ÇEVRE - 29 Nisan 2025 Salı 13:26

Dünyada sadece Kocaeli’de var: "Kesinlikle yenilmemeli, kopartılmamalıdır"

A
A
A
Dünyada sadece Kocaeli’de var: "Kesinlikle yenilmemeli, kopartılmamalıdır"

Sadece Kocaeli’nin Kartepe ilçesine özgü ve bilimsel adı "Crocus keltepensis" olan Keltepe çiğdemi, kritik tehdit altındaki endemik bitkiler arasında yer alıyor. Yüksek rakımlarda, sadece şubat, mart ve nisan aylarında açan bu özel türün korunması gerektiğine dikkat çeken Dr. Hüseyin Doğan, "Yenilebilir gıda değeri olsa bile kesinlikle yenilmemeli, kopartılmamalıdır. Bu bitkinin nesli kritik tehdit altında, o yüzden yerinde kalması, hatta popülasyonun artırılması birinci öncelik olmalı" dedi.


Kartepe ilçesinde yalnızca Kuzuyayla bölgesinde yetişen ve 2019 yılında bilimsel olarak tanımlanan Crocus keltepensis (Keltepe çiğdemi) yalnızca bu bölgede görüldüğü için küresel düzeyde endemik bir tür olarak dikkat çekiyor. Doğal yaşam alanı sınırlı olan bu çiğdem, iklim şartlarına duyarlı yapısıyla sadece yılın belirli aylarında ortaya çıkıyor.



"Kocaeli, benim tespitlerime göre 2 bin bitki türüne sahip"


Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Doğan, bitki tarihi alanındaki uzmanlığının yanı sıra Kocaeli florası üzerine de kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek, "Uzmanlık alanımın dışında aynı zamanda Kocaeli florası ile ilgili de çalışıyorum. Kocaeli’de bulunan tüm bitkilerle ilgili envanter oluşturdum. Bu çalışma devam ediyor. Kocaeli, benim tespitlerime göre 2 bin bitki türüne sahip. Bu Avrupa ile kıyaslandığında oldukça yüksek bir sayı. Hem ilimizin yüzölçümünün küçük olması hem de ciddi sanayi ve yapılaşma baskısı olduğu düşünülürse oldukça yüksek olduğu görülebilir" dedi.



"Kocaeli’de 60’ın üzerinde endemik türümüz var"


Doğan, Kocaeli’de 60’tan fazla endemik tür bulunduğunu ve bunlardan bazılarının yalnızca bu kentte görüldüğünü de vurguladı. Bitkilere örnekler veren Doğan, "Mesela ’Aubrieta ekimi’ adını verdiğimiz takson, sadece bir noktada birkaç yerde biliniyor. Yine Crocus keltepensis de aynı şekilde sadece Kocaeli’de görülen, dünyanın başka hiçbir yerinde görülmeyen bir bitki türü olarak dikkatimizi çekiyor. Benim de nihai amacım, bunların gün yüzüne çıkartılması, fotoğraflarla desteklenmesi ve kamuoyunda bunlara dair bir farkındalık oluşturulmasına yönelik bir çalışma yapmak diyebilirim" diye konuştu.



"Kar ne kadar erken erimeye başlarsa o kadar erken çıkar"


Keltepe çiğdemine yönelik bilgiler veren Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Doğan, sözlerine şöyle devam etti:


"Bu bitki, şubat ayından itibaren yüzeye çıkar ve karları takip eder. Kar erimeye başlamasından itibaren, kar ne kadar erken erimeye başlarsa o kadar erken çıkmaya başlar. Bu yıl kar Kocaeli’de daha geç yağdı ve ciddi bir yağış aldı. O yüzden bu yıl biraz geç açtı. Özellikle yüksek rakımlarda, Kuzuyayla gibi alanlarda bulunuyor. Biz nisan ayının 15’inde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin organize ettiği bir fotoğraf safarisi etkinliği yaptık. Yaklaşık 50 kişiyle birlikte gittik. Bitkiyi fotoğrafladık. Bu da aslında yapılması gereken faaliyetlerden bir tanesi. Bu endemik türlerin hem korunmaları hem de ilin biyoçeşitliliği için ciddi göstergeler olması anlamında bu tür faaliyetler çok önemli. O yüzden Büyükşehir Belediyesi’nin bu tür faaliyeti çok önemli ve değerli. Umarım bu tür faaliyetler artar ve kamuoyunda bu tür bitkilere dair farkındalık artarak çoğalır"



"2019 yılında bilimsel literatüre kazandırıldı"


Keltepe çiğdeminin 2019 yılında İstanbul Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sırrı Yüzbaşıoğlu tarafından bilimsel literatüre kazandırıldığını belirten Doğan, "Bitkinin görüldüğü yer Kartepe. Kartepe eskiden Keltepe olarak bilindiği için bu ismi aldı. Mavi ağırlıklı, çakır mavisi dediğimiz maviye yakın bir rengi var" şeklinde konuştu.


Dr. Hüseyin Doğan, Keltepe çiğdemini diğer türlerden ayıran özelliklerine de değinerek, "Bir bitkiyi diğer bitkilerden ayıran özellik, sistematik botaniğin alanına giren bir konu. ’Bir bitkiyi diğer bitki türlerinden ayırt eden nedir?’ diye sorulacak olursa bunun için belli başlı parametrelere bakılıyor. Meyve biçimine, çiçek açma dönemine, boğaz rengine bakılıyor, kök yumru dediğimiz gömleğin yapısına bakılıyor. Aynı zamanda gelişen teknolojiyle birlikte botanik de bundan faydalanıyor. Moleküler analizler, DNA analizleri de yapılıyor. Böylece bir bitkinin diğer bitkilerden farklı olduğu anlaşılıyor" ifadelerini kullandı.



"Keltepe çiğdeminin sökülmesi yasaktır"


Doğan, Keltepe çiğdeminin neslinin kritik tehdit altında olduğunu ifade ederek, "Bitkilerin yerinden edilmemesini sağlayabiliriz, kamuoyu o bitkiyi sahiplenebilir, koruyabilir. Aynı zamanda bu tür bölgeler turizm baskısı altında. Çeşitli tabelalarla ya da etrafının çevrilmesiyle korunma altına alınabilir. Sadece Kocaeli’de var. Eğer burada yok olursa dünyanın tamamında yok olmuş olacak anlamına geliyor. Crocus keltepensis kendi kendine yetişiyor. Yani insan etkisi olmadan yetişen bitkiler. Rakım değerleri simüle edilebilirse insan eliyle yetiştirilebilir. Bitkinin yerinden sökülmemesi gerekir. Bu aynı zamanda kanunla da yasaktır" dedi.



"Türkiye’de yaklaşık 50 tür çiğdem var"


Dünyada 250’ye yakın "Crocus" ismi verilen çiğdem türü bulunduğunu, Türkiye’nin ise bu türlerin yaklaşık 50’sine ev sahipliği yaptığını belirten Doğan, "Türkiye’deki çiğdem türlerinin büyük bölümü endemik. Kocaeli’de 8 çiğdem türümüz var ve bu modele uygun olarak bunlardan 4 tanesi endemik. Bunlar Crocus keltepensis, Crocus bifloriformis, Crocus pestalozzae ve Crocus sakariensis. Çiğdem cinsi iki grup halinde çiçek açar. Bir grup güz aylarında çiçek açar, bir grup bahar aylarında çiçek açar. Bu hem güzün bittiğini haber veren hem de baharın geldiğini haber veren bir cinstir" diye konuştu.



"Yenilebilir gıda değeri olsa bile kesinlikle yenilmemeli, kopartılmamalıdır"


Bazı çiğdem türlerinin yenilebildiği bilgisini de veren Doğan "Özellikle Krokus flavusun, hatta Krokus chrysanthusun da yumrularının tüketildiğini, pilavlara eklendiğini biliyorum ama Keltepe çiğdemi için konuşacak olursak bunun yenilebilene dair henüz bir araştırma yapılmadı. Yenilebilir gıda değeri olsa bile kesinlikle yenilmemeli, kopartılmamalıdır. Bu bitkinin nesli kritik tehdit altında, o yüzden yerinde kalması, hatta popülasyonun artırılması birinci öncelik olmalı" uyarısında bulundu.



Dünyada sadece Kocaeli’de var: "Kesinlikle yenilmemeli, kopartılmamalıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da doğa dondu, Girlevik Şelalesi buz kesti Girlevik Şelalesi buz tuttu, 2 metrelik buz sarkıtları oluştu. Erzincan’da etkili olan dondurucu soğuklar, kentin önemli doğal güzelliklerinden Girlevik Şelalesi’ni adeta buzdan bir tabloya dönüştürdü. Gece saatlerinde hava sıcaklığının sıfırın altında 20 dereceye kadar düştüğü kentte, merkezden yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunan Çağlayan beldesindeki Girlevik Şelalesi tamamen buz tuttu. Soğuk havanın etkisiyle şelaleden dökülen sular donarken, yer yer uzunluğu 2 metreyi bulan buz sarkıtları oluştu. Kayalıklar ve şelale çevresinde meydana gelen buz tabakaları, ziyaretçilere kartpostallık manzaralar sundu. Kış aylarında "beyaz gelinliğini" giyen Girlevik Şelalesi, bu yıl da soğuk havayla birlikte görsel bir şölen oluşturdu. Bölgeyi gezmeye gelen vatandaşlar, ortaya çıkan eşsiz kış manzarasını hayranlıkla izledi. Bazı vatandaşlar ise Girlevik Şelalesi’nin her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip olduğunu belirterek, kış aylarında oluşan buz sarkıtlarının şelaleye farklı bir atmosfer kattığını ifade etti. Yetkililer, soğuk havanın önümüzdeki günlerde de etkisini sürdüreceğini belirterek, vatandaşları buzlanma ve don olaylarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Girlevik Şelalesi’nde oluşan buzlanma nedeniyle ziyaretçilerin özellikle kaygan zeminlere karşı tedbirli olmaları istendi. Dört mevsim yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken Girlevik Şelalesi, kış aylarında oluşan buz sarkıtlarıyla Erzincan’ın doğal güzellikleri arasında yine ön plana çıktı. Türkiye’nin en soğuk yerleşim yerleri belli oldu Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne (MGM) bağlı Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonlarından alınan verilere göre, gece saatlerinde Türkiye genelinde etkili olan dondurucu soğuklar birçok yerleşim yerinde rekor seviyelere ulaştı. Ölçümlerde, Türkiye’nin en soğuk yerleşim yeri Sivas’ın Altınyayla ilçesi oldu. Verilere göre Sivas Altınyayla’da hava sıcaklığı eksi 25,2 dereceye kadar düştü. Altınyayla’yı, Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Ovit mevkisi eksi 24,9 derece ile takip etti. Kastamonu’nun Seydiler ilçesinde eksi 24 derece ölçülürken, Bolu’nun Dörtdivan ilçesinde sıcaklık eksi 23,8 derece olarak kaydedildi. Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde termometreler eksi 23,6 dereceyi gösterirken, Ankara’nın Çamlıdere ilçesine bağlı Çamkoru mevkisi ile Bolu’nun Gerede ilçesine bağlı Samat köyünde sıcaklık eksi 23,2 dereceye kadar düştü. Aksaray’ın Gülağaç ilçesinde eksi 22,7, Nevşehir’in Derinkuyu ilçesinde ise eksi 22,6 derece ölçüldü. Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu’da da soğuk hava etkisini sürdürdü. Ardahan’ın Göle ilçesinde hava sıcaklığı eksi 22 derece olurken, Çorum’un Alaca ilçesi ile Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde eksi 21,7 derece kaydedildi. Çankırı’nın Çerkeş ilçesinde eksi 21,4 derece ölçülürken, Erzurum Palandöken’de bulunan Doğu Anadolu Gözlemevi’nde sıcaklık eksi 20,6 dereceye düştü. Listede Kayseri’nin Tomarza ilçesi eksi 20,4, Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesi eksi 20,2, Konya’nın Karapınar ilçesi eksi 19,8 ve Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Kayı köyü eksi 19,6 derece ile yer aldı. Meteoroloji yetkilileri, soğuk havanın özellikle gece ve sabah saatlerinde etkisini artırdığını belirterek, don, buzlanma ve ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyarıda bulundu.
Samsun Samsun’da gece yarısı korku dolu anlar: Kırsal mahallede iki ev alevlere teslim oldu Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Kızılkese Mahallesi’nde gece saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek iki ahşap evi küle çevirdi. Yangın, mahalle sakinlerinin ve itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla çevredeki evlere sıçramadan kontrol altına alındı. Vezirköprü’ye yaklaşık 59 kilometre uzaklıktaki Kızılkese Mahallesi’nde, henüz belirlenemeyen nedenle bir evde yangın çıktı. Gece geç saatlerde başlayan yangın, hızla büyüyerek çevresinde bulunan ve kullanılmayan başka bir eve sıçradı. Ahşap evleri saran yangında alevler göğe yükseldi, geceyi aydınlattı. Alevleri fark eden vatandaşlar, tankerlerle yangına müdahale ederek büyümesini önlemeye çalıştı. Yangın vanası yardımıyla yapılan ilk müdahale sayesinde alevlerin diğer evlere yayılması engellendi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürme ve soğutma çalışması gerçekleştirdi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın saat 03.00 sıralarında kontrol altına alındı. Kızılkese Mahallesi Muhtarı Ramazan Karataş, yangının İsmail Ay’a ait evde başladığını, oturulmayan ve Ahmet Öztürk’e ait olan eve sıçradığını belirtti. Karataş, vatandaşların tankerlerle müdahalesinin ardından itfaiye ekiplerinin olay yerine gelerek yangını tamamen söndürdüğünü ve çevredeki evlerin zarar görmesinin önüne geçildiğini ifade etti. Yangın sonucu iki ahşap ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.