KÜLTÜR SANAT - 10 Ocak 2026 Cumartesi 15:50

Asırlık miras korunuyor: 169 yıllık tarihi cami yeniden ibadete hazırlanıyor

A
A
A
Asırlık miras korunuyor: 169 yıllık tarihi cami yeniden ibadete hazırlanıyor

Kocaeli’de 1857 yılında inşa edilen, deprem sonrası ciddi hasar alarak minaresi çökme tehlikesi oluşturan tarihi Hacı Ayvaz Camii, yıllar süren girişimlerin ardından başlatılan restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kalkıyor.


İzmit’in Akçakoca Mahallesi’nde bulunan ve 1857 yılında inşa edilen tarihi Hacı Ayvaz Camii, deprem sonrası aldığı ağır hasarın ardından yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor. Kültür varlığı olarak tescilli olan ve restorasyon süreci Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yürüttüğü çalışmalar kapsamında ele alınan cami, özellikle minaresinde oluşan çökme tehlikesi nedeniyle uzun süre ibadete kapalı kaldı. Kocaeli’nin en eski yerleşim alanlarından biri olan Akçakoca Mahallesi’nde yer alan ve tarihi dokusuyla kentin sembol yapıları arasında gösterilen Hacı Ayvaz Camii için, 2021 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne yapılan resmi başvurularla sürecin başlatılması talep edildi. Yıllar süren girişimlerin ardından restorasyon çalışmaları yaklaşık 3 ay önce fiilen başladı ve çalışmaların birkaç ay içerisinde tamamlanması hedefleniyor.



"Minaresi büyük tehlike oluşturuyordu"


Akçakoca Mahalle Muhtarı Mehmet Şahin, sürecin uzun ve zorlu geçtiğini ancak gelinen noktanın sevindirici olduğunu belirterek, tarihi caminin yeniden ibadete açılacak olmasından mahalle sakinleri adına büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Hacı Ayvaz Camii’nin durumunun hassas ve zor olduğunu belirten Şahin, "Camimiz çok eskiydi. Duvarlarıyla, çevresiyle, dört duvarıyla ciddi anlamda yıpranmıştı ama özellikle minaresi çok büyük tehlike arz ediyordu. Minarenin çökmesi an meselesiydi. Allah korusun birinin başına bir şey gelse bunun vebalini kimse ödeyemezdi. Biz hiç vakit kaybetmeden gerekli evraklarımızı hazırladık ve 2021 yılında Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne resmi başvurumuzu yaptık" cümlelerini kullandı.



"Büyük bir facianın önüne geçilmiş oldu"


Minareyle ilgili yaşanan tehlikeye dikkat çeken Şahin, "Minaremizin çökme riski ortaya çıktığında çok tedirgindik. Çünkü mahalle içinde, insanların sürekli geçtiği bir noktadaydı. Büyükşehir belediyemiz, vakıflarla yapılan anlaşma çerçevesinde geldi. Minareyi güvenli bir şekilde indirdi, temizledi. Şu anda Allah’a şükür hiçbir tehlike arz eden durum kalmadı. Büyük bir facianın önüne geçilmiş oldu" şeklinde konuştu.



"Bırakırsan kendi haline terk olur"


Sürecin uzamasının nedenlerini de açıkça anlatan Şahin, "Vakıflarla yazışmalarımız oldu. Bize söylenen, ödeneklerin biraz geciktiği, bütçe beklenildiğiydi. ‘Ödenek yok, ödenek çıktığında yapılacak’ denildi. Bu yüzden süreç uzadı. Ama biz hiçbir zaman bunun arkasını bırakmadık. Gittik, geldik, takip ettik, dilekçelerimizi verdik, konunun üstünde durduk. Çünkü burası tarihi bir cami, tarihi bir yapı. Bırakırsan kendi haline terk olur, ama biz bırakmadık" dedi.



"Kapıları yeniden ibadete açacağız"


Restorasyonun başlamasıyla birlikte yaşadığı mutluluğu da dile getiren Şahin, "Yaklaşık 3 ay önce Hacı Ayvaz Camimizde tamirat başladı. O günü hiç unutmam. Çünkü yıllardır beklediğimiz bir gündü. Şu ana kadar çok güzel bir yol alındı. Çalışan arkadaşlardan Allah razı olsun, gerçekten çok güzel, titiz çalışıyorlar. Benim kanaatime göre 5 aya kalmaz, hatta belki daha kısa sürede camimiz tamamlanır. İnşallah birkaç ay içinde kapılarını yeniden ibadete açarız" ifadelerini kullandı.



"Burası bizim geçmişimiz"


Caminin yeniden hizmete açılmasının mahalle için taşıdığı anlamı da vurgulayan Şahin, "Tarih kokan bu mahallemizin tarihi camisinin tekrar ayağa kalkması bizim için büyük bir mutluluk. Bu sadece bir bina değil. Burası bizim geçmişimiz, hatıramız, kültürümüz. Vatandaşımızın gelip gönül rahatlığıyla ibadet edeceği bir mekân olacak" dedi.



Asırlık miras korunuyor: 169 yıllık tarihi cami yeniden ibadete hazırlanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Bütün dünyanın mücadele ettiği bir enfeksiyon hastalığı Düzce Üniversitesi, Sağlık İl Müdürlüğü ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şubesi iş birliği ile düzenlenen "Tüberkülozun Güncel Yüzü: Sosyal Riskler, Bölgesel Veriler ve Halk Sağlığı Perspektifi" başlıklı toplantı gerçekleştirildi. Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve oturum başkanlığını Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Abidin Balbay’ın yaptığı toplantıya; Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Başkanı Dr. Ege Güleç Balbay, davetli misafirler, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Derneğin Batı Karadeniz Şube Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, Tüberküloz Haftası’nın 1940’lardan beri kutlandığını hatırlatarak, her yıl ocak ayının ilk haftasında yapılan farkındalık etkinliklerin; yıllardır bu hastalığa büyük bir önem verildiğini ve veremle savaşın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini ifade etti. Yapılacak toplantı hakkında kısa bir tanıtım yapan Balbay, etkinliğe katılım sağlayan ve katkı sunan herkese teşekkür etti. Yıllardır süre gelen bir hastalık Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, veremin yıllardır süre gelen bir hastalık olduğunu ifade ederek, Sağlık Bakanlığı’nın bu mücadeleye büyük bir destek sağladığını ve ilaçların da bakanlıkça karşılandığının bilgisini verdi. Bütün dünyanın mücadele ettiği bir enfeksiyon, göğüs hastalığı olduğunu söyleyen Yasin Yılmaz, aslında bu hastalığa yakalanılmadan korunması gerektiğinin altını çizdi. Toplantının yararlı olması temennisinde bulunan Yılmaz, bilgi ve deneyimlerini paylaşan konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti. Gerçekleştirilen açılış konuşmalarından sonra Dr. Yasir Haşim, "Tüberküloz ve Sosyal Risk Faktörleri", Dr. Pelin İnce "Düzce’de Tüberkülozda Son Durum" başlıklı sunumlarını yaparken, Prof. Dr. Pınar Yıldız Gülhan ise "Tüberküloz Hala Bir Halk Sağlığı Sorunu mu" adlı çalışmasını katılımcılarla paylaştı. Tedavi edilir mi, nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir? Tüberküloz (Verem hastalığı), hasta bir kişinin öksürme, hapşırma veya konuşması sırasında havaya yayılan damlacıkların solunmasıyla bulaştığının bilgisini paylaşan konuşmacılar, tüberkülozun günlük temasla, tokalaşmayla ve aynı eşyayı kullanmakla bulaşmayacağını söylediler. Hastalığa yakalananların 6 aylık bir ilaç tedavisi ile sağlığına kavuşabileceğini vurgulayan konuşmacılar, bu hastalığın belirtilerini ise; uzun süren öksürük, halsizlik ve kilo kaybı, gece terlemeleri, ateş, göğüs ağrısı şeklinde sıraladı. Tüberküloz hastalığının insanlık tarihi kadar eski bir tarihe sahip olduğunun vurgulandığı toplantıda, günümüzde tüm dünyada bir halk sağlığı sorunu olarak önemini korumaya devam ettiği anlatıldı. Tüberkülozun her yıl dünyada 10 milyon kişiyi etkilediğini ve 1 milyondan fazla ölüme neden olduğunu vurgulayan konuşmacılar, yapılan mücadelelerle Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de gerilediğinin bilgisi verildi. Tüberküloz hastalığının dünya çapında tüm hastalıklara bağlı ölüm nedenleri arasında ilk on hastalık içerisinde yer aldığını söyleyen konuşmacılar, yoksulluğun, aşırı kalabalığın, yetersiz beslenmenin, genel sağlık bilinci eksikliğinin ve HIV enfeksiyonu, sigara ve alkol kullanımı artışının bu hastalığın artışına neden olduğunu vurguladı.
Gaziantep Şehitkamil’den örnek proje Şehitkamil Belediyesi ile Şehitkamil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen "5 Günde 5 Branş Projesi", ilçe genelindeki tüm ortaokul öğrencilerini sporla buluşturuyor. Geleceğin sağlıklı, disiplinli ve özgüvenli bireylerini yetiştirmeyi hedefleyen proje, öğrencilerin hem fiziksel hem de sosyal gelişimine önemli katkılar sunuyor. Şehitkamil Belediyesi’ne ait modern spor tesislerinde gerçekleştirilen eğitimler kapsamında, her hafta belirlenen bir okulun öğrencileri programa dahil ediliyor. Öğrenciler, haftanın 5 günü boyunca farklı spor branşlarını deneyimleme fırsatı buluyor. Proje kapsamında badminton, hokey, taekwondo, jimnastik, futbol, basketbol ve voleybol branşlarında alanında uzman antrenörler tarafından eğitimler veriliyor. Sporu tabana yayacağız Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, "5 Günde 5 Branş Projesi" ile öğrencilerin erken yaşta sporla tanışması, farklı branşları tanıyarak yeteneklerini keşfetmeleri ve sporu bir yaşam biçimi haline getirmelerini amaçladıklarını belirterek, "Aynı zamanda proje sayesinde çocukların teknolojik bağımlılıktan uzaklaşarak daha aktif, sağlıklı ve sosyal bireyler olmalarını hedefliyoruz. Eğitimler boyunca öğrencilerimiz sadece spor yapmayı değil; takım ruhu, disiplin, fair-play, özgüven ve sorumluluk bilinci gibi önemli değerleri de öğreniyor. Branşları birebir deneyimleyerek, ilgi duydukları spor dallarını daha yakından tanıma ve ilerleyen süreçte lisanslı sporcu olma yolunda ilk adımı atma imkânı elde ediyor" dedi. Geleceğe yapılan en değerli yatırım Şehitkamil Belediyesi, "5 Günde 5 Branş Projesi" ile sadece bugünün değil, yarının da sporcularını yetiştirmeyi hedefliyor. Proje sayesinde binlerce öğrenci sporla tanışırken, ilçede spor kültürünün yaygınlaşmasına ve yetenekli sporcuların keşfedilmesine önemli katkı sağlanıyor.