ASAYİŞ - 17 Mayıs 2026 Pazar 12:23

Otoyolda dolu yağışı kazaları beraberinde getirdi: 2 yaralı

A
A
A
Otoyolda dolu yağışı kazaları beraberinde getirdi: 2 yaralı

Edirne-İstanbul Otoyolu Lüleburgaz-Ergene arasında etkili olan dolu yağışı trafik kazalarına sebep oldu. Kayganlaşan yolda kontrolden çıkan 2 ayrı araç bariyerlere çarptı.


Edinilen bilgilere göre, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesi ile Tekirdağ’ın Ergene ilçeleri arasında otoyolda meydana gelen kazada 34 PN 4675 plakalı otomobilde bulunan 2 kişi yaralandı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulanslarla Lüleburgaz Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.


Meydana gelen diğer kazada isi 34 PNC 207 plakalı otomobilde maddi hasar meydana geldiği öğrenildi.


Bölgede yaklaşık 20 dakika etkili olan dolu yağışı sebebiyle sürücüler zor anlar yaşarken, otoyol jandarma ekipleri sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.



Otoyolda dolu yağışı kazaları beraberinde getirdi: 2 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi Belediyesi 19 Mayıs coşkusunu tenis kortlarına taşıdı Osmangazi Belediyesi tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen tenis turnuvası, Bursa’daki genç sporcuların katılımıyla başladı. Bursa genelindeki 16 farklı kulüpten 15-20 yaş arası 34 erkek ve 14 kız sporcunun katıldığı "19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Tenis Turnuvası", gençleri hem sporla buluşturmayı hem de 19 Mayıs ruhunu yaşatmayı amaçlıyor. Ertuğrul Sağlam Spor Tesisleri’nde 16-17 Mayıs tarihlerinde eleme maçları oynanacak turnuvada, finale kalan sporcular 19 Mayıs’ta düzenlenecek final müsabakalarında dereceye girebilmek için ter dökecek. Turnuva boyunca sporcular, teknik becerilerini sergilerken aynı zamanda centilmenlik ve fair-play ruhu içinde mücadele ediyor. Üç gün sürecek müsabakaların sonunda birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü olan sporcular kupa ve madalya ile ödüllendirilecek ödüller 19 Mayıs’ta düzenlenecek törenle takdim edilecek. "Turnuvaya 48 genç sporcu kazanmak için ter dökecek" Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Tenis Turnuvası düzenlendiğini ifade eden Osmangazi Belediyesi Tenis Branşı Koordinatörü Nazif Cesur, "Turnuvaya Bursa genelinden 15-20 yaş arasındaki 48 genç sporcu katıldı. Toplamda 34 erkek, 14 kız sporcu 3 gün boyunca turnuvada kazanmak için ter dökecek. Turnuva eleme usulüyle düzenleniyor. Turnuvada birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü olan sporculara kupaları 19 Mayıs’ta düzenlenen törenle verilecek" şeklinde konuştu. Osmangazi Belediyesi’nin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na özel olarak düzenlediği tenis turnuvasına katılan genç sporcular, organizasyonda yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.
Kayseri Hipertansiyonda gizli belirtiler önemli Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ergün Seyfeli, hipertansiyonun gizli seyreden bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Hipertansiyon; hastalığın önemli bir kısmı sessiz seyretse de hastalar baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkıyor" dedi. Dünyada 1 milyar üzerinde insanın hipertansiyon hastası olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ergün Seyfeli, "Hipertansiyon dünyada en sık rastlanan kardiyovasküler risk faktörlerinden birisidir. Dünyada yaklaşık 1 milyar üzerinde hipertansiyon hastası bulunmaktadır. Ülkemizde de yaklaşık olarak 15 ila 20 milyon arasında hipertansiyon hastası olduğunu varsaymaktayız. Genelde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yani her 10 kişiden 3 tanesinde hipertansiyona rastlamaktayız. Hipertansiyon, kanın damar duvarındaki yaptığı basınç olarak tariflenir ve 120’ye 80’in altında kabul edilir. 140/90’ın üzerindeki kan basıncı değerleri ise hipertansiyon olarak kabul edilir. 120 ile 140 milimetre civarı arasındaki kan basıncı değerleri ise artmış kan basıncı olarak kabul edilir. Aslında bunu hipertansiyona aday hastalar olarak da kabul edebiliriz. Hipertansiyon, aslında kolay teşhis konulmasına rağmen maalesef hastalarımızın yaklaşık yarısı hipertansiyon hastası olduğunun farkında bile değil. Bunda en önemli sebeplerden bir tanesi hastalığın sessiz seyretmesi ve kendine özgü bir şikayetinin olmamasıdır. Fakat hastaların önemli bir kısmında hipertansiyon baş ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, çabuk yorulma gibi şikayetlerle karşımıza çıkmaktadır. Özellikle hipertansiyon hastalarının %30’unda baş ağrısı bulunmaktadır. Bu baş ağrısı genelde enseden başlayarak başın tepe üstüne kadar ilerleyen baskı tarzında ağrılar şeklinde görülmektedir. Bazen tansiyon ani-hızlı yükseldiğinde ya da stres kökenli olduğunda bu baş ağrısına bulantı, kusma gibi şikayetler de eşlik etmektedir" dedi. Prof. Dr. Seyfeli, tansiyonun düzenli olarak kontrol edilmesi ve doğru şekilde ölçülmesi gerektiğini söyleyerek, "Tansiyonumuza genelde 18 yaşından sonra 2 yılda bir, 40 yaşından sonra da yılda bir kez mutlaka bakmamız gerekiyor. Şayet ailesinde genetik olarak tansiyon hastası olan vatandaşlarımız varsa bunların da yine de 18 ile 40 yaş arasında da yılda bir kez de olsa mutlaka kan basıncını ölçtürmesi gerekmektedir. Tansiyon ölçümünde birçok hata yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gerekenler, tansiyonu ölçülecek kişinin 20 dakika veya yarım saat öncesinden yemek yememiş olması, çay, kahve, sigara, alkol tüketmemiş olmaması gerekmektedir. Hastanın efor sonrası mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Hastanın oturur vaziyette sırtını bir yere yaslaması ve kolundaki sıkı giysilerin çıkarılması gerekiyor. Kol kalp hizasında olmalı ve mutlaka elimizle ya da herhangi bir aparatla kolun desteklenmesi gerekiyor. Yine tansiyon ölçerken manşonun dirsek seviyesinden 2-3 santim yukarıda bağlanması gerekiyor ve stetoskopun yani kulaklığın buradaki atardamara denk gelmesi gerekiyor ki doğru ve düzgün bir tansiyon ölçelim. Yine tansiyon ölçerken ayak ayak üstüne atılması, tansiyon ölçerken konuşulması maalesef tansiyonun yanlış ölçülmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Hipertansiyon için şikayetlerin beklenmemesi gerektiğini söyleyen Seyfeli, "Tansiyon kronik bir hastalık ve gerçekten toplumda çok sık görülen ve sessiz seyrettiği için de ancak hastalar bize hipertansiyona bağlı problemlerle gelmekte. Bunlar hangi problemler diye baktığımızda ise; özellikle kalp krizi, kalp yetmezliği ya da aort damarında anevrizma dediğimiz genişlemelerin neticesinde oluşan yırtılmalarla karşımıza geliyor. Özellikle bu hastalar sadece kalp ve damar hastalıkları değil felçle, görme bozuklukları ve böbrek yetmezliği ve diyalizle de karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla hipertansif hastaların bu tür komplikasyonlarla karşılaşmadan önce mutlaka tansiyonlarını kontrol ettirmeleri ve etkin tedaviyle hedefte tutulması gerekiyor. Tansiyon hastalarında hedef 120’ye 80’in altında tutulmasıdır, bunun üstündeki her 10 milimetre civalık artışın hipertansiyona bağlı komplikasyonları arttırdığını söyleyebiliriz. Bu hastaların mutlaka yıllık kontrollerini yaptırmaları ve illa şikayet olmasını beklememeleri gerekiyor. Özellikle dijital tansiyon aletleri son derece yaygın, kendi kendimize tansiyonumuzu kolayca ölçebiliriz. Eğer tansiyonumuz 140/90 ve üzerinde seyrederse mutlaka bir sağlık kuruluşuna, bir kardiyoloji uzmanına görünmelerinde fayda vardır" dedi.