ASAYİŞ - 02 Ağustos 2024 Cuma 22:20

İğneada’da selde 6 kişiye mezar olan işletmeyle ilgili davaya devam edildi

A
A
A
İğneada’da selde 6 kişiye mezar olan işletmeyle ilgili davaya devam edildi

Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada’da 6 kişinin hayatını kaybettiği selde yıkılan ve ruhsatsız olduğu tespit edilen işletme ile ilgili üçüncü duruşma görüldü.


Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde 5 Eylül 2023’te kuvvetli yağış sebebiyle Sisli Vadi’deki turistik bungalov evlerin olduğu bölgede sel meydana geldi. Selde bungalov evlerde tatil yapan doktor Selman Bağışlar ve eşi Mihriban Bağışlar, Suna Duman, emekli öğretmen Raile Şimşek, eşi Ahmet Baki Şimşek ile tesis müdürü Ümit Solmaz hayatını kaybetti. İşletmenin ruhsatsız olduğunun tespit edilmesi üzerine açılan davanın üçüncü duruşması Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma" suçundan 3 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebiyle tutuklu yargılanan işletme sahibi Bülent B. ile müştekiler Hüseyin Duman, Merve Sude Yaşa, Kadir Yaşa, Safiye Yaşa, Mehmet Han Yaşa, Emine Solmaz ve taraf avukatları katıldı. Diğer tutuksuz sanıklardan bazıları ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.


Gelen belgelerin okunmasıyla başlayan duruşmada savunmalar alındı. Olayda yaralı olarak kurtulan 5 yaşındaki Mila Duman’ın ifadesi alındı. Psikolog nezaretinde alınan ifadesinde Mila, olay anında annesi, babası, Kerem ağabeyi ile bir yaşlı teyzenin yanında olduğunu söyledi. Küçük kız, suların onu alıp götürdüğünü ve sonra kendisini kurtardıklarını anlattı. Minik kızın savunması esnasında teyzesi ve müşteki Çiçek Dinç, sanık Bülent B’ye ’Katilsin’ diyerek tepki gösterdi.


Daha sonra müşteki Hüseyin Duman savunma yaptı. Duman, "Artık sanığın bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma suçundan değil, olası kast ile ölüme ve yaralanmaya sebep olma suçundan yargılanmasını ve ceza almasını istiyoruz" dedi. Duman, suçluların en ağır cezayı almasını talep etti.


Müşteki Safiye Yaşa ise dere yatağını doldurarak oraya bungalovların inşa edildiğini ifade etti.


Sanık Bülent B., savunmasında doğal afet sonucu bungalovların ağaç kütüklerinin çarpması sonucu yıkıldığını anlattı. Olay zamanı metrekareye 245 milimetre yağmur düştüğünü kaydeden Bülent B., 6 bin 500 kilometrelik alan genişliğindeki Kırklareli’nde sadece 80 kilometrekarelik alanda yağışın etkili olduğunu belirtti.



"Cezam idam ise idam edileyim"


Suçluysa suçunu çekeceğini ifade eden Bülent B, "Yani orada bir doğal afetten fazlası var. Yağmurun merkezi bungalovların bulunduğu vadi oldu. Bu bir kader. Orada bir keşif yapıldı, inceleme yapıldı. Bilim adamlarına, hukukçulara güvenmek zorundayız. Ben suçluysam cezamı çekeyim. Cezam idam ise idam edileyim. Olay günü yollar çökmüş, sanki bir göktaşı düşmüş gibiydi. Ben de öğleden sonra ancak ulaşabildim. Evler yalnızca orada yıkıldı, yüksek gerilim direkleri yalnızca orada devrildi. 150 yıllık dişbudak ağaçları sadece orada yıkıldı, mühendislik yapısı su tutma bendi sadece orada yıkıldı. Bir insan olarak, bir baba olarak ben de üzüntülüyüm can kayıpları yaşandığı için. Bilirkişi raporuna göre Ege’den gelen bir bulut Çanakkale’yi geçmiş, diğer illeri geçmiş sadece İğneada tarafında etkili olmuştur. Bu bir kader. Eğer siyasi erkler, bürokrasi ya da yargı tarafından korunuyor olsaydım 11 aydır tutuklu olmazdım" dedi.


Müşteki Safiye Yaşa, sanık Bülent B’nin savunması sırasında tepki gösterdi.


Duruşma, cumhuriyet savcısının mütaalası ile devam etti. Savcı, sanık Bülent B’nin tutukluluk halinin devamını talep ederek, tutuksuz sanık B.G, C.A. ve S.U’nun tutuklanması talebine ilişkin kararı ise mahkeme heyetinin takdirine bıraktığını belirtti. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, sanık Bülent B’nin tutukluluk halinin, diğer sanıkların da adli kontrol hükümlerinin devamına karar verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de yeni bitki türü keşfedildi Gerçekleştirdiği çalışmalarla pek çok yeni bitki türünün keşfedilmesinde rol oynayan Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım, yeni bir tür olan "İzmir Göbekotu"nu literatüre kazandıran araştırmacıların arasında yer aldı. İzmir’in Ödemiş ilçesinde yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda, Batı Anadolu’ya özgü yeni bir bitki türü keşfedildi. Ege Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesinden araştırmacıların ortak çalışmasıyla tanımlanan, bilimsel ismi "Umbilicus choripetalus" ve Türkçe ismi de "İzmir göbekotu" olarak önerilen bitki, uluslararası bilimsel taksonomi dergi Phytotaxa’da yayımlanan makaleyle bilim dünyasına duyuruldu. Prof. Dr. Hasan Yıldırım, yeni türün göbekotu cinsi içinde bugüne kadar bilinen tüm türlerden belirgin biçimde ayrıldığını belirtti. Türü farklı kılan en önemli özelliğin çiçek yapısı olduğu ifade Prof. Dr. Yıldırım, Umbilicus choripetalus’un taç yapraklarının tabana kadar tamamen ayrıldığını, yıldız biçimli bir çiçeğe sahip olduğunu vurgulayarak bu özelliğin, göbekotu cinsi içinde ilk kez gözlemlendiğini söyledi. Türün yetişme alanı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Hasan Yıldırım, "Yeni tür, yalnızca İzmir’in Ödemiş ilçesinde, Ovacık Platosu’nda yaklaşık 1300-1400 metre rakımda, volkanik kaya çatlaklarında yetişiyor. En yakın akrabaları yalnızca kireçtaşı kayaçlarda yaşıyor. İzmir Göbekotu’nun volkanik zeminlere bağlı olması, türü ekolojik açıdan da özgün kılıyor. Bu türün en yakın akrabaları olan Umbilicus tropaeolifolius ve Umbilicus paniculiformis’in yayılış alanları ise İzmir Göbekotu’ndan tamamen farklı. Umbilicus tropaeolifolius, Türkiye’nin güneydoğusu ile İran ve Irak başta olmak üzere Orta Doğu’ya uzanan bölgelerde yayılış gösteriyor. Umbilicus paniculiformis ise Sudan’da lokal olmak üzere Kuzeydoğu Afrika’da bulunuyor. Her iki tür de yalnızca kireçtaşı kayaçlara bağlı habitatlarda yaşıyor" diye konuştu. "Türkiye’de Göbekotu cinsi içinde ilk endemik tür" Çalışma kapsamında bitkinin morfolojik özelliklerinin yanı sıra genetik yapısının da incelendiğini belirten Prof. Dr. Yıldırım, "Yapılan DNA analizleri sonucunda, Umbilicus choripetalus’un yakın türleriyle akraba olmakla birlikte, genetik olarak ayrı ve izole bir soy oluşturduğu tespit edildi. Bu bulgular, türün yeni bir bilimsel takson olarak tanımlanmasını güçlü biçimde destekledi. Göbekotu cinsi, dünya genelinde 16 türle temsil ediliyor. Bu türler; Avrupa, Akdeniz Havzası, Yakın Doğu Asya, Afrika ve Hindistan’a kadar uzanan geniş ancak parçalı bir yayılışa sahip. Türkiye’de ise bu cins bugüne kadar yedi türle biliniyor ve bu türlerin tamamı Türkiye dışında da yayılış gösteriyordu. İzmir Göbekotu’nun tanımlanmasıyla birlikte, göbekotu cinsi içinde Türkiye’ye özgü ilk endemik tür bilimsel olarak ortaya konmuş oldu" dedi. "Anadolu’nun doğal mirası korunmalı" Türün korunmasının önemine değinen Prof. Dr. Yıldırım, "Bugüne kadar yalnızca tek bir lokaliteden bilinen ve yaklaşık 550 bireylik bir popülasyona sahip olan türün korunması büyük önem taşıyor. Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) kriterlerine göre İzmir Göbekotu için "Hassas (Vulnerable)" koruma statüsü öneriliyor. Bu keşif, Batı Anadolu’nun hâlâ yeterince bilinmeyen biyolojik çeşitliliğine de dikkat çekiyor. Özellikle jeolojik olarak farklı alanların, beklenmedik biçimde özgün ve dar yayılışlı bitki türlerine ev sahipliği yapabildiği bir kez daha ortaya kondu. Bu yeni tür, yalnızca botanik literatürüne eklenen bir isim olmanın ötesinde, Anadolu’nun doğal mirasının korunmasının neden hayati olduğunu gösteren güçlü bir bilimsel kanıt niteliği taşıyor" diye konuştu. Çalışma; Ege Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve farklı kurumlardan bilim insanlarının katkısıyla yürütüldü. Arazi çalışmaları, türün morfolojik incelemeleri ve bilimsel tanımı Ege Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve Dr. Tuğkan Özdöl tarafından gerçekleştirildi. Türün genetik ve filogenetik analizleri Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünden Dr. Barış Özüdoğru ve Dr. Ilgın Deniz Can tarafından yapıldı. Çalışmanın laboratuvar süreçleri ve ölçümlerine Dr. Ademi Fahri Pirhan ve Dr. Şükrü Arasan katkı sundu. Arazi çalışmalarına ve makalenin değerlendirme sürecine Doç. Dr. Mehmet Maruf Balos destek verirken, Musa Geçit de saha çalışmaları ve türün yayılışına ilişkin gözlemleriyle çalışmaya katkı sağladı. Yeni türün bilimsel çizimleri ise bitki ressamı ve Balıkesir Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi Hazelnas Varol tarafından hazırlandı.
Balıkesir Sındırgı’da depremzedelere motorcu morali Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos ve 27 Ekim tarihlerinde meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremlerin ardından zor günler geçiren ilçe halkına bu kez motor tutkunları moral oldu. Yağmur ve doluya rağmen yaklaşık 100 motorcu, destek olmak için Sındırgı’ya geldi. Depremler sonrası hasarlı binaların yıkım çalışmaları sürerken, konteyner kentlerin ve prefabrik iş yerlerinin kurulumu da hız kazandı. AFAD konteynerlerinde ticari hayatını sürdürmeye çalışan esnafa destek olmak amacıyla Sındırgı Platformu tarafından çevre il ve ilçelere "Bugün bize, yarın size" sloganıyla çağrı yapıldı. Yapılan çağrı kısa sürede karşılık bulurken, hafta sonları Balıkesir ve Bigadiç’ten ilçeye alışveriş turları düzenlenmeye başlandı. Motorcular sahnede Platformun çağrısına bu kez motor tutkunları kulak verdi. Balıkesir’den 10 Riders, Rotasız Motorcular Türkiye ve Karesi Motorlu Arama Kurtarma Kulüpleri ile Akhisar’dan Akhisar Riders Motosiklet Kulübü’nden oluşan yaklaşık 100 motorcu, öğle saatlerinde Sındırgı’ya giriş yaptı. Motorcuları Cumhuriyet Meydanı’nda Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak karşıladı. Başkan Sak, desteklerinden dolayı kulüp başkanlarına teşekkür ederek çeşitli hediyeler takdim etti. Karşılamaya STK temsilcileri ve siyasi parti yöneticileri de katıldı. İlçede esnaf ziyaretleri yapan motorcular, daha sonra konteyner evlerde yaşayan depremzede vatandaşları ziyaret ederek çeşitli hediyeler dağıttı. Kırsal Kertil Mahallesi ziyaretiyle etkinlik sona erdi. "Sındırgı halkının yanındayız" Rotasız Motorcular Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Adem Demiraslan yaptığı açıklamada, "Mutluyuz. Sındırgı için bir araya geldik, bütün motor camiası burada. Bu bir sosyal sorumluluk projesi. Başta Özgür Gürcan ve Özgür abime çok teşekkür ediyorum, bize önayak oldular. Sındırgı halkının yanındayız" dedi. Sındırgı’da yaşayan motosiklet tutkunu Özgür Gürcan ise, "Sındırgı’da yaşanan iki büyük depremden sonra dikkatleri ilçemize çekmek istedik. Birlik, beraberlik ve ’yanınızdayız’ mesajı vermek istiyoruz. Bütün motorcu arkadaşlarımı Sındırgı’ya davet ettim. Bu hava şartlarında bizi kırmadılar geldiler. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Sındırgı Platformu yetkilileri, benzer destek çağrılarının önümüzdeki günlerde farklı gruplar için de yapılacağını belirtti.
Antalya ASAT’dan Muratpaşa ilçesinde 480 milyon TL bedelli içme suyu altyapı güçlendirme çalışması Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü’nün, Muratpaşa ilçesinde içmesuyu altyapısını güçlendirmek amacıyla başlattığı çalışmalar devam ediyor. Toplam maliyeti 480 milyon TL olan proje kapsamında, ekonomik ömrünü tamamlayan ve sık arıza yapan içme suyu hatları yenileniyor. Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü, Muratpaşa’nın 55 mahallesinde içme suyu altyapısını güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İçme suyu altyapısı olmayan bölgeler ile altyapısı ekonomik ömrünü tamamlayan alanlarda kapsamlı yenileme çalışmaları yapılıyor. 4 mahallede 67 kilometrelik içmesuyu hattı yenilenecek ASAT Genel Müdürlüğü’nün yatırım programı çerçevesinde yürütülen çalışma; Varlık, Altındağ, Deniz ve Bahçelievler mahallelerini kapsıyor. Proje kapsamında bu 4 mahallede 28 kilometre ana hat ve 39 kilometre abone şube yolu olmak üzere toplam 67 kilometrelik içme suyu hattı yenilenecek. Muratpaşa ilçesinde yürütülen içme suyu altyapı çalışmaları kapsamında bugüne kadar 9,5 kilometre anahat ve 2,5 kilometre abone şube yolu olmak üzere toplam 12 kilometrelik içme suyu hattı yenilendi. İmalatı tamamlanan cadde ve sokaklarda eş zamanlı asfalt ve parke düzenleme çalışmalarına geçilirken, bu kapsamda yaklaşık 5 bin 500 metre yama asfalt imalatı gerçekleştirildi. Ayrıca sistemin daha sağlıklı ve verimli işletilmesi amacıyla 400 adet ana sayaç uygulaması da ekipler tarafından tamamlandı. ASAT, sahada gerçekleştirilen imalat çalışmalarına ek olarak, altyapının uzaktan takibini de sağlayacak. Halihazırda en modern teknolojik donanıma sahip SCADA sistemi kullanan kurum, yeni yapılacak hatları da bu akıllı içmesuyu yönetim sistemine entegre edecek. Bu sayede hem kayıp-kaçak oranları düşürülecek hem de sistemin performansı anlık olarak izlenebilecek. Yangın güvenliği için 24 adet hidrant montajı Yapım işi kapsamında, muhtemel acil durumlarda kullanılmak üzere farklı noktalara 24 adet yangın hidrantı monte edilecek. Böylece bölgedeki yangın güvenliği de artırılmış olacak. Çalışmaların tamamlanmasıyla bölgede yaşanan basınç dalgalanmaları ve noktasal arızalar ortadan kaldırılarak Muratpaşa ilçesindeki mahallelerde kesintisiz, sağlıklı ve güvenli içme suyu temini sağlanması planlanıyor.