ÇEVRE - 03 Mart 2024 Pazar 13:37

Erken çiçek açan meyve ağaçları üreticiyi endişelendiriyor

A
A
A
Erken çiçek açan meyve ağaçları üreticiyi endişelendiriyor

Hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi sebebiyle Kırklareli’de çiçek açan meyve ağaçları üreticiyi endişelendiriyor.


Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri üzerinde seyretmesi sebebiyle meyve ağaçları erken çiçek açmaya başladı. Bölgede yüzlerce meyve ağacı havanın sıcaklığına aldanarak çiçek açarken, kış aylarındaki bu durum üreticileri hayrete düşürdü. Ağaçların bu mevsimde çiçek açmasının iyi olmadığını vurgulayan üreticiler, mart ayı olmasına rağmen don olduğu takdirde meyvelerin zarar göreceğini belirtti.


Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Şaylan, kış aylarının ılık geçmesiyle meyve ağaçlarının çiçek açığını belirterek, "Kış aylarının ılıman gitmesi dolayısıyla erik ve badem ağaçlarımız maalesef istemediğimiz halde çiçek açtılar. Erken günlerdi, Mart aylarında don olmaz ise sıkıntı olmayacak ama don gelirse gene bu sene erik badem ağlarında meyve tutumu olmaz. Mevsimlerin iklim değişikliğinden kaynaklı bir ay ileriye doğru sarmasından kaynaklanan kışında ılık geçmesinden dolayı badem ve erik ağaçlarımız çiçek açmış vaziyette, bu yüzden de üreticilerimiz kaygı içerisinde" dedi.



Erken çiçek açan meyve ağaçları üreticiyi endişelendiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen deneysel araştırmada, Trokserutin’in nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı şekilde incelendi. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünü yaptığı "Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması" başlıklı bilimsel çalışma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu. TÜBİTAK destekli projede, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, ilerleyici ve geri dönüşümsüz özellikteki nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığı vurgulandı. "Yaşlanan nüfusla hastalıklar artıyor" Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını belirterek, "Dünya nüfusu yaşlandıkça hem Türkiye’de hem de dünyada Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliği yer almaktadır" dedi. Araştırmada deneysel model kullanıldığını ifade eden Demir, "Mikrocerrahi yöntemle denekler üzerinde kainik asit kullanarak nörodejenerasyon modeli oluşturduk. Bu modelde beyin hasarı ve nöron kaybını gözlemleyerek hastalığın mekanizmasını inceleme imkânı bulduk" diye konuştu. "Trokserutin umut verdi" Çalışmada Trokserutin’in etkilerini incelediklerini kaydeden Demir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Son dönemde önem kazanan Galektin-3 proteini üzerine de yoğunlaştık. Trokserutinin hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını, ayrıca Galektin-3 seviyelerini düşürdüğünü tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu." Elde edilen bulguların gelecekte yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini vurgulayan Demir, "Bu çalışma dünya ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Uluslararası saygın bir dergide yayınlanmak üzere kabul edildi. Bu bizim için son derece umut verici" ifadelerini kullandı.