ASAYİŞ - 07 Ekim 2021 Perşembe 09:46

Şişkin çanta hırsızı ele verdi

A
A
A
Şişkin çanta hırsızı ele verdi

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesi Büyükkarıştıran beldesinde faaliyet gösteren oyuncak fabrikasından 24 kutu oyun hamuru çalan işçiyi, şişkin çantası ele verdi.

Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesi Büyükkarıştıran beldesinde faaliyet gösteren oyuncak fabrikasından 24 kutu oyun hamuru çalan işçiyi, şişkin çantası ele verdi.


Olay, akşamüstü saatlerinde bölgemizde faaliyet gösteren bir oyuncak fabrikasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, fabrika işçilerinden T.A. (27), üretim alanından oyuncak çaldı ve vardiya bitiminde fabrikadan ayrılacağı sırada güvenlik görevlilerinin kontrolü sonucu yakalandı.


08.00 - 16.00 vardiyasından çıkarken sırt çantasının aşırı kabarık olduğu fark edilen şüpheli şahsın sırt çantasında yapılan aramalarda, 24 kutu oyun hamuru, 1 kutu kinetik kum eğlence seti, 1 poşet toka seti ve 1 adet plastik oyuncak tamir kutusunu çaldığı belirlendi.


Jandarma Karakolu’nda ‘Hırsızlık’ gerekçesiyle ifadesi alınan şüpheli T.A., çıkarıldığı nöbetçi mahkemede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Afrika Türkiye İşbirliği Platformu Başkanı Genç: "Türkiye’nin Afrika’da tercih edilmesinin nedeni yaklaşımının ortak çıkara dayanması" Afrika Türkiye İşbirliği Platformu Başkanı Osman Genç, "Türkiye’nin Afrika’da giderek daha fazla tercih edilmesinin en önemli nedenlerinden biri, Türkiye’nin karşılıklı saygıya, ortak çıkara ve uzun vadeli işbirliğine dayanan yaklaşımı" dedi. Afrika Türkiye İşbirliği Platformu Başkanı Osman Genç, Türkiye Afrika küresel ekonomik iş birliğini değerlendirdi. Türkiye’nin, Afrika Boynuzu’nda sadece bir yardım koridoru değil, küresel sistemin kurallarını belirleyen bir güç haline geldiğini aktaran Genç, Türkiye’nin, Afrika’ya sadece yatırım yapan bir ülke değil; aynı zamanda üretim tecrübesini paylaşan bir ülke olduğuna dikkati çekti. Afrika ile Türkiye arasındaki ilişkilerin artık klasik ticaret ilişkilerinin çok ötesine geçtiğinin altını çizen Genç, "Bugün Afrika ülkeleri yalnızca ürün satın alan ya da ham madde ihraç eden ekonomiler olmak istemiyor. Sanayileşmek, üretmek, teknoloji geliştirmek ve küresel tedarik zincirlerinde daha güçlü bir yer edinmek istiyorlar. Türkiye’nin yaklaşımı da tam olarak bu noktada Afrika’da karşılık buluyor. Çünkü Türkiye, Afrika’ya sadece yatırım yapan bir ülke değil; aynı zamanda üretim tecrübesini paylaşan, ortak kalkınma vizyonu sunan güvenilir bir ortak olarak görülüyor" diye konuştu. "Türkiye ile Cezayir arasındaki ekonomik ilişkiler sadece ithalat ve ihracattan ibaret değil" Cezayir ile Türkiye arasında gelişen ilişkilerin bu yeni dönemin en önemli örneklerinden biri olduğunu savunan Genç, "Cezayir sadece enerji kaynakları açısından değil, Avrupa ile Afrika arasında stratejik bir geçiş noktası olması nedeniyle de çok kritik bir ülke. Bugün Türkiye ile Cezayir arasındaki ekonomik ilişkiler sadece ithalat ve ihracattan ibaret değil. Ortak sanayi bölgeleri, enerji yatırımları, altyapı projeleri ve üretim işbirlikleri üzerinden daha derin ve uzun vadeli bir ortaklık modeli inşa ediliyor" değerlendirmesine bulundu. "Türkiye enerji koridorlarının merkezinde bulunan bir ülke" Genç, enerji alanındaki iş birliğinin gelecek dönemin en stratejik başlıklarından biri olacağını belirterek, "Dünya artık enerji güvenliğini yeniden tanımlıyor. Cezayir doğal gaz ve LNG kapasitesiyle önemli bir enerji üreticisi konumunda. Türkiye ise enerji koridorlarının merkezinde bulunan bir ülke. Bu nedenle iki taraf arasındaki iş birliği sadece enerji ticareti değil; petrokimya, yenilenebilir enerji ve hatta yeşil hidrojen gibi alanlara doğru genişliyor" ifadelerine yer verdi. Afrika ülkelerinin güvenlik alanında da yeni ortaklık modelleri aradığı sözlerine ekleyen Genç, "Türkiye burada sadece savunma ürünü satan bir aktör olarak değil; eğitim veren, teknoloji paylaşan ve kapasite geliştiren bir ortak olarak öne çıkıyor. Özellikle sınır güvenliği, terörle mücadele, deniz güvenliği ve savunma sanayi alanındaki iş birlikleri önümüzdeki dönemde daha da derinleşecektir" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin üretim kapasitesi ile Afrika’nın genç iş gücü birleştiğinde ortaya çok güçlü bir ekonomik sinerji çıkabilir" Genç, Afrika dünyanın en genç nüfusuna sahip kıtası olduğuna vurgu yaparak, "Bu çok büyük bir potansiyel anlamına geliyor. Türkiye’nin üretim kapasitesi ve sanayi deneyimi ile Afrika’nın genç iş gücü birleştiğinde ortaya çok güçlü bir ekonomik sinerji çıkabilir. Tekstil, tarım teknolojileri, gıda işleme, sağlık sanayisi ve lojistik gibi alanlarda ortak üretim modellerinin yaygınlaşacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Önümüzdeki dönemde Türkiye-Afrika ilişkileri yalnızca ticaret hacimleriyle konuşulmayacak" Afrika ülkelerinin küresel sistemde tek bir merkeze bağımlı olmak istemediğinin altını çizen Genç, sözlerine şu şekilde devam etti: "Daha dengeli, daha eşitlikçi ve karşılıklı kazanca dayalı ortaklıklar arıyorlar. Türkiye’nin Afrika’da giderek daha fazla tercih edilmesinin en önemli nedenlerinden biri de budur. Türkiye’nin yaklaşımı karşılıklı saygıya, ortak çıkara ve uzun vadeli iş birliğine dayanıyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye-Afrika ilişkileri yalnızca ticaret hacimleriyle konuşulmayacak. Enerji güvenliği, teknoloji transferi, ortak üretim, lojistik koridorları ve bölgesel istikrar gibi çok daha stratejik alanlarda yeni bir döneme giriyoruz. Bu ilişki artık sadece ekonomik değil; aynı zamanda jeopolitik bir ortaklık niteliği taşımaya başlamıştır."
Diyarbakır Diyarbakır’da "Geleneksel Mayalı Ekmek Festivali" düzenlendi Diyarbakır Maya Okulları öğrencileri, ekmeğin yolculuğunu "Geleneksel Mayalı Ekmek Festivali"nde uygulamalı olarak gerçekleştirdi. Diyarbakır Maya Okulları’nda okulun geleneksel hale gelen ve her yıl kutlanan ’Mayalı Ekmek Şenliği’, bu sene de kapılarını rengarenk atölyeler ve Anadolu kokan etkinliklerle açtı. Festival kapsamında okul bahçesinin dört bir yanı birer yaşam alanına dönüştürüldü. Veliler ve çocuklarla beraber geleneksel oyunlarla burada el ele vererek unutulmaz anılar biriktirdi. Ata tohumunun ekmeğe dönüşme hikayesi kapsamında çocuklar ve veliler çeşit çeşit etkinlikler yaptılar. İngilizce ve kodlama atölyelerinde çocuklar geleceğin dünyasına hazırlanırken, ebru sanatı ve el baskısı atölyelerinde renklerin suyla dansını keşfedip, parmak boyalarıyla hayallerini tuvale döktürdü. Mayalı ekmeğin hikayesi standında ise çocuklara toprağın ve emeğin değeri aşılandı. Şenlikte öğrenciler, geleneksel oyunlarla keyifli vakit geçirdi. Maya Okulları Müdürü Erdi Akyıldız, bugün Mayalı Ekmek Günü’nü kutladıklarını ve Türkiye genelindeki Maya Okullarında kutlanan geleneksel bir gün olduğunu söyledi. Akyıldız, "Maya Okulları olarak Türkiye geneli 24 yıldır bu günü kutluyoruz. Diyarbakır olarak yöresel lezzetlerimizi, yöresel oyunlarımızı hem oynamak hem tattırmak ve daha da önemlisi çocuklarımızı ekrandan uzaklaştırarak aileleriyle beraber kaliteli zaman geçirmek için böyle bir etkinlik planladık. Yaklaşık bin 5 ile 2 bin arası katılım var. Velilerimiz de bunu merakla bekliyordu. Her yıl geleneksel olarak bunu sürdürmeyi planlıyoruz. Bu şekilde devam edeceğiz. Biliyorsunuz artık evlerimizde ekmek yapılmıyor, maya kullanılmıyor. Hem bunu özendirmek hem de burada tattırmak istiyoruz. Eski annelerimizin, ninelerimizin yapmış olduğu mayalı ekmekleri tattırmak istiyoruz. Yine reyhan şerbetimiz bölgemizin, ilimizin çok güzel bir içeceği. Bunun yanında ayran, limonata gibi içeceklerle gazlı içeceklerden uzaklaştırmayı, sağlıklı beslenmeyi teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Geleneksel olduğu için burada yedinci yıldır Mayalı Ekmek Günleri’ni kutluyoruz. Artık velilerimiz de işi biliyorlar. Herkes gelirken sandalyesini, masasını alıp burada güzel bir gün geçiriyor. Biz de hepsine teşekkür ediyoruz" dedi. Velilerden Sultan Aktaş, Maya Okulu’nun yapmış olduğu Mayalı Ekmek Etkinliği için çocuğuyla birlikte geldiğini ifade etti. Aktaş, "Burada çocuklarımıza aslında Maya Okulu’nun temel ana yapısı olan kültürel değerlerimizi hatırlatmak, geçmişten gelen ata tohumlarımızı ve ailesel kültürlerimizi yeniden yaşatmak amacıyla bulunuyoruz. Çocuklarımıza bu duygunun temelini tekrar hissettirmek istiyoruz. Okulun da burada çocuklarımız üzerinde büyük bir desteği var. Burada buğdayın, ekmeğin nereden oluştuğunu, nereden geldiğini, ana kaynağının buğday olduğunu ve nasıl öğütüldüğünü çocuklara anlatarak kültürümüzün başlangıç noktasına dair farkındalık oluşturmak amacıyla güzel bir etkinlik çerçevesinde çocuklarımızı toplamış bulunmaktalar. Bunun için kendilerine çok teşekkür ederiz. 2 yıldır bu atmosferin içerisindeyiz. Her şey çok güzel. Çocuklarımız gerçekten verimli bir şekilde tüm etkinliklere katılarak güzel vakit geçiriyor. Bu bizler için de, veliler için de büyük bir mutluluk. Her şey için okulumuza teşekkür ederiz. Biz tabii ki çocukluğumuzu hatırlıyoruz. Annelerimiz bize hamuru mayalayıp hamurdan ekmekler, çörekler yapardı. Açıkçası çocukluğumuza döndük diyebiliriz. Çocuklarımızın da burada bu duyguyu hissetmesi bizler adına güzel bir duygu oldu. O yüzden gerçekten güzel bir etkinlik altında toplanmış bulunmaktayız burada" ifadelerini kullandı. Bir diğer veli Rıdvan Çelik ise, 4 yıldır düzenlenen Mayalı Ekmek Günleri’ne katılım sağladıklarını aktardı. Çelik, "Özellikle ekmeğin hikâyesi kısmında, çocuklarımızın bizim eskiden yaşadığımız deneyimleri görememesi nedeniyle en azından geçmişe bir yolculuk yaparak o eski deneyimleri yaşamalarını istiyoruz. Bu şekilde okulun bütün velileri ve çocukları bir araya geliyor, herkes okulla bütünleşiyor. Yılda bir kez gerçekleştirilen bu etkinlikte çocuklarımız da bizler de gayet mutlu bir şekilde eğleniyoruz" şeklinde konuştu. Öğrencilerden Mina Sırımsı, çok eğlendiğini söyledi. Sırımsı, "Mayalı ekmek yapmayı öğrendim. Mayanın nasıl yapıldığını ne işe yaradığını öğrendim. Çok hoşuma gitti etkinlik" dedi. Başka bir öğrenci Beril Akbulut ise, etkinlikte eğlendiklerini aktardı. Akbulut, "Oyunlar oynadık. Yiyecekler yedik çok keyifliydi. Buğdayı una, unu da ekmeğe çevirmeyi öğrendik" dedi. Öğrencilerden Jinda Deniz Alver de, çok güzel bir gün olduğunu özellikle bugünü sabırsızlıkla beklediğini ve Mayalı Ekmek Günlerini çok sevdiğini söyledi. Öğrencilerden Masal Ecrin Özsoy da, bugün Mayalı Ekmek Günü etkinliğine katıldığını için çok mutlu olduğunu aktardı.
Bursa İnegöl Belediyesi Modern Hayvan Pazarı, yüzde 100’e ulaştı Kurban Bayramı’na 10 gün kala İnegöl Belediyesi Modern Hayvan Pazarında ülkenin dört bir yanından gelen kurbanlıklarla doluluk oranı yüzde 100’e ulaşırken, hayvanların ise yüzde 65’inin satıldı. Modern pazarda sunulan imkanlarla hem satıcı hem alıcının memnuniyet duyması dikkat çekti. Kurban Bayramı’na sayılı günler kala İnegöl Belediyesi Modern Hayvan Pazarı’nda yoğunluk en üst seviyeye ulaştı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen besicilerin buluşma noktası haline gelen modern hayvan pazarı, bu yıl da hem satıcılardan hem vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Muş, Kars, Ardahan, Erzurum, Bayburt, Bilecik, Eskişehir ve çevre ilçelerin yanı sıra İnegöllü esnafların da yer aldığı pazarda tüm alanlar dolarken, satışa sunulan kurbanlıkların yaklaşık yüzde 65’inin şimdiden alıcı bulduğu belirtildi. Vatandaşların güvenli ve sağlıklı şekilde kurbanlık alışverişi yapabilmesi için tüm detayların titizlikle planlandığı İnegöl Belediyesi Hayvan Pazarı; modern yapısı, hijyenik ortamı ve sunduğu imkanlarla hem alıcıları hem satıcıları memnun ediyor. Pazara giriş yapan tüm hayvanların sağlık kontrolleri, küpe ve evrak denetimleri gerçekleştirilirken, veteriner kontrollerinden geçen hayvanlar satış alanına kabul ediliyor. Kurban kesim süreçlerinin de düzenli şekilde yürütülmesi amacıyla büyükbaş hayvanlar için 8 ayrı kesim noktası bulunuyor. Kesilen kurbanlıkların 4 parçaya ayrılarak teslim edildiği sistemde, vatandaşların etlerini özel araçlarına daha rahat taşıyabilmeleri için İnegöl Belediyesi tarafından et taşıma aracı hizmeti de sunuluyor. Kesim sırasını bekleyen vatandaşlar için sosyal alanların da düşünüldüğü pazarda çay ocağı ve dinlenme alanlarının yer aldığı sosyal tesisler hizmet verirken, pazarın hemen yanında bulunan yeşil alanda ise dileyen vatandaşlar kendi kurban kesimlerini gerçekleştirebiliyor. İnegöl Belediyesi’nin modern şehir vizyonunun önemli projelerinden biri olarak hizmet veren hayvan pazarı, Kurban Bayramı öncesinde bölgenin en önemli ticaret merkezlerinden biri haline geldi. Belediye Başkanı Alper Taban da Kurban Bayramı öncesi pazardaki hareketliliğe ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Modern Hayvan Pazarımızda çok güzel bir hareketlilik yaşanıyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen besicilerimizi İnegöl’ümüzde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Tüm satıcılarımıza hayırlı, bereketli ve bol kazançlı bir sezon diliyorum. Vatandaşlarımızın güvenli, sağlıklı ve düzenli bir ortamda kurbanlık alışverişlerini yapabilmeleri adına tüm çalışmalarımızı tamamladık. Tüm hemşerilerimizi Modern Hayvan Pazarımıza davet ediyorum. Ayrıca vatandaşlarımızın ulaşım konusunda kolaylık yaşamaları adına 612T hattımız da hayvan pazarı seferlerine başladı."
Bursa BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekli yedi UR-GE projesi kapsamında 160 kişilik dev bir ticaret heyetiyle Etiyopya’ya çıkarma yaptı. Mobilya, inşaat ve yapı malzemeleri, kimya, bebek ve çocuk konfeksiyonu ile ev tekstili sektörlerinde faaliyet gösteren Bursalı firmalar iki gün boyunca 2 binin üzerinde Etiyopyalı firma ile ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projelere imza atan BTSO, Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ticaret heyeti faaliyetini düzenledi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleştirilen B2B organizasyonuna iki gün boyunca 2 bini aşkın Etiyopyalı firma katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursalı firmaların ihracat potansiyellerini güçlendirmenin ve nitelikli alıcılarla buluşmalarını sağlamanın öncelikli görevleri arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttükleri UR-GE projeleriyle önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Burkay, şunları söyledi; "Bu projelerimizde Afrika ülkelerine özel bir önem veriyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan Afrika açılım stratejisi kapsamında Bursa iş dünyası olarak Afrika ülkelerinde ortak iş ve yatırım forumları, toplantılar ve fuarlar gerçekleştiriyor, ikili iş birliği alanlarını genişletiyoruz. Bugüne kadar Cezayir’den Gana’ya, Nijerya’dan Fas ve Libya’ya kadar pek çok Afrika ülkesinde iş birliklerine imza attık. Etiyopya’ya ise bugüne kadar düzenlenen en büyük ticaret heyetlerinden birini organize ettik." Küresel ticarette trendlerin değiştiği bir süreçten geçildiğini kaydeden Burkay, Bursa’nın farklı sektörlerdeki üretim yeteneğiyle Afrika ülkelerine güçlü bir ortaklık sunduğunu söyledi. Burkay, "130 milyonu aşkın nüfusuyla Etiyopya ile iş birliğinin bizim için ayrı bir yeri var. Bu ülke ihracatçılarımız için önemli fırsatlar barındırıyor. BTSO’nun gücü ve vizyonuyla bundan sonra da Türkiye’nin ihracat hedeflerine yön veren öncü çalışmalara imza atmaya ve 2030 hedeflerimize kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğiz." dedi. Burkay, ayrıca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a, etkinliği ziyaret eden İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya’ya, Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran’a ve Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a destekleri için teşekkür etti. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da programa davetleri için BTSO’ya teşekkür ederek organizasyonun çok güçlü olduğunu söyledi. Genel Müdür Kılıçkaya, "Türkiye’den çok güçlü bir katılım oldu. Bursa’mızın bebek çocuk giyiminden inşaat sektörüne, kimyadan mobilyaya bütün UR-GE’lerin olduğu güçlü bir karmayla çok güçlü bir çıkarma yapıldı. Etiyopya önemli bir ülke. 130 milyonu aşkın nüfusuyla Afrika’nın önemli giriş noktalarından biri. Ülkemizin de bu coğrafyada rekabet avantajı var. Birçok sektörde lider ülkeyiz." ifadelerini kullandı. Kılıçkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının sahadaki karşılığını gördüklerini söyledi. UR-GE projelerinin Ticaret Bakanlığı’nın önemli desteklerinden biri olduğunu belirten Kılıçkaya, BTSO’nun UR-GE çalışmalarını en etkili kullanan iş birliği kuruluşlarından biri olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi; "Bugüne kadar BTSO 48 UR-GE projesi hayata geçirmiş, 17’si aktif olarak devam ediyor. Pazar araştırması, fuar destekleri, tanıtım destekleri ve e-ihracat destekleriyle BTSO ve Bursalı ihracatçılarımıza katkı sunmaya devam ediyoruz. Firmalarımız için altyapı oluşturmak ve destek vermek devlet olarak bizim görevimiz. Girişimcilerimiz çok cesaretli. Afrika pazarında güçlü bir şekilde varız, var olmaya da devam edeceğiz." Heyete katılan firma temsilcileri de Etiyopya pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün üretim kalitesini dünyanın farklı coğrafyalarına taşımak için çalıştıklarını belirterek, Etiyopya organizasyonunun bu hedef açısından önemli olduğunu söyledi. Bayezit, Ticaret Bakanlığı ve BTSO’ya destekleri için teşekkür etti. BTSO üyelerinden Ömer Annaç, organizasyon kapsamında çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, "Beklentimizin üzerinde bir program oldu. Afrika pazarına ürün satabilir miyiz diye endişelerimiz vardı ancak düşündüğümüzden çok daha iyi geçti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın liderlik ettiği UR-GE projeleri firmamızın bakış açısını değiştirdi. Bursa ile sınırlı kalmadık, dünyaya açıldık. Bu projelerin devam etmesini diliyoruz" dedi. Mobilya sektörü temsilcilerinden Defne Sabahyıldızı ise ilk kez bir UR-GE projesiyle yurt dışındaki bir etkinliğe katıldıklarını belirterek, "Yeni bir markayız. Bu kadar kısa sürede yurt dışına açılacağımızı düşünmüyorduk. BTSO sayesinde ikinci yılımız dolmadan Etiyopya’dayız. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Gelen talepler dolayısıyla çok mutlu ve gururluyuz" ifadelerini kullandı. Asansör sektöründe faaliyet gösteren BTSO Meclis Üyesi Osman Arslan, Etiyopya’yı önceden araştırdıklarını ve ciddi bir potansiyel gördüklerini belirtti. Görüşmelerin çok yoğun geçtiğini kaydeden Arslan, "Birçok firmadan ofislerine davet aldık. Hepsini planlayıp ziyaret edeceğiz. Bu pazarı değerlendirmek adına tekrar seyahat etmeyi düşünüyoruz" dedi. BTSO Meclis Üyesi ve Mobilya UR-GE katılımcısı Sevgi Saygın ise beş farklı sektörün aynı organizasyonda yer almasının önemli bir zenginlik oluşturduğunu belirterek, "Etiyopya genç nüfusu ve büyüme potansiyeliyle gelecekte parlayan yıldızlardan biri olacak gibi görünüyor. Gelecek adına umut verici bir pazar" diye konuştu. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mehmet Şah Baylan ise Etiyopya’nın 130 milyonluk genç nüfusuyla büyük bir pazar olduğunu belirterek, "İlk etapta ticaret kadar bu pazarı tanımak ve doğru partnerler bulmak da önemli. Afrika pazarına ilk gelişimiz. BTSO sayesinde burayı tanıma fırsatı bulduk" dedi. BTSO 25. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım da Etiyopya’nın Afrika pazarında stratejik bir role sahip olduğunu ifade ederek, "Burada yaptığımız görüşmeleri bir tohum olarak görüyoruz. Yeni bir pazar ancak Türk ürünlerine karşı ciddi bir talep var. Bu talebi karşılayabilecek güçteyiz" diye konuştu. Patentli ısı cam üretimi gerçekleştiren Selma Özsabuncu da organizasyona yoğun ilgi olduğunu belirterek, "Etiyopya’da böyle bir potansiyel olduğunu düşünerek gelmemiştim. İnşaat sektörü ve teknoloji alanında ciddi ihtiyaçlar var. Türk ürünlerinin kaliteli olduğundan özellikle bahsediyorlar" ifadelerini kullandı. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mithat Özdemir ise organizasyonun beklentilerinin çok üzerinde geçtiğini belirterek, "Müşteriler ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Uzun vadeli düşünüldüğünde burada çok iyi işler yapılacağını düşünüyorum. Afrika’nın Türk milletine olan teveccühü de çok önemli" dedi. BTSO Meclis Üyesi Muzaffer Loyan ise Etiyopya’da beklediklerinden çok daha sıcak karşılandıklarını ifade ederek, "Nakliye konusunda Cibuti üzerinden kolay ürün gönderimi yapılabildiğini öğrendik. Sektörlerimize karşı ciddi bir ilgi var. BTSO’nun UR-GE projeleri gerçekten çok başarılı ilerliyor." değerlendirmesinde bulundu. Bebek ve çocuk konfeksiyonu temsilcilerinden Ömer Yıldız ise Etiyopya’nın büyük ve bakir bir pazar olduğuna dikkat çekerek, "Üretim gücümüz ve tasarım kabiliyetimiz çok ileri noktada. Belki kısa vadede değil ama önümüzdeki süreçte tüm sektörlerimiz burada önemli işler yapacaktır" dedi. Serkan Kral da Etiyopya pazarının beklentilerinin üzerinde bir katılım gösterdiğini belirterek, "Türk ürünlerini kaliteli buluyorlar. Çin’e göre daha iyi bir algımız var. Bu pazarda güçlü olacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Colorex firmasından Murat Doğan ise organizasyonun çok verimli geçtiğini belirterek, "Potansiyel müşteriler doğrudan geliyor. Bugün kartvizitlerim bitti, burada yeniden kartvizit bastırmak zorunda kaldık. Avrupa odaklı ihracatımızın yanında Etiyopya’dan da doğrudan sonuç alabileceğimizi düşünüyorum" dedi. Etkinliğe katılan bebek ve çocuk konfeksiyonu üreticileri, organizasyon sonunda sergiledikleri çocuk kıyafetlerini Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Etiyopya’daki yetimhanelere bağışladı.
Eskişehir Eskişehir Türk Ocağı 13. Gençlik Kurultayı sonuçlandı Eskişehir Türk Ocağı tarafından "Aile, Nüfus, Toplum ve Eğitim" ana temasıyla düzenlenen 13. Gençlik Kurultayı, iki gün süren yoğun çalışmaların ardından başarıyla tamamlandı. Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun açılış konuşmasıyla başlayan ve mezun gençlerin 21 bildiri sunduğu kurultay, Dr. Esma Yürük, Dr. Yılmaz Köprücü ve Dr. Alper Yıldırım’dan oluşan Değerlendirme Kurulu’nun hazırladığı sonuç raporunun oy birliğiyle kabul edilmesiyle sona erdi. Türk Ocakları Eskişehir Şubesi’nin millî kültürü yaşatma ve şuurlu bir gençlik yetiştirme ülküsü doğrultusunda düzenlenen kurultayda sunulan tebliğlerin büyük geneli, iki yıl boyunca uzman akademisyenlerden yoğun seminerler alan Millî Mefkûre Mektebi bünyesindeki Türk Ocaklı gençler tarafından hazırlandı. Kurultay sonrasında kamuoyuna ilan edilen sonuç beyannamesinde, Türk milletinin kültürel devamlılığının ve toplumsal dayanışmasının temel taşı olan aile kurumunun korunmasının millî bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Türkiye’nin nüfus yapısındaki değişimlerin dikkatle takip edilerek genç nüfusu destekleyen uzun vadeli politikaların geliştirilmesi gerektiği belirtilen raporda, eğitim sisteminin millî kimliği, ahlaki değerleri ve tarih bilincini güçlendiren bir anlayışla yapılandırılması istendi. Dijitalleşmenin aile ve gençlik üzerindeki etkilerine karşı kültürel bilinç ile dijital okuryazarlığın artırılması gerektiğine değinilirken, gençlerin eğitim, istihdam ve gelecek kaygılarına çözüm üretecek sürdürülebilir sosyal politikaların hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Beyannamenin devamında, itibarı sarsılan öğretmenlik mesleğinin yeniden güçlendirilmesi için millî kültür, şahsiyet eğitimi ve toplumsal sorumluluk anlayışının esas alınması gerektiği ifade edildi. Çocuk işçiliği, suça sürüklenen çocuklar ve eğitim dışına çıkan gençler konusunda devlet-toplum iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedilirken, Türkçenin doğru, etkili ve bilinçli kullanımının millî kimliğin korunması açısından hayati önem taşıdığı aktarıldı. Türk dünyasıyla kültürel ve akademik bağları güçlendirecek gençlik çalışmalarının artırılması ve ortak medeniyet şuurunun yeni nesillere aktarılması gerektiği belirtilen raporda, Türk Ocakları’nın tarihî misyonuna uygun olarak millî mefkûre sahibi, ahlâklı, çalışkan ve vatan sorumluluğu taşıyan gençlerin yetiştirilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önemde olduğu hatırlatıldı. Geleceğe yön verecek gençliğin yetiştirilmesi bakımından anlamlı düşüncelerin ifade edildiği kurultayda, Türk milletinin güçlü geleceğinin ancak sağlam aile yapısı, nitelikli eğitim anlayışı ve millî şuura sahip genç nesillerle mümkün olacağı bir kez daha vurgulandı. Kurultayın kapanışında Değerlendirme Kurulu, önümüzdeki yıl düzenlenecek olan 2027 Yılı 14. Gençlik Kurultayı’nın ana konusunun "Küresel Dönüşüm Sürecinde Türk Dünyası: Stratejik İş birliği ve Gelecek Vizyonu" olarak belirlenmesini teklif etti.