ASAYİŞ - 15 Haziran 2022 Çarşamba 23:10

Yabancı uyruklu çobanlar hayvanları çaldı, mandıra sahibi durumu kesimcinin aramasıyla öğrendi

A
A
A
Yabancı uyruklu çobanlar hayvanları çaldı, mandıra sahibi durumu kesimcinin aramasıyla öğrendi

Kırşehir’de tarım işletmesi sahibi Ramazan Göztak, yanında çalıştırdığı yabancı uyruklu çobanların mandıralarındaki büyükbaş hayvanları çalıp kestirdiğini ve sonra da etlerini değerinin çok altında sattığını iddia etti.

Kırşehir’de tarım işletmesi sahibi Ramazan Göztak, yanında çalıştırdığı yabancı uyruklu çobanların mandıralarındaki büyükbaş hayvanları çalıp kestirdiğini ve sonra da etlerini değerinin çok altında sattığını iddia etti. Göztak, şahıslardan şikayetçi oldu.


Olayla ilgili İHA’ya konuşan Öztak, "Bizden aldıkları malzemeleri başkalarına sattıklarını öğrendik. Haksız kazanç elde edilmiş. Olay kesimcinin beni araması sonrası ortaya çıktı. Kesimci, Afgan’ın malının olup olmadığını bana sordu. Ben de kesimciye böyle bir şeyin olmayacağını söyledim. Afgan’dan şüphelenmedim. Bizden mal göndermeyeceğini tahmin ediyordum" dedi.


Sonrasında malların kesimciye kendi mandırasından gittiğini öğrenen Göztak, "Jandarma ekiplerine haber verdik. Bizler de işin iç yüzünü öğrendik. Bizden hırsızlık yapıldıktan sonra komisyoncular da bilerek bu hayvanı almışlar. Düşük fiyata almışlar. Yaşadığımız süreç mahkemeye taşınıyor" diye konuştu.



"Zararım 1 milyon TL’nin üzerinde"


Komisyoncuların da devrede olması sonrasında yaşadığı zararın 1 milyon TL’nin üzerinde olduğunu aktaran Göztak, "1 milyon 200 bin lira gibi bir zararım var. Bir de benim komşum var. Ondan da mal çalınmış, onun ise henüz zararı belli değil. Tamamen haksız kazanç elde edilmiş. Devletimizin yetkililerinden destek ve yardım bekliyoruz. Mandıralarda çalışan çok ciddi sayıda Afganlı var. Mandıracılar mallarını saymaya gittiler" şeklinde konuştu.


Boztepe Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı yaptığı incelemede, şikayetçilerin yanında çalıştırdıkları Afgan çobanların mandıradaki büyükbaş hayvanları gece vakti sahiplerinden habersiz alarak kesimhaneye götürdüklerini, yine burada iş birliği içerisinde oldukları diğer şüphelilerle birlikte hareket ederek hayvanları kestiklerini ve daha sonra değerinin çok altında aynı bölgede kasap ve bakkal dükkanı işleten diğer Afganlara sattıklarını da tespit etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Anadolunun ilk medreselerinden 869 yıllık Yağıbasan Medresesi zamana direniyor Tokat’ın Niksar ilçesindeki 9 asırlık Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun ilk medreselerinden biri ve "ilk tıp eğitimi verilen yapılardan" biri olarak mimarisi ve tarihiyle dikkat çekiyor. Niksar ilçesinde bulunan tarihi Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun en eski eğitim yapılarından biri olarak asırlara meydan okuyor. Mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan medrese, 1157 yılında Danişmendli Beyliği Emiri Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa ettirildi. Danişmendli mimari geleneğinin önemli örneklerinden biri olan yapı, dönemin medrese planına uygun olarak tek katlı şekilde inşa edildi. Girişin karşısında ve sağında yer alan iki eyvanlı planıyla dikkat çeken medrese, mimari özellikleriyle de öne çıkıyor. Yapının avlusu, sekizgen kasnak üzerine oturtulan ve tromplarla taşınan yarım kubbe ile örtülerek dönemin mühendislik anlayışını günümüze taşıyor. Yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başaran medrese, hem tarihi dokusu hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini adeta geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Anadolu’nun ilk medreselerinden birisi Medrese hakkında bilgiler veren Alper Yılmaz, "Arkamda görmüş olduğunuz medrese Nizamattin Yağıbaban medresesidir. Kişinin kendi ismini vermiş olduğu Anadolu’nun ilk medreselerden bir tanesidir. Sekizgen köşeli yapılı kubbeye sahiptir. Kubbe üzeri açıktır. Türkiye’nin ilk tıp üniversitesidir. Yan tarafında kale komutanlığının kendi mezarı ölen türbesi vardır" dedi.
Ankara AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli vatandaşların kamu, özel sektör ve sosyal hayattaki iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirdikleri İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandığını bildirdi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, yüzde yüz erişilebilirlik hedefiyle engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıracak dijital dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. İşitme engelli bireylerin iletişim engellerini kaldırmak için projeler yürüttüklerini kaydeden Göktaş, AİLEM uygulamasının bu alanda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vatandaşların, kamuda, özel sektörde ve sosyal hayatlarında iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurdukları AİLEM’in Türk işaret dilini kullanan vatandaşlar için ortak bir iletişim noktası haline geldiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) bugün 51 bin 932 kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Alışverişten aile içi iletişime, öğretmen-veli görüşmesinden hasta-doktor iletişimine kadar birçok konuda günde ortalama 150 çağrıya çeviri hizmeti sağlıyoruz. 3 yıldır hizmet veren merkezimizde bugüne kadar Türk İşaret Dili çevirmenlerimiz tarafından 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağlandı. İletişim merkezimize hem bakanlığımızın internet sitesi hem de mobil uygulama üzerinden erişilebiliyor." Bakan Göktaş, AİLEM’in dışında ayrıca bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında da aktif hizmet verildiğini hatırlatarak, şu an 53 ilde toplam 75 Türk İşaret Dili tercümanıyla sahada olduklarını kaydetti. Göktaş, "Tercümanlarımız son 5 yılda tapu, belediye, valilik, noter, banka ve sağlık gibi alanlarda işitme engelli vatandaşlarımıza yaklaşık 10 bin 473 defa çeviri hizmeti sağladı. AİLEM ve saha çalışmalarımızla, Türk İşaret Dili kullanan tüm vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.