ASAYİŞ - 27 Ocak 2026 Salı 14:06

Cinayet davasında sanığın eşi: "Maktul beni rahatsız ediyordu, ısrarla mesaj atıyordu"

A
A
A
Cinayet davasında sanığın eşi: "Maktul beni rahatsız ediyordu, ısrarla mesaj atıyordu"

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde eşini aradığını iddia ettiği kişiyi öldüren sanığın yargılanmasına devam edildi.


Tanık olarak dinlenen sanığın eşi, "Maktulle bir ilişkim yoktu. Israrla mesaj atarak beni rahatsız ediyordu. Kendisini engelledim. Yemek siparişini getiren maktulü, kapıyı uygunsuz kıyafetle karşıladığım ve paranın üstüne notlar yazdığımı iddiasını kabul etmiyorum. Tam olarak okuma yazma bilmiyorum" iddiasında bulundu.


Olay, 29 Mart 2025 tarihinde saat 23.00 sıralarında Derbent Mahallesi Ahmet Lütfü Arat Caddesi üzerindeki parkta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hikmet Ş. ile Hasan Hüseyin Osmanoğlu (34) ve ağabeyi Halil İbrahim Osmanoğlu arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesiyle çıkan kavgada Hikmet Ş., belinde çıkardığı silahla 3 el ateş etti. Kurşunların hedefi olan Hasan Hüseyin Osmanoğlu göğsünden vurularak ağır yaralandı. Hikmet Ş. olay yerinden kaçtı. Hastaneye kaldırılan Osmanoğlu, kurtarılamayarak hayatını kaybetti.


Yakalanan 3 şüpheliden biri tutuklandı


Olayla ilgili çalışma başlatan polis ekipleri, olayı gerçekleştiren Hikmet Ş. ile A.A. ve E.Ç.’yi yakaladı. 3 şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğinde tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. A.A. ve E.Ç. çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Hikmet Ş. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.


"Para ve bahşişlerin üzerine duygusal ve rahatsız edici notlar"


Dava dosyasına yansıyan iddialara göre, sanığın eşinin, sipariş getiren maktul Hasan Hüseyin Osmanoğlu’na ödeme yaparken paraların üzerine duygusal ve rahatsız edici notlar yazdığı öne sürüldü. Maktulün bu durumdan rahatsız olduğu ve karşılık vermediği belirtilirken, durumu öğrenen sanığın Osmanoğlu’nu takip ettiği ve bölgeyi terk etmesi yönünde uyarılarda bulunduğu iddia edildi. Tutuklu sanık ise savunmasında, maktulün eşini arayarak rahatsız ettiğini, olay günü maktul ve ağabeyi tarafından sıkıştırıldığını, korkutmak amacıyla çıkardığı silahın yaşanan arbede sırasında ateş aldığını ileri sürdü.


"Maktul bana sürekli mesaj atıyordu ancak karşılık vermedim"


Olaya ilişkin duruşma Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya "Haksız tahrik altında tasarlayarak kasten öldürme" suçundan tutuklu yargılanan Hikmet Ş., taraf avukatları ve tanık katıldı.


Sanığın eşi Fatma Ş., duruşmada tanık olarak dinlendi. Fatma Ş., maktulle sosyal medya hesabından kendisine attığı istek ve mesajla tanıştığını iddia ederek, "Maktul bana sürekli mesaj atıyordu ancak karşılık vermedim. En son bana telefon numaramı mesaj olarak atınca numaramı nereden bulduğumu sordum, o ise ’Esnaf sırrı’ dedi. Çocuklar eve yemek siparişi verirken numarayı oradan almış. Ben maktule bu mesaj dışında cevap vermedim. Maktul, sürekli aramaya devam etti. Kendisi ile ilişkimiz olmadı. Aramasından rahatsız oluyordum. Eşim durumumdan şüphelendi, ancak kendisine söylemedim. Engellenenler kısmında maktulün numarasını bulmuş" dedi.


"Tam olarak okuma yazma bilmiyorum"


Eşi Hikmet Ş. ile anlaşamadıklarını söyleyen Fatma Ş., "Eşimle anlaşamamamızın sebebi maktul değildi. Yemek siparişini getiren maktule karşı kapıyı uygunsuz kıyafetle karşıladığım iddiasını kabul etmiyorum. Paranın üstüne notlar yazdığımı da kabul etmiyorum. Tam olarak okuma yazma bilmiyorum. Normalde sesli yazdırma uygulamasıyla mesajları yazıyorum. Gelen mesajları da tam olarak anlayamıyorum. Bu sebeple maktule mesaj yazdığım iddiasını kabul etmiyorum. Eşim son zamanlarda tedirgindi, takip edildiğini söylüyordu. Hatta bu nedenle plakasını değiştirdi. Bu olaylar üzerine sığınma evine gittim ve bir süre sonra eve döndüm. Eşimin, ’Beni nasıl aldatırsın?’ diyerek beni darp ettiği doğrudur. Olay günü ise Hikmet beni arayarak, ’Adam senin yüzünden yanlışlıkla vuruldu’ dedi" şeklinde konuştu.


Sanığın bir diyeceğinin olmadığını söylemesi ve avukatların süre talep etmesi üzerine mahkeme heyeti, tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.


İlk celse sanığın savunması


Sanık Hikmet Ş. ilk celse yaptığı savunmada, eşinin uzun süre bilinmeyen bir telefon numarasıyla sürekli görüştüğünü fark ettiğini, numaranın kime ait olduğunu sorduğunda eşinin kadın sığınma evine gittiğini söyledi. Daha sonra yaptığı araştırmada bu numaranın maktul Hasan Hüseyin Osmanoğlu’na ait olduğunu öğrendiğini öne süren sanık, olay günü Osmanoğlu ile karşılaştığında da bu durumu konuştuğunu, maktulün eşini aradığını kabul ettiğini ve bu nedenle aralarında çıkan tartışmada olayın gerçekleştiğini iddia etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Seydikemer’de hortum, fırtına ve dolu seraları vurdu Muğla’nın Seydikemer ilçesi Kumluova Mahallesi’nde etkili olan fırtına, sağanak yağış ve dolu, tarım alanlarında zarara yol açtı. Bölgede yaklaşık 100 dönüme yakın seranın zarar gördüğü belirtildi. Seydikemer Kaymakamı Mustafa Dilekli, bölgede incelemelerde bulundu. Muğla’nın Seydikemer ilçesi Kumluova Mahallesi’nde dün akşam saatlerinde başlayan sağanak yağış, kısa sürede fırtınaya dönüştü. Şiddetli rüzgarla birlikte görülen dolu ve hortum, özellikle sera alanlarında etkili oldu. İlk belirlemelere göre yaklaşık 100 dönüme yakın sera zarar gördü. Dolu yağışı nedeniyle bazı ürünlerde de zarar oluştuğu belirtilirken, üreticilerin seralarını korumak için yoğun çaba sarf ettiği öğrenildi. Etkili olan sağanak yağış, hortum ve dolu nedeniyle zarar gören sera alanlarını yerinde inceleyen Seydikemer Kaymakamı Mustafa Dilekli, zarar gören alanlarda hasar tespit çalışmalarının başlatıldığını ifade etti. Ekiplerin sahadaki çalışmalarını sürdürdüğü öğrenilirken, bölgede sağanak yağışın aralıklarla devam ettiği bildirildi. AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz, üretimin sürekliliğinin önemine dikkat çekerek, zarar gören üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi için gerekli girişimlerin yapılacağını ifade etti. Üreticilerin taleplerini dinleyen Seydikemer Belediye Başkanı B. Önder Akdenizli, yaşanan afetin özellikle seracılıkla geçimini sağlayan aileler üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu belirtti. Seydikemer Kaymakamı Mustafa Dilekli ise hasar tespit çalışmalarının ilgili birimler tarafından yürütüleceğini, üreticilerin süreç hakkında bilgilendirileceğini kaydetti. Kaymakam Dilekli, ‘’Gece saatlerinde ilçemiz Kumluova mahallemizde özellikle çok şiddetli yağış, fırtına ve akabinde bir dolu afetiyle karşı karşıya kaldık. Bu süreçte İlçe Tarım ekiplerimizin ilk tespitlerine göre 40 dönüme yakın tamamen çöken seramız, kalanlarda da yüzde 50 üzerinde zarar tespit çalışmalarımız devam ediyor. Yağıştan dolayı çalışmalarımız sürüyor. İnşallah gün içerisinde tam zararı ortaya çıkaracağız. Bütün ekiplerimiz, belediyemiz, İlçe Tarım Müdürlüğümüz sahada çalışmalarını sürdürüyor. İnşallah afetin ve hasarın daha da büyümemesini temenni ediyoruz. Biz devletimizin bütün imkanlarıyla çiftçimizin, üreticimizin yanındayız. Hasar tespit çalışmalarından sonra gerekli iş ve işlemlerle ilgili Sayın Vekilimiz ve Belediye Başkanımızla beraber Bakanlığımızla da irtibat halinde olacağız. Tüm üreticilerimize, çiftçilerimize tekrardan geçmiş olsun. Allah bir daha böyle afetler yaşatmasın diye temenni ediyoruz.’ diye konuştu. Kumluova Mahalle Muhtarı Hilmi Deniz zararların telafisi için destek beklediklerini dile getirdi. Muhtar Deniz, ‘’Mahallemizde 100 dönümün üzerinde hasarımız var. Çiftçilerimize geçmiş olsun diliyoruz. Biz buradan büyüklerimizden, çiftçilerimize destek istiyoruz. İnşallah mağduriyet giderilirse memnun oluruz. Çünkü mağduriyet çok yaşandı’’ ifadelerinde bulundu.
İstanbul ‘Casperler’ suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı Kamuoyunda ‘Casperler’ olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede, sosyal medyayı adeta bir özendirme amacı olarak kullandığı ve eylemlerde ön planda bulunan çocukların birçoğunun ekonomik şartları yetersiz mahallerde yaşayan çocuklar olduğu aktarıldı. Kamuoyunda ‘Casperler’ olarak bilinen silahlı organize suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede 7 kişi ‘mağdur’, 57 kişi ‘müşteki’, 4 kişi ‘maktul’ ve 68 kişi ‘suça sürüklenen çocuk’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, örgütün lideri olduğu iddia edilen ‘Hamuş’ kod adlı İsmail Atız ile yöneticisi konumundaki şüphelilerin Bahçelievler’de çocukluk arkadaşı olarak ve aile ilişkileriyle haksız kazanç elde etmek amacıyla bir araya geldikleri, örgüt yöneticisi konumunda ise Mehmet Erhan Atız, Hüseyin Kaan Akkuş, "Burak Bulut" kod adlı İsmayil Göleli, "çaki" kod adlı İsa Doğan, Süleyman Doğan ve "dayı" kod adlı Serhat Başakçi’nin bulunduğu aktarıldı. Camiada söz sahibi olmaya çalıştıkları, bu amaçları doğrultusunda İstanbul’da birçok silahlı olaya karıştıkları belirtildi Sanık İsmail Atız’ın liderliği ve baskısı altında örgütün silahlandığının belirtildiği iddianamede, baskı ve cebirle mağdurları sindirdikleri, şüpheliler ve suça sürüklenen çocukların mal varlıklarından edindikleri menfaatlerle etki alanlarını genişlettikleri, edindikleri menfaatlerle güçlenerek gayri meşru faaliyet gösteren camiada söz sahibi olmaya çalıştıkları, bu amaçları doğrultusunda İstanbul’da birçok silahlı olaya karıştıkları, iş yerleri ve kamuya açık alanlarda silah kullanmaktan çekinmedikleri, baskı altına almaya çalıştıkları kişilerin iş yerlerini kurşunladıkları kaydedildi. Örgütün lider ve yöneticilerinin yönettiği sosyal medya hesaplarından gerçekleştirdikleri eylemlere ait görüntü kayıtlarını, örgütün devamlılığını sağlamak ve örgüt üyelerini bir arada tutmak amacıyla paylaştıklarının anlatıldığı iddianamede, yapmış oldukları paylaşımların özellikle 16-25 yaş grubu arasında hızlı bir şekilde yayıldığı, paylaşımların bahse konu yaş grubu aralığında yer alan kişileri örgüte kazandırmada veya örgüte karşı en azından sempati duymak konusunda etkili olduğu ve yapılan paylaşımların içeriğinin bazı platformlarda, hayal ürünü olan suç konulu dizi ve filmlerden alıntılar yaparak doldurdukları ifade edildi. Örgütün sosyal medyayı adeta bir özendirme amacı olarak kullandığı kaydedildi Hazırlanan iddianamede, fiziksel ve ruhsal sorunlar etkisinde kalan çocuk ve genç bireylerin kendini ispatlama güdüsüyle hareket ederek örgüte katılım için gönüllü oldukları, örgüt içerisinde kendilerine sunulacağı söylenen hayata ulaşmak amacıyla örgüt lideriyle yöneticilerine mutlak bir bağlılık gösterdikleri ve örgütün sosyal medyayı adeta bir özendirme amacı olarak kullandığı belirtildi. Çocuklara eylemler karşılığında 10 bin lira ile 50 bin lira arasında para verileceği yönünde vaatlerde bulunulduğu belirtildi Örgütün gerçekleştirdiği çoğu eylemde özellikle motosiklet kullanmayı bilen 18 yaşından küçüklerin ağırlıkta olduğunun aktarıldığı iddianamede, eylemlerde ön planda bulunan bu çocukların birçoğunun ekonomik şartları yetersiz mahallerde yaşayan çocuklar olduğu ve verilen talimatları yerine getiren çocuklara eylemler karşılığında 10 bin lira ile 50 bin lira arasında para verileceği yönünde vaatlerde bulunulduğu ifade edildi. Hazırlanan iddianamede suça sürüklenen çocuklar hakkında "suç işlemek amacıyla silahlı suç örgütüne üye olma", "tasarlayarak kasten öldürme", "çocuğa karşı tasarlayarak öldürme", "çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs", "kasten öldürmeye teşebbüs", "6136 Sayılı Kanun’a muhalefet etme", "kasten yaralama", "silahla kasten yaralama", "nitelikli yağma", "nitelikli yağmaya teşebbüs", "mala zarar verme", "nitelikli mala zarar verme", "nitelikli silahla tehdit", "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması", "suçu bildirmeme", "birden fazla kişi tarafından birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "suçluyu kayırma" ve "birden fazla kişi tarafından birlikte gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal" gibi suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edildi. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianame üzerindeki değerlendirmesi sürüyor.
Antalya Finike’de hortumun verdiği hasar gündüz ortaya çıktı Antalya’nın Finike ilçesinde hortumun verdiği hasar gün ağarınca ortaya çıktı. Hortum sebebiyle yaklaşık 120 dönüm örtü altı alanda hasar meydana geldi. Finike ilçesinde akşam saat 20.00 sıralarında etkili olan fırtına ve sağanak yağışın ardından Saklısu Mahallesi’nde denizde oluşan hortum domates, biber ve kabak yetiştirilen seraları adeta yerle bir etti. Enerji nakil hatlarının da kopmasına sebep olan hortum sebebiyle bölge karanlığa gömüldü. Seralarla birlikte sahile yakın bölgedeki 5 katlı bir binanın balkon korkuluk camlarının kırılmasına neden olan hortumun verdiği hasar ise gün ağarınca ortaya çıktı. Demir seraları parçalayan ve 42 çiftçiye ait yaklaşık 120 dönümlük örtüaltı öretiim alanını adeta yerle bir eden hortum ürünleri de telef etti. Hortum Finike-Elmalı kara yolu üzerindeki iş yerinin güvenlik kamerasınca da görüntülendi. Görüntülerde, park halindeki traktör römorkunun hareket edip yerinden oynadığı ve ortalığın adeta toz duman olduğu anlar yer aldı. Bölgede serası bulunan Ümmü Taylı, akşam pencereye çıktığında da güçlü bir ses duyduğunu belirterek, "Oğlumun yanına kaçacaktım fakat kaçamadım. Hortum evimin üzerinden geçip gitti. Daha sonra dışarı çıkıp seramdaki naylonlara baktım ve her şey dağılmıştı. Naylonların bir kısmını bahçemden, bir kısmını ise başka yerlerden topladım. Her yer darmadağınıktı, yapılacak pek bir şey yoktu. Ağlayarak seramdan çıktım, çünkü başka yapacak bir şeyim kalmamıştı" dedi.