GÜNDEM - 20 Nisan 2026 Pazartesi 15:33

Başkan Büyükakın’dan "Gölge etmeyin" çıkışı

A
A
A
Başkan Büyükakın’dan "Gölge etmeyin" çıkışı

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, iki yıllık süreçte kentsel dönüşüm kapsamında 20 bin bağımsız birimde çalışma yürütüldüğünü, 33 bin başvuru alındığını ve 12 bin 390’unun uygun bulunduğunu belirtti. Bazı bölgelerde yönlendirme ve itirazlar nedeniyle sürecin zorlaştığını, vatandaşların galeyana getirilerek sürecin olumsuz etkilendiğini ifade eden Başkan Büyükakın, "Gölge etmeyin" diyerek dönüşümlerin vatandaş rızasıyla kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi.


Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın iki yılını anlattığı "Sadece Hizmet Ettik" temalı basın toplantısı, Kocaeli Kongre Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda, son iki yılda kente kazandırılan proje ve hizmetler 10 ayrı başlık altında kamuoyuyla paylaşıldı. Başkan Büyükakın, konuşmasında şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgusu yaparak belediyecilik anlayışlarını "emanet" bilinci üzerine inşa ettiklerini ifade etti. "Varlık sebebimiz sizlersiniz" diyen Büyükakın, düzenli aralıklarla kamuoyuna hesap vermenin görevlerinin bir parçası olduğunu belirterek, "Burası bir emanet makamıdır" sözleriyle şehre hizmet anlayışlarını anlattı.


"Toplu taşıma ile 182 milyon yolculuk var"


Kentin hızla büyüdüğüne dikkat çeken Büyükakın, nüfus artışı, yeni konut ihtiyacı, altyapı ve ulaşım yüküne ilişkin verileri de paylaştı. Her yıl on binlerce yeni konutun yapıldığını, kentte araç sayısının ve ulaşım hareketliliğinin arttığını ifade eden Başkan Büyükakın, "Mesela 50 bin tane trafiğe çıkan yeni araç var. Toplu taşıma ile 182 milyon yolculuk var. Yine Kocaeli’den 77 milyon araç geçiyor" dedi. Toplantıda ayrıca Kocaeli’nin sanayi ve üretim gücüne de değinilerek, organize sanayi bölgeleri, ihracat kapasitesi ve ekonomik büyüme verileri aktarıldı. Kişi başına düşen yeşil alan miktarının 13,7 metrekareye ulaştığı belirtilerek, kentin çevresel standartlar açısından Avrupa seviyesine yaklaştığı ifade edildi.


Başkan Büyükakın, şehrin geleceği metroyu anlattı


Başkan Büyükakın dev ulaşım projelerini de anlattı, özellikle metro çalışmalarında gelinen son durum hakkında bilgi verdi. Başkan Büyükakın, "Göreve başladığımızda Kocaeli’de yaklaşık 2 milyon yolculuk vardı. 2035 yılına gelindiğinde bu sayının 8 milyona çıkacağı öngörülüyor. Mevcut yollarla bu artışı karşılamak mümkün değil. Ne kamulaştırmaya bütçe yeter ne de yeni yollarla bu yük taşınabilir. Bu yüzden toplu taşımanın formunu değiştirmek zorundayız. ‘Bu şehre metro gelmez’ demek, bu şehirden vazgeçmek anlamına gelir. Doğru olan, toplu taşıma ağını güçlendirmektir" dedi.


Körfezray günlük 298 bin yolcu kapasitesine sahip olacak


Körfezray Metro Projesi’nin 29,1 kilometrelik hat, 19 istasyon ve 16 şantiye ile sürdüğünü ifade eden Büyükakın, hattın tamamlanmasıyla günlük 298 bin yolcu kapasitesine ulaşılacağını ve yaklaşık 90 bin aracın trafikten çekileceğini söyledi. Gebze metrosunun ihalesinin 2018 yılında yapıldığını dile getiren Başkan Büyükakın, "2019’da göreve geldikten sonra projenin hızlanması için Ulaştırma Bakanlığı ile görüştük. 12 saat içinde olumlu dönüş aldık ve proje devredildi. Bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyorum. Daha önce ‘Kocaeli hak ettiğini alamıyor’ diyenler, bugün ‘Siz mi yapıyorsunuz, onlar yapıyor’ demeye başladı. Oysa Kocaeli Şehir Hastanesi tramvayında olduğu gibi, projeyi bakanlık yapsa da finansmanı biz karşılıyoruz. Nitekim o yatırımın maliyeti 1,9 milyar liraydı ve tamamını Büyükşehir Belediyesi ödedi. Bakanlığın yapması sadece süreci hızlandırıyor" şeklinde konuştu.


Bu projede Türkiye’nin ilk yerli ve otonom metro araçları kullanılacak


Gebze-Darıca Metro Hattı’nın 15,4 kilometre uzunluğunda olduğunu belirten Büyükakın, bu hatta Türkiye’de ilk kez yerli ve sürücüsüz metro araçlarının kullanılacağını ifade etti. Çayırova-Gebze Adliye bağlantısının da projeye entegre edildiğini aktardı. Tramvay hatlarında da önemli ilerleme kaydedildiğini söyleyen Büyükakın, hat uzunluğunun 18,7 kilometreye ulaştığını ve günlük yolcu sayısının 60 bin seviyesine çıktığını kaydetti. Büyükakın ayrıca, 231 yeni otobüsle filonun güçlendirildiğini, toplam araç yaşının düşürüldüğünü ve toplu taşıma sisteminin genişletilerek şehrin ulaşım kapasitesinin artırıldığını belirtti.


Darıca-Eskihisar Feribot Yolu ve Tuzla bağlantı hattında da çalışmalar sürüyor


Güney Marmara Otoyolu projesine ilişkin bilgi veren Büyükakın, çalışmanın planlama aşamasında olduğunu ifade ederek, projenin tamamlanmasıyla D-130 hattındaki trafik yükünün önemli ölçüde azalacağını belirtti. Başiskele Kavşağı Koridor Projesi’nin hızla ilerlediğini söyleyen Büyükakın, Darıca-Eskihisar Feribot Yolu ve Tuzla bağlantı hattında da çalışmaların sürdüğünü aktardı. Alikahya TEM Bağlantı Yolu projesiyle bölgedeki trafik sorunlarının çözüleceğini ifade eden Büyükakın, Gölcük Ulaşlı Altgeçit projesinin de tamamlanma aşamasına geldiğini kaydetti. Kent genelinde 29 hemzemin kavşak düzenlemesi yapıldığını belirten Büyükakın, son iki yılda 329 kilometre yol üstyapısı, 443 kilometre tarla yolu ve toplam 7 bin 919 araç kapasiteli otopark yatırımı gerçekleştirildiğini söyledi. Büyükakın ayrıca asfalt üretim kapasitesinin artırıldığını ve ilçelere 193 bin ton asfalt desteği sağlandığını ifade etti.


"Gölge etmeyin yeter. Deprem olduğunda binalarımızın çökmesini istemiyoruz"


Kocaeli genelinde 4 bin 680 bağımsız birimin üretiminin tamamlandığını belirten Büyükakın, Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi’nde anahtar teslim aşamasına gelindiğini ifade etti. Gölcük’te dönüşüm sürecinin tamamlandığını, Körfez Kabakoz’da yerleşmelerin başladığını ve Darıca Kazım Karabekir Mahallesi’nde ise mutabakat sağlandığını aktararak, "İnsanları galeyana getiriyorlar. Onlara şunu hatırlatmak istiyorum; Maraş depremlerinde Hatay’a gittiğimizde bunu gördük. Muhtar dahil seçim kampanyalarında rantsal dönüşüme karşıyız eylemleri yapmışlar. Vatandaşlar, hep o binaların altında kaldı. Gölge etmeyin yeter. Deprem olduğunda binalarımızın çökmesini istemiyoruz" dedi.


"Kent genelinde TOKİ ve Kent Konut projeleri kapsamında 7 bin 455 konutun yapımı sürüyor"


Dönüşüm süreçlerinde zorunluluk yerine uzlaşma yöntemini benimsediklerini söyleyen Büyükakın, "Vatandaşın rızası olmadan dönüşüm yapmayacağız" ifadelerini kullandı. Körfez Güney Mahallesi’nde yasal çoğunluğun sağlandığını belirten Büyükakın, yeterli orana ulaşılmayan yerlerde ise proje yürütülmeyeceğini kaydetti. Kent genelinde TOKİ ve Kent Konut projeleri kapsamında 7 bin 455 konutun yapımının sürdüğünü açıklayan Büyükakın, bugüne kadar yaklaşık 20 bin bağımsız birimlik çalışma gerçekleştirildiğini söyledi. Ayrıca Dünya Bankası destekli kentsel dönüşüm programına 33 bin başvuru yapıldığını belirtti.


"2040’a kadar su sorunu yaşamayacağız"


Uzun yıllar boyunca vatandaşların su sıkıntısı çekmeyeceklerini belirten Büyükakın, "Kocaeli’de yıllık 180 milyon metreküp su kullanılıyor. Bunun kabaca yüzde 50’si Yuvacık Barajından alınıyor. 450 kaptaj yapılarak hatlara ilave edildi. Bir sürü yeni su kaynağını devreye aldık, 11 kuyu açtık. 49 su deposu yaptık. Bu, 50 bin aboneye hizmet anlamına geliyor. İhsaniye Barajı bitti. ‘Bunu siz mi yaptınız?’ diyecekler; evet, biz yaptık, hükümetimiz yaptı. Bittiğinde bize devredilecek. Ballıkaya Barajı su tutma seviyesine geldi. Sakarya için isale hattı yapılacak. 23 kilometre Kocaeli’ye hat yapılacak. Yaklaşık 3,5 milyar liralık yatırım. Barajın yüzde 42’si bizim olacak. Devreye alındığında, 2040’a kadar su sorunu yaşamayacağız" dedi.


"Kocaeli’de bir damla su ziyan edilmiyor"


Arıtma tesislerine ilişkin de bilgi veren Büyükakın, "Arıtma tesislerimiz hızlı bir şekilde ilerliyor. Biyolojik arıtma oranı yüzde 100, ileri biyolojik arıtma oranı yüzde 73.23 ileri biyolojik arıtma tesisimiz var. Atık su tesislerimizin 23’ü ileri biyolojik, 2’si biyolojik arıtma. Bunların da ihalesi tamamlandı, onları da ileri biyolojik arıtma yapacağız. Kocaeli’de bir damla su ziyan edilmiyor" ifadelerini kullandı.


"1,8 milyon metreküp çamur çıkarıldı"


İzmit Körfezi’nde sürdürülen dip çamuru temizliği çalışmalarına da değinen Büyükakın, "Bir de dipten diriliş konusu var. Şu ana kadar 1,8 milyon metreküp çamur çıkarıldı. Bu, 187 bin kamyon çamur demek. Körfezde canlanma başladı. Ben de birkaç kez bu bölgeye daldım. Denizdeki canlılık artıyor. Bütçenin üçte birini Cumhurbaşkanlığı, üçte birini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veriyor, kalanını da Büyükşehir olarak biz sağlıyoruz" dedi.


"Kayıp-kaçak oranı en düşük iliz"


Geri kazanım suyu ve altyapı yatırımlarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Büyükakın, "Geri kazanım suyu çok önemli. Kocaeli’de sanayi kuruluşları toplam 40 milyon metreküp su kullanır. Gri su kapasitemiz ise 47 milyon metreküp. 40 milyon metreküplük suyu kullanmaları, İhsaniye Barajı’ndan daha büyük bir katkı aslında. kayıp-kaçak oranı en düşük iliz. Bunun düşürülmesi inanılmaz bir beceri. Burada kayıp-kaçak oranlarının azaltılması ile ilgili çok büyük bir emek var" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Varank: "Türkiye Yüzyılı’nı mazlum milletler için de inşa etmek mecburiyetindeyiz" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Türkiye’nin savunma sanayisi ve enerji alanındaki tam bağımsızlık mücadelesine dikkat çekerek, kazanımların dünyada adaleti sağlamak ve mazlum milletlere umut olmak için kullanılacağını vurguladı. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) İhtisas Akademisi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde Kur’an-ı Kerim tilaveti, İstiklal Marşı ve tanıtım klibinin izlenmesiyle başladı. TÜGVA Genel Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel’in açılışını yaptığı programa; AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, BEÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, TÜGVA Zonguldak İl Başkanı Yusuf İslam Karakurt, davetliler ve öğrenciler katıldı. Kürsüye gelen TBMM Sanayi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, vakfın gençleri dijital ekranlardan uzaklaştırıp hayatla buluşturan misyonuna teşekkür ederek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji yıkım için değil adalet için kullanılmalı çağrısı Teknolojinin kullanım amacının önemine değinen Varank, ABD ve İsrail’in yüksek teknolojiyi katliam ve yıkım için kullandığını hatırlattı. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara da işaret eden Varank, teknolojinin gençler üzerindeki olumsuz etkilerinin altını çizdi. Diziler, sosyal medya ve televizyon yayınlarının toplum üzerindeki etkisini araştırmak üzere Meclis’te tüm partilerin katılımıyla yeni bir komisyon kurulacağını açıklayan Varank, "Mesela aileler olarak akşamları ekranın karşısına geçtiğimizde o 3,5 saatlik, 3 saatlik dizileri izlerken çocuğumuzun ne yaptığının farkında olmamız lazım. Bu dizilerin bu kadar uzun sürmesi doğru mu değil mi? Bu dizi senaryolarının böyle yazılması doğru mu değil mi? Bunların tamamını değerlendirmemiz, buna göre hareket etmemiz ama radikal olmamız lazım. Eğer birtakım hususların yasaklanması gerekiyorsa bundan da çekinmememiz lazım." dedi. "Kendi savunma sanayi ürünlerini üretebilen, dünya lideri Türkiye var" Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltma serüvenine dikkat çeken Varank, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2004 yılındaki Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısında aldığı kararı hatırlattı. Körfez’deki ateş çemberinde ülkelerin savunma zaafları yaşadığına dikkat çeken Varank, "Sayın Cumhurbaşkanımız 2004 yılında askerlerimizin, bakanlarımızın olduğu bir ortamda dedi ki; ’Arkadaşlar bundan sonra eğer kendimiz yapamıyorsak hiçbir ürünü çok hayati olmadığı müddetçe satın almayacaksınız. Ya oturup bunu kendiniz yapacaksınız, kendiniz üreteceksiniz ya da ben bunun satın alınmasına müsaade etmeyeceğim.’ İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın verdiği o kararla bugün artık yüzde 80’in üzerinde dışa bağımlılığını ortadan kaldırmış, kendi savunma sanayi ürünlerini üretebilen, ihraç edebilen hatta ve hatta bunların bazılarında dünya lideri olan bir Türkiye var." ifadelerini kullandı. "Ekonominin her alanında kendi bağımsız siyasetinizi oluşturmanız lazım" Bağımsızlık vizyonunun sadece savunma sanayisi ile sınırlı olmadığını ifade eden Varank, enerjideki yerlileşme hamlesine Zonguldak’ı örnek gösterdi. Yabancı şirketlere devasa paralar ödemek yerine Türkiye’nin kendi sismik ve sondaj filolarını kurduğunu belirten Varank, bu sayede Sakarya Gaz Sahası’nda tarihi keşfin yapıldığını hatırlatarak, "Yabancı ülkelerin büyük masraflarıyla burada 2-3 sondaj yapabilirken kendi filomuzu kurarak bunun 5 katı, 6 katı, 7 katı çalışma yapabildik ve günün sonunda işte Sakarya bölgesinde gazımızı keşfettik. Eğer devletimiz o limanı inşa etmemiş olsaydı, eğer oradaki endüstri bölgesi inşa edilmemiş olsaydı, bakın bugün itibariyle bile biz o gazı karaya çıkaramazdık, kullanamazdık" şeklinde konuştu. "Adaletin dünyaya hakim olması için de biz Türkiye olarak elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz" Savunma sanayisi ve teknolojideki dev projelerin ardında yaş ortalaması 30’un altında olan gençlerin bulunduğuna dikkat çeken Varank, inşası süren ’Türkiye Yüzyılı’nın sadece ülkenin kendi refahı için tasarlanmadığını kaydetti. Dünyadaki zulümlerin son bulması ve adaletin tesis edilmesi için mevcut kazanımların bir araç olacağını belirten Varank, "Türkiye yüzyılını inşa edeceğiz diyoruz. Türkiye yüzyılını biz sadece Türkiye için inşa etmek de istemiyoruz. İşte etrafımızda yaşanan bu katliamları görüyorsunuz. Zulümleri görüyorsunuz. Eğer bu zulümleri durdurmak gerekiyorsa eğer mazlum milletler ve devletler ya dünyada artık adalet gelmeyecek mi diye sorduğunda sizin gözünüzün içine bakıyorsa işte biz Türkiye yüzyılını sadece kendimiz için değil o mazlum milletler ve devletler içinde inşa etmek mecburiyetindeyiz. Nasıl birileri teknolojisini, sanayisini, ekonomisini katliam yapmak için kullanıyorsa işte biz de teknolojimizi, ekonomimizi ve kazanımlarımızı adaleti getirmek için kullanmak mecburiyetindeyiz. Biz inanıyoruz ve biliyoruz ki siz değerli genç kardeşlerimiz Türkiye yüzyılını inşa edecekler. İnşallah adaletin dünyaya hakim olması için de biz Türkiye olarak elimizden gelen mücadeleyi vereceğiz" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Program soru cevap şeklinde devam etti.
Antalya Antalya’daki teleferik kazası davasında karar açıklandı: 8 sanığa hapis cezası Antalya’daki teleferik faciasına ilişkin davada mahkeme kararını açıkladı. Heyet, dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de aralarında bulunduğu 4 sanık hakkında beraat kararı verirken, 4 sanığı bilinçli taksir, 4 sanığı ise taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan farklı sürelerde hapis cezasına mahkum etti. Antalya’da 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin 12 tutuksuz sanığın yargılandığı davada karar duruşması görüldü. Savcının 7 sanık hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan mahkumiyet, dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de aralarında bulunduğu 5 sanık hakkında beraat talep ettiği davada, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafların son beyanlarının ardından kararını açıkladı. Konyaaltı ilçesindeki Sarısu mevkiinde bulunan teleferik tesisinde 12 Nisan 2024’te meydana gelen, 1 kişinin hayatını kaybettiği ve 7 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın karar duruşmasına Okan E., Aziz A., Ahmet Buğra S., Mesut Kocagöz, Serkan Y. ve Hüseyin A. ile taraf avukatları ve yakınları katıldı. Karar duruşmasında sanık avukatları ile müşteki vekilleri son kez söz aldı. Sanıklar, önceki savunmalarını tekrar ettiklerini belirterek beraatlerini talep ederken, müşteki tarafı ise olayda kusuru bulunan sanıkların cezalandırılmasını istedi. Sanıklar beraat talebinde bulundu Davada tutuksuz olarak yargılanan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, mütalaaya ilişkin savunmasında, "Beraatimi talep ediyorum, mütalaaya katılıyorum" dedi. Ahmet Buğra S. ise, "Mütalaayı kabul etmiyorum. Genel müdür vekili olarak görev yaptığım dönemde yetkin personel görevlendirilmişti. Teleferik işletmesinde konunun uzmanı bir müdür ile işletme yetkilisi bulunuyordu. Olay günü sahada herhangi bir yetkim ve operasyona ilişkin bir görevim yoktu, varsa yalnızca idari yetkim vardı. Beraatimi talep ediyorum" diye konuştu. Okan E. de savunmasında, "Mütalaaya katılmıyorum. 2017 yılından bu yana kurulu olan tesiste 2022 yılının Ağustos ayında işe başladım. Benden beklenen hususları üst kuruma ilettiğimi düşünüyorum. Arıza kaydını bildirmediğimiz söyleniyor ancak söz konusu kayıt, 2017 yılından bu yana mevcut olan bir arıza kaydıdır. Benden önceki arıza formlarından sorumlu tutulamam. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum" ifadelerini kullandı. "İyi ki sistemi durdurmuşum" Serkan Y. ise, "İyi ki sistemi durdurmuşum, durdurmasaydım daha büyük bir kazaya sebebiyet verecekti. Yangın ihbarı geldiği için durdurdum. İnsanlar yanarak can vermesin diye sistemi yeniden çalıştırdım. Çalıştırmasaydım bu kez neden çalıştırmadığım sorgulanacaktı. Teleferiğe yönelik bakım kapsamında yapılacak işlemler başlangıçta 220’yi aşkın kalemden oluşuyordu. Daha sonra bu sayı önce 156’ya düşürüldü, ardından 19 kalem iş için seçim sonrasını işaret ettiler. Seçimden sonra yapılacağı söylendi, araya bayram girdi ve yapılmadı. Suçsuz olduğumu düşünüyorum. Ben lise mezunuyum, üniversite mezunu değilim. Beni oraya müdür olarak görevlendirdiler. Arıza denilen husus 2017 yılından bu yana mevcut ve bu durum mahkeme dosyasındaki bilirkişi raporlarında da yer alıyor. Beraatimi istiyorum" dedi. Hüseyin A., "Beraatimi talep ediyorum" derken, Aziz A. da "Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, beraatimi istiyorum" dedi. Mahkeme heyeti tarafından son sözü istenilen tutuksuz yargılanan sanıklar, beraatini talep etti. Savcı mütalaasında 7 sanık için mahkumiyet istemişti Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E., Serkan Y., Suphi K. ve Edip Kemal B. hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan mahkumiyet talep etmişti. Savcı, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile K.K., O.K., H.A. ve A.A. hakkında ise aynı suç yönünden beraat istemişti. Savcı ayrıca, tüm sanıklar hakkında ’trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma’ suçundan beraat talebinde bulunmuştu. Ek bilirkişi raporu dosyaya girmişti Davanın önceki celsesinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünce hazırlanan ek bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştu. Raporda Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E. ve Serkan Y.’nin birinci derecede, Edip Kemal B.’nin ise ikinci derecede sorumlu olduğu değerlendirmesine yer verilmişti. Raporda, Suphi K. ile Kazım K. hakkında kazaya ilişkin doğrudan hata yaptıklarına dair bilgi ya da belge bulunmadığı, Hüseyin A. ile Aziz A. bakımından ise görev tanımları itibarıyla kazaya neden olacak bir görevde bulunmadıkları gerekçesiyle kusur bulunmadığı kanaati paylaşılmıştı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz bakımından ise kaza tarihinde resmi görevi bulunmadığı, kaza öncesindeki süreçteki etkisi ve sorumluluğunun mahkemece değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmişti. Mahkeme kararını açıkladı Mahkeme heyeti, tarafların son beyanlarının ardından hükmünü açıkladı. Heyet, ’taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle Edip Kemal B., Mesut Kocagöz, Hüseyin A. ve Aziz A. hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme, Kazım K. ile Orhan K.’yi aynı suçtan 3 yıl 4’er ay, Özgür E.’yi 4 yıl 2 ay, Serdar T.’yi 5 yıl hapis cezasına mahkum etti. Ahmet Buğra S., Okan E., Serkan Y. ve Suphi K. ise ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma’ suçundan 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, 8 sanık hakkında hüküm kurarken iyi hal indirimi hükümlerini de uyguladı. Mahkeme ayrıca, tüm sanıklar hakkında ’trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma’ suçundan suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Karara karşı 2 hafta içinde itiraz yolunun açık olduğu bildirildi. Olayın geçmişi Sarısu mevkiindeki teleferik tesisinde 12 Nisan 2024’te meydana gelen kazada, parçalanan kabinden düşen 1 kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabinde bulunan 2’si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Sistem durduğu için havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi ise yaklaşık 22,5 saat süren operasyonla tahliye edilmişti. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 12 sanığın, ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ ile ’trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma’ suçlarından 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edilmişti.