SAĞLIK - 12 Kasım 2023 Pazar 13:57

Zatürre hastalığının belirtileri

A
A
A
Zatürre hastalığının belirtileri

Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü, zatürre hastalığının belirtileri ile ilgili yaptığı açıklamada, "Ateş, öksürük, balgam çıkarma, göğüs ağrısı en sık rastlanan belirtilerdir. Nefes darlığı, bilinç kaybı, bulantı-kusma, sık nefes alıp verme, kas-eklem ağrıları, halsizlik gibi belirtiler de görülebilir" ifadesi kullanıldı.


Kırıkkale İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, 12 Kasım tarihinin "Dünya Zatürre Günü" olarak belirlendiği ifade edildi. "Pnömoni"nin halk arasında "zatürre" hastalığı olarak bilindiği belirtilen açıklamada, "Akciğer dokusunu etkileyen, virüs ve daha nadiren mantarlara bağlı gelişen bir enfeksiyon hastalığıdır" denildi.


Açıklamada, pnömoniden ölüm oranının hastalığın ağırlığı ile ilişkili olarak yüzde 1 ile yüzde 60 arasında değiştiği ve hastanede tedavi edilen pnömonilerde oranın belirgin daha yüksek olduğu, zatürre erişkin yaştaki kişileri ve çocukları tüm dünyada etkilese de en çok Güney Asya ve Afrika’da görüldüğü aktarıldı.



"Halsizlik gibi belirtiler de görülebilir"


Çocukların burun ve boğazlarında bulunan virüs ve bakterilerin aspire edilerek akciğere ulaştığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:


"Mikropların akciğerlere ulaşması çeşitli yollarla olur. Örneğin; çocukların burun ve boğazlarında bulunan virüs ve bakteriler aspire edilerek akciğerlere ulaşıp hastalık oluşturabilirler. Yine, hasta bir kişinin öksürmesi veya aksırması sonucu havaya yayılan mikroplu damlacıkların solukla alınması da hastalığa neden olabilir. Daha nadir olarak, hastanın vücudundaki bir iltihap odağından mikroplar kan yoluyla akciğerlere ulaşabilirler. Ateş, öksürük, balgam çıkarma, göğüs ağrısı en sık rastlanan belirtilerdir. Nefes darlığı, bilinç kaybı, bulantı-kusma, sık nefes alıp verme, kas-eklem ağrıları, halsizlik gibi belirtiler de görülebilir. Ağır zatürre durumlarında bir hastada deri ve mukozanın mavi renk alması, ciddi nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı olabilir."



"Veriler 72 saat içinde sonuçlanır"


Antibiyotikler, bol sıvı alımı, istirahat, ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler gibi tedavilerin genellikle kullanıldığı aktarılan açıklamada, "Hastaneye yatması gereken hastalarda daha farklı tedaviler gerekebilir. Çok ağır zatürre durumlarında yoğun bakımda yatış, solunum desteği uygulanma zorunluluğu doğabilir. Zatürreye neden olan mikrobun belirlenmesi çoğu kez mümkün olmayabilir. Ancak zatürre tanısı konduktan sonra en kısa zamanda antibiyotik tedavinin başlanması gereklidir. Bu nedenle hastanın yaşı, kronik hastalıkları, zatürrenin şiddeti gibi durumlar dikkate alınarak antibiyotik tedavi başlanır. Balgamda herhangi bir mikrobun izlerinin tespiti ve bu mikrobun hangi antibiyotikle tedavi edilebileceğine dair veriler 72 saat içinde sonuçlanır. Sonuçlara göre antibiyotik tedavisi yeniden düzenlenebilir" değerlendirmesi yapıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Mesir Macunundan alabilmek için kazanın içine girdiler Manisa 486. Uluslararası Mesir Macunu Festivali, Ramazan Bayramının ikinci gününde Nevruz ateşinin yakılması, temsili Merkez Efendi ve Hafsa Sultan eşliğinde protokolün kortej yürüyüşü ve mesir macunu karma töreniyle başladı. Kazanda karılan mesir macunundan almak isteyen vatandaşlar, ellerindeki poşet, tencere ve plastik tabaklarla adeta birbirleriyle yarışırken, her sene olduğu gibi ortaya renkli görüntüler çıktı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Nevruz Bayramı şenlikleriyle beraber başladı. İlk olarak Cumhuriyet Meydanı’nda başlayan etkinliklerde, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, mesir komitesi üyeleri tarafından Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden etkinlikte şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sunuldu. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak’ın selamlama konuşması ve Nevruz’un önemine ilişkin yaptığı konuşmasının ardından protokol üyeleri Nevruz’un simgesi haline gelen renkli yumurtaları birbirleriyle tokuşturarak kırmaya çalışırken, Nevruz’un en önemli ritüellerinden olan örste demir dövüp ateş üzerinden atladı. Mesir Korteji düzenlendi Etkinlik, geleneksel hale gelen kortej yürüyüşüyle devam etti. Mesir Macunu sayesinde şifa bulan Hafsa Sultan ve Mesir Macununu hazırlayan Merkez Efendi’yi ve Manisa’da yetişen şehzadeleri temsil eden tiyatrocuların eşliğinde protokol üyeleri Manisalıları selamlayarak, Sultan Camii Külliyesi içerisinde yer alan Şifahanenin önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Törenlere Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa Milletvekilleri Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şifalı Mesir Macunu dualarla karıldı Mesir Karma Töreninin açılış konuşmasını yapan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, "Manisa hepimiz için çok önemli. Manisa deyince Mesir, Mesir deyince Manisa akla geliyor artık ve her yıl büyüyerek bu tanıtım anlamında da hem yurt dışında, yurt dışında bu gelenek, bu inanış büyüyerek devam ediyor. Her zaman söylediğim gibi biz Sultan Camii Kubbe ve minarelerinden sadece Mesir Macunu saçmıyoruz. İhtiyacı olanlara şifa, sevgi, kardeşlik, umut ve barış açıyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Şehrimizin gururu, kültürümüzün en kıymetli mirası olan Mesir Festivali geleneğimizin 486. yılını karşılamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün Manisa’mızda çifte bayram yaşıyoruz. 486 yıldır bu topraklarda mayalanan, hoşgörünün ve şifanın sembolü olan Mesir geleneğimizi bu yıl Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde sizlerle beraber karşılıyoruz. Bayramın o birleştirici ruhu ile Mesir’in kadim şifasının aynı gün buluşması şehrimiz için çok güzel ve anlamlı bir denk geliş. Bayramın huzuru ile Mesir’in şifası Manisa’mızın bereketli topraklarında birleşiyor. 486 yıl önce Merkez Efendi’nin Hafsa Sultan’ın şifa bulması için hazırladığı bu şifalı macun bugün sadece bir geleneği değil, hoşgörüyü, dayanışmayı ve bir arada yaşam kültürünü temsil ediyor" şeklinde konuştu. Manisa Mesir Macunu Festivalinin sosyal dayanışmanın bir örneği olduğunu ifade eden Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise şunları söyledi: "Mesir Festivali deyip geçmemek lazım. Klasik bir festival değil. Bir kere dünyanın en kadim ve en eski festivali Mesir festivalidir. Mesir Bayramı’dır. Aynı zamanda manevi olarak, şifa olarak inanç değerlerimiz açısından çok kıymetli bir bayramdır, bir festivaldir. Keza sağlık, sıhhat bulma açısından insanın ihtiyaçlarının önem hiyerarşisinde en önemlisi olan sağlık hizmetine erişimle ilgili o zamanın şartlarında en güzel ilaçlar terkip edilerek sunulmuştur. Aynı zamanda bir sağlık kurumunun ifadesidir" Kazanın içinde kıyasıya yarış Yapılan konuşmaların ardından Manisa İl Müftü Vekili Mehmet Nurlu’nun yaptırdığı dua ile birlikte Mesir Macunu kazanına 41 çeşit baharat ilave edilerek karıştırıldı. Protokol üyeleri tarafından hazırlanan temsili Mesir Macunu kazanı vatandaşların alabilmesi için sahneden aşağıya indirildi. Ellerinde kavanozlar, poşetler, plastik tabaklar ile kazanın içine ellerini daldıran vatandaşlar şifalı olduğuna inanılan Mesir Macunundan alabilmek için birbirleriyle yarışırken, ortaya her sene olduğu gibi renkli görüntüler çıktı. Sadece Manisalıların değil, İzmir, İstanbul gibi farklı illerden gelen vatandaşlar da macundan alabilmek için yarıştı. Kimi vatandaşlar mesir macununa bulanırken, macundan alabilen vatandaşlar ise yüzyıllardır yaşatılan geleneğin kendine has bir geleneği olduğunu ve her sene takip ettiklerini söyledi. Nevruz Bayramı ve Mesir Macunu Karma Töreniyle başlayan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii kubbe ve minarelerinden vatandaşlara 10 ton mesir macunu saçılmasıyla sona erecek.
Muğla Muğla’da çoraplar farkındalık için boyandı Muğla Büyükşehir Belediyesi 21 Mart Dünya Down Sendromlular Günü’nde farkındalık oluşturmak için etkinlikler düzenledi. 21 Mart Dünya Down Sendromlular Günü’nde Türkiye Sakatlar Derneği Muğla Şubesi ile birlikte Down Sendromu Farkındalık ve Bayramlaşma etkinliği düzenleyen Muğla Büyükşehir Belediyesi Kısa Mola merkezlerinde de farkındalık çalışmaları gerçekleştirdi. Türkiye’de ilk olan ve Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından il genelinde 9 merkezde hizmet veren Kısa Mola Merkezleri’nde farklı etkinlikler düzenlendi. Kısa Mola Merkezleri’nde 21 Mart Dünya Down Sendromlular Günü nedeniyle çorap, ağaç boyama etkinliği gerçekleştirildi. Farklı veya renkli çorap giymek, özellikle 21 Mart Down Sendromu Farkındalık Günü’nde kromozom farklılığına dikkat çekmek için yapılan uluslararası bir eylem olarak nitelendiriliyor. Down Sendromunun bir eksiklik değil genetik bir farklılık olduğunu, farklılıklarının hayatı güzelleştirdiğini, toplumu zenginleştirdiğini, sevgi ve anlayışla bu özel bireylerin yaşama daha sıkı bağlandığının vurgulandığı etkinliklere katılanlar keyifli vakit geçirdi. Bu özel gün için hazırlanan her çorap farklılıkların bir zenginlik olduğunu, her bireyin eşit ve değerli olduğunu hissettirmek için boyandı. Etkinlikte oluşturulan farkındalık ağacı da sevginin, emeğin ve birlikte olma ifadesi olarak öne çıktı. "Tüm renklerimizle, farklılıklarımızla güzeliz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras sevgi ikliminin hakim olduğu Muğla’da tüm vatandaşların eşit yaşam hakkına sahip olması, farklı renklerin bir arada mutlu yaşaması için çalıştıklarını söyledi. Başkan Aras; "Toplumumuzu bir arada tutan, güçlü olmasını sağlayan farklılıklarımızla birbirimize sahip çıkmamız ve sevmemizle doğru orantılıdır. Bir bahçeyi güzelleştiren rengarenk çiçekler gibiyiz ve bizler her rengimizle güçlüyüz. Down sendromunun genetik bir farklılık olduğunu 21 Mart nedeniyle bir kez daha vurguluyoruz. Bu farklılık bireylerin öğrenmesine, üretmesine ve topluma katkı sunmasına asla engel değil. Burada önemli olan fark etmek, anlamak, birlikte yaşama kültürünü güçlendirmektir. Muğlamızda tüm vatandaşlarımızın eşit, erişilebilir ve kapsayıcı yaşam hakkına sahip olması için çalışıyoruz ve diyoruz ki, Muğla’mızda biz tüm renklerimizle güzeliz" dedi.