ASAYİŞ - 12 Nisan 2026 Pazar 10:43

Anne ve oğlunu öldüresiye darp eden şüpheliler: "Merdivenlerden düştü"

A
A
A

Kocaeli’de bayram günü gittikleri kafede Meryem Yıldırım ve oğlunu feci şekilde darp eden 3 şüphelinin ifadesi ortaya çıktı. Şüpheliler suçlamaları reddederek, ağır yaralanan kadının merdivenlerden düştüğünü iddia etti. Meryem Yıldırım’ın avukatı ise şüphelilerin olaydan sadece 5 dakika önce kendilerini uyaran 18 yaşındaki başka bir kadına daha saldırdığını belirterek, "İki dosyada birleştirildi. Şüphelilerin, kasten adam öldürmeye teşebbüsten yargılanmalarını istiyoruz" dedi.

Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için eğlence mekanına gitti. Mekanda, gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darp edildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık, oğlunun ise kaburgasında çatlak tespit edildi. Kadın, 15 günlük tedavisinin ardından taburcu oldu. Olay sebebiyle Kürşat G. tutuklanırken, Emrah G. ile Sema K. ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

"Kadınlara vuran kimse olduğunu görmedim"

Zanlıların olay günü polis ve savcılık ifadelerine de ulaşıldı. Şüphelilerden Emrah G. (31) savunmasında, "Arkadaşlarım Kürşat G., Enes I., Metin A., Sema K. ve Sercan Ş. ile birlikte eğlenmeye gittik. Biz eğlence mekanından çıkarken Kürşat’a biri omuz attı. Kimin omuz attığını bilmiyorum. Sonrasında herhangi bir olay çıkmasın diye yolumuza devam ettik ancak Kürşat’a arkadan birisi tekme attı. Bu esnada 5-6 kişi aynı anda kavgaya başladılar. Ben Sema ile yaralanan Meryem isimli şahsın saç başa kavga ettiğini gördüm. Bu şahıslar sonra yere düştü. Yere düştükleri zaman kadınlara vuran kimse olduğunu görmedim. Bu esnada Kürşat’ın kadınları ayırdığını gördüm. Kürşat yerden Sema’yı kaldırıyordu. Ben bu esnada tramvay yoluna doğru gidiyordum. Olay yerinde değildim" diye konuştu.

Anne ve oğlunu öldüresiye darp eden şüpheliler:

"Suçu öğrenince şok oldum"

Yaralanan Meryem Yıldırım’ı olay günü sadece Sema K. ile kavga ederken gördüğünü iddia eden Emrah G., "Sema’nın merdivenlerden yere düştüğünü de görmedim. Sonrasında biz eve gittik. 1 gün sonra sivil polisler evime gelerek beni karakola getirdi. Ben olay esnasında kesinlikle ne Meryem’e ne de başka bir kadına dokunmadım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben daha önce Suriye’de uzman çavuş olarak devlete hizmet etmiş birisiyim. 29 aylık oğlum, 11 aylık kızım var. Kaçma şüphem yoktur. Özel güvenlik görevlisiyim. Serbest bırakılmayı talep ediyorum. Suçu öğrenince şok oldum" şeklinde konuştu.

"Meryem merdivenlerden düşerek yaralanmıştır"

Tutuklu bulunan Kürşat G. (30) de, "Olay günü arkadaşlarımla eğlenmeye gitmiştik. Çıkışta bir arkadaşla omuzum çarptı bundan dolayı bir sürtüşme oldu aramızda daha sonra biz buradan uzaklaştık. Montum ve saatimi orada unuttuğumu fark edip kapının önünden geri döndük. O esnada mekanda oturan birisi ismini sonradan Talha Kaan İzal olduğunu öğrendiğim şahısla göz göze geldik. Birbirimize ters ters baktık bir süre sonra sinkaflı küfürlerde bulunarak bana tekme attı, yere düştüm. Sonra biz dışarı çıktık, araya bekçiler girdiği için karşılık veremedim. Daha sonra kapının önüne çıktık. Bizimle birlikte bulunan Sema isimli arkadaşımızla Talha Kaan İzal’ın annesi olan Meryem Yıldırım içeride kavgaya tutuşmuş. Ben kesinlikle Meryem Yıldırım ve oğluna vurmadım. Tam tersine bu kavgayı ayırmak için aralarına girdim. Meryem ve oğluna vuran kimseyi görmedim. Sadece Sema ile Meryem’in kavga ettiğini gördüm. Kavga ederken saç başa girmişlerdi. Meryem üst katta bulunan barın merdivenlerinden düşmeden önce Sema ile kavga etmişlerdir. Zaten düştükten sonra kendisini ambulansla hastaneye götürdüler. Meryem merdivenlerden düşerek yaralanmıştır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.

"Meryem benim saçımı çekince ben dengemi kaybettim ve beraber yere düştük"

Bir diğer şüpheli Sema K. (36) ise olay günü birden kargaşa çıktığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Bu esnada mekan sahibi yüzüme tokat attı. Ayrıca tanımadığım ve bilmediğim bir şahıs da benim kaburgama tekme attı. Benim kendilerine herhangi bir eylemim olmadı. Ben Kürşat ve Emrah’ın herhangi kişiye bir şey yaptığını görmedim. Genel olarak bir kargaşa içerisinde olduğumuz için arkadaşlarımı götürmeye ve onları sakinleştirmeye çalıştım. Tam arkadaşlarımı sakinleştirip götüreceğim esnada bir anda arkamdan birisi bana saldırıp saçımı tuttu ve çekti. Arkamı döndüğümde müşteki Meryem olduğunu fark ettim. Kendisinin ismini dosya kapsamında öğrendim. Öncesinde tanışıklığım bulunmamaktadır. Meryem benim saçımı çekince ben dengemi kaybettim ve beraber yere düştük. Yardımcı olmak amacıyla Meryem’i tutup kaldırdım. Sonrasında bir daha bana saldırmaya başladı."

"Meryem’den şikayetçiyim"

Meryem Yıldırım’ı sadece kolundan ittiğini öne süren Sema K., "İtince Meryem tekrar yere düştü. Sonrasında da bekçiler olaya müdahale ettiler ve ayırdılar. Benim Meryem’e karşı herhangi bir darp eylemim olmamıştır. Sadece onun bana saldırması üzerine kendimi koruma amacıyla hareket ettim. Kürşat’ın veya Emrah’ın da Meryem’i darp ettiğini görmedim. Çünkü ben kargaşa sebebiyle yerdeydim, kendime kapaklanmıştım ve kendimi korumaya çalışıyordum. Meryem’de meydana gelen nitelikli yaralamayı benim meydana getirmem mümkün değildir. Çünkü benim Meryem ile aramda olan eylemler kamera görüntülerinden de görüleceği üzere itişmeden ibarettir. Ayrıca yaşanan olaydan sonra Meryem’in merdivenden düştüğü hususunun da göz önünde bulundurulmasını istiyorum. Üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Ben Meryem isimli şahsı darp etmedim, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet vermedim. Yaşanan olaylarla ilgili beni darp eden Meryem, mekan sahibi ve tanımadığım şahıstan davacı ve şikayetçiyim" diye konuştu.

"Müvekkilim tehdit ediliyor"

Meryem Yıldırım ve oğlunun avukatı Murat Ustabaşı ise müvekkillerinin ciddi bir saldırıya maruz kaldığını vurgulayarak, olayın basit bir kavga olmadığını ifade etti. Ustabaşı, hukuki sürecin titizlikle takip edildiğini belirterek, şu bilgileri paylaştı:

"Şüpheliler, ’hanımefendiye bir şey yapmadık’ iddialarında bulundu. 3 şüpheli de kadını tanımadıklarını, eylemlerini kendileri gerçekleştirmediklerini söylüyorlar ancak olay böyle değil, kamera kayıtlarında da görülüyor. Şahıslar müvekkilimizi öldüresiye şekilde darp ediyor. Bu şahıslardan 1’i tutuklandı, diğer 2’si ise serbest bırakıldı. Tutuklanma talebinde bulunmuştuk ama talebimiz sulh ceza hakimliğince reddedildi. Dosya içerisinde uzaklaştırma kararı aldırmak için talepte bulunmuştuk. Müvekkilimiz tehdit ediliyordu, tutuklu şüpheli ile dışarıda olan şüpheli görüntülü konuşarak ve bunu sosyal medyada ekran görüntüsü olarak paylaşarak müvekkilimize bir tehditleri vardı. Uzaklaştırma talebimiz, bu olayın kadına karşı şiddet değil, adli vaka olduğu belirtilerek reddedildi. İtirazda bulunduk ve uzaklaştırma kararı aldırabilirdik. Koruma kararı talebimiz de olumlu bulundu."

Anne ve oğlunu öldüresiye darp eden şüpheliler:

"Olay günü başka bir kadına daha saldırdılar"

Şüphelilerin olay günü başka bir kadına daha saldırdığını iddia eden Ustabaşı, "Müvekkilimiz Meryem Yıldırım saldırıya uğramadan 5 dakika önce, şüphelilerin ifadelerinde de belirttiği gibi bir kavga oluyor. Bu kavga esnasında da sandalyede oturan 18 yaşındaki genç kadın, ’niye bağırıyorsunuz’ dediği için sandalye fırlatıp, yumruk atıyorlar. Hanımefendi darp raporu aldı, savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki dosya da birleştirildi. Şüphelilerin, kasten adam öldürmeye teşebbüsten yargılanmalarını ve her birinin tutuklanmalarını istiyoruz" dedi.

Fehime Kartal - Recep Barış Aksu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Manavgat 2050 vizyonunu masaya yatırdı Manavgat Belediyesi tarafından düzenlenen Manavgat Ortak Akıl ve Eylem Zirvesi, Başkan Vekili Mehmet Çiçek’in ev sahipliğinde yoğun bir katılım ile gerçekleşti. Manavgat’ın 2050 yılına kadar olan vizyonunu belirlemek ve Manavgat’ın yol haritasını çizmek amacıyla turizmden tarıma, kentleşmeden çevreye kadar birçok başlık kapsamlı şekilde ele alındı. Zirvenin açılışında konuşan Manavgat Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek, böylesine kapsamlı bir ortak akıl ve eylem zirvesinin kent için çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Manavgat’ın geçmişten bu yana güçlü bir hikayesi olduğunu da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "1980’li yıllarda başlayan turizm yatırım seferberliği ile birlikte Manavgatımız da müthiş bir büyüme sürecine girdi. Son 10 yılda nüfusumuz yüzde 20 arttı. Bu bir risk mi? Eğer yönetemezsek, evet. Ama doğru yönetirsek bu, Manavgat’ın en büyük zenginliği olacaktır" dedi. "Nasıl bir Manavgat’ta yaşlanmak istiyoruz?" Manavgat’ın nüfus yoğunluğunun da büyük bir çeşitliliğe sahip olduğunu da dile getiren Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "Bugün 260 bin nüfusumuzun yalnızca 115 bini Antalya kütüğüne kayıtlı. Yani Manavgat, farklı şehirlerden gelen insanların buluştuğu bir şehir. Ayrıca, bir başka gerçeğe bakalım. Bugün Manavgat nüfusunun yaklaşık yüzde 51’i 35 yaşın üzerinde ve bu oran artmaya devam ediyor. Yani sadece büyümüyoruz, aynı zamanda yaşlanıyoruz. O halde bir an önce sormamız gereken soru çok net. Biz nasıl bir Manavgat’ta yaşlanmak istiyoruz? Nüfusumuz yaşlandıkça ekonomimiz bundan nasıl etkilenecek" şeklinde konuştu. "Türkiye’de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1’i Manavgat’ta" Manavgat’ın Türkiye ekonomisi için de çok önemli bir noktada olduğuna da değinen Başkan Vekili Çiçek, "Manavgat sadece bir şehir değil, Türkiye ekonomisi için de kritik bir merkezdir. Bakanlık verilerine göre, Türkiye’de yabancıların yaptığı her 5 gecelemeden 1’i Manavgat’ta gerçekleşiyor. Türkiye’nin sadece binde 3’ü kadar bir alanda bu kadar büyük bir turizm hacmini yönetiyoruz. Bu, aynı zamanda büyük sorumlulukları beraberinde getiriyor. Bugün artık bazı sorulara net cevaplar vermek zorundayız. Turizmi büyütürken, doğamızı, kültürümüzü ve kent yaşamımızı kaybediyor muyuz? Yoksa bunları birlikte güçlendirebiliyor muyuz? Ulaşım altyapımız, kentsel altyapımız bu yoğunluğu kaldırabiliyor mu? Artık sadece büyümeyi değil, doğru büyümeyi konuşmak zorundayız" ifadelerini kullandı. "Side turizmi 12 aya yayılmalı" Konuşmasını Antik Side’nin 12 aya yayılan bir turizm merkezi olması gerektiğini söyleyerek sürdüren Başkan Vekili Çiçek, "Side hepimizin gurur duyduğu Manavgatımızın en önemli markası. Dünyanın sayılı antik kentlerinden biri. Tarihiyle, kimliğiyle, potansiyeliyle eşsiz bir değer. Ama yılın belli dönemlerinde capcanlı olan Side, yılın önemli bir bölümünde hayattan kopuyor. Bu tabloyu görmezden gelemeyiz. Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız. Biz Side’yi sadece yaz aylarında yaşayan bir turizm merkezi olarak mı görmek istiyoruz, yoksa 12 ay yaşayan, nefes alan, üreten bir cazibe merkezi haline mi getirmek istiyoruz? Eğer ikinciyi istiyorsak, o zaman turizmi yeniden düşünmek zorundayız. Kültür turizmi, doğa turizmi, spor turizmi, sağlık turizmi gibi turizm alternatiflerini daha güçlü hale getirmeliyiz. Manavgat’ın müthiş bir potansiyeli var. Ama bu potansiyeli birlikte harekete geçirmemiz gerekiyor" dedi. "Manavgat, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir kent olacak" Tarım sektörümüz, klasik tarıma göre yüksek katma değerli üretim yaparak bizleri gururlandırıyor ama bu bize yetmez. Daha verimli nasıl oluruz? Daha sürdürülebilir nasıl oluruz? Daha fazla katma değeri nasıl üretiriz? İzninizle bugünün ilk net tespitini ben yapmak istiyorum. Bu şehirdeki aklı, bu şehirdeki sermayeyi, bu şehirdeki vizyonu bir araya getirebilirsek Manavgat, sadece Türkiye’de değil, dünyada örnek gösterilen bir şehir olur. Buna yürekten inanıyorum. Ancak bunun için bir şartımız var. Bugün burada siyaseti, kişisel öncelikleri, günlük tartışmaları kapının dışında bırakacağız. Bugün unvanlarımızla, görevlerimizle değil, Manavgat’a gönül veren, Manavgat için sorumluluk hisseden insanlar olarak masalara oturacağız ve tek bir hedefimiz olacak. Manavgat’ta yaşayan, Manavgat’ta kazanan insanlar olarak bu şehri birlikte daha iyi bir geleceğe taşımak. Bunu yapabilirsek, evlerimize gittiğimizde çocuklarımızın, torunlarımızın gözlerine güvenle bakabileceğimize canı gönülden inanıyorum" diye konuştu. Başkan Vekili Çiçek: "Gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur" Zirvenin yalnızca salonda oluşan masalarda kalmayacağını da ifade eden Başkan Vekili Mehmet Çiçek, "Bu toplantı bir yol haritası üretme toplantısıdır. Burada ortaya çıkacak her fikir, her öneri, her tespit Manavgat’ın geleceğine yazılacak bir nottur. Bu süreç burada bitmeyecek. Bu salonda konuşulanları derleyeceğiz, analiz edeceğiz ve teknolojik imkanları da kullanarak Manavgat halkının tamamına açacağız. Burada tabanını hazırladığımız ve sivil toplumun her kesimine yayılacak görüşmeleri yapacağız. Burada konuşulan projeleri konularına göre ayırıp tüm muhataplarıyla tekrar kararlaştıracağız. Bu şehirde söz söylemek isteyen herkesin bu sürece dahil olmasını sağlayacağız. Çünkü biz inanıyoruz ki gerçek ortak akıl, herkesin sesinin duyulduğu yerde oluşur" diyerek sözlerini tamamladı. İlk günde 133 proje önerisi Yapılan sunumların ardından turizm ve destinasyon yönetimi, tarım, gıda ve kırsal kalkınma, kentleşme, altyapı ve ulaşım, doğa, çevre ve sürdürülebilirlik, ekonomi, girişimcilik ve yatırım, eğitim, insan kaynağı ve gelecek nesiller, kültür, kimlik ve kent yaşamı ile sosyal yaşam ve toplumsal dayanışma gruplarında katılımcılar proje, sorunlar ve çözüm önerilerini akademisyenler eşliğinde tartıştı. İlk günün sonunda 8 ayrı masada yapılan çalışmalarda 133 ayrı proje ortaya çıktı. Zirveye, Antalya milletvekilleri Cavit Arı, Aliye Coşar, Aykut Kaya, Sururi Çorabatır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Öz, parti temsilcileri, geçmiş dönem Manavgat ve belde belediye başkanları, Antalya Büyükşehir Belediyesi bürokratları, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, iş adamları ve çok sayıda davetli katıldı.
Eskişehir Maç için Eskişehir’e gelen Bursaspor taraftarı, kentin turistik yerlerine akın etti Eskişehir’e Ankara Demirspor ile oynacağı maç için gelen Bursaspor taraftarı kentin turistik yerlerini ziyaret etti. Öte yandan taraftarlar hem Eskişehirspor’u hemde Bursaspor’u tekrardan Süper Lig’de görmek istediklerini belirtti. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Bursaspor’un Ankara Demirspor ile oynayacağı karşılaşmanın Eskişehir’e alındığını duyurmuştu. Bu sebeple maç öncesinde kente gelen Bursaspor taraftarları Eskişehir’in simgelerinden biri olan Odunpazarı Evleri’ne akın etti. Hem tarihi evleri görmek hemde Eskişehir’in en bilindik yemeklerinden olan Çi böreği yemeğe geldiklerini belirten taraftarlar, iki takımın kardeşliğini ön plana çıkardı. Öte yandan bazı taraftarlar ise hem Eskişehirspor’u hem de Bursaspor’u tekrardan Süper Lig’de görmek istediklerini belirtti. Ayrıca taraftarlar, kentte geldikleri andan itibaren herhangi bir şekilde yabancılık çekmediklerini dile getirdi. Özgür Aşık: "Temennimiz tekrardan Süper Lig’de birlikte oynamak" Bursaspor’u ve Eskişehirspor’u tekrardan Süper Lig’de görme istediğini belirten taraftar Özgür Aşık, "Odunpazarı Evleri çok güzel. Bizim de Cumalıkızık evlerimiz var, oraya da benziyor ama buradan büyük. Bizim orası biraz daha eski ama orayı andırıyor yani; güzel, çok güzel. Yabancı hissetmedim kendimi zaten daha önce de geldiğim bir şehir. Gezdiğim; hem deplasmanına geldiğim hem de buraya çalışmak için de gelmiştik bir ay falan. Eskiden Süper Lig’de beraberdik. Tekrar Süper Lig’de bir arada oynamamız, daha çok birbirimize gidip gelmemiz lazım. İnşallah o da olacak. İnşallah maçı da kazanırız temennimiz bu" dedi. Uğur Tamdeğer: "Eskişehirspor tribününden Allah razı olsun" Bursaspor’un maçı için Eskişehir’e gelen Uğur Tamdeğer, Eskişehir’de yabancı hissetmediğini, "Yani hem biraz daha yakın olsun diye hem stat açısından büyük taraftarımız tam destek verebilsin diye Eskişehir Stadı’na taşındı. Sağ olsun Eskişehir tribünü de bizi burada görmek istediler. Allah razı olsun. Aynı şekilde Ankara Demir, Bursaspor taraftarı herkes anlaşarak ortak bir nokta bulunarak burası seçildi. Geçen hafta bir Bursaspor taraftarı ’Ne Eskişehir Bursa’ya deplasman ne de Bursa Eskişehir’e’ demişti. Kim dediyse doğru söylemiş. Hiçbir şekilde hiçbir kimseye deplasman değil. Allah razı olsun biz de buraya geldik, halk olarak da güzel karşılandık. Kendi memleketimizde geziyor gibi geziyoruz şu an" ifadelerini kullandı.