POLİTİKA - 16 Aralık 2024 Pazartesi 18:22

İBB Başkanı İmamoğlu: “İstanbul’un bir başka sorunu, batıya karşı yani size yakın olan Trakya tarafı İstanbul’un suyunun üçte ikisini harcıyor”

A
A
A
İBB Başkanı İmamoğlu: “İstanbul’un bir başka sorunu, batıya karşı yani size yakın olan Trakya tarafı İstanbul’un suyunun üçte ikisini harcıyor”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul’un bir başka sorunu, batıya karşı yani size yakın olan Trakya tarafı İstanbul’un suyunun üçte ikisini harcıyor, üçte birini Anadolu yakası harcıyor. Onun için bu bölgede olan kaynaklar ve su bizim için daha da önemli bir yerde” dedi.


CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kırklareli’nin Vize ilçesinde İSKİ Istıranca Su Havzası Atik Su temel atma törenine katıldı. Törende konuşan İmamoğlu, Trakya’nın özel bir coğrafyaya sahip oluğunu ifade ederek, “Trakya çok özel bir coğrafyamız, yani dünya güzeli, dünya verimlilik sanki burada fışkırıyor. Çok korumamız gereken bir saha bu. Her karış toprağımız çok değerli. Ülkemizin her milimetrekaresi çok değerli. Ama Trakya’nın elbette özel bir konumu var. Doğasıyla, coğrafi ve stratejik konumuyla, verimliliğiyle çok özel bir yer. Aynı zamanda lokasyonu elbette ve İstanbul’umuz için başta olmak üzere bütün Türkiye açısından lojistik olarak da değerli bir noktada ama iyi planlanmadığı zaman Allah muhafaza, Allah korusun gerçekten kayıplarımız çok olur ve çok üzülürüz. O bakımdan her adımı bizi ilgilendiriyor” diye konuştu.


İmamoğlu, Trakya Bölgesi’nin suyunu, havasını, ulaşımını, yaşamını, yaşamın kalitesini, köylerini, tarımını, her şeyini A’dan Z’ye düşünerek bir planlama çalışması yaptıklarını belirterek, “Bugün buraya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak sizlerin bir hemşehrisi olarak geldim ama aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı olarak da yerel yönetimlerin sorunları, sıkıntıları ve birbiriyle etkileşimleriyle, coğrafi çözümleriyle ilgili olmak zorundayız. Tabii İstanbul olarak da sadece İstanbul’u planlama değil, özellikle İstanbul Planlama Ajansı bünyesinde kurduğumuz Marmara masasıyla yerel yönetimlerle özel olarak ilgilendiğimiz gibi İstanbul’un üç gerçek planını yaparken Marmara Bölgesi’nin tamamını ve özellikle Trakya Bölgesi’nin suyunu, havasını, ulaşımını, yaşamını, yaşamın kalitesini, köylerini, tarımını, her şeyini A’dan Z’ye düşünerek bir planlama çalışması yapmaktayız. Biz Türkiye’nin planlı bir gelişme yaşadığı takdirde dünyanın en müreffeh, en refah içinde yaşayan toplumu olacağına yürekten inanıyoruz. Bu ülkenin insanının karakteri, bu ülkenin insanının çalışkanlığı, bu ülkenin insanlık kararlılığı, vatan, yurt sevgisi, bayrak sevgisi, bu ülkedeki bütün sorunları çözmeye yeter. Tek formülü var” ifadelerini kullandı.


Temeli atılan proje ile Kazandere ve Pabuçdere barajlarının havzalarının etkilendiği alanların atık su sorunlarını gidererek, İstanbul’a temiz suyu ulaştırmayı hedeflediklerini aktaran İmamoğlu, “İstanbul’u yönetmek için elbette Türkiye’nin her noktasında mutlaka gözünüzün, kulağınızın, aklınızın olması gerekir. Ama tabii özellikle Trakya ve Marmara’nın yakın çevresiyle çok ilişkili konularımız vardır. Su meselemiz bunlardan birisidir. İSKİ dünyanın en özel su ve kanalizasyon idaresi. Bu anlamda bu bölgede birçok şehrimizle ilişkili projeleri vardır. Bugün buradayız, sebebi de Kazandere ve Pabuçdere barajlarımızın havzaları tarafından etkilendiği alanların atık suyla sorunlarını gidererek, İstanbul’a temiz suyu ulaştırma çabasıdır. Temiz su meselesi önemli. Su kaynağı meselesi önemli. Bakın dünya iklim değişikliğiyle mücadeleyi, yani kuraklığı, bazen yaşadığımız o aşırı yağmurlarla, anlık düşen yağmurlarla oluşan selleri birinci mesele olarak kabul ederek bu konuyu dünyada özel bir masaya yatırmakta, hatta ülkelerin çoğu kuraklıkla mücadeleyi, iklim değişikliğiyle mücadeleyi temel anlamda güvenlik sorunu kabul edip, en öndeki sorunu olarak görmektedir. Su olmadan yaşayabilir miyiz, yaşayamayız. Tarım yapabilir miyiz, yapamayız. Tam da bu yönüyle çevreyle ilgili yatırımlar ve özellikle iklim değişikliğiyle ilgili mücadele dünyanın en önemli mücadelesi haline dönüşür” şeklinde konuştu.


İmamoğlu, İstanbul’un nüfusunun 16 milyon olduğunu ama 20 milyona yakın insana baktığını belirterek, Kırklareli Vize’den Düzce’ye, Melen’e kadar su hareketiyle insanını beslediğini söyledi. İstanbul’un bir başka sorununun Avrupa yakasının İstanbul’un suyunun üçte ikisini harcaması olduğunu dile getiren İmamoğlu, “Sadece bir aylık suyumuzu Istrancalar’dan alıyoruz. Bu önemli bir kaynak ve gerçekten ta Düzce’den, Melen’den özellikle yapmış olduğumuz regülatör yatırımlarıyla beraber üçte biri de aşan, bazen yarısını da aşan su miktarını ta Düzce’den neredeyse 200 kilometrenin üzerinde bir mesafeden İstanbul’a basarak, arıtarak İstanbulluya ulaştırıyor. İstanbul’un bir başka sorunu batıya karşı, yani size yakın olan Trakya tarafı İstanbul’un suyunun üçte ikisini harcıyor. Üçte birini Anadolu yakası harcıyor. Onun için bu bölgede olan kaynaklar ve su bizim için daha da önemli bir yerde. Tabii gözümüz gibi bakmalıyız suya, doğaya. Yani bu ülkeyi çocuklarımızdan ödünç aldığımızı bilerek hareket etmeli ve onlara yine tertemiz bir vatan emanet etmek için çok çalışmalıyız. Aksi takdirde bu cennet vatana en büyük ihaneti yapmış oluruz” dedi.


Törende CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa ve Vize Belediye Başkanı Ercan Özalp de konuşma yaptı.



İBB Başkanı İmamoğlu: “İstanbul’un bir başka sorunu, batıya karşı yani size yakın olan Trakya tarafı İstanbul’un suyunun üçte ikisini harcıyor”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Fedakar annelerin hayatlarına dokunan kurs: Hem öğreniyorlar hem sosyalleşiyorlar Sakarya’nın Hendek ilçesinde, özel eğitim alan engelli çocukların anneleri için Halk Eğitim Merkezi tarafından başlatılan biçki-dikiş kursu büyük ilgi görüyor. Çocuklarını özel eğitim merkezine getiren anneler hem sosyalleşiyor hem de dikiş yapmayı öğrenerek aile ekonomilerine katkı sağlıyor. Hendek ilçesinde, özel eğitim merkezine gelen engelli çocukların anneleri için Hendek Halk Eğitim Merkezi harekete geçti. Çocuklarının ihtiyaçlarını karşılarken okulda bekleyen anneler, açılan kursta hem sosyalleşiyor hem de dikiş eğitimi alarak aile ekonomisine katkıda bulunuyor. Hendek Halk Eğitim Merkezi usta öğreticisi Vildan Ataç, kurs hakkında yaptığı açıklamada, "Aktif öğrenci sayımız 18, anneler engelli çocuklarını okula getiriyor ve yalnız bırakamadıkları için kendileri okulda bekliyor. Beklerken de boş durmamaları için kurs açtık. Anneler burada hem çocuklarına hem kendilerine bir şeyler dikiyor, sosyalleşiyor ve ev ekonomisine katkı sağlıyor. Kurs sonunda verilen sertifikalar da e-Devlet üzerinden alınıyor" dedi. "Bu kurslar bizim için çok büyük bir nimet" Kursiyer Sehernaz Uzun, "Engelli bir çocuk annesiyim. Çocuklarımızı okulda yalnız bırakamadığımız için burada bize bir kurs açtılar. Bu kursta, dikiş dikiyoruz, öğreniyoruz. Aile ekonomisinde katkı sağlıyor. Çocuklarımıza pijama, önlük dikiyoruz. Benim çocuğum 10 yaşında ve kas hastası. Sürekli salyası akıyor ve önlük değiştirmek zorunda kalıyoruz bu sebeple bende ayda bir defa önlüklerini dikiyorum. Ben engelli bir çocuk annesi olarak bu kurs iyi geliyor çünkü bizim başka sosyal bir hayatımız yok. Bizim çocuklarımız, ev ve okul bunların arasında gidip geliyoruz ve bu kurslar bizim için çok büyük bir nimet. Hem sosyalleşiyoruz hem burada arkadaş ediniyoruz hem de bir şeyler öğreniyoruz" diye konuştu. "Engelli bireylerin anneleri için bu kursların açılması çok çok iyi oldu" Kursiyer Özlem Cevherli, "8 buçuk yaşına down sendromlu bir oğlum var, 8 senedir de eğitim hayatında bulunuyor. Engelli bireylerin anneleri için bu kursların açılması çok çok iyi oldu. Bizim evde geçirdiğimiz, çocuklarımızla geçirdiğimiz zamanlar ev işleriyle ilgili yoğunluklarımız buraya geldiğimizde birkaç saatte olsa çocuklarımız dersteyken kendimize vakit ayırmak çok daha iyi. Birde bunun geri dönüşümleri çok güzel oluyor, yapılan, dikilen kıyafetler evdeki bütün bireyler tarafından çok rahatlıkla kullanılabiliyor" şeklinde konuştu.