GENEL - 22 Ekim 2019 Salı 14:59

Kırşehirli gazeteciden 30 yıllık siyasi arşivde unutulmayanlar gün yüzüne çıktı

A
A
A
Kırşehirli gazeteciden 30 yıllık siyasi arşivde unutulmayanlar gün yüzüne çıktı

Kırşehir’in en eski gazetecilerinden birisi ve ilk özel televizyonunun kurucularından Serdar Güner, fotoğraf ve video arşivini gün yüzüne çıkarttı.

Kırşehir’in en eski gazetecilerinden birisi ve ilk özel televizyonunun kurucularından Serdar Güner, fotoğraf ve video arşivini gün yüzüne çıkarttı.


Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal, eski Başbakan Bülent Ecevit ile evinde röportaj, Milliyetçi Hareket Partisi Eski Lideri Alparslan Türkeş’in Kırşehir ziyaretinde karşılanması gibi bir çok devlet adamıyla özel röportajlarda bulunmuş olan Güner, her şeyim Kırşehir’de oluşturduğum arşivim dediği alanı İHA’ya açtı.


Merhum eski Başbakan Bülent Ecevit’in evinde kendisini ağırladığını ifade eden Güner, “Siyasi Partilerin genel başkanlarıyla bir çok anımız oldu. Ecevit, Alparslan Türkeş, Turgut Özal’la bir çok kere bir arada olma imkanı yakaladım. Turgut Özal, 1983’lü yıllar partiler yeni kuruluyor. O dönem bir otelde konuşması var. Mikrofona vurdu ve ses olmadığını söyledi. Bende ‘Acele etme sende biraz bekle’ demiştim. O dönemlerde Turgut bey’in Başbakan ve Cumhurbaşkanı olacağını hayal bile edememiştik” dedi.


Oluşturduğu arşivini gün yüzüne çıkarmak istediğini de anlatan Güner, “30-35 yıllık arşivin devamında da konser ve mitingler için ses sistemleri kurulumları yapıyoruz. Arşiv çalışmam devlet büyükleri ve sanatçılarla da ileriye dönük devam ediyor. Arşivlerimi ilerleyen dönemlerde de açığa çıkartmak istiyorum” diye konuştu.



Abdal kültürüne sahip çıkılmadı


Kırşehir’de abdal kültürüne sahip çıkılmadığını anlatan Güner, açıklamasında, “Muharrem Ertaş’a, Neşet Ertaş’a, Çekiç Ali’ye zamanında hiç kimse sahip çıkmadı. Neşet Ertaş hakka yürüdükten sonra devletin gündemine çok iyi oturduğunu gördüm. Oysa, daha önce sahip çıkılmalıydı. Merhumun cenazesinde yaklaşık 50 bin kişi vardı. Bu cenaze töreninin ses sistemlerinin de kurulumunu yaptım. Devlet büyüklerinin Kırşehir’de olması da benim unutamadığım anılarımdan bir tanesi oldu” ifadelerini kullandı.


Kırşehir’de, geçmişe dönük medya alanında araştırma yapmak isteyenlerin de kendisine geldiğini belirten Güner, 90’lı yıllarda şimdilerde ise memuriyet yapan ses sanatçılarına da arşivleriyle katkı sunuyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de gençleri bağımlılığa karşı koruyacak ’Sağlıklı Yaşam Ligi’ başlıyor Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gençleri bağımlılık risklerinden korumayı hedefleyen ’Yeşilay Sağlıklı Yaşam Ligi’ projesinin pilot uygulamaları başlıyor. İki kurumun hayata geçirdiği bu projeyle gençlere teorik bilginin ötesinde kalıcı yaşam alışkanlıkları kazandırılması hedefleniyor. Geleneksel bağımlılık önleme çalışmalarının aksine gençlerin günlük yaşamına doğrudan dokunan proje; sorumluluk, hareket ve dijital denge temaları üzerine kuruluyor. 2026 yılı Nisan ayında başlayacak olan süreçte, her sınıf bir takım, her öğretmen ise bir takım koçu olarak konumlandırılacak. Bu sayede okul ikliminde koruyucu bir ekosistem oluşturulması ve öğrencilerin ’Sağlıklı Yaşam Elçisi’ rolü üstlenmesi amaçlanıyor. Öğrenciler farklı seviyelerde görevler yapacak Sorumluluk ve İyilik Hali, Sağlıklı Yaşamda Hareket, YeşilFest ve Geleceğe İz Bırak temaları altında yürütülecek olan süreçte sınıflar kolay, orta ve zor seviyelerde görevler gerçekleştirecek. Yapılan çalışmalar fotoğraf, video ve veli onay formlarıyla kayıt altına alınacak. Değerlendirme sürecinde yalnızca başarı değil, öğrencilerin gösterdiği çaba, devamlılık ve sorumluluk düzeyi de göz önünde bulundurulacak. Yetkililer, projenin düzenli hareket, sağlıklı uyku, dengeli beslenme, dijital denge ve aidiyet duygusu gibi temel yaşam becerilerini güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti. Süreç 3 aşamada tamamlanacak Projenin sahadaki etkisinin 3 aşamada ortaya çıkması bekleniyor. Nisan ve mayıs aylarındaki ilk aşamada pilot okullardaki takımlar sürece katılacak. Öğrencilerin kazandığı alışkanlıkların, aile katılımı ve ev etkinlikleriyle mahallelere kadar uzanması hedefleniyor. İkinci aşama olan mayıs ve haziran döneminde ise okul birincileri il düzeyinde yarışacak. Takımlar bu süreçte özgün projeler geliştirerek toplumsal farkındalık çalışmalarına imza atacak. Haziran ayındaki kapanış programında il birincisi açıklanarak proje çıktıları kamuoyuyla paylaşılacak. Veliler sürecin aktif bir parçası olacak Üçüncü aşamada uzun vadeli hedeflere odaklanılarak, elde edilen veriler doğrultusunda modelin yeni eğitim öğretim yılından itibaren tüm okullara yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Proje sadece öğrenci ve öğretmenlerle sınırlı kalmayıp velileri de sürecin aktif bir parçası haline getiriyor. Haftalık aile katılım formları, evde uygulanabilecek görevler ve dijital detoks saatleriyle okulda kazanılan alışkanlıkların aile ortamında da sürdürülmesi sağlanacak. Uzmanlar, kalıcı davranış değişikliğinin ancak günlük yaşamın içinde deneyimlenerek sağlanabileceğine dikkat çekti. "Eğitim camiası bu çalışmanın en büyük gücüdür" İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, bağımlılıkla mücadelenin günümüzde giderek daha kritik bir önem taşıdığını ve bu alanda yürütülen eğitim temelli çalışmaların belirleyici bir rol üstlendiğini vurguladı. Pilot okulların titizlikle seçildiğini kaydeden Yahşi, "Süreç güçlü bir ekip yapısıyla başlatıldı. Proje yalnızca İzmir ölçeğinde kalmayacak, ilerleyen süreçte Türkiye genelinde yaygınlaştırılabilecek örnek bir uygulama olma potansiyeli taşıyor. Tüm paydaşların sürece aktif katkı sunması çok önemli. Eğitim camiası bu çalışmanın en büyük gücüdür" dedi.