GÜNDEM - 18 Ocak 2025 Cumartesi 19:58

Bakan Göktaş: "Çocukların dijital mecraları kullanmak için yaş lisansı çalışması yapıyoruz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Çocukların dijital mecraları kullanmak için yaş lisansı çalışması yapıyoruz"

7. Olağan Kocaeli İl Kadın Kolları Kongresi’ne katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’na Türkiye genelinde 15 bin 30 kişinin, Kocaeli’den ise 564 kişinin başvurduğunu belirtti. 2024-2028 yılını kapsayan aile eylem planı oluşturduklarını belirten Bakan Göktaş, "Çocuklar ehliyet kullanmak isterken yaş lisansı var fakat dijital mecra kullanmak için yaş lisansı yok. Bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde de aileyi korumak ve güçlendirmek adına çok önemli çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 7. Olağan Kocaeli İl Kadın Kolları Kongresi'ne katıldı. Bakan Göktaş kürsüye çıkmasıyla gençler, Cumhurbaşkanı'nı araması için sloganda bulundu. Salondakilerin ısrarı üzerine Bakan Göktaş'ın cep telefonuyla aradığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlere selamlarını iletti. Bakan Göktaş, yaptığı konuşmada, "Cumhurbaşkanımız 23 yıldır önce çıktığı bu davada, bu yolda Türkiye devrim niteliğinde yenilikler getirdi. Devrim niteliğinde yeni politikalar, yeni atılımlar gerçekleştirdi. Kocaeli bu ülkenin adeta sanayi merkezlerinden bir tanesi" diye konuştu.

"Türkiye’nin gücü kadınların gücü"

AK Kadınların gece gündüz demeden çalıştığını söyleyen Bakan Göktaş, "AK Kadınlar bu davaya çok farklı bir ivme katmış. Ben her birinize teşekkür ediyorum. Bu kutlu davada sizlerin azmi, vefası, çalışkanlığı, üretkenliğinin her birinin çok büyük bir emeği var. Her biriniz gerçekten ilmek ilmek işlediniz. Bu kutlu davada sizlerle beraber inşallah istikrarlı, büyük Türkiye sizlerin katkılarıyla yapmaya ve oluşturmaya devam edeceğiz. Kadınlar her zaman bu davanın ilk sıralarında yer aldı. Gece gündüz demeden çalıştınız. Milletimiz her daim yaparsa AK Parti yapar dedi ve çok şükür ki Kocaeli’de de eser ve hizmet siyasetini görüyoruz. Belediye başkanlarımız Kocaeli’nin adeta çehresini değiştirdi. Burası çok farklı bir standartta gelmiş. Şimdi sanayileşmenin merkezi dedik. Ama bakıyorum ki kadın kolları aile konusunda da çok önemli çalışmalar gerçekleştirmiş. Aile, kadın, çocuklar, engelli, yaşlılar, sosyal politikalar konusunda kimseyi geride bırakmama anlayışıyla her zaman hareket ettiniz? Bugünden sonra da inşallah bu kutlu davada aynı heyecanla yürüyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, Türkiye’nin gücü kadınların gücü. Kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla hep beraber inşallah Türkiye’nin yüzyılı hedeflerimizi kararlılıkla devam etmeye sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

"Aile ve gençlik fonuna Türkiye genelindeki başvuru sayımız 15 bin 30"

Deprem bölgesinde başlatılan aile ve gençlik fonunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm Türkiye’ye yaygınlaştırdığını söyleyen Bakan Göktaş, "Kocaeli’den bu konuda çok büyük teveccüh var. 150 bin liralık krediden bahsediyoruz. 2 yıl geri ödemesiz, 4 yıl vadeli bir krediden bahsediyoruz. Ne mutlu ki bugün Kocaelili gençler de bu destekten faydalanacak. Kocaeli’nin rakamlarını vermek istiyorum. Bu hafta boyunca ayın 13’ünden sonra Türkiye genelindeki başvuru sayımız 15 bin 30. Fakat Kocaeli’deki sayı 564. Gençler bu sizler için yapılmış çok kıymetli bir destek. İnşallah bu çalışmamızı da sürdüreceğiz. Biz kadın, çocuk, genç yaşlı, şehit ve gazilerden sorumlu büyük bir bakanlığız. Sosyal yardımlardan da sorumluyuz. Bu yılımızı aile yılı ilan etmemizin çok farklı sebepleri var. Özellikle gençlerimizi, çocuklarımızı, ailelerimizi korumaya yönelik çok önemli adımlar atıyoruz. Nüfus politikalarımıza yönelik genç ve dinamik nüfus yapımızı korumaya yönelik de önemli adımlar atıyoruz. Fakat bizler aile dedikçe birileri rahatsız oluyor. Biz aile diyoruz onlar rahatsız. Biz aile diyoruz onlar, ‘Siz kadınları kapatmak istiyorsunuz’ diyor. Yahu biz kadınları kapatsak buradaki kadınlar ne?" ifadelerini kullandı.

"Kadın evinde kapalıyken bir kesimi rahatsız etmiyordu bir dönemler"

Kadınların emeği olmadan hiçbir şey olmadığını söyleyen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadın evinde kapalıyken bir kesimi rahatsız etmiyordu bir dönemler. Kadın meclise giremiyordu. Üniversiteye giremiyordu. Eğitim, çalışma bütün bu haklar ellerinden alınmıştı. Cumhurbaşkanımız geldi ve bu büyük ayrımcılık sona erdi. Kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla, genç, yaşlısıyla, ailenin her bir ferdini güçlendirmek istiyoruz. Sağlıklı nesiller oluşturabilmemiz için, sağlıklı aileleri korumak zorundayız ve çok şükür bugün biz kadınlar güçlüyse hakları koruyorsa o ailede çocuklar sevgi dolu ortamlarda büyür. Kadınlar güçlüyse çocuklar geleceğe güvenle bakar diyoruz. Biz her daim bütün kadınları eşit hak ve fırsatlardan faydalanmalarını istiyoruz. Ben 2006 yılında 23 yaşındayken Belçika’da yurt dışında belediye meclis üyesi olarak seçildiğimde Türkiye’den milletvekillerimiz gelirdi ve derlerdi ki bu bizim ülkemizde neden mümkün değil? 2009 yılında Avrupa’nın ilk başörtülü milletvekili olduğumda Türkiye’de milletvekili ablalarımız gelirdi. Milletvekillerimiz gelirdi. Neden bunlar bizim ülkemizde yok derdi? Çok şükür Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu vesayet, yasaklar tek tek kaldırıldı. İşte kadınların güçlendirilmesi demek bu demek. Kadınların güçlü, tam ve eşit olması demek. Bizler her daim güçlü kadın, güçlü Türkiye diyoruz ve bu minvalde güçlü kadın güçlü aile, güçlü Türkiye. Bu minvaldeki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Çocuklarımızı her türlü tehlikelerden koruyoruz" dedi.

"Çocukların dijital mecraları kullanmak için yaş lisansı çalışması yapıyoruz"

"2024-2028 yılını kapsayan aile eylem planı oluşturduk" diyen Bakan Göktaş, "Bu minvalde de dijitalleşme sürecinde de ailenin korunması ve güçlendirilmesi, dijital içeriklerle mücadele edilmesi gibi. Çocuklar ehliyet kullanmak isterken yaş lisansı vardır değil mi? Fakat dijital mecra kullanmak için yaş lisansı yok. Küçücük çocukların ellerine eskiden zararsız gibi görünen şeylerin arkasında neler olduğunu gördük. Bu konuda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde de aileyi korumak ve güçlendirmek adına çok önemli çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu.

Cihan Atik - Ravza Yılmaz



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.