ASAYİŞ - 15 Mayıs 2026 Cuma 11:01

4 kişinin öldüğü kazada tutuklu sürücü: "Hafif şekilde çarptım"

A
A
A
4 kişinin öldüğü kazada tutuklu sürücü: "Hafif şekilde çarptım"

Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 4 kişinin hayatını kaybettiği, 3 yaşındaki Umay Mira’nın yaralandığı kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Adli tıp raporunda "asli kusurlu" bulunan tutuklu sürücü savunmasında, "Öndeki 2 aracın tehlikeli yakınlaşması oldu ve son anda kazadan kurtulmaları sebebiyle bende dikkat dağınıklığı oluştu. Kazaya karışan aracın önünde başka bir araç olduğu için benim önüme doğru geçmeye çalıştı. Bu şekilde tehlikeli yakınlaşma oldu ve hafif şekilde çarptım" dedi.


Kaza, 6 Ekim 2025 tarihinde Otoyolun Sevindikli mevkisi Ankara istikametinde meydana geldi. Furkan U. (23) idaresindeki 06 CBP 476 plakalı otomobil, aynı yönde seyreden Bünyamin Meral (36) yönetimindeki 34 MCC 171 plakalı otomobile yandan çarptı. Çarpmanın etkisiyle bariyerlere savrularak takla atan araçtaki Serpil Aygün (52) ve Sudenur Bilgiç (26) olay yerinde, sürücü Bünyamin Meral hastanede, Kerim Aygün (53) ise 15 gün sonra hayatını kaybetti. Kazada 3 yaşındaki Umay Mira Ö. ise ağır yaralandı.


Hazırlanan iddianamede, mağdur Umut Mira Ö.’nın yaralanma durumuna dair tıbbi tespitlere yer verildi. Umut Mira’nın maruz kaldığı yaralanmanın, hayati tehlikeye sokan bir duruma ve vücudunda orta (3’üncü) derece kemik kırığına neden olduğu belirtildi.


"Anneme göstermek isterken hakimiyeti kaybettim"


İddianamede sanık Furkan U.’nun kazanın oluş şekline dair verdiği ifade de yer aldı. Annesiyle İstanbul’dan döndükleri esnada olayın gerçekleştiğini belirten Furkan U., ifadesinde şu cümleleri kullandı:


"Önümde seyretmekte olan kazaya karışmış olduğum 34 MCC 171 plakalı araç, kendisi ile aynı şeritte seyir halinde olan bir araca çarpmaktan son anda kurtuldu. Ben de anneme bunu göstermek isterken aracımın hakimiyetini kaybederek önümde seyreden 34 MCC 171 plakalı araca arkadan çok hafif şekilde çarptım. Ardından kaza meydana geldi. Kazanın meydana gelmesinin ana nedeni, benim çarptığım araç ile önündeki aracın birbirine çarpma riskinin bende oluşturduğu dalgınlıktı."


Adli tıp raporu: Sanık "asli kusurlu", diğer sürücü "kusursuz"


İddianameye, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan alınan rapor da eklendi. Raporda, şüpheli sürücü Furkan U.’nun sevk ve idaresindeki otomobille seyri esnasında yola gereken dikkati vermediği vurgulandı.


Şüphelinin sevk ve idare hatası sonucu aracını kendi şeridinde tutamayarak kontrolsüz şekilde sağa yöneldiği ve sağ şeritte nizami seyreden diğer araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği kaydedildi. Raporda, Furkan U.’nun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle olayda "asli kusurlu" olduğu tespit edildi.


Kazaya karışan 34 MCC 171 plakalı otomobilin sürücüsü Bünyamin Meral’in ise kazanın oluşumunda herhangi bir hatalı tutum veya davranışının bulunmadığı vurgulanarak "kusursuz" olduğu belirtildi.


İlk duruşma


Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan tutuklu bulunan sanık Furkan U., taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Savunması için söz hakkı verilen sanık Furkan U., "Annem ile birlikte İstanbul’dan dönüyorduk. Yolda giderken kazaya karışan araç ile onun önündeki araç arasında tehlikeli yakınlaşma oldu. Araçların son anda kazadan kurtulması sebebiyle bende de dikkat dağınıklığı oluştu. Kazaya karışan aracın önünde başka bir araç olduğu için benim önüme doğru geçmeye çalıştı. Bu şekilde bir tehlikeli yakınlaşma oldu. Aracımın ön yan kısmı ile 34 MCC 171 plakalı aracın arka yan tarafına küçük bir temas oldu. Benim hızım 130 kilometreydi. Karşı tarafında hızı benden daha hızlıydı ancak yakınlaşma sonrasında hafif yavaşladılar ve benimle yan yana geldiler. Zaten aracımda araç içi kamerası da vardı. İncelendiğinde kazanın oluşumu ortaya çıkacaktır. Olay bu şekilde gerçekleştiği için çok üzüldüm, çok zor günler yaşadım. Manevi olarak kendimi çok kötü hissediyorum. Ben hayatım boyunca alkol ve uyuşturucu almadım. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim" dedi.


Müşteki avukatları da sanıktan şikayetçi olduklarını belirtti.


Araç içi kamera görüntüleri incelenecek


Cumhuriyet savcısı, suçun vasıf ve mahiyeti ile mevcut delil durumu göz önüne alınarak sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın aracında bulunan araç içi kamera görüntülerinin kazadan 5 dakika öncesinden temas anına kadar olan kısmının raporlanmasına, sanığın ehliyetinde herhangi bir sağlık kısıtlaması (protez kullanımı vb.) olup olmadığının emniyetten sorulmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul CHP İstanbul İl Kongresi davasının duruşmasında ara karar: Gürsel Tekin göreve devam edecek CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen il başkanı ve il yönetim kurulunun tedbiren görevlerinden uzaklaştırılmasına ve kongrede alınan kararların iptaline ilişkin açılan davada ara kararını açıklayan mahkeme Gürsel Tekin’in görevine devam etmesine hükmetti. CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nde seçilen il başkanı ve il yönetim kurulunun tedbiren görevlerinden uzaklaştırılması talebiyle açılan dava ile kongre ve kongrede alınan kararların iptaline ilişkin davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya davacı Özlem Erkan ve avukatı İlkay Orhan, davalı CHP Genel Başkanlığı’nın avukatı Avukat Çağlar Çağlayan hazır bulundu. Davacı tarafın avukatı İlkay Orhan duruşmada, ‘’Geçmiş beyanlarımızı tekrar ediyoruz. İfadesi alınan ve özellikle parti içerisinde etkin görevde bulunan kişilerin beyanları esas alındığında, 38. İstanbul CHP İl Kongresi ve 38. Kurultayı sırasında delege idarelerinin çeşitli menfaatler karşılığı sakatlandığı açık bir şekilde ortadadır" ifadelerini kullandı. Davalı avukat Çağlar Çağlayan ise ‘’Bir önceki celsedeki feri müdahale talebinin kabülüne karar verilsin, celse arasında İstanbul İstinaf mahkemeleri İstanbul İl Kongresine dair açılmış diğer davalarda verilen yetersizlik kararlarına dair İstinaf başvurularını reddetti. İstinaf son kararları İstanbul mahkemelerinin yetkisiz olduğu yönünde olduğundan yetkisizlik kararı verilmesini talep ederiz. Bunun dışında eksik hususların giderilmesini talep ederiz" dedi. Mahkeme ara kararında Ankaya 3. Asliye Hukuk Mahkemesine dosyaları birleştirmek için yeniden muvafakat gönderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi. Ara kararla Gürsel Tekin görevine devam edecek.
Sivas Obezite çağın en yaygın sağlık sorunları arasında Uzmanlar, obezitenin yalnızca estetik bir sorun değil birçok ciddi hastalık için risk oluşturan kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Günümüzde giderek artan obezitenin, doğru tedavi ve multidisipliner yaklaşımla kontrol altına alınabileceği belirtildi. Medicana Sivas Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden, hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının artmasıyla birlikte obezitenin çağın en yaygın sağlık sorunlarından biri haline geldiğini ifade etti. Obezitenin yalnızca estetik bir problem olmadığını belirten Özden, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimi ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Obezitenin tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, yüksek kolesterol, uyku apnesi ve bazı kanser türleri başta olmak üzere birçok hastalık için önemli risk faktörü oluşturduğunu aktaran Özden, bu nedenle mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Tedavide ilk adım: Yaşam tarzı değişikliği Obezite tedavisinde öncelikle cerrahi dışı yöntemlerin denendiğini belirten Doç. Dr. Hüseyin Özden, "Tedavi sürecinde ilk basamak; sağlıklı beslenme, diyet programı ve düzenli fiziksel aktivitedir. Ayrıca obeziteye neden olabilecek hormonal veya metabolik hastalıkların da mutlaka araştırılması gerekir. Bu yöntemlerle başarılı sonuç alınamayan hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelir" dedi. Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır? Obezite cerrahisinin uygun hastalarda etkili bir tedavi yöntemi olduğunu belirten Doç. Dr. Özden, "Vücut kitle indeksi (VKİ) 40 ve üzeri olan bireyler, VKİ 35 ve üzeri olup diyabet, hipertansiyon gibi ek hastalıkları bulunan kişiler, diyet, egzersiz ve medikal tedaviye rağmen kilo veremeyen hastalar cerrahi olabilecek hasta gruplarıdır. Bu hastalar cerrahi planlama öncesinde detaylı bir değerlendirmeden geçirilir ve kişiye özel tedavi planı oluşturulur. Günümüzde obezite cerrahisinin büyük oranda kapalı yöntemlerle gerçekleştirilir. Tüp mide başta olmak üzere uygulanan cerrahi yöntemler sayesinde hastalar daha konforlu bir süreç geçirir. Ameliyat sonrası ağrı genellikle minimal düzeydedir ve kısa sürede kontrol altına alınabilir. Hastalar çoğunlukla 1-2 gün içerisinde taburcu edilebilir ve kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilir" ifadelerini kullandı. Obezite cerrahisinin etkili sonuçlar sağladığını belirten Doç. Dr. Hüseyin Özden, "Cerrahi sonrası hastalar, düzenli takip ve uygun yaşam tarzı değişiklikleri ile hedef kilolarına genellikle 1 ila 1,5 yıl içerisinde ulaşabilmektedir. Ancak bu süreçte diyet ve egzersiz programına uyum büyük önem taşır. Obezite cerrahisi hastalar için yeni bir başlangıçtır. Ancak kalıcı başarı için ameliyat sonrası dönemde beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, fiziksel aktivitenin artırılması ve düzenli doktor kontrollerinin aksatılmaması gerekmektedir. Bu sayede hem verilen kilolar korunur hem de obeziteye bağlı hastalıklarda ciddi iyileşmeler sağlanır" dedi.
Erzurum İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya Aşkale geri gönderme merkezinde incelemelerde bulundu İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Erzurum programı kapsamında Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve Anayasa Mahkemesi üyeleriyle birlikte Erzurum’un Aşkale ilçesinde bulunan Göç İdaresi Başkanlığı Aşkale Geri Gönderme Merkezi’ni ziyaret etti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ve beraberindeki Anayasa Mahkemesi üyeleriyle birlikte Aşkale Geri Gönderme Merkezi’nde yürütülen faaliyetler ile merkezde sunulan hizmetlere ilişkin incelemelerde bulundu. Heyet; kapalı devre kamera sistemi (CCTV) odası, avukat görüşme odaları, yemekhane, etkinlik alanları, revir, kapalı spor salonu, havalandırma alanları ve ortak kullanım alanlarını gezerek yetkililerden bilgi aldı. Heyet ayrıca etkinlik alanlarında barınan farklı uyruklardaki yabancılarla da bir araya geldi. "İnsan haklarına saygı ve kötü muameleye sıfır tolerans" Hukuk ve insan haklarına saygı, kötü muameleye sıfır tolerans ve güvenli geri gönderme süreçleri esas alınarak faaliyet yürütülen merkezde; barınma, beslenme, sağlık, hijyen, eğitim, tercümanlık ve sosyal faaliyet alanlarında sunulan hizmetlere ilişkin heyete bilgi verildi. Merkeze kabul sürecinde yabancılara hak ve sorumluluklarının 11 farklı dilde hazırlanan afiş ve broşürlerle aktarıldığı belirtildi. Anayasa, ilgili uluslararası sözleşmeler ile Avrupa Konseyi ve AİHM standartları doğrultusunda faaliyet gösteren merkezde uygulanan güvenlik ve şeffaflık standartlarına ilişkin de heyete bilgi sunuldu. Mahremiyet ilkesi gereği yatakhaneler hariç tüm alanların 7 gün 24 saat kameralarla izlendiği, süreçlerin şeffaflığı kapsamında yaka kameralarının aktif olarak kullanıldığı ifade edildi. Heyete ayrıca merkezlerin; TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Kamu Denetçiliği Kurumu ile uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli olarak denetlendiğine ilişkin bilgi verildi.