GÜNDEM - 14 Aralık 2025 Pazar 09:48

Çakmak görünümlü kameradan silahlı deklanşöre, 25 ülkenin "görsel hafızası" bu dükkanda

A
A
A
Çakmak görünümlü kameradan silahlı deklanşöre, 25 ülkenin "görsel hafızası" bu dükkanda

Kocaeli’de Yunus Hakkı Şenkul, 15 yıl önce bozulan fotoğraf makinesini tamir ettirmek için çıktığı yolda, bugün bin 500 parçayı aşan dev bir koleksiyonun sahibi oldu. Şenkul’un hobi dükkanında sergilediği koleksiyonda, İkinci Dünya Savaşı’nda pilot eğitiminde kullanılan "silah kamera"dan, ajanların kullandığı çakmak ve saat görünümlü makinelere kadar birçok nadide parça bulunuyor.


Sakarya’da yaşayan ve Kocaeli’nin İzmit ilçesinde hobi dükkanı bulunan 48 yaşındaki Yunus Hakkı Şenkul’un fotoğraf makinelerine olan tutkusu, ilginç bir tesadüfle başladı. 2010 yılında bozulan fotoğraf makinesini tamir ettirmek için Sakarya’daki bir ustaya giden Şenkul, dükkandaki eski makinelerden etkilendi. Bu merakla koleksiyonerliğe adım atan Şenkul, işi gereği gittiği yurt dışı seyahatlerini fırsata çevirdi. 15 yıl boyunca 25 ülkeyi gezen Şenkul, aralarında 115 yıllık cihazların da bulunduğu bin 500’ün üzerinde fotoğraf makinesi topladı.


Topladığı makinelerin bir kısmını müzelere bağışlayan, bir kısmını ise elden çıkaran Şenkul, elinde kalan 500’ün üzerindeki nadide parçayı ve 3 bin civarındaki ekipmanı, kurduğu hobi dükkanında sergiliyor.


"Tetiğe bastığınızda kurşun yerine film çeken bir fotoğraf makinesi gibi çalışıyor"


Şenkul’un koleksiyonunda en dikkat çeken parçaların başında, İkinci Dünya Savaşı dönemine ait askeri cihazlar geliyor. Japonya’nın savaş döneminde ürettiği 1933 yapımı filmli makinenin en özel parçalardan biri olduğunu belirten Şenkul, cihazın hikayesini şöyle anlattı:


"Benim için şu an dükkanımda bulunan en değerli ve özel kameralardan biri, Konica’nın 1933’lü yıllarda üretmiş olduğu, Japonya’nın savaş dönemine ait filmli bir fotoğraf makinesi. Bu makine, savaş uçaklarında pilotların eğitiminde kullanılan bir cihaz. Savaşlarda kullanılan otomatik silaha benzer bir yapısı var, tetiğe bastığınızda kurşun yerine film çeken bir fotoğraf makinesi gibi çalışıyor. Bu kameranın bir diğer özelliği ise savaş döneminde Japonya’da hem havadan bilgi toplamak hem de karada askerlerin eğitiminde kullanılması. Karadaki asker, hedefini alıp tetiğe bastığında yukarıdaki uçakların kaç tanesini doğru şekilde nişanladığını test edebiliyorlardı. Aynı zamanda bir kilometre mesafeden çekim yapabilme kapasitesine sahipti."


"Minyatür makinelerin çıkış amacı istihbarat"


Koleksiyonda, Soğuk Savaş dönemini ve casusluk filmlerini andıran "minyatür" makineler de geniş yer tutuyor. Şenkul, "casusluk ve istihbarat" amacıyla üretilen bu cihazların, günlük eşya görünümünde olduğunu vurguladı. Şenkul, "Bu tür makineler geçmişte yalnızca ajanlar tarafından değil, aynı zamanda pratik amaçlarla da kullanılmıştır. Büyük makineler taşımak istemeyen kişiler, gezi sırasında bu küçük cihazları tercih ederdi. Ancak bu modelin asıl çıkış amacı, ajan fotoğraf makinesi olarak kullanılmasıdır" dedi.


"Bu model, Japonya’da bile zor bulunan parçalardan biridir"


Bir başka fotoğraf makinesinden de örnek veren Yunus Hakkı Şenkul, "En dikkat çekici özelliklerinden biri, yalnızca Japonya’da polis teşkilatı için üretilmiş olmasıdır. Yani bireysel ya da ticari kullanıma sunulmamış, satışı yapılmamış, sadece resmi görevlerde kullanılmak üzere tasarlanmış özel bir modeldir. Bu nedenle oldukça nadir bulunan bir fotoğraf makinesidir. ’Hanken’ olarak adlandırılan bu model, Japonya’da bile zor bulunan parçalardan biridir. Şu an koleksiyonumda bu cihazdan 2 adet mevcut" diye konuştu.


"Çakmağı andırır ama ajan fotoğraf makinesidir"


İlk bakışta klasik bir çakmağı andıran cihazın aslında bir ajan kamerası olduğunu ifade eden Şenkul, "Gerçek bir çakmak olarak da çalışır. İlk bakışta klasik bir çakmağını andırır ancak en önemli özelliği, küçük delik kısmında bir merceğin bulunmasıdır. Bu cihaz da bir ajan fotoğraf makinesidir. Kullanıcı, sanki normal bir çakmak tutuyormuş gibi davranır ve düğmeye aşağı doğru bastığında fotoğraf çekimi gerçekleşir" şeklinde konuştu.


Saat görünümlü gizli cihaz


Alman üretimi kol saati görünümlü makineyi de tanıtan Şenkul, dışarıdan sıradan bir saat gibi görünen cihazın deklanşörüne basıldığında gizli kayıt aldığını, bu tür makinelerin geçmişte gizli görevlerde sıkça tercih edildiğini kaydetti.


"Koleksiyon değeri taşıyan 10 binin üzerinde fotoğraf arşivim mevcut"


Yunus Hakkı Şenkul, 2010 yılında fotoğraf makinesi tamiri için gittiği dükkanda bu alana merak saldığına değinerek, "Şu an koleksiyonumda 500’ün üzerinde fotoğraf makinesi, onlara ait ekipmanlar ve birçok yardımcı aksesuar bulunuyor. Parça bazında baktığımızda toplamda yaklaşık 3 bin civarında ekipmana sahibim. Ayrıca koleksiyon değeri taşıyan 10 binin üzerinde fotoğraf arşivim mevcut. Koleksiyonumdaki en değerli parçalardan biri ise bugün buraya getirmediğim, özel bir Alman yapımı fotoğraf makinesi" ifadelerini kullandı.


"Makine, 24 ayar altın kaplamadır"


Bu makine hakkında bilgi veren Şenkul, "Makine, 24 ayar altın kaplamadır. Bu makinenin en önemli özelliği, tamamıyla elle yapılmış olmasıdır. Seri üretim denemelerine geçilmeden önce, deneme amaçlı olarak el işçiliğiyle üretilmiş bir modeldir. Deneme üretimleri de dahil olmak üzere, kayıtlarda toplamda 167 adet üretildiği görülmektedir. Ancak bunların yalnızca 108 adedi deneme amacıyla piyasaya sunulmuştur. Bu 108 adet dışında piyasaya paylaşılmış başka bir makine bulunmamaktadır. Geri kalan makineler, üretim sırasındaki denemelerde hurdaya ayrılmış ya da kaybolmuştur" dedi.


"Merakımın peşinden giderek birçok makineyi koleksiyonuma ekledim"


Koleksiyonculuk serüveninde kendisine en büyük desteği Baki Tamer Selçuk’un verdiğini dile getiren Şenkul, Malatya’daki Fotoğraf Makinesi Müzesi’nin kurulumuna da katkı sağladığını söyledi. Şenkul, sözlerine şöyle devam etti:


"Özel bir şirkette çalıştığım dönemde yaptığım yurt dışı seyahatlerinde, merakımın peşinden giderek birçok makineyi koleksiyonuma ekledim. Ne yazık ki günümüzde yeni neslin ilgisi bu alana pek yönelmiyor. Ancak ben özellikle yaşlı insanlardan, hatırası ve hikayesi olan makineleri toplamaya özen gösterdim. Fotoğraf makinelerinin benim için en önemli anlamı, 1860’lı yıllara uzanan üretim tarihiyle birlikte geçmişten bugüne tüm hatıraların taşıyıcısı olmalarıdır. Bu makineler, dijital dünyanın oluşmasına öncülük etmiş hatıraları taşıyan bir başlangıç noktasıdır."


"Fotoğraf çekmekten asla vazgeçmeyin"


Son olarak Yunus Hakkı Şenkul, her bir karenin değerli olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle noktaladı:


"Unutmayın, çektiğiniz her kare, gelecekte sizi hüzünlendirecek, sevindirecek, mutlu edecek ya da belki de ağlatacak bir değerdir. Fotoğraf çekmekten asla vazgeçmeyin, hatıralarınız her zaman bir karede saklayın. Fotoğraf makinelerine veya koleksiyonculuğa ilgi duyan herkes beni ziyaret edebilir. Bu konuda merakı olanlara elimden gelen her türlü yardımı sağlamaktan memnuniyet duyarım. Hangi ürünlerin koleksiyon değeri taşıdığı, hangilerinin koleksiyona katılmasının daha zor olduğu gibi konularda da genel bilgi vermek isterim. Merak eden herkes için kapım açık."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce 850 parça hurdayı birleştirdi, 200 kiloluk metal figür yaptı Düzce’de motor ustası Murat Çetin, çöpe gidecek 850 araç parçasını kaynakla birleştirerek 200 kilogramlık metal figür yaptı. Eserinde İsrail’in saldırılarına karşı Filistin direnişini simgelediğini belirten Çetin, eksik bıraktığı baş kısmını "Filistin özgürlüğüne kavuştuğunda" tamamlayacağını ifade etti. Küçük Sanayi Sitesi’nde motor tamirciliği yapan 54 yaşındaki Murat Çetin, 2019 yılından bu yana otomobil, motosiklet ve bisikletlerin kullanım ömrünü tamamlamış parçalarından figürler yapıyor. Çetin, çöpe gidecek olan amortisör, zincir, dişli ve benzeri yüzlerce atık metal parçayı atölyesinde bir araya getirerek geri dönüşüme katkı sağlıyor. Son olarak yaklaşık 850 hurda parçası kullanarak, elinde yay tutan/ok atan insan formunda, 200 kilogram ağırlığında başsız bir metal eser tasarlayan Çetin, eserlerine toplumsal olayları yansıtmaya çalıştığını ifade etti. "Atık malzemeleri sanatla güzelleştiriyoruz" Çalışmaları hakkında bilgi veren Murat Çetin, arızalı ve eski parçaları hobi amacıyla bir araya getirdiğini belirterek, "Otomobil, motosiklet ve bisiklet gibi araçların arızalı ve eski kaynak yapılabilecek parçalarını bir araya getirerek sanata çevirdim. Bütün atık malzemeleri sanatla güzelleştiriyorum. Zaten 2019 yılından bu yana hobi amaçlı bu robotları yapıyorum. İşyerimde hurdaya ayrılan metal parçaları hobi bahçemde bir araya getirerek görsel güzelliklere çeviriyorum, bir nevi geri dönüşüm yapıyorum" dedi. "Yarım kaldı ama hikayesi derin" Son yaptığı figürde İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına dikkat çekmek istediğini ve eseri bir "Filistinli direnişçi" metaforuyla tasarladığını dile getiren Çetin, şöyle konuştu: "Zaman zaman gündem, viral olmuş kişi ve olayların esere dönüştürülmesini yapıyorum. Son dönemde de ülkemizin ve dünyanın kanayan yarası olan savaşlarla ilgili bir görsel çalışmam oldu. Şimdi onun üzerinde duruyorum. Yapmış olduğum çalışma, bir Filistinlinin elindeki sapanla, bir devlet tarafından korunmayan ancak duruşuyla tarafını açıkça ortaya koyan bir figür olarak betimlenmesini konu alıyor. Çalışmada, İsrailli askerlere taş atan bu figür üzerinden direniş teması işlenmiştir. Çalışmamızın başı yok. Filistin ne zaman özgürlüğüne kavuşursa, bu çalışmanın başı o zaman yapılacak. O nedenle eser tamamlanmadı, yarım kaldı ama hikayesi derin." Çetin, yaptığı eserleri ilerleyen dönemde sanat müzelerine veya bilim merkezlerine bağışlayabileceğini ya da bir sergi alanı oluşturmak istediğini sözlerine ekledi.
Muğla Hokeyde Avrupa’nın en iyisi Ege Yıldızları’nda Muğla’nın hokeydeki gururu Ege Yıldızları, kadrosuna dünya çapında bir yıldızı dahil etti. 2022 yılında ’Avrupa’nın En İyi Oyuncusu’ seçilen milli sporcu Nur Nebi Baran, yeni sezonda Muğla temsilcisi için ter dökecek. 2022 yılında U16 kategorisinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda sergilediği performansla turnuvanın en iyi oyuncusu seçilen Nur Nebi Baran, kariyerine Muğla’da devam etme kararı aldı. Daha önce Diyarbakır GSK, Gaziantep Polisgücü, Alanya Stars ve Gaziantep Doruk Spor Kulübü gibi önemli ekiplerde forma giyen tecrübeli oyuncu, 2025-2026 sezonu itibarıyla Ege Yıldızları forması giyecek. Son yıllarda elde ettiği başarılarla Türkiye hokey camiasında dikkatleri üzerine çeken Ege Yıldızları Spor Kulübü, bu transferle gücüne güç kattı. Bünyesinde 12 milli sporcu barındıran Muğla temsilcisi, 5-9 Mayıs 2026 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek olan Türkiye Kadınlar Hokey 1. Ligi müsabakalarına şampiyonluk parolasıyla hazırlanıyor. Transferinin ardından açıklamalarda bulunan milli sporcu Nur Nebi Baran, tercih sürecinde Serkan Şen’in önemli bir rol oynadığını belirtti. Baran, şu ifadeleri kullandı: "Birçok farklı kulüpten teklif almama rağmen, Serkan Şen hocama daha önceden verdiğim söz nedeniyle tercihimi Ege Yıldızları’ndan yana kullandım. Ayrıca Muğla’da modern bir hokey sahasının bulunması da kararımı olumlu yönde etkileyen en büyük faktörlerden biri oldu. İki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum."
Diyarbakır Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak" Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, 5’inci etabın ekonomik konjonktürle beraber bitmesini ümit ettiklerini, 6’ncı etabın da çalışmalarına başlandığını belirterek, "O da 2-3 yıl sürer. Hedefimiz 50-55 bin istihdama ulaşmak. Bu da zor bir şey değil, yapacağımıza inanıyoruz" dedi. OSB seçime doğru giderken, başkan Mustafa Fidan 2022 yılından beri yaptıkları, yapmaya çalıştıkları projeleri, İran-Amerika-İsrail arasındaki çatışma ve terörsüz Türkiye sürecinin sanayiciye ve bölgeye gelen, gelmek isteyen yatırımcıları değerlendirdi. Başkan Fidan, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, 2022’den beri Diyarbakır OSB’de görünen, görünmeyen çok güzel şeyler yaptıklarını söyledi. Bugün bakıldığında yaklaşık 100 civarında artan fabrika ve 7-8 bin civarında artan çalışan sayısı olduğunu belirten Fidan, bunların bir başarının, çalışmanın göstergesi olduğunu ifade etti. "Bu ekonomik kriz geçicidir, ihracat rakamlarımız tekrar artacak" Bugün gelinen noktada ekonomik tablonun dünyada ve Türkiye’de iyi olmadığına değinen Fidan, "Baktığınızda ihracat rakamları düşmüş olabilir ama bugüne kadar buraya bir çalışma yapılıp getirilmişse bence çok güzel şeyler yapılmış. Bu ekonomik kriz geçicidir, ihracat rakamlarımız tekrar artacak, buna inanıyoruz. Bizim derdimiz, buraya oturup makama sahip olmak değil, derdimiz memlekete hizmet etmek" diye konuştu. 2023 Şubat ayında asrın felaketi yaşandığını hatırlatan Fidan, "Allah, tekrarını yaşatmasın. Depremde yara almamıza rağmen buraları bırakıp çevre illere yardıma koştuk. Diyarbakır OSB’de tüm sanayicilere teşekkür ediyorum. Herkes elinden geleni yapıp, her tarafa yetiştik. OSB’de çeşitli yolların tamirini yaptık. OSB ilk defa, Büyükşehir Belediyesiyle görüşmelerimiz sonucunda 6 kilometre sıcak karışım asfalt yapıldı. Biz, OSB’deki trafomuzu yükselttik. OSB’nin 28 yıllık bir elektrik altyapı problemi vardı. Bakanlığımızla görüşmeler sonucu 1 ve 2. etabın altyapı çalışmaları devam ediyor. Onlar da inşallah yakın bir sürede biter diye ümit ediyoruz. 5’inci etabı açtık. Orada 50’ye yakın tahsislere başladık. Hatta birkaç tane de inşaatımız bitti. 5’inci etabın ekonomik konjonktürle beraber bitmesini ümit ediyoruz" şeklinde konuştu. "Diyarbakır’a yatırımcı geliyor, hem de yabancı yatırımcılar da var" "Burası, Orta Doğu’nun merkezi. Buradan baktığımızda her noktaya yakınız. Bu savaş en çok etkilenen ülkemiz" diyen Fidan, konuşmasına şöyle devam etti: "İran savaşını bugün piyasalara etkisi çok büyük şekilde. Metal borsası, plastik, petrol ham maddesi olsun sıkıntılar İran savaşından dolayı artıyor. Ümidimiz bu savaşın bir an önce bitmesi. Diyarbakır’a yatırımcı geliyor, hem de yabancı yatırımcılar da var. Fransız yatırımcılar var, görüşmelerimiz devam ediyor. Ama herkes frene bastı. Faizlerin yüzde 55’lere ulaşması bu, sanayicinin kaldırabileceği bir yük değil. 50’ye yakın tahsisin birçoğu öz sermayesiyle yapmaya çalışıyor. Devletin, faiz olayında üreticiye bir şekilde yardımcı olması lazım. Yeni dönemde içimizde ukde kalan 2-3 proje var. Birincisi bizim yüksekokul projesi vardı. Ekonomik sıkıntılardan dolayı yaptıramadık. İnşallah onu seçimden sonra bize nasip olursa biz yaparız. İkincisi GES projemiz vardı. Tüm izinleri bitti, ona da yine kredi kullanmadık. Çünkü burada büyük vebal var. Sanayicimiz evinde yatarken onun hakkını burada koruyoruz. Hakkının bir yere gitmesine müsaade etmiyoruz. Birde otel yapacağız. Burada konaklama, mola tesisi. İnşallah onları da yapmayı hedefliyoruz. Yine OSB’nin ana arterleri var. Büyükşehir Belediyemizden sözünü aldık. 15-20 kilometre sıcak karışım asfalt yapılacak. Önemli projelerimizden biri de Diyarbakır’da Teknokent var. İkinci bir Teknokent projesi var. Bizim dönemimizde ortaklığımız oldu. Sanayiciler olarak OSB’ye ikinci Teknokent çalışmalarını başlattık." 5’inci etap biterse, 6’ncı etabın çalışmaları başladığını, onun da 2-3 yıl süreceğini öngördüklerini kaydeden Fidan, "Hedefimiz 50-55 bin istihdama ulaşmak. Bu da zor bir şey değil, yapacağımıza inanıyoruz. Bugün hızlı tren projesini konuşuyoruz. Diyarbakır’ı 2031’e almışlar. Diyoruz ki vekillerimize uğraşın. STK’lara da bir şey düşüyorsa biz de gelip elimizi taşın dibine koyalım. Gövdesi, eli taşın dibinde en çok olan bizleriz. Hızlı tren projesini bir an önce 2027-28’e alınması ve Diyarbakır’a kadar gelmesi, otobanın gelmesi bunlar hepsi birbirleriyle bağlantılı. Hızlı tren Diyarbakır’da olduğu zaman bedeller düşük olacak. Düşük olduğu zaman ne olacak? Genç nüfus fazla. Buradaki yatırım daha da artacak, genç nüfusa daha da iş imkanı sağlanacak. Haliyle ihracatta artacak. Enflasyonda düşmüş olacak. Neye bağlıyoruz? Üretim, istihdam, ihracat’’ dedi. ’’Savaş nedeni ile herkes beklemede’’ İhracat rakamlarında geçen yıla göre yüzde 40 düşüş olduğunu belirten Fidan, "Amerika-İran-İsrail savaşı her tarafa sıçradı. Özelikle Arap ve Kuzey Irak bölgesine. Bu, savaşlarla alakalı. Herkes Rusya-Ukrayna savaşının ne olacağını bekliyor. İnşallah bunlarda tez zamanda çözülür, ihracat rakamlarımız tez zamanda artar diye ümit ediyoruz" diye konuştu. Fidan, terörsüz Türkiye sürecinin yansımasını yaşayamadan savaşlar başladığını söyleyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Biz meyvelerini yemeye hazırlanırken Orta Doğu’da İran’ın her tarafa füze atması, bugün kimsenin ölmemesi kazandırıcı bir şeydir. Baktığımızda artık gençler ölmeyecek, analar ağlamayacak. Savaşa harcanan paranın bir kısmı gelir sanayinin içine girerse Türkiye şaha kalkar. Sanayileşmede de şaha kalkar, ihracatta da şaha kalkar. Bunların hepsi birbirine bağlı konular. Çözüm süreciyle birlikte yatırımcıları buraya davet edecektik. İran savaşı nedeniyle herkes şu an beklemede."