GENEL - 30 Haziran 2017 Cuma 11:25

15 Temmuz gazisi eski polis Murat Daşdemir:

A
A
A
15 Temmuz gazisi eski polis Murat Daşdemir:

15 Temmuz günü gazi olan ve Fetullahçı Terör Örgütü üyeleri tarafından sürgüne gönderildiğini ileri süren eski polis memuru Murat Daşdemir, "Bylock" kadar emniyette alınan taltiflerin de önemli olduğunu söyledi.

15 Temmuz günü gazi olan ve Fetullahçı Terör Örgütü üyeleri tarafından sürgüne gönderildiğini ileri süren eski polis memuru Murat Daşdemir, "Bylock" kadar emniyette alınan taltiflerin de önemli olduğunu söyledi.


İhlas Haber Ajansı’na açıklamada bulunan Daşdemir, Allah ömür verdiği süre içerisinde çocukları başta olmak üzere 15 Temmuz’da yaşanan kahramanlığı herkese anlatacağını belirterek, 15 Temmuz’da akaryakıt istasyonlarında sıraya girenlerin adalet için yürüyüş yapmakta olduğunu belirtti.


15 Temmuz ruhunun yaşaması için gönüllü fedai olduğunu belirten ve açıklamada bulunan Daşdemir, “15 Temmuz ruhunun ölmemesi için destek istiyorum. Devletimden yaşadığım süreçle ilgili herhangi bir beklentim yok. FETÖ’nün mağduru olarak cezaevinde kaldım” dedi.



Gazete abonesi olmadığı için hayatı karardı


Cemaat yapılanması içerisinde kendisine teklif edilen gazete aboneliğini kabul etmediği için hayatının zindana döndüğünü anlatan gazi Murat Daşdemir, “2001 yılında polis olarak göreve başladığımda cemaat üyeleri ile tanıştım. Kendilerine mesafe koydum. Gazetelerine abone olmadım ve sonra kendimi kaymakamlık bahçesinde kedi kovalarken maydanoz toplarken ve bakkaldan ekmek almaya giderken gördüm. Maskeleri ise kısa bir süre sonra düştü. İlk görev yerimde tayinim tercih dışı Kocaeli’ne çıktı. Kocaeli ise bir nevi üsleri gibi beni istemediğim birçok branşta çalıştırdılar. Bana bunları yapanlar ise 17/25 Aralık sonrası yaşanan süreçte cezaevine girdi. Çeşitli yaptırımlarla büyümemiz engellendi. 2009 yılından sonra sürgüne gönderildim. Mesleğimden atıldım. Polislikten atılmış olmamın verdiği durumla çaresiz kaldım. Çocuklarımın nafakası için mücadele ettim. Allah, 15 Temmuz gecesi nasip etti. Gölbaşı’ndaki evimden duyduğum patlama sonrası harekete geçtim. O gece vatansever herkes benim yaptığımı yapardı. O günlerde akaryakıt istasyonlarında sıraya girenler bugün ise adalet için yürüyüş yapıyorlar. Onların gündem olduğu kadar bizler gündem olamıyoruz. Devletimiz bizim için gerekeni yaptı. Bizler, vatan millet ve bayrak mevzu için yollara çıktık. Ben vücudumda yer alan parçaları şeref madalyası olarak taşıyorum. Devletimden 15 Temmuz ile ilgili herhangi bir talep sahibi değilim” ifadelerini kullandı.



“Emniyette ’Bylock’ kadar alınan taltifler de önemli”


Emniyet yapılanması içerisinde FETÖ yazışma programı "Bylock" kadar alınan taltiflerin de önemli olduğunu ifade eden Daşdemir şunları söyledi:


“Bu yapı ile mücadele etmek zor. Geçmişte polislik yapmış birisi olarak şunu diyebilirim. Bunlar kul hakkı yemediğini ifade ediyor. Ama emniyet teşkilatlanması içerisinde ben aldıkları taltiflere bakarım. Kim hak ettiğinden fazla taltif ve takdir alıyorsa bu insanlar "Bylock"tan daha etkili şekilde FETÖ’cüdür. Biz gecemizi, gündüzümüze katıp canımızla mücadele verirken, masadan kalkmadan bunlar akşam maklube yiyerek yüzlerce taltif aldılar. Operasyonlarda olanlar taltif dahi alamıyor.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.