GENEL - 27 Mart 2012 Salı 18:15

3 BAKAN AÇILIŞTA BULUŞTU

A
A
A
3 BAKAN AÇILIŞTA BULUŞTU

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye`nin AB`ye yük değil, yükünü taşıyacak bir ülke haline geldiğini söyledi.
Ulaştırma Bakanlığı tarafından yürütülen Ankara - İstanbul Hızlı Tren Hattı`nın Köseköy - Gebze kesimi inşaatı temel atma töreni AB Bakanı Egemen Bağış, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, AB Büyükelçisi Jean Murice Ripent katılımı ile gerçekleştirildi.
Törenin açılış konuşmasını yapan TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, proje hakkında bilgiler verdi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım`a ve AB Bakanı Bağış`a desteklerinden ötürü teşekkür eden Karaman, "Hattın 30 aylık yapım süresini 24 olarak planladık. Sanat yapılarını yeniliyor yeni sanat yapıları inşa ediyoruz. Demiryollarını öncelikli hedef olarak görerek yüksek Hızlı Tren projelerimize destek veren Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm paydaş kuruluşlara teşekkür ediyorum" dedi.
Türk İş Genel Mali Sekreteri ve Demiryol İş Sendikası Genel Başkanı Ergün Atalay ise, "Biz demiryolcular dünü de bugünü de muhakemesini yapan insan topluluğuyuz. 2003 yılı başında Ankara`da hızlı tren temelini atarken ne zaman bitecek? Allah bana bunu görmeyi nasip edecek mi dedim. Konya ve Eskişehir`i gördüm. İnşallah bunu da göreceğim. Halkımız şehrine varmadan hızlı trenin bittiğine inanmıyor. Şehrine geldiğinde görecek. Geçmişte mazot bulamadığımız, ray bulamadığımız dönem oluyordu. Hazineye para
için gidince bize Demiryollarını kapatın diyorlardı. Oradan buraya geldik. Benim buradan bir isteğim var. Başbakanımız uçakları biz yapağız diyor. Bizde bu hızlı trenleri yapmak istiyoruz. Demiryolcular olarak buna hazırız" diye konuştu.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, son derece önemli bir projenin en önemli aşamasını gerçekleştirdikleri dile getirerek, "İnşallah 24 ayda tamamlanıp hizmete açılacak. Türkiye`de çok önemli projeler yürütülüyor. Bugün İstanbul Boğazının altındaki raylı sistemli tünel bitmek üzere. Bir taraftan Kars-Bakü hattı devam ediyor. Bu proje bittiğinde Çin`den Londra`ya kadar raylı ulaşım yapabilecek bir ülke olacak Türkiye. Bu projelerle ülkemizin kalkınmasına yeni ivmeler kazandırılıyor. İstanbul ve
Anadolu bu hat ile bağlanacak. Bundan dolayı Marmara Bölgesini bir havza olarak görüp ulaşım sistemlerini entegre edici yaklaşımlarda bulunmak gerekir. Bu demiryolu hattı yapılırken, Hızlı tren hattı yolcu taşımacılığı için 2 hat olarak düşünülüyor. Bizim İzmit körfezine çok ciddi bir yük taşımacılığı var. Biz bunun 3 hat olarak düşünülmesini istiyoruz bu yükler için. Bu konuda bazı çalışmalar var. Bu hat üçe çıkarsa bölge için çok önemli olacak" dedi.
Karasu-Adapazarı arasında ki demiryolu hattının devam ettiğini ile getiren Ergün, "Bu hattımızın inşaatı devam ediyor. Bu hattımıza bir planlama yapılarak, Yüksek Hızlı Tren hattında istediğiniz 3. hatta ilave edilmesi ve bölgenin bir havza olarak planlanması gerekir. Adapazarı elektrikli tren hattının Marmaray`a entegre edilmesi ve buna Düzce`nin eklenmesi ile bölgede çok önemli bir çalışma yapılmış olacaktır. Bunların hayata geçtiğini görmeyi diliyoruz" diye konuştu.
Ergün`ün ardından kürsüye çıkan AB Bakanı Egemen Bağış, bugün Kocaeli`nden kalkacak trenin Türkiye`in yüksek hızlı kalkınmasının sembolü olduğunu vurgulayarak, "Bu projeyi değerli kılan şeylerden birisi AB üyesi ülkelerin dışında ki ülkelerin arasında en yüksek finansmanlı proje olması. Bazı muhaliflerimiz Türkiye`nin AB sürecinin durduğunu iddia ediyorlar. İşte burada AB`nin hayat standardını yükselten bir projeye verdiği destek ile bir temel atma töreni gerçekleştiriyoruz" dedi.
Bağış, Yüksek Hızlı Tren projesi ile Başkent`in Medeniyetler Başkenti ile buluşacağını dile getirerek şunları kaydetti:
"Bu proje yedi düvele gösteriyor ki artık dünyada kalkınmanın, istikrarın rayları Türkiye`den geçiyor. Türkiye usta bir makinistin yani Recep Tayip Erdoğan`ın öncülüğünde yoluna devam ediyor. Türkiye`yi yıllarca vagon siyasetine hapseden zihniyetin temsilcileri Eskişehir`e hızlı tren ile gitmeyiz diyorlardı. Şimdi ise onlar kalkınma trenini kaçırdıkları için başkent trafiğini kilitliyorlar. Biz onları kalkınmanın rayına davet ediyoruz. İnşallah Türkiye` 4-4`lük eğitim sistemi ile AB standartlarına
ulaşacaktır. Son olarak şunu söylemek istiyorum. Türkiye bu proje ile doğunun en batılısı batının en doğulusu olduğunu yeniden kanıtladı."
Kürsüye son olarak ise Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Binali Yıldırım çıktı. Yıldırım, Ankara-,İstanbul hattının son halkasının temelini attıklarını hatırlatarak, "Bu hattın bitirilmesi ile birlikte artık Ankara İstanbul arasında YHT projesi tamamlanmış olacak. Böylece 40 yıldan fazladır milletimizin hasretle beklediği hızlı tren Ankara`dan İstanbul`a kesintisiz 3 saat içerisinde gidebilecek. Başkentimiz Ankara ile ticari başkentimiz İstanbul birbirine daha fazla yakınlaşacak. İstanbul
Marmaray ve Kars-Bakü hattını da bu projeye dahil ettiğimizde Uzakdoğuda Pekin`den Batı Avrupa Londra`ya kadar bir zamanlar tarihin İpekyolu olarak adlandırılan koridoru yeniden hayata geçecek. Asırlardan beri süregelen batı ile doğu arasında mal ve insan taşımacılığı yeni bir anlayış ile çok daha gelişmiş hale gelecek" dedi.
Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:
"Köseköy Gebze projesi toplam proje içerisinde büyük bir bölüm dedzin kalkınmasına yeni ivmeler kazandırılıyor. ğil. Sadece 56 kilometre. 470 kilometrelilk kısmı yapıldı ve yapılıyor. Bu projenin önemini sizlerle paylaşmak istiyorum. Burada örnek çalışma yaptık. AB ile Türkiye arasında tam üyelik öncesinde anlamlı bir işbirliğini gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar katılım öncesi AB`nin tek bir projede en büyük mali desteği yaptığı proje olması dolayısıyla bu projeye ayrı bir önem veriyoruz. Tren
yollarının gelişmesi sadece Kafkaslar, Orta Asya ve Türkiye`nin değil Avrupa`nın da bağlantılarının güçlenmesi anlamına geliyor. Bu projenin sonunda Avrupa Asya entegrasyonu güçlenecek ve Türkiye`nin bir geçiş ülkesi olma özelliği ön plana çıkacaktır. AB ile birleşme gerçekleşmeden önce biz demiryolları ile bu birleşmeyi hazır hale getiriyoruz. AB Türkiye Büyükelçiliğine ve diğer emeği geçen kuruluşlara teşekkür ediyorum. Bu destek çok büyük değil ama çok önemli bit mana ifade ediyor. Türkiye ile
AB`nin somut anlamda işbirliğinin en gözüken ve kalıcı eseridir. Buna önem veriyoruz."
Bilim Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün`ün konuşmasında değindiği konulara da cevap veren Yıldırım, "Sayın bakanın siparişlerini aldık. Hattın 3`e çıkarılması ve diğer ilavelerle kuvvetlendirilmesi siparişi kısa zamanda yerine getirilecek. Tüm Kocaelililer, Sakaryalılar, bunu böyle bilsin. Son 9 yıldır yapılan yatırımları biliyorsunuz. 50 yıldır çivi çakılmayan demiryollarında her yıl 135 kilometre yeni demiryolu yapıyoruz. Bu Cumhuriyet tarihinin rekoru. Çünkü demiryolları bağımsızlığın sembolüdür ve
buraya yatırım yapmak en büyük hedefimiz oldu. Başbakan demiryolları ayağa kalkacak bu ülkenin yükünü taşıyacak dedi ve bizde hiçbir şeyden kaçınmayarak hizmet ettik. Demiryolları yatırım olarak karayollarının da önüne geçmiş durumdadır. Bize yakışan budur" dedi.
Yerli demiryolu sanayisi ile ilgili konuşan Yıldırım, "Sadece demiryolu altyapısı yapmak yetersiz. Demiryolu yerli sanayisini kurmamız lazım. Bunun için Sakarya`da fabrikalarımıza ilave olarak metro ve hızlı demiryolu araçları üreten bir fabrikaya faaliyete soktuk. Çankırı`da makas, Afyon, Sivas ve Sakarya`da travers; Erzincan`da ray bağlantı elemanları; Karabük`te ise yerli olarak Yüksek Hızlı Tren ve normal ray üreten bir fabrika yaptık. MKE bünyesinde Kırıkkale`de tekerlek ve buji takımı yapacak
altyapıyı kurduk. Adım adım demiryolu yerli sanayisini geliştirdik. Türkiye 150 yıllık demiryolu tarihinde kendi rayını yapamaz halde idi. Bugün artık Türkiye sadece ray üretmiyor. Etrafta ki ülkelere bunları satar, onların ihtiyacını karşılar hale geldi. Bu yolun başı. Şimdi Ankara metrolarını yapıyoruz. Bu araçların yüzde 51 yerli olarak yapılması şartı koyduk bu yerli demiryoluna yatırım yapmak demektir. Amacımız insanımıza daha fazla iş ve aş sağlamak ama diğer yandan da ülkemizi AB üyelerinin
altyapısının aynı konumuna getirmek. Türkiye AB`ye yeni giren son grup üyelerden daha iyi konuma gelmiştir. Hızlı trenleri, bölünmüş yolları ve bilişim altyapısı ile Türkiye, AB`ye girmeye çoktan hazır hale gelmiştir. Ülkemizin geleceği için yatırımları hız kesmeden devam edeceğiz" dedi.
Türkiye`nin AB`ye yük değil, yükünü taşıyacak bir ülke olduğunu ifade eden Yıldırım, "Türkiye`in tarihinde de geçmişinde de bunun örnekleri ile doludur. Dostlarımız endişe etmesin. Türkiye paylaşmayı ve dayanışmayı şiar edinmiş ve bu yolla bölgesinde istikrar unsuru olmuş bir ülkedir. Ben şimdiden Karabük-Zonguldak-Irmak demiryolu iyileştirmesinin hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.
Köseköy-Gebze Hızlı Tren İnşaatı çalışmalarından dolayı bu hattın kapanmasını istismar edenlerin olduğunu belirten Yıldırım, "Kalıcı rahatlık için geçici rahatsızlık olacak. Tedbirler alındı; Kocaeli, Sakarya ve İstanbul`da Vali ve Belediye Başkanları tedbirlerin alınması için seferber oldu ve sıkıntıları ortadan kaldıracak tedbirleri aldılar. Bu hat tamamlanınca karayolundan demiryolu geçmeyecek. Bunu yapmak zorundaydık ve bunun için kapadık" dedi.
Yıldırım`ın konuşmasının ardından `Irmak-Karabük-Zonguldak Demiryolu Hattı Rehabilitasyon Projesi İkili Anlaşması` imzalandı.
56 kilometre uzunluğunda ki Köseköy-Gebze hattında, demiryolu yatırımları alanında ilk defa AB IPA fonları kullanılacak. Hat üzerinde 9 tünel, 10 köprü, 122 menfez, 2 alt geçit, inşa edilecek. Toplamda 153 milyon Euro`ya mal olacak inşaat, Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren Hattının da son aşamasını oluşturuyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de bir evden tonlarca çöp çıktı Mersin’in merkez Akdeniz ilçesinde vatandaşların kötü koku ve haşere şikayetleri üzerine belediye ekipleri tarafından müdahale edilen çöp evden tonlarca katı atık çıkarıldı. Halk sağlığını tehdit eden evdeki atıklar iş makineleri yardımıyla tahliye edildi. Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Akdeniz ilçesine bağlı Mahmudiye Mahallesi’nde çevre sakinlerinin yoğun şikayetleri üzerine Akdeniz Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ile Zabıta Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Bölgede yapılan incelemelerde müstakil bir evin iç bölümleri ile avlusunun uzun süredir biriktirilen katı atıklarla tamamen dolduğu belirlendi. Evde biriken atıkların ağır kokuya neden olduğu, aynı zamanda haşere ve kemirgenlerin üreme alanına dönüştüğü tespit edildi. Yetkililer, biriken çöplerin yangın riski oluşturduğunu ve mahalle sakinlerinin sağlığını tehdit ettiğini bildirdi. Bunun üzerine belediye ekipleri bölgede güvenlik önlemleri alarak temizlik çalışması başlattı. İnsan gücüyle temizlenmesi mümkün olmayan atıklar kontrollü şekilde dışarı çıkarıldı. Daha sonra kepçe ve iş makineleri yardımıyla kamyonlara yüklenen tonlarca çöp, katı atık bertaraf merkezine taşındı. Mahalle sakinleri, çevreye yayılan kötü kokular nedeniyle uzun süredir sıkıntı yaşadıklarını belirterek belediye ekiplerine teşekkür etti.
Adana ADASO Başkanı Kıvanç: "Teknolojik devrim yaşanıyor" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, küresel ölçekte büyük bir teknolojik devrim yaşandığına dikkat çekerek sanayicilerin ve iş insanlarının bu dönüşüme öncülük etmesi gerektiğini belirtti. Adana Sanayi Odası (ADASO) Adana Sanayi Odası Sakıp Sabancı Toplantı Salonu’nda düzenlenen "Vergi Denetiminde Dijital Dönüşüm ve İŞKUR İstihdam Teşvikleri Bilgilendirme Toplantısı" iş dünyası temsilcileri yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda; vergi denetim süreçlerinde devreye alınan yeni dijital uygulamalar, yapay zeka destekli denetim mekanizmaları, artan cezai yaptırımlar ve işletmelerin rekabet gücünü artıracak İŞKUR istihdam destekleri detaylı bir şekilde ele alındı. "Dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluktur" Toplantının açılış konuşmasını yapan Kıvanç, küresel ölçekte büyük bir teknolojik devrim yaşandığına dikkat çekerek sanayicilerin ve iş insanlarının bu dönüşüme öncülük etmesi gerektiğini belirtti. Kıvanç, şöyle devam etti: "Artık sadece üretim bantlarımızda değil, mali süreçlerimizde ve kamu ile olan ilişkilerimizde de dijitalleşme bir tercih değil, zorunluluktur. Teknolojinin getirdiği şeffaflık ve hız, iş süreçlerimizi kolaylaştırırken bizlere yeni sorumluluklar yüklüyor. Ekonomik sürdürülebilirliğin en temel taşlarından biri de istihdamdır. İŞKUR tarafından sağlanan güncel teşvikler, işletmelerimizin rekabet gücünü artırmak adına hayati öneme sahip. Bugün burada uzmanlardan alınacak bilgiler, işletmelerimizin gelecekteki yol haritası için birer mihenk taşı olacaktır." Etkinliğe Adana Defterdarı Ahmet Balıkcı, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Ahmet Karaveli, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkan Yardımcısı Melih Akcan ve çok sayıda iş adamı katıldı.
Şırnak Beytüşşebap’taki sel bölgesinde inceleme AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, beraberindeki heyetle birlikte sel felaketinin ağır hasara yol açtığı Beytüşşebap ilçesinde incelemelerde bulundu. Son günlerde etkili olan şiddetli yağışların ardından meydana gelen sel felaketi ilçede hayatı olumsuz etkilerken, taşan dereler nedeniyle birçok noktada yollar zarar gördü, tarım alanları su altında kaldı ve bazı bölgelerde altyapıda ciddi hasar oluştu. Selin ardından bölgeye giden Milletvekili Tatar ve beraberindeki heyet, afetin etkilediği alanlarda incelemelerde bulunarak vatandaşların taleplerini dinledi. Selin etkilediği bölgelerde incelemelerde bulunan Tatar, mağdur vatandaşlarla bir araya gelerek sorunları yerinde dinledi. Özellikle dere yataklarına yakın bölgelerde büyük korku yaşandığını ifade eden vatandaşlar, altyapı ve taşkın riskine karşı kalıcı çözüm talebinde bulundu. Tatar ise devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini belirterek, zarar gören alanların en kısa sürede eski haline getirilmesi için yoğun çalışma yürütüldüğünü söyledi. İncelemelerin ardından koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Beytüşşebap Kaymakamlığı, Beytüşşebap Belediyesi, Şırnak İl Özel İdaresi, AFAD, Devlet Su İşleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Türk Kızılay ve ilgili kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda selin yol açtığı hasar, riskli bölgeler, taşkın alanları, zarar gören yollar ve altyapı sorunları detaylı şekilde ele alındı. Özellikle dere yataklarında kalıcı taşkın önleme çalışmalarının hızlandırılması ve zarar gören bölgelerde acil müdahale sürecinin genişletilmesi kararlaştırıldı. Şırnak İl Afet ve Acil Durum Müdürü Muzaffer İşlek, selin ilk anından itibaren ekiplerin sahaya yönlendirildiğini, riskli bölgelerde tahliye ve güvenlik çalışmalarının aralıksız sürdürüldüğünü belirtti. AFAD ekiplerinin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğü öğrenilirken, özellikle kırsal bölgelerde oluşan zararların kayıt altına alındığı ifade edildi. Milletvekili Tatar’ın yaşanan sel felaketini doğrudan İbrahim Yumaklı ile Mehmet Akif Balta’ya telefonla ilettiği öğrenildi. Yapılan görüşmelerin ardından Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü ekiplerinin hızla bölgeye sevk edildiği ve dere yataklarında teknik inceleme başlatıldığı belirtildi. Özellikle taşkın riski bulunan bölgelerde yeni koruma projelerinin gündeme geldiği öğrenilirken, selin tekrar yaşanmaması için kapsamlı altyapı çalışmaları yapılacağı ifade edildi. İncelemeler sonrası açıklamalarda bulunan Tatar, devletin tüm imkanlarıyla Beytüşşebap halkının yanında olduğunu söyledi. Sel felaketinin ardından tüm kurumların koordineli şekilde sahada görev yaptığını belirten Tatar, "Vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli tüm adımları atıyoruz. Devletimiz ilk andan itibaren sahadadır. Hiçbir vatandaşımız yalnız değildir" dedi. Tatar, afet sonrası oluşan zararların giderilmesi için gerekli çalışmaların hızlandırıldığını vurgulayarak, "Yollar, altyapı, dere yatakları ve zarar gören alanlarla ilgili kalıcı çözümler üretilecek. Beytüşşebap’ın yaşadığı bu afeti hep birlikte aşacağız" ifadelerini kullandı. Sel felaketinin ardından bölgede iş makineleriyle temizlik ve tahliye çalışmalarının sürdüğü öğrenildi. Ekiplerin dere yataklarında taş ve balçık temizliği yaptığı, zarar gören yolların yeniden ulaşıma açılması için yoğun çalışma yürüttüğü belirtildi. Yetkililer, vatandaşların özellikle dere yataklarına yakın bölgelerde dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulunurken, bölgede hava şartlarının yakından takip edildiği ifade edildi. Yaşanan sel felaketi sonrası devlet kurumlarının koordineli müdahalesi ve sahada yürütülen çalışmalar, Beytüşşebap’ta yaraların kısa sürede sarılması adına umut olurken, bölge halkı da kalıcı taşkın önleme projelerinin bir an önce hayata geçirilmesini istiyor.