ASAYİŞ - 18 Aralık 2024 Çarşamba 18:05

Darp iddiası tersine döndü: Öğretmen ve veli mahkemelik oldu

A
A
A
Darp iddiası tersine döndü: Öğretmen ve veli mahkemelik oldu

Kocaeli’nde 10 yaşındaki öğrencisine şiddet uyguladığı iddiasıyla açılan davada öğretmen delil yetersizliğinden beraat ederken, öğrencinin annesi hakkında iftira, tehdit ve hakaretten dava açıldı. Gözyaşlarıyla açıklamalarda bulunan anne, "Çocuğu dövülmüş bir anne olarak sanık sandalyesine ben oturtuldum" dedi.


Olay, geçen yıl 24 Kasım’da Öğretmenler Günü’nde bir ilkokulda yaşandı. Zeka seviyesi yüksek ve hiperaktif olduğu için yüzde 40 özel gereksinim raporu bulunduğu öğrenilen A.F.Ç.’nin (10), öğretmeni E.A. tarafından sınıfta arkadaşlarının gözü önünde şiddete maruz kaldığı öne sürüldü. Bu iddia üzerine okula giden anne Hülya Kartal, durumu öğrenmek istedi ancak okul yönetimi böyle bir olayın yaşanmadığını söyledi. A.F.Ç.’yi de yanına alıp polise giden anne oğluna şiddet uyguladığı iddiasıyla öğretmen E.A. hakkında şikayetçi oldu.



Öğretmen beraat etti, anne yargılanmaya başladı


Şikayet üzerine E.A. hakkında açılan davanın duruşması ise 9 Temmuz 2024’te görüldü. Duruşmada E.A. hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verildi. Bu kez öğretmen E.A. da Hülya Kartal hakkında hakaret, tehdit ve iftira davası açtı. Kartal, geçtiğimiz günlerde hakim karşısına çıktı.



E.A.: "Anne hakkında şikayetçi oldum, davamız devam ediyor"


Suçlamaları kabul etmeyen ve öğrenciye şiddet uygulamadığını dile getiren E.A., "Darp iddiasına ilişkin dava süreci bitti, beraat ettik. Ben anne hakkında yalan söylediği, kamu kurumunu bastığı, biz öğretmenlere hakaret ettiği, kapımızı yumrukladığı ve sınıftaki öğrencilerimizi rahatsız ettiği için şikayetçi oldum. Bu olaya veliler başta olmak üzere birçok kişi de şahit oldu. Anneye yönelik açtığım dava devam ediyor. İddialarının arkası boş. Öyle bir olay yok, zaten bizim okulumuzda böyle olaylar yok. Hanımefendi kendi kendine iddialarda bulunuyor" dedi.



"Tokat attı, saçımı çekti ve yere doğru savurdu"


Öğretmeni tarafından darp edildiğini ileri süren 10 yaşındaki A.F.Ç., "Kafama tokat atılarak, bir de saçım çekilerek şiddete maruz kaldım. Olaydan bir gün önce sınıflar arası kavga olmuştu. Olay günü okula gittiğimde kavga ettiğimiz kişilerin öğretmenleri tarafından hakarete uğradım. ’Benimle böyle konuşamazsınız’ dedim. Sınıf öğretmenim de öğrencileri eve kadar arkadaşımla takip ettiğimizi ve kapının zilini çalıp kaçtığımıza yönelik şikayet aldığını söyleyerek beni darp etti. Oysaki ben değil bizim sınıftaki diğer çocuklar takip etmiş, suç bana ve diğer arkadaşım üstüne kaldı. Öğretmen, diğer arkadaşımla birlikte beni tahtaya kaldırdı. ’Çocukları sapık gibi takip etmişsin’ dedi. Arkadaşım olayı anlattı ve yerine oturdu. Ben tam olayı anlatacakken öğretmen kafama tokat attı. Sonra gitti beni yerime oturtturdu. ’Bu salak çocukla bir daha konuşmayın. Siz de bunun gibi mal olursunuz’ dedi. Bu hakaretlerin üstüne eve gitmek istedim. Sınıftan çıkmaya çalıştım, kapıya doğru koşunca öğretmenim beni yakaladı. Saçımı çekti ve yere doğru savurdu" diye konuştu.



"Öğretmenler Günü’nde dayak yedim"


A.F.Ç., öğle arası eve gittiğini ve durumu annesine anlattığını da ifade ederek, "Öğretmenler Günü’nde dayak yedim, mağdurum ve şikayetçiyim. Darp raporu alıp karakola gittik. Daha önce de aynı öğretmen bir çocuğun kafasını tahtaya vurmuş. Çocuğu merdivenlerden düştü diye ikna edip annesine yalan söylemişler, sonrasında anne gerçeği öğrendi. Beni şikayetimden vazgeçirmek için çok çalıştılar. Bütün sınıfın ortasında dayak yemek bana kötü hissettirdi" dedi.



"Müdür yardımcısı öyle bir durumun olmadığını söyledi"


Anne Hülya Kartal ise oğlunun olay günü eve ağlayarak geldiğini ve öğretmeni tarafından darp edildiğini söylediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:


"Okul yönetimiyle görüşmek için oğlumu da yanıma alıp gittiğimde muhatap bulamadım. Alt kata indiğimde oğlumun sınıfının koridorunun önünde 20 küsur öğretmen ve müdür yardımcısını gördüm. ’Hocam ne oluyor burada, oğlum neden dayak yemiş? Bana bir açıklama yapmalısınız’ dedim. Müdür yardımcısı öyle bir durumun olmadığını söyledi. O zaman ’Kapının önündeki bu tedbir ne? Çocuk dayak yedirmediyse öğretmen bana bir cevap versin’ dedim. Çok üzgündüm, ağlayarak soruyordum. Baktım ki olayı kapatmanın derdindeler, yüksek sesle polis istediğimi söyledim."



"Müdür ’şikayetini geri çek, sorun kalksın’ dedi"


Olay sebebiyle öfkeli olduğunu söyleyen Kartal, "Mağdur edilmiş bir çocuğun annesiyim. ’Polis istiyorum’ diye birkaç kere bağırınca hiç polis de çağırmaya niyetleri yoktu. Merdiven üstünde fenalık geçirmeye başladım. Daha sonra polis geldi, darp raporu alarak şikayette bulunduk. Oğlum korktuğu için okula birkaç gün gidemedi. Okul müdürünü aradım, ’Hocam çocuğu okula göndermem lazım. Dersten geri kalıyor’ dedim. Müdür, ’Onu öğretmenimizi şikayet etmeden önce düşünecektin. Şikayetini geri çek, sorun kalksın’ dedi. Adalet arayışını devam edeceğim. Çocuğumun yaşadığı şeyin bedelini başka çocuklara da yaşatmayacak. Olay yaşandıktan sonra bir kadın da kapıma gelerek, yeğeninin de aynı öğretmeni tarafından darp edildiğini söyledi" şeklinde konuştu.



"Ne hikmetse geçen sene dayak yiyen çocuk zamanında da kamera bozukmuş"


Okul müdürü tarafından tehdit edildiğini de ileri süren Hülya Kartal, "Bana ’sen burada teksin, öğretmenimizin şikayetini çekeceksin harcattırmayız. O davayı çekmezsen biz de senin okul kapısını kırdığını ve öğretmenimizi tehdit ettiğini söyleriz’ dedi. Ben de onlara, ’sınıfın tepesinde kamera var, öyle bir iftira yapamazsınız. Çocuğun dayak yediğinde o kamera çekmiştir. Benim o kapılara gelip bağırıp çağırıp tehdit etmediğimi, sadece yerlerde ağlayıp bayıldığımı, düştüğüm görülecektir’ dedim. Ancak kameranın bozuk olduğunu söyledi. Ne hikmetse geçen sene dayak yiyen çocuk zamanında da kamera bozukmuş" diye konuştu.



"Çocuğu dövülmüş bir anne olarak sanık sandalyesine ben oturtuldum"


Kendisine karşı iftira, hakaret ve tehdit suçlamalarıyla dava açıldığını savunan Kartal, "Çok yıpratıcı süreç, psikolojimiz bozuldu. Oğlum okula ağlayarak zorla gidiyordu. Bu zor süreçte okulun anneye destek olması gerekirken, çocuğumun ve benim hayatımı çıkmaza soktular. Bana karşı hakaret, iftira ve tehdit davası açtılar. Okulda kapı kırmışım, öğretmeni ’görevinden attıracağım’ diye tehdit etmişim. Çocuğu dövülmüş bir anne olarak sanık sandalyesine ben oturtuldum. Bir anne olarak çocuğumun hakkını arıyorum diye çok mağdur edildim. Çok yıprandım, adalet istiyorum. Tek istediğim benim oğlum gibi başka çocuklar bu olayı yaşamasın. Beni şikayet ettikleri için sanık kürsüsüne oturtuldum. Çocuğunun hakkını isteyen bir anne olarak sanık kürsüsünde olmayı hak etmedim. Bunca olay yaşayan çocuğumun adaleti alamamasına üzülüyorum. Oğlum hiperaktif olduğu için olay tarihinde yüzde 40 raporluydu. Çocuğumun kalp ritim bozukluğu var. Okulda birkaç defa bayılmış. Çocuğumun hasta olduğunu, raporlu olduğunu biliyorlar" dedi.



Darp iddiası tersine döndü: Öğretmen ve veli mahkemelik oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa MHP Grup Başkanvekili Akçay, Demirci’de temaslarda bulundu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Manisa’nın Demirci ilçesinde bir dizi ziyaret ve temaslarda bulundu. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, beraberinde MHP Manisa İl Başkanı Cüneyt Tosuner ile birlikte gerçekleştirdiği Demirci programında, ilçe girişinde MHP Demirci İlçe Başkanı Ümit Kanyılmaz ve çok sayıda partili tarafından coşkuyla karşılandı. Ziyaret programı kapsamında ilk olarak MHP Demirci İlçe Başkanlığına geçen MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, burada partililerle bir araya gelerek teşkilatın yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı. İstişare toplantısında konuşan Akçay, birlik ve beraberlik mesajları vererek saha çalışmalarının önemine dikkat çekti. Cumhur ittifakı vurgusu ve esnaf ziyaretleri Programına AK Parti Demirci İlçe Başkanlığını ziyaret ederek devam eden MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Cumhur İttifakı’nın ilçedeki uyumlu çalışmasından duyduğu memnuniyeti dile getirirken, İlçedeki yerel basın kuruluşu olan Halıkent Müstakil Bölge Gazetesi Genel Müdürü Cengizhan Erdem’i de iş yerinde ziyaret etti. İş dünyası ve oda başkanlarıyla buluşma MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ın Demirci temaslarındaki son durağı Demirci Ticaret ve Sanayi Odası oldu. Burada ilçede faaliyet gösteren meslek odası başkanlarıyla bir araya gelen Akçay, iş dünyasının temsilcilerinin sektördeki talepleri ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulundu.
Kırklareli Bakan Göktaş, Kırklareli’nde Engelsiz Yaşam Parkı’nın açılışını yaptı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kırklareli’de Engelsiz Yaşam Parkı’nın açılışına katıldı. Bakan Göktaş, engelli bireylerin sosyal hayata katılımını güçlendiren her adımın Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek, erişilebilirlik, sosyal destek ve istihdam odaklı hizmetlerin artarak süreceğini vurguladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kırklareli programında ilk olarak Valil Uğur Turan’ı ziyaret ederek kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Göktaş, valilik ziyaretinin ardından esnafla bir araya gelirken, daha sonra Şevket Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı’nın açılışını gerçekleştirdi. Daha sonra protokol üyeleriyle birlikte Şevket Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı’nın açılış törenine katılan Bakan Göktaş, burada yaptığı konuşmada sosyal politikaların hak temelli anlayışla sürdürüldüğünü vurguladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kırklareli’nde Şevket Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı’nın açılışında yaptığı konuşmada, engelli bireylerin sosyal hayata katılımını güçlendiren her çalışmanın Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirterek, "Yürüttüğümüz her bir politikayı, hak temelli sosyal hizmet anlayışıyla şekillendiriyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı sosyal adalet ve erişilebilirlik temelinde inşa ediyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Türkiye Yüzyılı’nı, ülkemizin sosyal mimarisini daha sağlam, daha kuşatıcı ve daha adil biçimde yeniden tahkim ettiğimiz bir dönem olarak inşa ediyoruz. Bir ülkenin sosyal mimarisinin temelinde ise insan vardır. Bu mimarinin, taşıyıcı sütunlarında aile, sosyal adalet, erişilebilirlik ve dayanışma vardır. Bu anlayış, hiç şüphesiz. Cumhurbaşkanımızın Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu eser ve hizmet siyasetinin bir yansımasıdır. Bunun somut bir sonucu olarak Türkiye, sosyal devleti koruyucu bir mekanizma olmaktan çıkardı. Vatandaşının hayatına dokunan, ihtiyacı yerinde gören ve çözümü doğrudan insanın yaşam alanına taşıyan güçlü bir kamu anlayışına dönüştürdü. Bu dönüşümün en güçlü karşılıklarından birini; engelli vatandaşlarımızın hayatında görüyoruz. Yürüttüğümüz her bir politikayı, hak temelli sosyal hizmet anlayışıyla şekillendiriyoruz" dedi. "Kırklareli’ne 219,5 milyon lira evde bakım desteği sağladık" Bakan Göktaş, "Evde bakım yardımıyla, engelli vatandaşlarımızın aile ortamında desteklenmesini sağladık. Geçtiğimiz yıl evde bakım yardımı için sadece Kırklareli’ne 219,5 milyon lira kaynak aktardık. Evde bakım yardımıyla Kırklareli’nde bu ay, 1602 aileye 13 bin 878’er lira ödeme gerçekleştirdik. Diğer yandan gündüzlü bakım hizmetleriyle, ailelerimize destek olduk. Bunun yanı sıra, engelli vatandaşlarımız için güvenli ve üretken bir sosyal ortam sunduk. Bugün, 81 ilimizde 147 gündüzlü merkezimizde yaklaşık 3 bin engelli vatandaşımıza hizmet veriyoruz. Kırklareli’nde ise kamu ve özel sektör dahil 3 gündüzlü merkezinde 60 vatandaşımızın sosyal bağlarını güçlendiren çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle erişilebilirliği, engelli vatandaşlarımızın bağımsız ve güvenli bir hayat sürebilmesinin temel şartı olarak görüyoruz" şeklinde konuştu. "Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı sosyal yaşam ve istihdam merkezi olacak" Bakan Göktaş, "Birazdan açılışını gerçekleştireceğimiz Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı, bu anlayışın Kırklareli’ndeki yansımasıdır. Bu park; yürüyüş yolları, dinlenme alanları ve özel donatılarıyla engelli vatandaşlarımızın şehir hayatına daha rahat katılmasına imkân sağlayacak. Özel çocuklarımız için oluşturulan engelsiz oyun grupları, çocuklarımızın güvenle ve keyifle vakit geçirmesine imkân sağlayacak. Otizmli ve Down sendromlu bireylerimiz için planlanan eğitim ve etkinlik bölümleri ise burayı nitelikli bir sosyal yaşam merkezine dönüştürecek. Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı’nın önemli yönlerinden biri de üretime ve istihdama açılan bir kapı olmasıdır. Park içerisinde engelli vatandaşlarımızın görev alabileceği sosyal işletme alanları planlandı. Böylece, engelli vatandaşlarımızın emeğini, becerisini ve üretim gücünü görünür kılacağız" dedi. "Engelsiz yaşam idealini daha ileriye taşıyacağız" Bakan Göktaş, "Merkez bünyesinde görev alacak psikologlar aracılığıyla engelli bireylere ve ailelerine psikososyal destek sunacağız. Böylece bu alan, sadece fiziki imkânlarıyla değil; rehberlik, destek ve dayanışma boyutuyla da Kırklareli’mize değer katacak. Bakanlık olarak hedefimiz; engelli bireylerin hayatını kolaylaştıran, ailelere destek olan hizmetleri daha da yaygınlaştırmak. Bu hedef doğrultusunda Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonuyla, engelsiz yaşam idealini, daha da ileriye taşıyacağız. Bu vesileyle Dingiloğlu Engelsiz Yaşam Parkı’nın Kırklareli’mize kazandırılmasında emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum. Parkımızın engelli vatandaşlarımız için hayırlı olmasını diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandı. Program, Engelsiz Yaşam Parkı’nın açılışının ardından gerçekleştirilen incelemelerle devam etti.
İstanbul Beykoz’da dev istihdam hamlesi: 782 kişilik İşgücü Uyum Programı başladı Beykoz Kaymakamlığı, Beykoz Belediyesi ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) iş birliğiyle, ilçedeki istihdamı artırmak ve sosyal kalkınmayı desteklemek amacıyla hazırlanan 782 kişilik İşgücü Uyum Programı (İUP) kamuoyuna tanıtıldı. Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, Ümraniye İŞKUR Şefi Recep Şentürk ve Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Deliak’ın katılımıyla gerçekleştirilen lansman programında, projenin detayları paylaşıldı. İşsizliğin azaltılması, vatandaşların işgücü piyasasına kazandırılması ve sosyal istihdamın desteklenmesi amacıyla uygulanacak program kapsamında katılımcılar; kamusal alanların temizlik, bakım ve onarım çalışmalarından park, bahçe ve yeşil alanların korunması ile geliştirilmesine kadar birçok alanda görev alacak. Program kapsamında ayrıca engelli, yaşlı ve hasta bakımına yönelik destek hizmetleri, geri dönüşüm ve atık yönetimi çalışmaları ile spor ve kültürel faaliyetlerin desteklenmesine yönelik hizmetlerde de katılımcılar aktif rol üstlenecek. "Vatandaşlarımıza yeni fırsat kapısı aralıyoruz" Programın tanıtım toplantısında konuşan Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, projenin toplumsal önemine vurgu yaparak şunları söyledi: "Biz bu projeyi planlarken sadece işsizliği azaltmayı değil, aile yılı kapsamında sorumlulukları nedeniyle tam zamanlı çalışamayan ev hanımlarımıza, ilk iş tecrübesini yaşayacak ev gençlerimize, adli kontrol şartıyla yaşamına devam eden komşularımıza yeni bir imkân sunmayı da hedefledik. 782 komşumuzla Beykoz için el birliğiyle, gönül birliğiyle çalışacağız." Gürzel, ayrıca projeye destek veren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a, Türkiye İş Kurumu yetkililerine, Ümraniye İŞKUR Müdürlüğü’ne ve Beykoz Kaymakamlığı’na teşekkür etti. Programın ilk 4 haftasında haftada 5 gün, devam eden süreçte ise haftada 3 gün çalışma modeli uygulanacak. Katılımcılara programa katıldıkları her gün için günlük 1375 TL cep harçlığı ödemesi yapılacak. Katılımcıların iş kazası ve meslek hastalığı sigortası ile genel sağlık sigortası primleri İŞKUR tarafından karşılanacak. Programın esnek yapısı sayesinde vatandaşlar, program dışında kalan günlerde başka bir işte de çalışabilecek. Başvurular 15 Mayıs Cuma itibarıyla İŞKUR üzerinden online olarak başladı. Vatandaşlar 19 Mayıs Salı saat 24:00’a kadar başvurularını İŞKUR E-Şube veya ALO 170 hattı üzerinden gerçekleştirebilirler. Başvuru yapacak vatandaşların 18 yaşını tamamlamış olması, İŞKUR’a kayıtlı işsiz olması, son 1 ay içerisinde sigortalı olarak çalışmamış olması ve İstanbul Anadolu Yakası’nda (Beykoz, Üsküdar, Ümraniye, Çekmeköy, Şile, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Tuzla, Ataşehir) ikamet etmesi gerekiyor. Ayrıca emekli aylığı, yaşlılık veya malullük aylığı almaması ve hane toplam gelirinin 2026 yılı için belirlenen 56 bin 150 TL (net asgari ücretin 1,5 katı) sınırının altında olması şartı aranacak.