YEREL HABERLER - 11 Nisan 2017 Salı 12:46

Arkeolog Mehmet Göktürk: "Kesikköprü hanı Kırşehir’de önemli bir halıcılık tesisi haline getirilebilir"

A
A
A
Arkeolog Mehmet Göktürk: "Kesikköprü hanı Kırşehir’de önemli bir halıcılık tesisi haline getirilebilir"

Arkeolog Mehmet Göktürk, Kesikköprü Hanının önemli bir halı dokuma ve tamiri merkezi haline getirilebileceğini belirtti.

Arkeolog Mehmet Göktürk, Kesikköprü Hanının önemli bir halı dokuma ve tamiri merkezi haline getirilebileceğini belirtti.


Resmi kayıtlara göre Kırşehir’de halıcılığın 17. yüzyılda başladığını fakat öncesinde de halı dokumacılığının yapıldığının göstergeleri bulunduğunu belirten Arkeolog Mehmet Göktürk, “13. yüzyıl öncesinde Kırşehir yöresinde halıcılık olduğuna dair bir bilgi yok. Kırşehir’de yaşayan ağaların İran’da sefere gittiği ve oradan halı dokuyan kadınlar getirdiği yönünde bilgiler var. Kırşehir’de halıcılığın bu ağalar tarafından 18. yüzyılda başladığı tarihte bazı kişilerce hikaye edilmekte ancak bu hikayenin bilimsel bir kanıtı yok. Ancak tarım ve hayvancılık sonrasında halkın en önemli geçim kaynağının halıcılık olduğu biliniyor. Kırşehir’de imal edilen koyun yünleri halı ve tekstile dönüştürülerek önemli bir endüstri haline geldi. Döneminde her hafta başlangıcında halı pazarı kurulurdu. Burada gençler dokudukları halıları getirerek satmaya çalışırlardı" diye konuştu.


“Kesikköprü hanı önemli bir halı dokuma ve yıkama merkezi haline dönüştürülebilir”


Kesikköprü Hanının, Kırşehir’in tarihine uygun biçimde önemli bir halı dokumacılığı ve halı tamiri merkezi haline dönüştürülebileceğini belirten Göktürk, “Halıcılık ve dokuma sanatı yöre halkının en önemli geçim kaynaklarından bir tanesiydi. Bu nedenle ekonomik desteğin artması amacıyla da çeyizlikten fazla genç kızlar halı dokuyarak pazarlarda satardı. Kırşehir’de yaşayan herkesin evinde eski yöresel halı mevcuttur. Rivayete göre Kırşehir’de 5 bin tezgahın olduğu söylenmekte, Kırşehir’de halıcılık ve dokuma zamanla da meslek haline dönüşmeye başlıyor. 1950’li yıllarda halıcılık ve halı dokuma sanatı tavan yapmıştır. Halıcılık öyle zor bir zanaattır ki eskiler bir halının dokuma süresinin bazen birkaç haftayı da açtığını ifade ediyor. Şimdilerde Milli Eğitim Müdürlüğü olarak kullanılan alanda ‘Halıcılık Okulu’ vardı. Genç kızlar buraya gelirler ve halı dokumayı öğrenirlerdi. Sosyal hayatın değişmesi ve gurbetçilik denilen kavram halıcılık ve dokuma sanatını da etki altına almıştır. Halıcılığın sona ermemesi için gerekli tedbirlerde alınmayınca değişimle birlikte bu günlere gelindi" dedi.


Kırşehir’in önemli halı dokuma merkezlerinden bir tanesi olabileceğini ama döneminde gerekli tedbirlerin alınmadığını anlatan Göktürk şunları kaydetti;


“Gerekli tedbirlerin döneminde alınmaması nedeniyle özellikle köylerde önemli bir sanat yok oldu. Halk nezdinde halk eğitim merkezlerinde dokuması yapılan halıların halka inememesi nedeniyle bir sanat yok oldu. Yapılacak iyi ve süreklilik arz eden bir proje ile halı dokumacılık sanatı tekrar canlandırılabilir. Kesikköprüde bulunan han tadilattan geçirilerek önemli bir halı dokuma ve halı tamiri merkezi haline de dönüştürülebilir. Mucur seccadeleri dünya üzerinde ünlenmiş Kırşehir’e döneminde bağlı olan Avanos’ta kendine has halı dokuması ile ünlü bir yerdir. Döneminde Kayserili esnafların da Kırşehir’e gelerek halı alıp pazarladığı da bilinmektedir.”


“2 bin lira değerli halıların satışı düştü dokuyan kimseler yok”


Mesleğin yok olmak üzere olduğunu dile getiren Esnaf Duran Yılmaz, “Emek çok ama karşılığı alınamıyor. Halıların mobilyalara uymaması nedeni ile halı dokuma işi bırakıldı. Genç kızlar dokuma halıları şimdilerde evlerinde bulundurmuyor. Alternatifin çok olması el emeği halı dokuma sanatını da öldürdü. Eskiye dönüş moda gibi olsa da fiyatları yüksek buluyorlar. Kırşehir’de esnafım ama buralarda dokuma olmadığı için şehir dışından halı satın alarak burada satıyoruz. Eski dönemlerde geçim kaynağı olmakla birlikte halıcılık şimdilerde yok olma seviyesine geldi. Halı dokunmadığı gibi dokumayı bilen sayıda çok az" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Miting ve açılışların unutulmaz ismi Seyfi Usta’nın heykeli açıldı Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde yıllarca miting, düğün, şenlik ve toplumsal etkinliklerin aranan ismi olan zurna sanatçısı Seyfullah Çetin’in heykeli açıldı. 1972 yılında Iğdır’dan Çaycuma’ya gelerek burada yaşam kuran ve "Seyfi Usta" adıyla tanınan sanatçı, 18 Mart 2024 tarihinde hayatını kaybetmişti. Çaycuma Belediyesi tarafından, Seyfi Usta’nın yaşadığı eve yakın bir noktada hizmete açılan Halk Lokantası’nın önüne yaptırılan heykelin açılışı bugün gerçekleştirildi. Çaycuma’nın kültürel yaşamına uzun yıllar renk katan Seyfi Usta; düğünlerden festivallere, 1 Mayıs kutlamalarından çeşitli toplumsal etkinliklere kadar birçok organizasyonda zurnasıyla yer aldı. Çaycuma,’nın hafızasında önemli bir yer edinen sanatçı, mütevazı kişiliği ve emek mücadelesine verdiği destekle de tanındı. Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, yaptığı açıklamada Seyfi Usta’nın Çaycuma için önemli bir değer olduğunu belirterek, "Seyfi Usta’nın hatırası Çaycuma’da yaşamaya devam ediyor" dedi. Akyol, Bülent Kantarcı’nın 29 Mart 2024 tarihinde Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği’ni ziyaretinde, Seyfi Usta’nın isminin yaşatılması yönündeki taleplerini ilettiklerini ifade etti. Çaycuma Belediyesi tarafından yaptırılan heykelin, Seyfi Usta’nın kent yaşamındaki izini ve halk nezdindeki değerini gelecek kuşaklara taşıyacağı belirtildi.
İstanbul AK Parti, İstanbul’da yeni nesil teşkilat modeli ’Her Site Bir Teşkilat’nı tanıttı AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, ’Her Site Bir Teşkilat’ programında yeni nesil teşkilat modelini tanıttı. Özdemir, "İstanbul’da mahalle hamilerimizle, sokak gönüllülerimizle ve şimdi de site temsilcilerimizle değişen hayat ritmine uygun yeni bir temas modeli inşa ediyoruz" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda "Her Site Bir Teşkilat" programı gerçekleştirildi. Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları ve teşkilat üyeleri katıldı. AK Parti’nin İstanbul’da hayata geçirdiği yeni nesil teşkilat modelinin detaylarının anlatıldığı programda, pilot ilçe Başakşehir’de yürütülen çalışmalar ele alındı. İlçedeki 659 sitenin 181’ine site temsilcisi atanırken, teşkilatlanma sürecine ilişkin yönerge ve eğitim materyalleri de tamamlandı. Site yönetim kurullarının oluşturulmasına devam edilen modelde, seçim işleri, teşkilat yapısı, sosyal faaliyetler ve idari süreçlere ilişkin görev dağılımları netleştirildi. "İstanbul yeni bir şehir sosyolojisinin merkezine dönüşüyor" Nüfusunun yüzde 70’inin sitelerde yaşadığı Başakşehir’in planlı şehirleşme yapısı ve genç nüfus profiliyle İstanbul genelindeki 8 bin 674 siteye örnek teşkil edecek modelin merkezi olarak seçildiği belirtildi. Programda yaptığı konuşmada İstanbul’un yalnızca fiziki olarak büyüyen bir şehir olmadığını belirten AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, "İstanbul, bugün yalnızca fiziki olarak büyüyen bir şehir değildir. Aynı zamanda yeni bir şehir sosyolojisinin merkezi haline gelmiştir. Yükselen her yeni siteyle birlikte şehirlerin silueti kadar insanların birbirine temas etme biçimi, komşuluk anlayışı ve toplumsal hayatın ritmi de değişiyor. Mahalle kültürüyle büyüyen nesillerin yerini ekranların içine sıkışan, dijital yalnızlık içerisinde büyüyen yeni kuşaklar almaya başladı. Oysa bizim medeniyetimizde komşuluk vardır. Selam vardır. Kapı çalma vardır. Birbirinin derdiyle dertlenmek vardır. ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ diyen bir anlayışın mensupları olarak; bu gidişata kayıtsız kalamayız. İşte ‘Her Site Bir Teşkilat’ çalışması tam da bu ihtiyaçtan doğmuştur" ifadelerini kullandı. Pilot bölge Başakşehir Pilot uygulamanın Başakşehir’de başlatıldığını açıklayan Özdemir, "Metrokent Sitesi 20 dönüm arazi üzerinde, 8 bin 300 vatandaşımızın ikamet ettiği ve 15 seçim sandığı ile birlikte başlı başına değerli bir mahallemizdir aslında. Amacımız, yaşayan, temas eden, takip eden güçlü bir organizasyon modeli kurmaktır. Her 15 günde bir yapılacak toplantılarla sitelerde yalnızca siyasi değil. sosyal hayatta ele alınacak" dedi. "Önce İstanbul’a, ardından tüm Türkiye’ye yayılacak" Yeni modelin geleceğin şehir hayatına hazırlanmış güçlü bir teşkilat vizyonu olduğunu ifade eden Özdemir, "Her Site Bir Teşkilat modeli geleceğin şehir hayatına hazırlanmış güçlü bir teşkilat vizyonudur. Her siteyi bir temas noktası, her haneyi bir gönül kapısı, her komşuluğu güçlü bir dayanışma alanı olarak görüyoruz. Bugün İstanbul’da mahalle hamilerimizle, sokak gönüllülerimizle ve şimdi de site temsilcilerimizle; şehrin her noktasına dokunan güçlü bir saha ağı kuruyoruz. ‘Her Mahallesiyle, Her Hikâyesiyle İstanbul’ diyerek çıktığımız yolda mahallede hami, sokakta gönüllü, sitede temsilci anlayışıyla İstanbul’un değişen hayat ritmine uygun yeni bir temas modeli inşa ediyoruz" diye konuştu.