ÇEVRE - 29 Ağustos 2021 Pazar 14:42

İstanbul için tehlike çanları çalıyor

A
A
A
İstanbul için tehlike çanları çalıyor

İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan barajların doluluk oranları 4 ayda yüzde 80,82’den 58,57’ye düştü.

İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan barajların doluluk oranları 4 ayda yüzde 80,82’den 58,57’ye düştü. Kazandere Barajı’nda Nisan ayında yüzde 76,1 seviyesinde olan su seviyesi yüzde 17,44’ye, Papuçdere’de ise 76,22’den yüzde 2,1’e gerilemesi dikkat çekti.


Yaz aylarının kurak geçmesiyle birlikte İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan barajların doluluk oranları azaldı. İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan 10 barajın doluluk oranı 4 ayda yüzde 80,82’den 58,57’ye düştü.


Kırklareli’nin Vize ilçesinde İstanbul’un su ihtiyacının karşılanması amacıyla Kazandere Barajı’nda Nisan ayında yüzde 76,1 seviyesinde olan su seviyesi yüzde 17,44’e, Papuçdere’de ise 76,22’den yüzde 2,1’e geriledi.


Kazandere ve Papuçdere barajlarının girişinde ‘Göle girmek tehlikelidir’ yazısı dikkat çekerken, gölün suyunun çekilerek azaldığı görüldü. Barajın diğer kısımlarında susuzluktan toprakların çatladığı gözlemlenirken çayır olan kısımlarında da çobanlar hayvanlarını otlatıyor.


Kazandere ve Papuçdere barajlarında su seviyesinin büyük oranda düştüğünü dile getiren Süleyman Duran, 4 ay önce su olan yerlerde şimdi hayvanlarını otlattıklarını ifade etti. Duran, “Böyle giderse sıkıntı yaşarız. Hayvanlarımız çamurdan su içiyor. Su yok, sıkıntı. 4 ay öncesine kadar barajda çok su vardı. Şimdi her gün 3 metre çekiliyor” dedi.


Barajlar arasında doluluk oranı en az olanları ise yüzde 2,1 ile Pabuçdere, yüzde 17,44 ile Kazandere, yüzde 19,57 ile Istrancalar şeklinde ölçüldü.


İstanbul’daki barajların son doluluk oranı ise şöyle ölçüldü:


“Ömerli yüzde 88,9, Pabuçdere yüzde 2,1, Sazlıdere yüzde 31,15, Büyükçekmece yüzde 53,74, Alibey yüzde 28,2, Terkos yüzde 66,11, Kazandere yüzde 17,44, Elmalı yüzde 71,85, Darlık yüzde 60,01, Istrancalar yüzde 19, 57”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.