ASAYİŞ - 13 Aralık 2025 Cumartesi 09:55

"Adam olsaydın" sözünü duyunca eski eşini 15 yerinden bıçaklamış

A
A
A
"Adam olsaydın" sözünü duyunca eski eşini 15 yerinden bıçaklamış

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde olaydan bir hafta önce boşandığı eşini sokak ortasında 15 yerinden bıçaklayan sanığın, mahkemedeki savunması ortaya çıktı. Aldatıldığını iddia eden ve bu sebeple boşandıklarını söyleyen sanık, eski eşinin kendisine ’Adam olsaydın’ dediğini, bu söz üzerine sinirlenerek olayı gerçekleştirdiğini ancak bıçaklama anını hatırlamadığını savundu.


Olay, 1 Şubat’ta Şirinköy Mahallesi Halide Edip Adıvar Caddesi’nde meydana geldi. Tuba Y. (29), yeni boşandığı eski eşi Tuncay H. (37) tarafından sokak ortasında çeşitli yerlerinden defalarca bıçaklandı. O anları gören mahalleli sopalarla şahsı linç etmeye çalıştı. Kadın ise yerden kalkarak eski kocasını linç etmeye çalışan vatandaşları uzaklaştırmaya çalıştı ve "O benim çocuklarımın babası" dedi. Olay yerine gelen polis ekipleri, havaya ateş açarak kalabalığın elinden kurtardığı Tuncay H.’yi gözaltına aldı. Emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Tuncay H., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.



15 yerinden bıçaklanmış


İddianamede, tarafların 24 Ocak’ta anlaşmalı şekilde boşandıkları, olay sebebiyle Tuba Y.’nin vücudunda 15 bıçak yarası ve kemik kırığı olduğu bilgisine yer verildi.



"Mağdur duruşmaya bilerek katılmıyor"


Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın 2. duruşmasına, "kadına ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanan tutuklu sanık Tuncay H. ve taraf avukatları katıldı. Mağdur Tuba Y. ise duruşmaya gelmedi. Tuncay H.’nin avukatı, sanığın tutukluluk süresinin uzaması için Tuba Y.’nin bilerek duruşmaya katıldığını savundu. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar karar vererek duruşmayı erteledi.



"Eşimin bana davranışlarından aldatıldığımı hissediyordum"


Öte yandan, sanık Tuncay H.’nin ilk duruşmadaki savunmasına ulaşıldı. Sanık, savunmasında, Tuba Y. ile birbirlerini sevdiklerini ve kaçarak evlendiklerini ifade ederek, evliliklerinin ise 10 yıl sürdüğünü aktardı. Mutlu bir evliliklerinin olduğunu söyleyen Tuncay H., "Ekonomik şartlardan dolayı son 5 yıldır tır şoförlüğü yapıyorum, pandemi döneminde iflas yaşamıştım, 5 yıldır yurt dışına tır ile gidip geliyorum, çalışıyorum. Son 2 yıldır Kahramanmaraş depremi nedeniyle Gölcük’te ikamet ediyorduk. Bu süreçte ayda 12 kez eve gelebiliyordum. Eşimin bana davranışlarından aldatıldığımı hissediyordum. Bunu da kendisine yurt dışındayken söyledim, ’Açıkça bana söyleyebilirsin. Seni anlayış ile karşılarım, helalleşip boşanırız’ dedim" diye konuştu.



"Eşimin başkalarına çıplak fotoğraflar attığı ve hatta onlarla ilişkiye girdiğine yönelik mesajlar vardı"


Türkiye’ye geldiğinde Tuba Y. ile aralarında anlaşmazlık yaşandığını dile getiren Tuncay H., şu iddialarda bulundu:


"Tuba boşanma davası açtı, devamında aileler devreye girdi barıştık. Barışmamızın ertesi günü iş başvurusu için kendisi CV dolduracaktı bende yardımcı oluyordum. Telefonuna bir mail geldi, benim bilmediğim farklı mail adresleri olduğunu anladım. Eşim tedirgin oldu, gelen maillerini karıştırmaya başladım. Farklı İnstagram hesapları olduğunu gördüm, işin nereye varacağını bilmediğim için ailelerimizi çağırdım. Aileler geldiğinde Instagram hesaplarını açtığımızda başkalarıyla görüştüğünü, onlara çıplak fotoğraflar attığı ve hatta onlarla ilişkiye girdiğine yönelik mesajlar vardı. Beni aldattığına dair delilleri gördük."



"Boşandık, çocukların velayetini bana verdi"


Ailelere artık evli kalamayacağını söylediğini belirten Tuncay H., "Evlenirken kaçarak evlendiğimiz için babası ’namus sizin’ demişti. Ben de bu sözün üzerine bu şekilde medeni şekilde ayrıldım. Boşanma süreci 1,5 ay kadar sürdü. Protokol imzalamak için İstanbul’a kendi aracımla dahi götürdüm. ’Ben seni aldatmadım, ispatlayacağım’ diyordu. ’Madem sen böyle bir şey yapmadın, polislere telefonu götürelim, şikayetçi olalım’ dedim ancak bunu da reddetti. Çocuklarımız için defalarca bir araya geldik, konuştuk, sonrasında ne olacağını konuştuk. Hiçbir şekilde bu süreçte kendisini tehdit etmedim, herhangi bir zarar vermedim. Boşandık, çocukların velayetini bana verdi" şeklinde konuştu.



"Bana ’Adam olsaydın’ dedi"


Sanık Tuncay H., savunmasına şöyle devam etti:


"Olay günü eski eşim çocukları görmek için bana gelecekti. Çocuğum epilepsi hastası, o yüzden ben GPS özellikli kol saati almıştım, gerektiğinde çocuklarımı takip edebilmem için. Oğlum kol saatini bulamayınca bulana kadar çocuğu göndermeyi düşünmedim. Bunun üzerine kızım da bunu annesine haber vermiş. Annesi de bu duruma sinirlenmiş olacak ki bana, ’Çocukları senden alacağım o zaman, sen göreceksin çocuk nasıl gösterilmiyormuş’ şeklinde sözler söyledi. Bu sırada evin önüne gelmiş miydi hatırlamıyorum. Ben de çocuklar bunları duymasın diye dışarıya çıktım, neden böyle yaptığını sordum, ’Çocuk hasta GPS cihazı olmazsa çocuğu nasıl takip edeceğiz’ dedim. Tartıştık. ’Sen yaptıklarından utanmıyorsun bir de beni tehdit ediyorsun. Madem alacaktın mahkeme de neden çocukları verdin?’ dedim. Bu şekilde tartıştık, ’Ben seni aldatmadım’ diyordu, ’Hani bana kendini ispatlayacaktın’ dedim, o da bana ’Adam olsaydın’ dedi. Bu lafın üzerine sinirlendim, o andan sonrasını hatırlamıyorum. Cebimde eşimin bana hediye olarak aldığı cep çakısı vardı. Onu hep yanımda taşırdım, çünkü tornavida ve pense özelliği vardı. O an özel olarak yanıma almamıştım, o an nasıl bıçakladığımı hatırlamıyorum. Olay esnasında bir an kendime geldim. Ellerimdeki kanı görünce elimdeki bıçağı yere attım. Etraftaki insanlar bana saldırdıklarında, ’Beni bırakın, ona yardım edin, ambulans çağırın’ diye bağırdım. Pişmanım, beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum."



"Adam olsaydın" sözünü duyunca eski eşini 15 yerinden bıçaklamış

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor ING Türkiye’nin Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene ulaşan proje, yenilenen yapısıyla Türkiye’nin 81 ilinden öğretmenleri dijital zekâ odağında kapsamlı bir eğitim programıyla buluşturuyor. Toplumsal yatırımlarında dijitalleşme ve eğitimde fırsat eşitliğini önceliklendiren ING Türkiye’nin, Habitat Derneği ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi iş birliğiyle 2020 yılından bu yana yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuru süreci devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene dijital okuryazarlık eğitimi sunulan proje; öğretmenlerin teknolojiyle güçlenmesini, dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesini ve kazandıkları dijital becerileri sınıflarında öğrencilerine aktarmalarını hedefliyor. Nisan ve mayıs aylarında gerçekleştirilecek yeni dönemde 1.000 öğretmene kapsamlı bir eğitim programı sunulacak. Yenilenen proje ile birlikte Türkiye’nin 81 ilinden okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan ve devlet okullarında çalışan tüm öğretmenler programa başvurabiliyor. Katılım için temel bilgisayar bilgisine sahip olmak yeterli. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı kadrolu veya sözleşmeli öğretmenler, 13 Mart 2026 tarihine kadar projenin web sitesi üzerinden başvuru yapabiliyor. Proje sonunda öğretmenler sertifika almaya hak kazanıyor. Öğretmenlere 8 hafta dijital yetkinlik eğitimi Dijital Öğretmenler Projesi iki fazdan oluşuyor. 8 hafta süren ilk faz; canlı sunumlar ve etkileşimli video derslerinden oluşuyor. Bu aşamada öğretmenlere Dijital Zekâ, Dijital Üreticilik ve Tasarım ile Dijital Ölçme ve Değerlendirme alanlarında kapsamlı eğitimler veriliyor. Program kapsamında; dijital içerik ve materyal üretimi odağında infografik hazırlama, etkili sunum oluşturma, video düzenleme, animasyon tasarımı ve mikro öğrenme yaklaşımıyla eleştirel düşünme temelli dijital ölçme-değerlendirme uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca üretken yapay zekâ araçları da uygulamalı olarak tanıtılıyor. Okul öncesi ve lise kademelerine özel farklılaştırılmış modüller sayesinde teknolojinin yaş ve gelişim düzeyine uygun, anlamlı ve sorumlu biçimde sınıf ortamına aktarılması destekleniyor. İlk fazın ardından başarı kriterlerine göre seçilen 100 öğretmen, sanal gerçeklik gözlükleriyle sanal ve artırılmış gerçeklik üzerine ileri seviye eğitim alma fırsatı elde ediyor. Proje yenilendi: Daha geniş etki alanı, güçlü yapı ve zengin içerik Yenilenen proje kapsamında hedef kitle genişletildi; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin yanı sıra okul öncesi ve lise öğretmenleri de programa dahil edildi. İçerik, dijital zekâ odağında yeniden yapılandırılırken, daha esnek ve etkili bir öğrenme deneyimi sunmak amacıyla canlı ders sayısı artırıldı.
Mersin Hint Okyanusu’na özgü ‘portakal benekli lagos’ Mersin’de tezgaha çıktı Mersin’de Hint Okyanusu kaynaklı ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ balığı tezgahlarda yerini aldı. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, son yıllarda deniz suyu sıcaklığındaki artış ve gemi hareketliliği nedeniyle tropikal balık türlerinin Akdeniz’de görülmeye başladığını söyledi. Mersin Balık Pazarı’nda Akdeniz’de nadir görülen bir balık türü tezgâhlarda satışa sunuldu. Balıkçıların ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ olarak adlandırdığı balığın Hint Okyanusu kaynaklı olduğu belirtildi. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Polat, son yıllarda Akdeniz’de farklı balık türlerinin görülmeye başladığını belirterek, denizlerdeki değişimin bu türlerin ortaya çıkmasında etkili olduğunu ifade etti. Polat, balığın bölgeye geliş nedenlerine ilişkin, "Akdeniz’de daha önce de yaşadığımız gibi Hint Okyanusu kaynaklı değişik balıklar geliyor. Bu balıklar bizim denizimizde olmayan balıklar. Havaların sıcaklığı, deniz suyunun sıcaklığı, tuz oranı ve gelen yük gemilerinin sintine sularıyla bazı balık türleri buraya gelebiliyor. Bu balık türünün de oradan geldiğini düşünüyoruz" dedi. "Akdeniz’e özgü bir balık değildir" Balığın Akdeniz’e özgü olmadığını söyleyen Polat, "Bu gördüğünüz kırmızı benekli lagos dediğimiz balıktır, portakal benekli de deniyor buna. Bu Akdeniz’e özgü bir balık değildir, tamamen Hint Okyanusu kaynaklıdır. 5-6 yıl önce Antalya Körfezi’nde görülmüştü. Şimdi Mersin’de de denk geldik" diye konuştu. "Akdeniz’de de değişkenlik oluyor" Akdeniz’de zamanla tropikal özelliklerin görülmeye başladığını dile getiren Polat, "Yıllar içerisinde Akdeniz artık tropikal bir deniz olmaya başladı. Teknolojinin gelişmesiyle, gemilerin hareketliliğiyle ve doğanın kendi içindeki gücüyle Akdeniz’de de değişkenlik oluyor. Böyle tropikal balıklar buraya gelmeye başlıyor" ifadelerini kullandı. "Balık gayet lezzetli bir balık" Balığın lezzetli bir tür olduğunu belirten Polat, "Portakal benekli, yani kırmızı benekli lagos dediğimiz balık gayet lezzetli bir balık. Okyanusta yetişen bir balık. Eti bembeyaz, pamuk gibidir ve yumuşaktır. Her zaman çıkan bir balık çeşidi değil. Biz de tezgahımıza koyduk, satışa sunuyoruz" dedi. "Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor" Balığa talep olduğunu söyleyen Polat, "Sabah bir tanesini sattık. Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor. Elimizde 6-7 tane vardı, şu an 5 tane kaldı" şeklinde konuştu. Balığın kilosunun 700 TL’den satıldığını ifade eden Polat, "Normalde lagos balığını 700 ile bin TL arasında toptan fiyatına satıyoruz. Bu balık yeni çıktığı için tanınması yeni olduğu için fiyatını diğer lagosa göre düşük tuttuk ve kilosunu 700 TL’den satışa sunuyoruz" diye konuştu.