa Belediyesi’nin Türkiye’yi sarsan ikiz deprem felaketi sonrası her mahallede afet gönüllü grubu oluşturmayı hedefleyen Muratpaşa Afet Gönüllüsü (MAG) programı devam ediyor. Felaket sonrası 297 gönüllüsüyle İskenderun ve Antakya’da arama kurtarma çalışmalarına katılan ve 40 depremzedeyi göçük altından kurtaran GEA Arama Kurtarma Antalya ekibiyle yürütülen program kapsamında 420 gönüllüye eğitimler verildi. Olması muhtemel bir doğal afet anında ilk müdahalecinin yapması gerekenlerin anlatıldığı eğitim 8 hafta devam etti. İlk müdahale, afet bilinci, afet anatomisi, gönüllülük, ilk yardım, arama kurtarma gibi teorik eğitimlerin tamamlanmasının ardından 63 MAG üyesi AFAD Eğitim ve Tatbikat alanında 6 saat süren arama kurtarma tatbikatına katıldı. MAG üyelerinden 32’si ise ulusal bir afet durumunda gönüllü olabilecek düzeye ulaşması üzerine GEA Arama Kurtarma ekibine dahil edildi. Muratpaşa Belediyesi, MAG programının yanı sıra depreme dayanıklı bir kent için Protection Civile Federation isimli Fransız sivil savunma derneğinin desteğiyle Muratpaşa’nın 10 ayrı noktasına temel arama kurtarma malzemelerinin yer aldığı ‘Dayanıklılık Merkezleri’ de kuruyor.
Nevşehir 2024 YÖKAK Uluslararası Kalite Güvencesi ve Akreditasyon Konferansı Başladı Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından düzenlenen ‘2024 YÖKAK Uluslararası Kalite Güvencesi ve Akreditasyon Konferansı başladı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖKAK Başkanı Prof. Dr. Ümit Kocabıçak’ın katılımlarıyla Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen konferansa NEVÜ’yü temsilen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mutluhan Akın, Kalite Ofisi yardımcıları Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Bengü Aksu Ataç, Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Yasin Polat katıldı. Konferansın açılış töreninde konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, evrensel düzeyde geleceğe yön veren yenilikçi ve rekabetçi bir yükseköğretim sistemi kurmayı hedeflediklerini belirterek; uluslararasılaşma ve kalite çerçevesinde üniversitelerin uluslararası görünürlüklerini artırmak, uluslararası sıralamalardaki üniversite sayısını yükseltmek, akademisyenlerin yer aldığı uluslararası projelerle nitelikli ve etki değeri yüksek yayınların sayısını çoğaltmayı amaçladıklarını ifade etti. Mevcut istatistiklere göre Türkiye’deki üniversitelerin 73’ünün kurumsal akreditasyona sahip olduğunu belirten Özvar, 2027’ye kadar üniversitelerin tamamına yakınının akreditasyon sürecini tamamlamasını beklediklerini söyledi. Ana teması ’Yükseköğretimde Kalitenin İyileştirilmesi’ olarak belirlenen ve yükseköğretimde kalite güvencesi alanındaki bilimsel gelişmeleri, yenilikleri, deneyimleri ve farklı bakış açılarını bir araya getirmeyi amaçlayan konferans çerçevesinde; ’Kalite Güvencesi Uygulamaları ve Sorunları’, ’Kalite Güvencesinin Etkileri’, ’Kalite Güvencesinde İyi Uygulama Örnekleri’ ve ’Kalite Güvencesinin Geleceği’ ana başlıklarında oturumlar düzenlenecek. 25-26 Nisan tarihleri boyunca 16 farklı oturumda bildiri ve sunumların gerçekleştirileceği konferansta; uluslararası ve ulusal düzeyde kalite güvencesi ajansları, akreditasyon kuruluşları ve yükseköğretim kurumları gibi paydaşlar bir araya gelecek.
Denizli CHP lideri Özel’den Başkan Çavuşoğlu’na övgü CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ziyarette, Başkan Çavuşoğlu’na başarılar dileyerek, “Denizli ittifakı, Türkiye ittifakı kazandı” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel bir dizi ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Denizli’ye geldi. CHP Lideri Özgür Özel, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesi Denizli Büyükşehir Belediyesi seçimlerini partisinin kazanması durumunda CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum’a söz verdiği kırmızı motorsiklet ile belediye binasına geldi. Vatandaşların yoğun sevgi gösterileri arasında Delikliçınar Meydanı’ndan giriş yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nu ziyaret ederek, çalışmalarında başarılar diledi. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Genel Başkanım şehrimize, Denizli’mize hoş geldiniz. Sizleri burada ağırlamak bizim için büyük bir onur. Türkiye’de başlattığınız değişim yolculuğunun Denizli’de taçlanıyor olması bizim açımızdan bir keyif. Bu sürecin içinde gerek şahsıma, gerek Denizli örgütüne duymuş olduğunuz güvenden dolayı sizlere çok teşekkür ediyorum. Bizler de umarım sizleri mahcup etmemişizdir ki bu yolculuğumuzun sonunda sizleri Denizli Büyükşehir Belediyemizde ağırlıyoruz” dedi. “Denizli ittifakına, Türkiye ittifakına minnettarız” CHP Genel Başkanı Özgür Özel de, seçim sonrası 2018’de Çorlu’da yaşanan tren kazası davasını takip etmek için gittikleri Tekirdağ’dın ardından ilk ziyareti Denizli’ye yaptıklarını ve keyifli bir ziyaret gerçekleştirdiklerini belirtti. CHP lideri Özel, “Dün gece Denizli’de kaldım bu sabah Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönettiği Denizli Büyükşehir ve Merkezefendi ilçesinde uyandım, birazdan hemen yanımızda olan Pamukkale’miz var. Denizli’de 4 küçük ilçe belediyesi hariç bütün belediyeleri CHP kazandı. Bunu tek başına partiye mal etmiyoruz, Denizli ittifakı, Türkiye ittifakı kazandı. Denizli’deki uzun yıllardır mücadele eden çok sevgili sosyal demokratlar, Cumhuriyet Halk Partililer Denizli ittifakını kurdular. Her görüşten insanlarla bu ülkenin vatanına, bayrağına saygılı olan herkesle el ele, omuz omuza kazandık. Denizli ittifakına, Türkiye ittifakına minnettarız” ifadelerini kullandı. “Başkanlık makamına Denizlililer kimi seçtiyse, O oturur” Genel Başkan Özel, Başkan Çavuşoğlu’nun makam koltuğuna oturmasını rica ettiğini ifade ederek konuşmasına şöyle devam etti; "Başka siyasi partilerin liderleri geliyorlar ve belediye başkanın koltuğuna oturuyorlar. Bu koltuğa bir kişi oturabilir, Denizlililer kimi seçtiyse O oturur. Cumhuriyet Halk Partisi lideri olmak, siyasi parti lideri olmak kamu görevini yapan birisinin partisinden seçilmiş olduğu koltuğunu hak etmiş anlamına gelmez. Bu koltuğa 5 yıl boyunca Denizlililer Nuri Çavuşoğlu’na otur dedi. Bu koltuk onun koltuğudur. Nuri Başkan bu koltukta oturdukça tüm Denizli’ye karşı sorumluluğu vardır. Oy veren, vermeyen herkese karşı sorumludur " diye konuştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun hiçbir ayrım etmeksizin kent geneline hizmet edeceğini vurgulayan Genel Başkan Özel konuşmasına şöyle sürdürdü; “Ben kendisini biliyorum. İl Başkanlığı yaptığı süreçte, parti meclisindeki görevinden, Denizli Büyükşehir Belediyesi adaylığı sürecinden biliyorum. Son derece enerjik ve çalışkan bir arkadaşımız. Denizli’nin de birikmiş sorunlarını çözecek. Kamuoyunda çokça konuşulan borçlarını ödeyecek, hizmeti aksatmadan sürdürecek” dedi. Konuşmaların ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli Büyükşehir Belediyesi Şeref Defterini imzaladı.