ÇEVRE - 14 Ağustos 2025 Perşembe 11:38

Derenin kuruduğunu ilk kez gördüler: Çiftçiler imece usulü ayakta

A
A
A
Derenin kuruduğunu ilk kez gördüler: Çiftçiler imece usulü ayakta

Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Yeniköy Deresi’nin ilk kez kuruduğunu gören vatandaşlar şaşkına döndü. Çiftçiler sondaj, kuyu ve imece usulü sulama ile ayakta durmaya çalışıyor. Üreticiler, yeraltı sularının 50 metreye kadar çekildiğini, modern sulama sistemlerine geçişin şart olduğunu söyledi. Çiftçiler geleneksel yöntemler ise bölgede su arıyor.


Kocaeli’nin Başiskele ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nden geçen, yıllardır akan Yeniköy Deresi, tamamen kurudu. Mahalleli yıllardır görmedikleri olay karşısında şaşkına döndü. Bölgedeki 150’ye yakın çiftçinin üretimini durma noktasına geldi. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, yağış düzensizliği ve kuraklık, hem ekosistemi hem de tarımı olumsuz etkilerken çiftçiler imece usulü sulama yaparak ayakta kalmaya çalışıyor. Yeraltı sularının 7-8 metreden 40-50 metreye çekilmesi ise su krizini daha da derinleştirdi. Daha önce yüzdükleri derede artık yürüyen çiftçiler, geleneksel yöntemle, bakır çubuklarla su arıyor.



"Şelale gibi akan dere, yaklaşık 2 aydır kurudu"


Bölgede çiftçilik yapan Ziraat Mühendisi Sedat Acar, "Yeniköy’de yaklaşık burada 150 kadar çiftçimiz var. Onlar genelde yaprağı yenen sebzelerden ve bakliyat ürünlerinden ekim yapıyorlar. Her yıl biz düzenli olarak üretim yapıyorduk. Fakat bu yıl şelale gibi akan dere, yaklaşık 2 aydır kurudu. Çoğu çiftçimiz üretimi yarıda bıraktı. Bazı çiftçilerimiz imece usulü, suyu olanlar olmayanlara veriyor. Böyle üretimi devam ettirmeye çalışıyorlar ama bu da ne kadar sürer onu da bilmiyorum. Üretim gerçekten zorlaştı. Bu sadece bizim Kocaeli-Başiskele bölgesinde değil, tüm Türkiye’de üretim zayıfladı" diye konuştu.



"Su zengini bir ülke değiliz"


Modern sulama sisteminin şart olduğunu söyleyen Acar, "Bu kuraklık neticesinde özellikle vahşi sulama sistemlerinden vazgeçip, sprinkler sulama, damla sulama gibi modern sulama sistemlerine geçmemizin ne kadar önemli bir konu olduğunu özellikle bu kurak aylarda tekrar gördük. Dolayısıyla ülkemizde su planlaması yapılması gerekiyor. Özellikle Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerimizin, suyu bol olan yerlerde suya çok ihtiyaç duyan ürünlerin; suyu az olan yerlerde ise az su tüketen ürünlerin ekimini teşvik etmesi lazım. Tarım ve üretim planlaması yapılmazsa, çok su tüketen ve katma değeri düşük ürünlerin ekilmesi ülkemize zarar verir. Biz su zengini bir ülke değiliz, aksine su fakiri ülke konumuna doğru gidiyoruz" şeklinde konuştu.



"Çiftçi sayımız 150’den 20’ye düştü"


Çiftçi sayısının hızla azaldığını ifade eden Acar, "Köyümüz eskiden yemyeşil bir köydü. Yaprağı yenen sebzeler açısından İstanbul’a yakınlığıyla ticari üretimi çok fazlaydı. Ama şu anda çiftçi sayımız 150’den 20’ye düştü. Eğer gelecek yıl da böyle giderse, belki o 20 çiftçimiz de olmayacak. Buralar Türkiye’nin en yeşil bölgelerinden. Üzerinde durduğumuz dere eskiden şarıl şarıl akan, balıkları olan, çocukların yüzdüğü bir dereydi. Su kaplumbağaları, su yılanları, kum balıkları vardı; en son alabalık bile gördük. Bu döngünün bir anda yok olması kolay değil. Onlarca yılda oluşan bu döngü, su gelse dahi hemen geri gelmiyor. Bu nedenle vahşi sulama sistemlerini terk edip modern sulama yöntemlerine geçmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.



"Sulama olmazsa zaten gıda krizi derinleşir"


Su olmazsa üretimin olmayacağını belirten Acar, "Üretimin çok zayıflayacağını, hatta yok olacağını düşünüyorum. Su olmazsa üretim de olmaz. Her şeyimiz suya bağlı. Gün aşırı sulanması gereken, iki günde bir su isteyen bitkilerimiz var. Sulama olmazsa zaten gıda krizi derinleşir. İlkbahar donlarından etkilenen ürünlerimiz oldu, şimdi buna kuraklık eklendi. İmece usulü birbirimize yardım etmeye çalışıyoruz. Ben kendi çabamla kuyu açtırdım, sızma su topluyorum, takviye yapıyorum. Damlama sulamayla minimum sulama yaparak, bu yılı sadece bitkilerin ve ağaçların ölmemesi için geçirmeye çalışıyorum. İnşallah yağışlar olumlu gelir, yoksa sonumuz ne olur bilmiyorum." dedi.



"Eskiden 7-8 metrede bulunan sular şimdi 40-50 metreye çekilmiş durumda"


Yeraltı sularının bile 50 metreye çekildiğini ifade eden Acar, "Komşularımızın yüzde 80’i bu dereden sulama yapıyordu. Su kesilince mısır, fasulye gibi birçok ürün kurudu. Birkaç kişinin keson kuyusu var, o da ancak birkaç çiftçiye yetiyor. Alternatif su yöntemleri aranıyor; sondaj, keson kuyu çakma gibi. Ama bunlar hem maliyetli hem de yeraltı sularını aşırı kullanmak doğaya zarar veriyor. Eskiden 7-8 metrede bulunan sular şimdi 40-50 metreye çekilmiş durumda. Her şey yağışa ve doğru su yönetimine bağlı. Suyu herkesin adil, düzenli ve minimum seviyede kullanması gerekiyor" diye konuştu.



"Yağmur duasına çıkıyoruz ancak fabrikalar ses bombaları ile bulutları dağıtıyor"


Çiftçilerin üretimi bıraktığını da ifade eden Acar, "Bu kuraklık ve düzensiz yağış rejimi sebebiyle küçük çiftçiler üretimi bırakma noktasına geliyor. Aile çiftçileri küçük çaplı olsa da ülkemizde sayıları çok fazla. Onlar da üretimi bırakırsa pazarlar zor durumda kalacak, kaliteli ve taze ürün bulmakta zorluk yaşanacak. Bizler inançlı insanlarız; camilerde cuma günleri yağmur duası yapıyoruz. Köyümüzde halkla birlikte, çocuklarımızla birlikte yağmur duasına çıkıyoruz ama çevremizde birçok otomobil fabrikası var. Yağmur bulutları biriktiğinde fabrikalar doluya dönüşmesin diye bulut dağıtma bombaları atıyorlar. Biz de bu sesleri duyuyoruz. Bulutlanma olduğunda ‘yağacak’ dediğimiz anda bombalar atılarak bulutlar dağıtılıyor. Bu durum yağış rejimini olumsuz etkiliyor. Kocaeli bölgesinde çok sayıda otomobil fabrikası var ve devletin buna çözüm bulması gerekiyor. Nasıl biz kendi önlemlerimizi alıyorsak, onlar da almalı. Biz damlama veya sprinkler sistemine geçip su tüketimini minimuma indiriyorsak, onlar da ceplerinden harcayarak korunaklı sistemler kurmalı. Biz önlemimizi alıyorsak, onlar da almak zorunda" şeklinde konuştu.



"48 yaşındayım, deremizin ilk defa kuruduğunu görüyorum"


Dere kuruduğu için kendi imkanları ile sondaj çalışması yapan çiftçi Ahmet Atak "Sularımız çok azaldığı için sondaj yapmak zorunda kaldık. Komşularımız sağ olsun, her türlü desteği veriyor. İmece usulü; bir akşam ben suluyorum, bir akşam başka komşularım suluyor. Ama yeraltı sularımız iyice azaldı. 48 yaşındayım, deremizin ilk defa kuruduğunu görüyorum. Kuraklık aşırı derecede var. Komşularımız olmasa, ürünlerimiz çöp olacaktı. Bu sondaj işi olmasaydı şu anda bahçem çöptü. İnşallah suyumuz çıkarsa ben de aynı şekilde tüm komşularımıza destek vereceğim, elimden gelen yardımı yapacağım. Deremiz kurudu. Sondajcı arkadaşı buldum, çalışıyoruz. İnşallah suyumuz çıkacak, çıkarsa hep birlikte sevineceğiz" ifadelerini kullandı.



Derenin kuruduğunu ilk kez gördüler: Çiftçiler imece usulü ayakta

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Uluslararası öğrencilerden Çameli’ye kültür ziyareti Evliya Çelebi Öğrenci Değişim Programı kapsamında Denizli’ye gelen uluslararası öğrenciler, "Sultanşehir Sivas’tan Denizli’ye Kültür ve Edebiyat Yolculuğu" projesi çerçevesinde Cittaslow unvanlı Çameli’ni ziyaret ederek ilçenin tarihi ve doğal güzelliklerini yakından tanıdı. Evliya Çelebi Öğrenci Değişim Programı kapsamında yürütülen "Sultanşehir Sivas’tan Denizli’ye Kültür ve Edebiyat Yolculuğu" projesi çerçevesinde Denizli’de bulunan uluslararası öğrenciler, Denizli’nin sakin şehir (Cittaslow) unvanına sahip ilçesi Çameli’ni ziyaret etti. Farklı ülkelerden gelerek Türkiye’de eğitimlerini sürdüren öğrenciler, proje kapsamında ilçenin tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini yerinde görme fırsatı buldu. Öğrenciler, ziyaret sırasında Mustafa Çelik ve Cengiz Arslan tarafından karşılandı. Çameli Kaymakamı Mustafa Çelik ve Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere Çameli’nin tarihi geçmişi, kültürel mirası ve doğal güzellikleri hakkında bilgi verdi. İlçenin sakin şehir kimliği ve doğayla iç içe yapısı, misafir öğrencilerin ilgisini çekti. Projeye, Güney Afrika, Etiyopya, Kenya, Endonezya, Hindistan, Tayland, Pakistan ve Nepal başta olmak üzere çeşitli ülkelerden Türkiye’ye eğitim amacıyla gelen uluslararası öğrenciler katıldı. Öğrenciler, Çameli’yi çok beğendiklerini belirterek ilçenin doğal güzelliklerine ve samimi atmosferine hayran kaldıklarını ifade etti. Ziyaret kapsamında ilçenin önemli yapılarından Taş Konaklar’ı da gezen öğrenciler, bölgenin geleneksel mimarisini yakından inceleme fırsatı buldu. Gün boyunca çeşitli etkinliklere katılan misafirler, ziyaretin sonunda çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile programı tamamladı.
Hakkari Hakkari DENEYAP atölyeleri için eğitmenler alınacak Hakkari Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Erol Baykara, Hakkâri ve Yüksekova’daki DENEYAP Teknoloji Atölyeleri için eğitmenler alınacağını duyurdu. Açıklamalarda bulunan Erol Baykara, bir toplumun ve ülkenin teknolojik açıdan kendi kendine yetebilmesinin en önemli unsurunun nitelikli insan kaynağı olduğunu belirtt. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri’nin de bu anlayışla kurulduğunu ve ülkemizin teknoloji alanında yetişmiş insan kapasitesini artırmaya yönelik önemli çalışmalar yürüttüğünü dile getiren Baykara, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında, DENEYAP Teknoloji Atölyeleri’nin kurulduğu ilk 12 il arasında yer alan Hakkâri’de çalışmalar artan ilgi ve imkanlarla devam etmektedir. Hakkâri merkez ve Yüksekova ilçemizde faaliyet gösteren atölyelerimizde geleceğin teknoloji yıldızları yetiştirilmektedir. 2026 yılı için Hakkâri genelinde toplam 2 bin 62 öğrencimiz kayıt başvurusunda bulunmuştur. Bu sayı, Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olup ilimiz adına gurur verici bir tablo ortaya koymaktadır. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri’nde Hakkâri merkezde 160, Yüksekova ilçemizde ise 80 olmak üzere toplam 240 öğrencimiz eğitim alma hakkı kazanacaktır. Öğrencilerimizin seçim süreçleri kapsamında sözlü ve uygulamalı sınavlar devam etmekte olup, belirlenen kontenjan dahilinde başarılı olan öğrencilerimiz 36 aylık kapsamlı eğitim programına dahil edilecektir" dedi. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri’nde görev alacak eğitmen kadrolarının güçlendirilmesi amacıyla yeni eğitmen alım sürecinin başlatıldığını vurgulayan Erol Baykara, "Türkiye genelinde 81 ilde ve 131 farklı noktada faaliyet gösteren DENEYAP atölyelerinde görev yapmak üzere eğitmen adayları aranmaktadır. Bu kapsamda Hakkâri ilimizde toplam 12 eğitmenin görevlendirilmesi planlanmaktadır. Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda, Türkiye’nin geleceğine yön verecek gençlere rehberlik etmek isteyen; yenilikçi ve çözüm odaklı tüm arkadaşlarımızı bu heyecana ortak olmaya davet ediyoruz. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri aracılığıyla geleceğin teknoloji liderlerinin yetişmesine katkı sunmak isteyen adaylar, başvurularını 8 Haziran 2026 tarihine kadar aşağıdaki adres üzerinden gerçekleştirebilirler. Geleceğin teknoloji yıldızlarına rehber olun. DENEYAP Teknoloji Atölyeleri, başvuru sayfası https://t3kys.com/tr/program/application/11114/ ve www.deneyap.org adreslerinden de detaylı bilgi alınabilir" diye konuştu.
Bilecik Başkan Subaşı’ndan Bilecik’e yeni park müjdesi Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Bilecik’e yeni park müjdesi verdi. Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, beraberindeki başkan yardımcıları ve birim müdürleriyle birlikte Ertuğrulgazi Mahallesi’nde yapımı süren Meram Kent Park çalışmalarını yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Çalışmalar kapsamında eğimden kaynaklanan kot farkı hafriyat çalışmalarıyla istenilen seviyeye getirildi. Parkta kullanılacak kent mobilyalarının üretimi ise belediye atölyelerinde sürdürülüyor. Fen İşleri Müdürlüğü ile Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin koordineli şekilde yürüttüğü çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte bölgeye yeni bir sosyal yaşam ve yeşil alan kazandırılacak. Meram Kent Park’ın, tamamlandığında Bilecik’in yeni cazibe merkezlerinden biri olması hedefleniyor. Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, "Arkadaşlarımızla birlikte şehrimizin birçok noktasında devam eden çalışmaları yerinde inceledik. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız Ertuğrulgazi Mahallesi Meram Kent Parkımızda büyük bir ilerleme kaydettik. Bir yandan eğimden kaynaklanan kot farkını hafriyat çalışmalarımızla istediğimiz seviyelere getirdik. Diğer yandan atölyelerimizde burada kullanılacak birçok mobilyanın da imalatı devam ediyor. Burada Fen İşleri Müdürlüğümüz yanı sıra Park ve Bahçeler Müdürlüğümüzün de çok çalışması oldu ve olacak. Çalışmaların tamamlanmasıyla şehrimizin en güzel park ve yaşam alanlarından birini Bilecik’e kazandırmış olacağız" dedi.