GENEL - 11 Aralık 2019 Çarşamba 10:22

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Bilal Türk;

A
A
A
Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Bilal Türk;

Sen Kırşehir Temsilcisi Bilal Türk, açıklamasında; “Doğu Türkistan’ın gölgesi Dünya İnsan Hakları Gününe düştü”dedi.

Sen Kırşehir Temsilcisi Bilal Türk, açıklamasında; “Doğu Türkistan’ın gölgesi Dünya İnsan Hakları Gününe düştü”dedi.


Evrensel bir değeri, bir zümrenin uhdesine bırakırsanız, artık o değer evrensel olmaktan çıkar diyen Türk, açıklamasında; “Ne yazık ki; tüm dünyada temel hak ve özgürlükler konusunda yaşanan sorunlar, evrensel değerlerin bir grubun eline teslim edilmesinden dolayı ortaya çıkmaktadır. Baskın güçler, kendi çıkarlarına uygun bulduğu toplumlar için demokrasi ve insan hakkını öngörmekte, bunun dışındaki toplumlara ise yaşama hakkı dahi tanımamaktadır. Irak’ta dökülen kanın sızını duyuyoruz. Biz dağlık Karabağ’da yaşanan Hocalı


soykırımına ağıtlar yakıyoruz. Filistin’de, Arakan’da yaşananlara ağlıyoruz. 1974 Kıbrıs Harekatından önce Türklere yapılan soykırıma varan etnik temizlik mezalim hafızalarımızdan silinmez. İran Türklüğünü unutmayız, unutamayız”diye konuştu.


“1757 yılından beri Çin işgali altındaki Doğu Türkistan, boğazımızda düğümdür” diyen sendika temsilcisi Türk, açıklamsını şöyle sürdürdü;


“Bir buçuk asırdan beri zulme uğrayan, soykırım gören, evlerinden yurtlarından edilen soydaşlarımızın görmezden gelinmesi ne Türkiye ne de dünya nezdinde bir anlam ifade etmiyorsa bugün dünyada insan haklarından söz etmek mümkün değildir.


Çin zulmünden kaçan soydaşlarımız, anayurtlarında yaşayan yakınlarından haber dahi alamazken, zulmün boyutlarının soykırıma dönüştüğü görülmektedir. Doğu Türkistanlı soydaşlarımızın binlerce yıldır yaşadığı topraklar işgal altında olduğu gibi seyahat özgürlükleri kısıtlanmakta, doğum kontrolü yoluyla nüfuslarına müdahale edilmektedir.


Eğitim kampları adı altında tek tip kıyafetlerin giydirildiği, kulelerde askerler tarafından kontrol edilen toplama kamplarında işkencelere maruz bırakılan soydaşlarımızın yaşadığı zulüm yürekleri dağlamaktadır. Dini inançlarına kadar müdahaleye uğrayan, zorla içki içirilen kardeşlerimizin çektiği bu sıkıntıların, bilhassa İslam dünyasında karşılığının olmaması anlaşılır gibi değildir. Biz, öncelikle yaşama hakkına inanırız. Yaşama hakkı topluma ve onun siyasal örgütlenmesi olan devlete ciddi ve ağır görevler yüklemektedir.


Devlet bir yandan insanca yaşama hakkının sağlanması için gerekli hukuksal örgütlenmesini kurarken, diğer yandan da toplumda var olan ekonomik, sosyal tüm zayıflıkları gidererek, ilkeli ve objektif yaşam şartlarını oluşturmalı ve korumalıdır. Bunun için kanunlar çerçevesinde her türlü önlemi almak zorundadır. Yaşama hakkı öyle önemlidir ki, vatandaş için devletin varlığı anlamına gelir. Çin hükümeti, zorla kendi topraklarına kattığı ve zorla vatandaş yaptığı soydaşlarımızdan yaşama hakkını dahi esirgerken hangi insan hakkından bahsedecek, hangi değerleri savunacağız?”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da 22 yıl hapis cezası bulunan firari yakalandı Isparta’da polis ekiplerinin koordineli operasyonlarında, 22 yıl hapis cezası bulunan bir şahıs yakalanarak cezaevine gönderilirken, ayrı bir narkotik operasyonunda 4 kilo 650 gram uyuşturucu ele geçirildi; gözaltına alınan 5 şüpheliden 2’si tutuklandı. Isparta İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı İstihbarat Şube Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü çeşitli operasyonlar gerçekleştirildi. Yapılan operasyonda ekiplerin koordineli çalışması sonucu, hakkında çeşitli suçlardan 10 ayrı dosya bulunan ve toplam 22 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu belirlenen şahsın yeri tespit edilerek yakalandı. Düzenlenen operasyonla gözaltına alınan şahıs, emniyetteki işlemlerinin ardından Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Ayrıca Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerinin koordineli bir başka operasyonunda 4 kilo 650 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Konuyla ilişkin 5 şüpheli şahıs "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti" suçu çerçevesinde gözaltına alındı. Adli mercilere sevk edilen şüphelilerden 2’si tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Diğer 2 şüpheli ise serbest bırakıldı.