YEREL HABERLER - 07 Mart 2012 Çarşamba 15:29

BELEDİYE`NİN YAPTIRDIĞI KÜTÜPHANE TÖRENLE HİZMETE AÇILDI

A
A
A
BELEDİYE`NİN YAPTIRDIĞI KÜTÜPHANE TÖRENLE HİZMETE AÇILDI

Kuruçeşme Kılıçarslan İlköğretim Okulu’nun kütüphanesinin yeniden düzenlenip açıldığı törene protokol, okul yöneticileri, okul aile birliği yöneticileri öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Törende ayrıca İzmit Kaymakamlığı, İzmit Belediyesi ve İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortak düzenledikleri “Annem Babam Okuyor” kampanyasına okul velilerinin katılımı sağlandı. Aslında okul kütüphanesinin açılışının arkasında geçen yıl çok sevdikleri evlatlarını hasalık sonucu yitiren bir ailenin de dramı olduğu anlaşıldı. Kuruçeşmeli Keskin ailesi Kılıçarslan İlköğretim Okulu’nda eğitimine devam eden büyük kızları Tuğcan Keskin’i kaybettikten sonra evlatlarının adının okuduğu okulda yaşatılması için okul kütüphanesini yeniden düzenleyerek daha işlevsel hale dönüştürdüler. Açılış töreninde Tuğcan’ın anne-babası, Bahtışen Keskin ve Gültekin Keskin ile yine aynı okulda eğitim gören kız kardeşi Melis Keskin de yer aldı.
Kuruçeşme Kılıçarslan İlköğretim Okulu’ndaki törene İzmit Kaymakamı Sabit Kaya, İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürü Sezgin Çuhadar, Okul Müdürü Selahattin Gül ve çok sayıda vatandaş katıldı. Okul Müdürünün konuşması sonrası kütüphaneye adı verilen Tuğcan Keskin’in kız kardeşi Melis ablası için yazdığı mektubu okumak üzere kürsüye geldi. Ancak duygusal bir havanın hakim olduğu törende mektubu okurken hıçkırıklara boğulan Melis’in yardımına Başkan Doğan koştu. Melis’i bir süre teskin eden Doğan, daha sonra küçük kızın mektubunu alarak onun adına kendisi tamamladı. Doğan, daha sonra kendi adına yaptığı konuşmada bir eğitim kurumunda adı sonsuza dek yaşatılacak Tuğcan’a Allahtan rahmet dileyerek kederli aileye de böyle bir hayır işini gerçekleştirdikleri için teşekkür etti. Doğan, eğitim alanında İzmit genelinde son yıllarda çok güzel çalışmalar yapıldığına dikkati çekerek, “Kurumlarımız arasında işbirliğine dayalı güzel çalışmalara hep birlikte imza atıyoruz. Bugün kütüphanemizin açılışı ile birlikte bu bölgede de startını vereceğimiz annem babam okuyor kampanyası bu işbirliğinin en güzel örneklerinden birisidir. Bu proje giderek yaygınlaşıyor. Şimdiye kadar 7688 veli bu projeye katıldı. Proje başladığından beri 15627 adet kitap okunmuştur” diyerek sözlerini tamamladı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Sezgin Çuhadar ve İzmit Kaymakamı Sabit Kaya da törende bir konuşma yaparak evlatları adına okula yeni bir kütüphane kazandıran Keskin ailesine teşekkür ettiler.
Törende okul müdürü tarafından Bahtışen-Gültekin Keskin çiftine günün anısına plaket verildi. Ayrıca protokol üyelerine de eğitime verdikleri katkılardan dolayı öğrenciler ve okul aile birlşiği üyeleri tarafından çiçek takdim edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ekran bağımlılığı gözleri kurutuyor: 20-20-20 kuralı kurtarıcı olabilir Uzun süre ekran karşısında kalmanın dijital göz yorgunluğunu tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Duygu Erdem, özellikle ekran kullanımına bağlı olarak göz kırpma sayısının azalmasının göz kuruluğunu artırdığını, yakın mesafeden uzun süre odaklanmanın göz kaslarını zorladığını ve çocuklarda kontrolsüz ekran süresinin miyopi riskini yükselttiğini vurguladı. Dijital ekranlar artık yaşamın vazgeçilmez bir parçasıyken; eğitimden iş hayatına, sosyal ilişkilerden günlük iletişime kadar pek çok alanda bilgisayar, tablet ve akıllı telefon kullanımı artıyor. Yalnızca yetişkinler değil; çocuklar ve gençler de ders, ödev, oyun ve sosyal medya nedeniyle uzun süre ekran başında kalıyor. Medicana Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Duygu Erdem, "Özellikle uzun süreli ve aralıksız ekran kullanımının göz yorgunluğu ve kuruluk şikâyetlerini artırmaktadır. Gözler uzun süre aynı mesafeye odaklandığında hem kas yapıları hem de göz yüzeyi zorlanır. Düzenli ara verilmediğinde şikâyetler gün içinde belirgin şekilde artabilir" açıklaması yaptı. Göz kırpma azalıyor, göz kuruluğu artıyor Ekrana bakarken normalde dakikada 15-20 kez kırpılan gözlerin farkında olmadan çok daha az kırpıldığını söyleyen Op. Dr. Duygu Erdem, "Bu durum gözyaşı film tabakasının bozulmasına ve göz kuruluğuna yol açar. Göz kırpma refleksi azaldığında göz yüzeyinin yeterince nemlenemez ve rahatsızlık hissinin artar. Özellikle klimalı ortamlarda çalışanlar ve kontakt lens kullanan bireylerde şikâyetler daha belirgin hâle gelir. Bu kişilerde yanma ve batma hissi daha yoğun yaşanabilir, günün ilerleyen saatlerinde bulanık görme şikâyetleri artabilir" şeklinde konuştu. Yakın mesafe göz kaslarını sürekli çalıştırıyor Uzun süre yakın mesafeden ekrana bakmanın göz kaslarının sürekli çalışmasına neden olduğunu belirten Op. Dr. Duygu Erdem, "Gün sonunda göz çevresinde baskı hissi, şakaklarda gerilme ve odaklanmada zorlanma gibi yakınmalar ortaya çıkar. Çocuklarda ve gençlerde uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımı, miyopi (uzağı görememe) gelişimi ve ilerlemesi açısından önemli bir risk faktörü olarak kabul edilir. Ekran kullanım süresi kadar ekranın hangi şartlarda ve ne kadar düzenli aralar verilerek kullanıldığı da önemlidir" dedi. En etkili yöntem: 20-20-20 kuralı Göz sağlığını korumak için en etkili yöntemlerden birinin 20-20-20 kuralı olduğunu belirten Op. Dr. Duygu Erdem, "Her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarını rahatlatır. Bu basit yöntem, ekran karşısında uzun süre kalan kişiler için etkili bir destek sağlar. Ekranın göz hizasından biraz aşağıda konumlandırılması, ortam ışığının uygun olması ve düzenli göz kırpmaya özen gösterilmesi de önemlidir. Gerektiğinde suni gözyaşı damlalarının kullanılması fayda sağlayabilir. Tüm bu önlemler dijital göz yorgunluğunu azaltmada önemli rol oynar. Ekranlardan tamamen uzak durmak günümüz şartlarında pek mümkün olmasa da bilinçli kullanım ve basit önlemlerle göz sağlığının korunabilir" ifadelerini kullandı.
Samsun Yüzde 90 tıkalı boyun damarına kritik müdahale: Felç riski önlendi Samsun’da felç geçiren ve boyun damarında yüzde 90 darlık tespit edilen 71 yaşındaki hasta, yüksek ameliyat riski nedeniyle kasıktan girilerek yapılan anjiyografik stent işlemi ve doktorların başarılı müdahalesiyle sağlığına kavuştu. Samsun’da yaşayan Zekai Bozyel (71), 15 yıl önce bypass ve kalp kapak ameliyatı geçirdi. Rutin kontrolleri devam eden Bozyel, 20 gün önce kolunda güçsüzlük şikayetiyle nöroloji servisine yatırıldı. Yapılan tetkiklerde hastanın sağ boyun damarında yüzde 30, sol boyun damarında ise yüzde 90 oranında darlık tespit edildi. Sol taraftaki ciddi darlığın hastanın felç geçirmesine neden olduğu belirlendi. Hastanın daha önce kronik akciğer rahatsızlığı bulunması ve geçirdiği ameliyatlar nedeniyle anestezi açısından yüksek risk taşıdığı değerlendirildi. Bunun üzerine hastanın durumu kardiyoloji ekibi tarafından yeniden ele alındı. Akabinde Medicana International Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yanık, boyun damarında yüzde 90 darlık tespit edilen ve daha önce baypas ile kalp kapak ameliyatı geçiren hastaya ameliyatla kasıktan girerek uygulanan anjiyografik yöntemle stent yerleştirdi. Gerçekleştirilen başarılı müdahaleyle yeniden felç riskinin önüne geçildiğini belirtti. "İşlem sonrası herhangi bir sorun yaşamadık ve hastamızı taburcu ettik" Hastanın filmlerini inceleyip muayenesini yaptıklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yanık, "Zekai bey 15 yıl önce bypass ve kalp kapak ameliyatı olmuş, rutin takiplerinde devam eden bir hastamız. 20 gün önce nöroloji servisine yatıyor. İnme hikayesi ve kolunda güçsüzlük var. Yapılan tetkiklerinde boyun damarında darlık saptanıyor. Sağdaki boyun damarında yüzde 30, soldaki boyun damarında ise yüzde 90 civarında bir darlık var. Bu felç geçirmesine sebep olan bir darlık. Öncelikle ameliyat düşünüldü ancak kronik akciğer öyküsü ve diğer rahatsızlıkları nedeniyle anestezi açısından riskli bulundu. Biz damarın bu şekilde bırakılmasının daha riskli olacağını düşündük. Hastamızla görüşerek işlemi yapmaya karar verdik. Başarılı bir şekilde soldaki boyun damarına kasıktan girerek, herhangi bir kesi yapmadan anjiyografik olarak stent yerleştirdik. İşlem sonrası herhangi bir sorun yaşamadık ve hastamızı taburcu ettik. Müdahale edilmemesi durumunda daha ciddi bir felç riski söz konusuydu" dedi. Operasyon sonrası sağlığına kavuştuğunu belirten Zekai Bozyel ise, "Hastaneye geldiğim zaman kafamda ve boynumda bir daralma hissi vardı. Şimdi durumum gayet normaldir" diye konuştu. Babasının felç geçirdiğini ifade eden Recep Bozyel de, "Babam riskli bir hastaydı ve sürekli kontrol altındaydı. Ahmet hocamızla tanıştık. ’Bu işin üstesinden gelirse Ahmet hoca gelir’ dediler. Babamın geçmişini de biliyordu. Ameliyat oldu ve şu ana kadar hiçbir problem yaşamadık. Başarılı bir operasyon gerçekleştirildi" ifadelerini kullandı.