GENEL - 13 Haziran 2019 Perşembe 12:16

Kırşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Emin Turpçu:

A
A
A
Kırşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Emin Turpçu:

Yargı Reformu Paketi’nin basın sektörüne olan etkisi üzerine açıklama yapan Kırşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Emin Turpçu, "Yargı Reformu Paketi’nde öngörüldüğü şekilde bir değişiklik yapılması halinde 10 bin kişiye yakın istihdamda çok ciddi kayıplar yaşanacak, kamu verdiği ilanlar yolu ile oluşturduğu sigorta ve vergilerden mahrum kalacak, reklam eşdeğerleri yolu ile ortaya çıkan devasa katma değer gidecektir.

Yargı Reformu Paketi’nin basın sektörüne olan etkisi üzerine açıklama yapan Kırşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Emin Turpçu, "Yargı Reformu Paketi’nde öngörüldüğü şekilde bir değişiklik yapılması halinde 10 bin kişiye yakın istihdamda çok ciddi kayıplar yaşanacak, kamu verdiği ilanlar yolu ile oluşturduğu sigorta ve vergilerden mahrum kalacak, reklam eşdeğerleri yolu ile ortaya çıkan devasa katma değer gidecektir.” dedi.



Basın sektörünü derinden sarsacak olan Yargı Reformu Paketi’ni değerlendiren Turpçu, "TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülmesinin ardından Meclis Gündemi’ne gelecek olan Yargı Reformu Paketi, basın sektörümüze ilişkin önemi değişiklikler öngörülmektedir.


Bilindiği gibi icra - iflas ve ihale ilanları başta olmak üzere Basın İlan Kurumu aracılığı ile alınan resmi ilanlar, yazılı basınımızın adeta can suyu niteliğindedir. Ancak, yeni tasarı ile resmi ilan statüsünde olan ve yerel gazetelerde yayınlanma zorunluluğu bulunan icra ilanlarının, yeni uygulamada kalkacağını üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz.


Kanaatimizce; Anayasamız’da koruma altına alınan haberleşme işlevinin yanı sıra sivil toplumun hayata geçmesi, yönetenle yönetilen ilişkisinde denge ve yönetilenden yana tavır koyabilme, denetim, eğitim, siyasetin işlerliği ve siyasetçinin geniş halk kitleleri ile buluşabilmesinin teminatı yazılı basınımızın değişikliğin çerçeve itibari ile kamuoyuna aktarıldığı şekliyle gerçekleşmesi halinde can damarı tehdit altına girecektir. Halen icra-iflas ilanları resmi ilanlar içinde yüzde 50’den fazla bir pay tutmaktadır." diye konuştu.



Döviz kurlarındaki dalgalanma ile giderlerin arttığını ifade eden Turpçu açıklamasını şöyle sürdürdü;


"Döviz kurundaki artışların da baskısı ile son bir yılda girdilerimizde yüzde 100 artış meydana gelmiştir. Buna karşın reklam gelirleri daralmış, resmi ilan gelirlerinde ise düşüş kendini göstermiştir.



Sektörümüz milli güvenlik, ulaştırma-haberleşme, eğitim gibi bir kamu görev alanıdır. Tüm dünyada kitle iletişim sektörü kamu tarafından desteklenen, kamu yararına hizmeti için özgürlük imkanı açılan özel bir alandır. Uluslararası ideolojiler, bölücü akımlar, çıkar ve baskı gruplarının etkilerinden bağımsız özgür bir yayıncılık için Türkiye özgün bir çözüm üretmiş ve resmi ilan ve reklamlar sistemini başarı ile sürdüre gelmiştir. Geldiğimiz noktada ihale ilanlarındaki daralmanın üzerine yargı ilanlarını topyekun ortadan kaldıracak bir yaklaşım sektörün yaşamasını tehdit etmekten daha öte demokrasimizin sağlıklı işlerliğine doğrudan tehdit oluşturacaktır."



Resmi ilanlar kamuya yeniden dönmektedir



BİK mevzuatı çerçevesinde yazılı basına verilmekte olan resmi ilan gelirlerinin tamamı KDV, BİK Komisyonu, SGK pirim, damga, muhtasar, gelir ve kurumlar vergileri yolu ile kamuya dönmektedir.



Resmi belge ve aylık beyannamelerden de görüleceği üzere aslında yazılı basın (resmi ilan alma hakkını haiz 706 gazete BİK görev alanında, 401 gazete ise valilikler görev alanındadır) hem en kayıtlı sektör hem de yapmakta olduğu kamu görevinin dışında katma değer üreten bir sektördür.



Demokrasi yerel basınla hayat bulur



Yerel basınımızın oluşturduğu katma değer tarafımızdan hazırlanan detaylı rapor ile gözler önüne serilmektedir. 15 büyük şehrin belediye başkanları ve valiler hakkında, 2017 yılı ile 2018 yıllarının 9 ayında çıkan haber sayıları, haberlerin çıktığı yayın organlarının türü, tirajları ve reklam gelirleri net rakamları ortaya koymaktadır.



Takdir edileceği üzere saygıdeğer milletvekilleri ile mahalli idareciler ve yerel siyasi aktörlerin yaygın basında yer alabilmesi nerede ise skandal haberleri dışında mümkün olamamaktadır. Oysa ki; yerel basın yerel siyasetçinin, milletvekillerimizin sesi, gözü-kulağı ve toplumla buluşmasının yegane aracıdır.



Yargı Reformu Paketi’nde öngörüldüğü şekilde bir değişiklik yapılması halinde 10 bin kişiye yakın istihdamda çok ciddi kayıplar yaşanacak, kamu verdiği ilanlar yolu ile oluşturduğu sigorta ve vergilerden mahrum kalacak, reklam eşdeğerleri yolu ile ortaya çıkan devasa katma değer yok olacaktır."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Kuşadası MHP’de Taşdemir dönemi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kuşadası İlçe Teşkilatı’nda beklenen atama gerçekleşti. Geçtiğimiz ay ilçe başkanlığı görevinden istifa eden Murat İnan’ın ardından, genel merkez tarafından yetki belgesi Burakhan Taşdemir’e tevdi edildi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı E. Semih Yalçın’ın imzasıyla yayınlanan yetki belgesinde, tüzüğün ilgili maddeleri uyarınca Kuşadası İlçe Kurucu Yönetim Kurulu’nun Burakhan Taşdemir başkanlığında oluşturulmasının uygun görüldüğü belirtildi. Yeni Yönetim kurulu belirlendi Burakhan Taşdemir başkanlığındaki yeni yönetim listesinde şu isimler yer alıyor: Erol Vatansever, Fatih Karakan, Mehmet Şenol, Hasan Kunduz, Göksel Mor, Selahattin Sarıdağ, Hidayet Yanar, Setenay Olcay Kara, Fahriye Acun Öğren, Lale Fakçı, Ebru Yılmaz, Tuğçe Karaman, Nurten Ölmez, Ali Özdemir, İsmet Mağden, Adem Apaydın, Rüştü Göktaş, Sinan Çelik, Ömer Saraç, Suat Saraç, Emre Mersin, Akın Akdaş, Kemal Demirkaya, Mesut Uluğ, Mustafa Güleşgenol, Ali Çakar, Hakan Yazıcı, Bayram Karadavut, İtris Onay, Ferudun Tiya, Murat Ertan, İsmet Turan, Murat Bayrak, Osman Kibaroğlu, Batuhan Akın, Coşkun Öndül, Alper İstanköylü, Gülseren Tokdemir, Mustafa Doğan, Sebahattin Akyüz, Arda Yalçın. Kuşadası siyasetinde hareketli bir dönemin kapılarını aralayan bu atama ile birlikte, yeni yönetimin önümüzdeki günlerde resmi görev dağılımını yaparak saha çalışmalarına başlaması bekleniyor
İzmir İzmir’de denizcilik rüzgarı: MAST Boat Show kapılarını açtı Türkiye’nin denizcilik alanındaki en prestijli buluşmalarından MAST İzmir Boat Show-4. Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı, 350’yi aşkın deniz aracıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Fuar, 100 bin liradan 30 milyon liraya uzanan geniş ürün yelpazesiyle sezon öncesi sektörün en önemli buluşmalarından biri olarak öne çıkıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ ve ED Fuarcılık iş birliğiyle 29 Nisan-3 Mayıs tarihlerinde düzenlenen MAST İzmir Boat Show, kapılarını açtı. Alanda sergilenen teknelerin yüzde 70’inin yerli üretim olmasıyla dikkat çeken MAST İzmir Boat Show’un açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, EBSO Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, EBSO Meclis Başkan Yardımcısı İzzet Şanlı, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, ED Fuarcılık Kurucu Ortakları Dilek Soydan ve Emel Yılmaz, oda, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının başkanları ile temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve sektör profesyoneller katıldı. Dünyaca ünlü tekne markalarıyla birlikte sektörün önde gelen yerli üreticilerini buluşturacak fuar, 3 Mayıs’a kadar devam edecek. Boyları 3 ile 15 metre arasında değişen, fiyatları 100 bin liradan başlayan geniş bir yelpazede sergilenecek deniz araçları, fuarda her bütçeye ve zevke hitap eden seçenekler sunarak deniz tutkunlarına kapsamlı bir deneyim yaşatacak. "İzmir denizle bütünleşmiş bir kent" İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "İzmir denizle bütünleşmiş bir kent. İzmir için deniz sadece su, göl anlamı taşımıyor. Onun ötesinde kültür, ticaret, üretim demek. Bu etkinliği de bu çerçevede değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu. İzmir’in denizcilik sektöründe güçlü bir konuma sahip olduğunu söyleyen Yıldır, "Sektörü desteklemek, gücü görünür kılmak herkes için sorumluluk. Bu fuar, bu yaklaşımın sahadaki karşılığını gösteriyor. Koskoca tarihin tasarımla, teknolojiyle buluştuğu bir etkinlik alanı burası. Katılımcı sayısının artmasına şaşırmadım. Herkese hitap eden araçlar var içeride. Çok beğendiğimi söylemeliyim. Bundan sonraki MAST İzmir Boat Show fuarları için de önünüzün çok açık olduğunu düşünüyorum. Hem teknoloji var hem mükemmel tasarımlar gördüm. Ayrı bir kültür bu. Bu kültürü etkinlikte birebir yaşama şansı var" ifadelerini kullandı. "Sezon öncesi son fuar" ED Fuarcılık Kurucu Ortağı Dilek Soydan, "Bu fuar ilk fuarlarımızdan. Bu nedenle bizde yeri ayrı. İlk günden beri Fuar İzmir’de kendimizi evimizde hissediyoruz. Tüm ekibe çok teşekkür ediyorum. Türkiye’de denizcilik alanında birçok organizasyon yapılıyor ama MAST İzmir Boat Show her yıl daha çok büyüyen fuarlardan biri. Bu yıl daha fazla ziyaretçi bekliyoruz. Sezon öncesi son fuar. Bu noktada yeni tekne almak isteyen ziyaretçilerimiz için İzmir uğrak nokta olacak" dedi. Fuarın en pahalı teknesi 30 milyon lira Fuarda birbirinden şık tekneler boy gösteriyor. 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar geniş fiyat yelpazesinde teknenin sergilendiği fuar; sadece sektör profesyonellerini değil, tekne ve yat tutkunlarını da ağırlayacak. Fuar, broker ve yat satış-kiralama acentelerinden distribütörlere, ithalat ve ihracatçılardan toptan alım yapan bayilere ve tasarımcılara kadar geniş bir ziyaretçi profilini ağırlayacak. Yeni iş birliklerinin, ihracat bağlantılarının ve sektörel fikir alışverişinin yapılmasına imkan sağlayacak fuar hem sektöre hem de şehir ekonomisine katkı sunacak. Halka açık olarak düzenlenecek MAST İzmir Boat Show, her gün 11.00 - 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
Manisa Namaz için uyandı, oğlunu banyoda ölü buldu Manisa’nın Alaşehir ilçesinde babasıyla yaşayan bir kişi, evin banyosunda hareketsiz halde bulundu. Namaz vakti için kurduğu alarmın çalmasıyla uyanan baba, banyoda oğlunun cansız bedeniyle karşılaştı. Olay, saat 15.00 sıralarında İstasyon Mahallesi Tren Yolu Sokak’ta bulunan iki katlı bir evde meydana geldi. Babası İ.M. (80) ile birlikte yaşayan Halil Metingider (44), iddiaya göre babası uyuduğu sırada yıkanmak için banyoya girdi. Namaz vakti için kurduğu saatin çalmasıyla uyanan baba İ.M., abdest almak amacıyla banyoya gittiğinde oğlunu yerde hareketsiz halde buldu. Oğlunu kaldırmaya çalışan baba başarılı olamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Halil Metingider’in hayatını kaybettiği belirlendi. Cumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemesinin ardından Metingider’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Alaşehir Devlet Hastanesi morguna kaldırıldıktan sonra İzmir Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Baba İ.M., ifadesinde, "Evde beraberdik. Ben uyudum. Namaz vakti için saat kurmuştum. Saat çalınca abdest almak için banyoya gittim. Oğlumu yerde yatarken gördüm. Kaldırmaya çalıştım ama kaldıramadım, sonra sağlık ekiplerini çağırdım. Herhangi bir sorunumuz yoktu" dedi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.