GENEL - 23 Ağustos 2019 Cuma 17:05

Edebiyatçı-Yazar Tolga Akpınar;

A
A
A
Edebiyatçı-Yazar Tolga Akpınar;

Kırıkkale ve Konya’da meydana gelen kadın cinayetleri ile ilgili konuşan Edebiyatçı-Yazar Tolga Akpınar, "Evlenecek çiftler, namus cinayetlerinin önüne geçebilmek için eğitime tabi tutulmalı" dedi.

Kırıkkale ve Konya’da meydana gelen kadın cinayetleri ile ilgili konuşan Edebiyatçı-Yazar Tolga Akpınar, "Evlenecek çiftler, namus cinayetlerinin önüne geçebilmek için eğitime tabi tutulmalı" dedi.


Emine Bulut ve Tuba Erkol cinayetleri üzerine konuşan yazar Akpınar, "Namus adı altında işlenen cinayetleri lanetliyorum. Maalesef Münevver Karabulut cinayetinden bu yana toplumumuzda değişen hiçbir şey yok. Hala, bazıları namus kavramını kirleterek vahşiliklerini sergileyebiliyorlar. Frida Kahlo der ki; ’Ahlak, namus deyince sadece kadından konuşan herkes ahlaksız ve namussuzdur.’ Namus ve ahlakın sadece kadınla ilgili bir faktör olduğu bilinçsizliği hala toplumumuzda hakim ve namus kavramı kadın üzerinden yürütülüyor. Erkek ne yaparsa haklıdır anlayışı hakim"diye konuştu.


Namus kavramına ve kadına bakış açısının değişmesinin önemini anlatan Akpınar, açıklamasını şöyle sürdürdü;


"Biz, kavramlara bakış açısını mutlak değiştirmeliyiz. Statlarda, kahvehanelerde, sokaklarda hala küfürler kadınlarla ilgili, televizyon programları ve yapılan tartışmalar hala kadın bedeni üzerinde, artık birilerinin ellerini kadınların üzerinden çekmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra, şiddeti bir kültür olarak benimseye başladık artık. Dizilerinde silah, mafya, zorbalık eksik olmayan toplumda kadın cinayetleri filmlerin de etkisi ile artarak devam ediyor. En çok da bu diziler izleniyor. Hem de ebeveyn bu dizi mantığını çocuklarıyla birlikte normal gibi görüyor. Bunun önüne geçmeliyiz. Bakkallarda mantar tabancası, torpil, kız kovalayan gibi saçmalıklara çocuklar çok rahat bir şekilde ulaşabiliyor. Toplumun sanata, kültürel değerlere, ahlaki eğitimlere çok fazla ihtiyacı olduğu gibi bir an önce de kanaat önderleri gerekiyorsa şehir şehir gezip kadını ve bakış açısını anlatması gerekir. Sanatçıların ortaya koyduğu her eserde kadının insan olduğunu ve toplumdaki rolünü anlatması cinayetlerin önüne geçmede önemli rol oynar. Benim önerim, camilerde, kahvehanelerde, askerde her yerde insanların bu konuda eğitim ve bilinçlendirmelerinin yapılmasıdır. Cinayetlerin önüne geçmek için evlenecek çiftlerin evlilik öncesi eğitim ve testlere tabi tutulması, geleceğimiz açısından son derece önemlidir."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.