KÜLTÜR SANAT - 09 Şubat 2026 Pazartesi 22:13

Burhan ustanın kişiye özel udları dünyaya açılıyor

A
A
A
Burhan ustanın kişiye özel udları dünyaya açılıyor

Kocaeli’de yaşayan 63 yaşındaki ud yapım ustası Burhan Çeşni, askerlik dönüşü tesadüfen başladığı meslekte 42 yılı geride bıraktı. Kuveyt’te geçirdiği 12 yılda Arap udları üzerine uzmanlaşan Çeşni, kişiye özel enstrümanlar üretiyor.


Askerlik dönüşü tesadüfen tanıştığı ud yapımında 42 yılı geride bırakan Burhan Çeşni, ağaca şekil vererek, notalara can veriyor. Meslek hayatına 1984 yılında adım atan ve 12 yılını Kuveyt’te geçirerek Arap udunun inceliklerine hakim olan 63 yaşındaki Çeşni, seri üretimi reddediyor. Her enstrümanı sanatçının fiziksel özelliklerine, parmak yapısına ve aradığı tınıya göre terzi titizliğiyle işleyen Çeşni, atölyesinden çıkan udların sadece bir müzik aleti değil, sanatçının sesi ve karakteri olduğunu savunuyor. Piyasadaki "öğrenci udu" algısına karşı çıkarak kalitenin önemini vurgulayan ve Türkiye’yi uluslararası alanda temsil eden sayılı ustalardan biri haline gelen Çeşni’nin udları yaklaşık 50 ülkede rağbet görüyor.



"O gün bu gündür bu işin içindeyim"


Mesleğe başlama hikayesini anlatan Burhan Çeşni, "Askerden geldikten sonra iş aramaya başladım. Abim sanat okulu, ben lise mezunuydum. Gazetede müzik aletleriyle ilgili bir iş ilanı vardı. Abimi çağırdılar ama ben de gittim. Ortam hoşuma gitti, aletler hoşuma gitti, sesler hoşuma gitti. O gün bu gündür bu işin içindeyim. 1984’te başladım. 42 yıldır bu mesleği yapıyorum. Birdenbire usta olunmaz. Yanlış yapmadan usta olunmaz. Yanlış yaparsın, bozarsın, tekrar yaparsın. O yanlışları düzelte düzelte insan ustalaşıyor" dedi.



"Şu an çok şükür zirvedeyiz"


1989 yılında gittiği Kuveyt’te 12 yıl kalarak Arap udları üzerine uzmanlaştığını belirten Çeşni, "Arap udu Türk uduna göre çok farklıdır. Hacmi farklıdır, boyu farklıdır, şekli farklıdır, sesi farklıdır. Yani her bakımdan ayrı bir dünyadır. Başta tam hakim değildik ama seneler geçtikçe, tecrübe kazandıkça, yavaş yavaş ustalaştık. Şu an çok şükür zirvedeyiz" diye konuştu.


Çeşni, özellikle Arap udunun tekne kısmının büyük ustalık istediğini ifade ederek, "El işçiliği olarak en zor bölüm Arap kalıbıdır. Türk kalıbı daha kolaydır, bir haftada öğrenilebilir ama Arap kalıbı çok zordur. Özellikle tekne aşaması, yani arka tarafının o tombul yapısını vermek en zor iştir. Kapak kısmı da önemlidir. Kimisi sade ister, kimisi sedef ister, kimisi işlemeli ister. Ağaçların da mutlaka iyi kurumuş olması gerekir" şeklinde konuştu.



"Kişinin fiziğine göre 11 ayrı kalıp kullanıyoruz"


Çeşni, udun sanatçının bir parçası olması gerektiğini, bu nedenle kişiye özel üretim yaptıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:


"Biz seri imalata girmiyoruz. Kişiye göre ud yapıyoruz. 11 tane ayrı kalıbım var. Minyon yapılı insanlar var, uzun boylu olan var, kilolu olan var. Hepsi için ayrı ayrı ud yapıyoruz. Kadınlar için de ayrıca kalıp yaptım. Bayanların rahat kavrayabilmesi için kalıplar farklı oluyor. Ayda bazen 50 ud yapıyoruz, bazen 60, bazen 70. Bu tamamen talebe göre değişiyor. Sanatçı udunu eline aldığı zaman rahat etmek ister. Kavraması önemli, icrası önemli, tınısı önemli. Kimisi Davudi tını ister, kimisi Arap tınısı ister. Biz de ona göre ayar yapıyoruz. Arka tarafın biraz basık olması, alt kısmın kavisli olması rahatlık sağlar. Bunlar icrayı birebir etkiler."



"Öğrenci udu diye bir şey yoktur"


Piyasada "öğrenci udu" adı altında satılan kalitesiz enstrümanlara karşı vatandaşları uyaran Çeşni, "Öğrenci udu diye bir şey yoktur. Kaliteli ud vardır, kalitesiz ud vardır. Öğrenci bile kaliteli ud ile başlamalı. Marketlerde satılan udları görüyorum. Ses yok, burgular tutmuyor. Kişi daha baştan müzikten soğuyor, icrayı bırakıyor. O yüzden mutlaka ustasından alsınlar, ustasıyla muhatap olsunlar" ifadelerini kullandı.


Genç ustalara da tavsiyelerde bulunan Çeşni, mesleğin sadece parçaları birleştirmek olmadığını belirterek, "Bu işi yapmak isteyen kişi udu A’dan Z’ye kendi yapmalı. Teknesini de kapağını da kendi işlemeli. Montajcılıkla bu iş olmaz, bu meslek el emeği göz nurudur. Toz yutarız, ter dökeriz, stres yaşarız ama udu bitirip bir sanatçı çaldığında bütün yorgunluk gider. Ben Türkiye’yi dünyada en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum" dedi.



Burhan ustanın kişiye özel udları dünyaya açılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Oylum Höyük’te "Lebeniye Günü" buluşması gerçekleşti Kilis’te yaklaşık 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip Oylum Höyük’te düzenlenen "Lebeniye Günü" etkinliği, vatandaşların yoğun katılımıyla yapıldı. Programda konuşan Kilis Valisi Ömer Kalaylı, kökleri binlerce yıl öncesine uzanan bir geleneğin etrafında bir araya gelindiğini belirterek, Oylum Höyük’ün bu toprakların hafızasını taşıyan en önemli değerlerden biri olduğunu ifade etti. Yaklaşık 4 bin 500 yıllık geçmişiyle bölgedeki yaşamın izlerini günümüze taşıyan höyüğün, insanların tarih boyunca birlikte yaşama, üretme ve paylaşma kültürünü ortaya koyduğunu dile getiren Vali Kalaylı, yapılan arkeolojik çalışmaların bölgede güçlü ve köklü bir yaşamın varlığını gösterdiğini söyledi. Bu topraklarda hayatın her zaman birlikte kurulduğunu, emeğin birlikte verilip bereketin paylaşıldığını vurgulayan Kalaylı, Lebeniye Günü’nün de bu anlayışın günümüze ulaşan önemli örneklerinden biri olduğunu kaydetti. Lebeniye Günü’nün insanları aynı sofrada buluşturan, birlik duygusunu güçlendiren önemli bir gelenek olduğunu ifade eden Kalaylı, yıllardır aynı heyecanla sürdürülmesinin kültürel bağların gücünü ortaya koyduğunu belirtti. Etkinlikte kurulan sofraların geçmişten gelen dayanışma anlayışının devam ettiğini gösterdiğini aktaran Kalaylı, bu mirasın sahiplenilerek geleceğe taşınmasının önemine dikkat çekti. Programda, etkinliğin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür edilerek, Lebeniye Günü’nün birlik, beraberlik ve bereket getirmesi temennisinde bulunuldu. Ayrıca programa kent protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. (MYP-LO-Y)
Manisa Dev tencereden 5 bin kişiye çorba Bu yıl 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Mesir Macunu Festivali kapsamında gerçekleştirilen "Manisa Gastronomi Panayırı" etkinliğinde, dev tencereden 5 bin kişiye ücretsiz çorba dağıtıldı. 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali etkinlikleri çerçevesinde Ulupark içerisinde düzenlenen ve yöresel ve tescilli ürünlerin tanıtıldığı "Manisa Gastronomi Panayırı" Manisa’nın zengin mutfak kültürünü ve yerel üreticileri bir araya getirerek, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Önceki gün açılışı yapılan ve her gün değişik lezzetler konulu oturum ve söyleşilerin yapıldığı Manisa Gastronomi Panayırında, bugün Gastronomi Arenası Mutfak Şovu olarak, dev tencerede yapılan ve yaklaşık 5 bin kişilik tarhana çorbası vatandaşlara ücretsiz olarak dağıtıldı. Çorbayı yapan Manisa’da restoran işletmecisi aşçı Sadık Koçan, yaklaşık 4 saat içerisinde pişirilen çorbayı 4 kişilik ekiple hazırladıklarını söyledi. Aşçı Koçan, "Bugün halkımıza dağıtılmak üzere yaklaşık 5 bin kişilik tarhana çorbası yaptık. Tarhana çorbası bizim çorbamız, Manisa’nın çorbası, emekçi çorbası. Bugün 2 usta ve 2 çırağıyla toplam 4 kişilik ekibimizle yaptık. Elle yapılan, orijinal tarhana, makine üretimi değil, bütün köylerden geldi." diye konuşarak amaçlarının önümüzdeki sene 10 bin kişilik çorba hazırlamak olduğunu söyledi. Dev tencere içinde yapılan çorbanın dağıtımını ise soğumaması ve uzun kuyruk oluşmaması amacıyla Manisa Gastronomi Panayırında standı bulunan işyerlerinden birer temsilcinin katılıyla izdiham yaşanmadan gerçekleştirildi.
Antalya Mersin’de bıçaklanarak öldürülen kadının katil zanlısı kocası Antalya’da 20 kilometrelik kovalamacayla yakalandı Mersin’in Anamur ilçesinde evde bıçaklanarak öldürülmüş olarak bulunan kadının katil zanlısı olarak aranan kocası Antalya’da 20 kilometrelik kovalamacanın ardından yakalandı. Yanında 2 çocuğu ile birlikte kullandığı araç Plaka Tanıma Sistemi’ne (PTS) takılan katıl zanlısı koca gözaltına alınırken gözyaşına boğulan 2 çocuk polis tarafından sakinleştirildi. Olay, dün gece 02.00 sıralarında Anamur ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre E.Ç. ile eşi Cangül Çakıroğlu ile arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine E.Ç. eline geçirdiği bıçak ile karısının vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladı. Genç kadın aldığı bıçak darbeleri ile hayatını kaybederken, E.Ç. birisi 9, diğeri 2 yaşındaki iki çocuğunu da alarak 33 ANJ 679 plakalı Tofaş marka araç ile olay yerinden kaçtı. KGYS kameralarına takıldı Polis ekipleri katıl zanlısı kocanın yakalanması için çalışma başlattı. Yapılan incelemede E.Ç.’nin olay sonrası kaçtığı 33 ANJ 679 plakalı araç bugün öğlen saatlerinde Aksu ilçe girişinde PTS (Plaka Tanıma Sistemi) kameralarına takıldı. Aracın KGYS kameralarından takibine başlanırken bölgeye devriye ekiplerinin yanı sıra Cinayet Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Şüpheli şahsın gidebileceği istikametlerde gerekli önlemleri alırken KGYS kameralarından aracın son olarak Kuzey Çevreyolu istikametine geçtiği belirlendi. 20 kilometrelik takip sonucu yakalandı Gelen bilgiler doğrultusunda aracın kaçış güzergahında tedbir alan Aksu İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliği ekipleri 33 ANJ 679 plakalı aracı Kuzey Çevreyolu Başköy yol ayrımında önünü keserek durdurdu. Yaklaşık 20 kilometrelik takip sonucu durdurulan araçtaki cinayet olayının şüphelisi E.Ç. gözaltına alınırken, gözyaşına boğulan 2 küçük çocuk polis ekiplerince sakinleştirildi. Polis otosuna bindirilen E.Ç. ve 2 çocuğu işlemleri için Aksu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Araç da detaylı inceleme için emniyet otoparkına çekildi.