GENEL - 27 Ağustos 2019 Salı 13:37

Tarihi Cacabey Medresesi’nin taşları akıntı nedeniyle sökülüyor

A
A
A
Tarihi Cacabey Medresesi’nin taşları akıntı nedeniyle sökülüyor

KIRŞEHİR (İHA) – Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz şubat ayında tadilata alınan tarihi Cacabey Medresesi’nin kubbe kısmında yer alan taşlar, yağışlı havalarda oluşan akıntı nedeniyle numaralandırılarak sökülüyor.

KIRŞEHİR (İHA) – Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz şubat ayında tadilata alınan tarihi Cacabey Medresesi’nin kubbe kısmında yer alan taşlar, yağışlı havalarda oluşan akıntı nedeniyle numaralandırılarak sökülüyor.


Geçtiğimiz Şubat ayında başlayan çalışmalarda; çatı örtüsü tadilatı beklenen sürenin altında bir zamanda tamamlanma aşamasına geldi. Yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Kırşehir Kent Konseyi Genel Sekreteri Tolga Akpınar, “Kayseri Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden aldığımız bilgiye göre; kubbede akıntı olduğu için taşlar teker teker numaralandırılıp sökülüyor. Taşlardan alınan numune bilimsel heyet tarafından incelenip mevcut taşa en yakın taş hangisiyse bölgeden temin edilerek tekrar numara sıralamasına göre örülecek” dedi. Akpınar, “Kubbeden gerçekleşen yağmur akıntısının önüne geçmeye çalışılıyor. Akıntının önüne geçtikten sonra medresenin diğer alanlarıyla ilgili restorasyon çalışmaları da oluşturulan bilim heyetinin raporları doğrultusunda işin uzmanı mimar ve akademisyenler tarafından projelendirilerek üst kurul onayına sunulacak. Temel amaç, Cacabey Gök Bilimleri Medresesinin aslına uygun olarak orijinali bozulmadan restore edilmesi, konuyla ilgili de Vakıflar Bölge Müdürlüğü çalışmalarını yürütüyor. Medrese üzerine örtülen çelik yapı ise çalışmalar esnasında oluşan yağmurlardan medresenin korunması için oluşturuldu” ifadelerini kullandı.



Önce yapılan restorasyonda orijinal dışında malzemeler kullanılması akıntıya neden olmuş


Kırşehir’de yapılan daha önceden de tadilattan geçirilen tarihi yapıda kullanılan malzemenin orjinaline uygun olmaması yapının nemlenmesi sorununa yol açmış. Şimdi yapılan çalışmalarda kaplama da sökülerek nemlenmenin önüne geçmeye çalışılıyor. Bilim heyetinin tavsiyeleri doğrultusunda ihtiyaç duyulan şekilde tekrar kaplama yapılıp yapılmayacağına karar verilecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Küresel müzik endüstrisinde yeni dönem İstanbul’da MESAM, MSG ve MÜYAP iş birliğiyle "Türkiye’nin Yeni Yol Haritası’ toplantısı gerçekleştirdi. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, Musiki Eseri Sahipleri Grubu Meslek Birliği (MSG) ve MÜ-YAP iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, MESAM Başkanı Recep Ergül, MSG Başkanı Ferhat Göçer, MÜ-YAP Başkanı Bülent Seyhan, MÜ-YAP yöneticisi Bülent Forta ve çok sayıda sanatçı katıldı. Programda, küresel müzik endüstrisindeki dijitalleşmenin yeni iş modelleriyle birlikte hızla dönüşmesi ve telif haklarının bu dönüşümünün en kritik başlıklardan biri haline gelmesi vurgulandı. Toplantıda konuşan MESAM Recep Ergül, "Global telif gelirleri açısından baktığımızda çatı kuruluşumuz CISAC yani Uluslararası Söz Yazarları ve Besteciler Konfederasyonu verilerine göre sadece eser sahipleri itibarıyla 13.97 milyar Euro gibi bir telife ulaşılmış 2025 yılı itibarıyla. Bunun yüzde 51,2’sini Avrupa payı olarak düşündüğümüzde biz neresindeyiz? Değerli arkadaşlar özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yayınladığı bir genelgeyle tüm otellerin toplu lisansa tabi tutulması ve herkesin telif bedelini ödüyor olması neticesinde ve bu dijital platformlarla yapılan anlaşmalar neticesinde eser sahipleri meslek birlikleri olarak yani MESAM ve MSG olarak 2025 verileri itibarıyla 2.5 milyar rakamına ulaşıldı. Her iki meslek birliğinin toplam 27.327 üyesi var. Bunu böldüğümüzde belki çok dişe dokunur bir şey çıkmayacaktır ancak 5 yıl önceki yerimiz itibarıyla baktığımızda da epey mesafe kat etmiş görünüyoruz" ifadelerini kullandı. MSG Başkanı Ferhat Göçer de, "5 ana mecramız var aslında bütün mücadelemizi verdiğimiz. Bu beş mecra; başta UMK’lar, yani bildiğiniz aslında restoranlardan tutun da taksilere, otobüslere kadar aklınıza berberler, güzellik salonları, restoranlar, kafelere Türkiye’de yaklaşık 500 bine yakın mekandan bahsediyoruz bunlara otobüsleri, taksileri saymıyorum. 500 bin UMK dediğimiz mecra var" dedi.