ASAYİŞ - 30 Nisan 2026 Perşembe 15:19

Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi

A
A
A
Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi

Kocaeli’de 2022’de gazeteci Güngör Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 5 sanığın yargılandığı davada Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymayarak önceki kararında direndi. Mahkeme, iki sanığa ağırlaştırılmış müebbet, iki sanığa da 20’şer yıl hapis cezası verirken, bir sanığın beraatine hükmetti.


Kocaeli’de yerel gazete sahibi gazeteci Güngör Arslan 19 Şubat 2022 tarihinde ofisinde uğradığı silahlı saldırı neticesinde hayatını kaybetmişti. Arslan’ı öldüren katil zanlısı Ramazan Özkan, olaydan kısa bir süre sonra yakalanmıştı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan Ersin Kurt, Burhan Polat, Can Yılmaz, Emrah Yıldırım, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik, Özgür Taşkıran, Kadir Yıldırım ve Ramiz Saatçi de tutuklanmış, Abdullah Yürük, Erdal Tilki, Erdal Yıldırım ve Yadigar Başyurt’un ise tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti.



Sanıklar hakkında verilen önceki kararlar


Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Ocak 2023’teki karar duruşmasında, Arslan’ı vuran sanık Ramazan Özkan’ı "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, "ruhsatsız silah taşıma" suçundan ise 7 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.


Sanık Burhan Polat’a "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme heyeti, sanık Ersin Kurt’un ise tüm suçlardan beraatine karar vermişti.


Heyet, sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik’i "tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 20’şer yıl, Ramiz Saatçi’yi de "ruhsatsız silah taşıma" suçundan 7 yıl hapisle cezalandırmıştı.


"Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs" suçundan sanıklar Erdal Tilki, Yadigar Başyurt ve Erdal Yıldırım’a 2 yıl 3’er ay hapis cezası verilirken, "suçluyu kayırma" suçundan Özgür Taşkıran 3 yıl 6 ay, Can Yıldırım ise 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmıştı. Sanıklar Emrah Yıldırım, Kadir Yıldırım ve Abdullah Yürük’ün ise beraatine hükmedilmişti.



Yargıtay kararı yeniden yerel mahkemeye gönderdi


Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararlar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından incelenmiş; bazı sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri onanırken, bir sanık yönünden bozma kararı verilmişti.


Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine dosya yeniden ele alındı. Yargıtay, yaptığı son değerlendirmede önceki onama ve bozma kararlarını kaldırarak sanıkların eylemlerinin hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu gelişme üzerine dosya yeniden yerel mahkemeye gönderildi.



5 sanık yeniden yargılandı


Yargıtay’ın kaldırma ve bozma kararıyla birlikte sanıklar Burhan Polat, Ersin Kurt, Ferhat Yıldırım, Hasan Emre Çelik ve Ramazan Özkan yönünden dava yeniden görülmeye başlandı. Sanıklar hakkında "kasten öldürme", "azmettirme" ve "yardım etme" suçları kapsamında yeniden yargılama yapıldı. Yargıtay, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 9 Ocak 2023’te verdiği bir sanık hakkındaki kararı bozması sonrasında dava bugün yeniden görüldü. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar katıldı.



"Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar"


Görülen duruşmada Güngör Arslan’ın kızı katılan Nazlıcan Arslan, "Cinayetin ortak iştirakle gerçekleştiği ortadadır. Ramazan Özkan’ın, Güngör Arslan ile birebir husumeti yoktur, yönlendirme ile cinayeti gerçekleştirmiştir. Ersin Kurt yönünden azmettirme suçunu kabul ediyoruz" dedi.


Maktulün eşi Suna Arslan ise "Bu bilinçli, planlı bir cinayettir. Ersin Kurt dışında başka azmettiriciler de vardır. Korkutmak amacıyla yapılmamıştır, öldürme amacıyla ateş edilmiştir. Onlar sadece Güngör’ü öldürmediler, bizim de hayatımızı yarım bıraktılar. Sanıklar kendini kurtarmaya yönelik ifade vermektedir. Sanıklar bunu unutacak ama biz her gün aynı şeyi yaşayacağız. Ersin Kurt’un cezasının oynanmasını istiyorum. Diğer sanıkların da ilk ceza gibi cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu.



"Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır"


Arslan ailesinin avukatı Cahit Çiftçi, "Olay öncesinde Ramazan’a atış talimi yaptırılmıştır. Tasarlayarak insan öldürme suçundan cezalandırılmalarını istiyoruz. Biz mahallinde olayın hukuki nitelendirmesinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için keşif yapılması, sanıkların ekonomik durumlarının araştırılması için MASAK raporu aldırılmasını talep ediyoruz. Yargıtay’ın vermiş oldukları kararlarda azmettireni azmettirme yönündeki tespit ve kabulünü kabul ediyoruz. Ancak olay planlı bir öldürmedir, bu sebeple diğer bozma kararlarını kabul etmiyoruz" şeklinde konuştu.



"Hakkımdaki iddialar dedikodudan ibarettir"


Hakkında verilen bozma kararını kabul etmeyen tutuksuz sanık Ersin Kurt, "Somut delil olmamasına rağmen hakkımdaki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. 4 yıl süren iddialara karşı hakkımda ispatlanmış bir şey yoktur, bunlar dedikodudan ibarettir. Öncesinde verilen karar gibi tarafıma karar verilmesini istiyorum. Adil yargılanmak istiyorum. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Yargıtay kararına uyulsun"


Tutuklu sanık Burhan Polat ve Hasan Emre Çelik, Yargıtay’ın son vermiş olduğu karara uyulmasını ve tahliyesini istedi. Tutuklu sanık Ferhat Yıldırım ise "Olayın geldiği aşama sebebiyle pişmanım. Böyle bir netice doğmasını istemezdim. Ben öldürme ve yaralama eylemlerine iştirak etmiş değilim. Tutuklanma sebebiyle mağdur oldum. Yargıtay’ın son kararına bir diyeceğim yoktur. Tahliyemi istiyorum" diye konuştu.



"Öldürme niyetim yoktu"


Yargıtay’ın kararına uyulmasını isteyen tutuklu sanık Ramazan Özkan, "Öldürme niyetim yoktu. Güpegündüz, iş yerinde birini öldürecek kadar şirazemi kaybetmiş biri değilim. Başladığım işi bitirebilecekken, öldürücü yerlerine ateş edebilecekken bunu yapmadım. Arkamdan geldiği için öldürülme korkusu ile kaçarken arkamdan ateş ettim" şeklinde konuştu.



Mahkeme kararda direndi, Yargıtay’ın bozma ilamına uymadı


Cumhuriyet savcısının 9 Ocak 2023 tarihli mütalaasını tekrarlamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Heyet, Yargıtay’ın kaldırma ve bozma ilamına uyulmasına yer olmadığına hükmederek önceki kararında direndi.



Karar


Mahkeme, maktulü tasarlayarak kasten öldürdüğü gerekçesiyle sanık Ramazan Özkan’ı ve cinayete azmettirdiği gerekçesiyle sanık Burhan Polat’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Suça yardım ettikleri değerlendirilen sanıklar Ferhat Yıldırım ve Hasan Emre Çelik hakkında 20’şer yıl hapis cezası verilirken, sanık Ersin Kurt "kasten öldürmeye azmettirme" suçunun sabit olmaması nedeniyle beraat etti.



Karara muhalefet şerhi


Kararda indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı belirtilirken, heyette yer alan bir üye hakim Yargıtay’ın kararına uyulması gerektiği yönünde muhalefet şerhi koydu.



"Aynı karar verildi"


Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Cahit Çiftçi, "İlk derece mahkemesinin verdiği karar 2’ye 1 oy çokluğuyla çıkmıştı, bugün çıkan karar gibi. Bu ilk kararda sanık Ersin Kurt’un beraatine, iki kişinin azmettirici olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, diğer iki kişinin ise yardım eden sıfatıyla tasarlayarak adam öldürmeye yardım suçundan cezalandırılmasına hükmedilmişti. Süreç daha sonra Yargıtay aşamasına taşındı. Yargıtay’ın ilk bozma kararı, Ersin Kurt’un da ’tasarlayarak adam öldürme suçunda azmettirici’ olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeydi. Bu bozma kararı 3’e 2 oy çokluğuyla alındı ve esaslı bir bozma niteliği taşıyordu. Ardından sanıklar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na, önceki içtihada aykırı şekilde bu karara itiraz ederek dosyanın yeniden değerlendirilmesini talep etti. Dosya 1. Ceza Dairesi’ne gitti ve burada da tartışmalı bir süreç yaşandı. Genel olarak dosyada hem ilk derece mahkemesi kararları hem de Yargıtay aşamasındaki değerlendirmeler arasında ciddi görüş farklılıkları ortaya çıktı. Bu nedenle süreç oldukça karmaşık ve tartışmalı bir hal aldı" dedi.



"Olayın arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz"


Güngör Arslan’ın kızı Nazlıcan Arslan ise "Hiçbir zaman bu durum içimde soğumayacak. Ancak en azından adaletin bir şekilde tecelli edebileceğine dair inancım yeniden doğdu. Bizim için bu süreç hiçbir zaman bitmeyecek, bitmemeli ve bitmeyecek de. Ersin Kurt yönünden itirazlarımızda bulunacağız. Biliyoruz ki bu olay yalnızca Ramazan Özkan’ın kendi iradesiyle ya da onu yönlendiren kişilerle Hasan Emre, Ferhat’ın ya da ona bu talimatı veren Burhan’ın tek başına alabileceği bir karar değildir. Bunun arkasında Ersin Kurt ve daha birçok kişinin olduğunu biliyoruz. Dosyadaki materyaller ve gelen evraklar bunu açıkça ortaya koymasına rağmen şu an bu noktada göz ardı edildiğini görüyoruz. Ancak biz bunu tekrar tekrar gündeme getirmeye devam edeceğiz. Mücadelemize kaldığımız yerden aynı şekilde devam edeceğiz" diye konuştu.



Gazeteci Güngör Arslan cinayeti davasında mahkeme kararında direndi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GİBTÜ Ev sahipliğinde INSCOL’26 uluslararası öğrenci kongresi başarıyla tamamlandı Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen INSCOL’26-Uluslararası Dil Araştırmaları Öğrenci Kongresi, iki gün süren yoğun akademik programın ardından başarıyla tamamlandı. Dil araştırmaları alanında ulusal ve uluslararası öğrencileri bir araya getiren kongre, bilimsel paylaşım, disiplinlerarası etkileşim ve kültürel çeşitliliğin güçlü bir örneğine sahne oldu. Kongrenin açılışında konuşan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, dil çalışmalarının yalnızca akademik bir disiplin değil, aynı zamanda kültürler arası anlayışın ve toplumsal iletişimin en önemli araçlarından biri olduğunu vurguladı. Demir, üniversitelerin bilim üretmenin yanı sıra farklı kültürleri bir araya getiren evrensel merkezler olduğuna dikkat çekerek, INSCOL’26’nın bu vizyonu başarıyla yansıttığını ifade etti. Açılış programında ayrıca İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Feridun Bilgin ile kongre düzenleyicisi Suna Özkan da söz alarak organizasyonun akademik niteliğine ve öğrenci odaklı yapısına vurgu yaptı. Zengin atölye programı dikkat çekti Kongrenin ilk gününde gerçekleştirilen atölye çalışmaları ve bilimsel sunumlar, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Prof. Dr. AnnaKristinaHultgren, İngilizce Destekli Öğretim (EMI) sistemine ilişkin sunumunda, küresel eğitim politikalarının yerel diller ve akademik üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekerek önemli değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Aymil Doğan ise, "Çeviribilim ve Nörolinguistik" başlıklı oturumunda, çeviri eyleminin yalnızca diller arası bir aktarım olmadığını, aynı zamanda bilişsel süreçleri de doğrudan etkileyen çok katmanlı bir yapı olduğunu ortaya koydu. Katılımcılar, çeviri sürecinin nörobilimsel boyutlarına ilişkin güncel yaklaşımlar üzerine tartışmalara katıldı. Atölye programları kapsamında ayrıca öğrenci sunum oturumları düzenlendi. Farklı üniversitelerden gelen öğrenciler, dilbilim, çeviri çalışmaları, söylem analizi ve kültürler arası iletişim konularında hazırladıkları bildirileri sundu. Bu oturumlar, genç araştırmacılara akademik deneyim kazanma ve uluslararası bir ortamda fikir paylaşma imkânı sundu. Yapay zeka, disiplinlerarası beceriler ve klasik miras Kongrenin ikinci günü, güncel akademik tartışmaların öne çıktığı sunumlarla devam etti. Prof. Dr. Doğan Yüksel, "FromHypetoEvidence: IntegratingGenerative AI in Language-FocusedHigherEducation" başlıklı konuşmasında, üretken yapay zekânın dil öğretimi ve akademik üretim süreçlerindeki rolünü bilimsel temeller üzerinden değerlendirdi. Doç. Dr. Mehmet Altay tarafından gerçekleştirilen "Disiplinlerarası Okuryazarlık ve Transversal Beceriler" atölyesi ise katılımcıların yoğun ilgisini çekti. Atölyede, dil uzmanlarının yalnızca dilsel değil; eleştirel düşünme, dijital okuryazarlık ve kültürlerarası iletişim gibi çok yönlü becerilerle donatılması gerektiği vurgulandı. Prof. Dr. Ali Bulut ise, "Klasik Miras ile Modern Dünya Arasında Köprü: Arapçanın Entelektüel ve Bilimsel Potansiyeli" başlıklı sunumunda, Arapçanın geçmiş birikimi ile modern akademik dünyadaki yeri arasındaki ilişkiyi kapsamlı bir perspektifle ele aldı. Bilimsel etkileşim ve uluslararası ağ Kongre süresince düzenlenen panel, atölye çalışmaları, öğrenci sunumları ve interaktif oturumlar sayesinde katılımcılar arasında güçlü bir akademik etkileşim ortamı oluştu. Farklı ülkelerden gelen öğrenciler ve akademisyenler, dil araştırmalarının güncel sorunlarını tartışma ve yeni araştırma iş birlikleri geliştirme fırsatı buldu. İki gün süren programın ardından INSCOL’26, yalnızca bir öğrenci kongresi olmanın ötesine geçerek, dil araştırmaları alanında uluslararası akademik ağların güçlenmesine katkı sağlayan önemli bir bilimsel platform olarak tamamlandı. INSCOL’26, farklı ülkelerden öğrenci ve akademisyenleri bir araya getirerek dil araştırmaları alanında bilgi paylaşımı ve iş birliğini güçlendiren önemli bir organizasyon oldu.
Malatya Yeni Malatyaspor’dan kongre davası açıklaması Yeni Malatyaspor Başkan Yardımcısı Av. Bora Özkan, kongrelere ilişkin dava süreciyle ilgili haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, usulsüzlük tespiti bulunmadığını ve tedbir talebinin reddedildiğini açıkladı. Yeni Malatyaspor Başkan Yardımcısı Av. Bora Özkan, bazı basın organlarında kulübün 8 Haziran 2025 ve 16 Eylül 2025 tarihli kongrelerine ilişkin dava süreci hakkında yer alan haberler üzerine açıklamada bulundu. Özkan, yaptığı açıklamada Malatya 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava ile ilgili haberlerin yalnızca davacı tarafın beyanlarına dayanılarak ve kulübe görüş sorulmadan kamuoyuna aktarıldığını ifade etti. Dün yapılan duruşmaya ilişkin iddiaları da değerlendiren Özkan, iki davanın birleştirilmesine karar verildiği yönündeki haberlerin doğru olmadığını belirterek, "Aynı tarafları ve konuları içeren dosyalar, ikinci davanın açılmasının ardından mahkeme tarafından re’sen birleştirilmiştir. Bu durum kongrelerde usulsüzlük olduğu anlamına gelmemektedir" dedi. Özkan, duruşma tutanaklarında mahkeme hâkiminin herhangi bir usulsüzlük tespitine ya da değerlendirmesine yer vermediğini de söyledi. Ayrıca davacı tarafın yeni kongre yapılmamasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin mahkemece reddedildiğini hatırlatan Özkan, "Söz konusu haberler kamuoyunu yanıltıcı nitelikte olup, devam eden yargı sürecini etkilemeye yöneliktir. Bu durum adil yargılanma ilkesine zarar vermektedir" diye konuştu.
Muğla Belediyeden Dirmil’de ‘Kadının Görünmeyen Emeği’ söyleşisi Bodrum Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından, Dirmil Kadın Dayanışma Noktası’nda "Kadının Görünmeyen Emeği’ konulu söyleşi düzenlendi. Kadın ve Aile Hizmetlerinin atölye çalışmaları kapsamında 29 Nisan Çarşamba günü gerçekleşen söyleşiye; Bodrum Belediyesi Dirmil Kadın Mahalle Meclisi Üyeleri, Bodrum Kadın Kolektifi Üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Bodrum Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü personelleri de hazır bulundu. ABD Saint Leo Üniversitesi Psikoloji ve Kriminoloji bölümünden mezun, Rutgers Üniversitesi Alkol ve Madde Çalışmaları ile Kimyasal Bağımlılık alanında uzman Psikolog - Davranış ve Bağımlılık Terapisti Nermin Wood tarafından gönüllü olarak düzenlenen söyleşide, evde ve sosyal hayatta kadın olmanın getirdiği sorumluluklar ve zorluklara dikkat çekildi. Söyleşide; çalışan kadınlar ile ev kadınlarının sosyal hayattaki yeri ele alınırken, emeğin neden çoğu zaman görünmez kaldığına değinildi. Kadınların üstlendiği çoklu rollerin zamanla bireysel kimliğin geri planda kalmasına neden olabileceği vurgulanarak, birey olmanın ve kişisel farkındalığın önemi öne çıkarıldı. Ayrıca, kendini ifade edebilme ve savunabilme süreçlerinde aile içi sağlıklı iletişimin belirleyici rolüne dikkat çekildi. Evlilik, gençlik dönemi sorunları ve çözüm yolları ile çocuklarda disiplinin önemi, iletişimde "birbirine konuşmak" yerine "birbiriyle konuşmak" yaklaşımı, örnekler üzerinden katılımcılara aktarıldı. Bununla birlikte çocuklarla iletişimde anne babaların çocuğun arkadaşı değil çocuğun ebeveyni olmasının önemi vurgulandı. Ebeveynlik ile arkadaşlığın iç içe geçtiği durumların, çocukta kavram karmaşasına yol açabileceği vurgulandı. Aynı zamanda oldukça keyifli ve verimli geçen, katılımcıların interaktif şekilde dahil olduğu etkinlikte katılımcılar da duygu ve düşüncelerini içtenlikle paylaştı. Söyleşi boyunca günlük yaşam deneyimlerini aktaran kadınlar, ister ev kadını ister çalışan kadın olsun, benzer sorumluluklar ve zorluklarla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Bu kapsamda, aile içindeki sorumlulukların adil şekilde paylaşılmasının önemi bir kez daha vurgulandı. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü K. Gözde Çakıroğlu ise kadınlara yönelik bilinçlendirme ve farkındalık çalışmalarının devam edeceğini belirterek, katkılarından dolayı Nermin Wood’a teşekkür etti.
Bursa 1050 Konutlar’daki yeşil alan işgalden kurtarıldı Bursa Büyükşehir Belediyesi, Osmangazi ilçesi Akpınar Mahallesi’nde bulunan 1050 Konutlar Kentsel Dönüşüm Alanı’ndaki yeşil alanı işgalden kurtararak yeniden kent halkının kullanımına kazandırdı. 1050 Konutlar Kentsel Dönüşüm Alanı içerisinde yer alan 6094 ada 33 parseldeki yeşil alanın Maliye Hazinesi’nden Bursa Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine devredilmesinin ardından, alanda bulunan yapıya ilişkin hukuki ve idari süreçler tamamlandı. Yapı için enkaz bedelinin ödenmesiyle birlikte tahliye ve yıkım işlemleri başlatıldı. Maliye Hazinesi döneminde bir kiracıya tahsis edilen taşınmazın, kullanım protokolünün sona ermesine rağmen kullanılmaya devam edildiğinin tespit edilmesi üzerine süreç yargıya taşındı. Yürütülen hukuki süreçler sonucunda ilgili kişinin kiracılık sıfatının bulunmadığı ve "fuzuli şagil" olduğu mahkeme kararıyla kesinleşti. Osmangazi Kaymakamlığı’nın kararı doğrultusunda 30 Nisan 2026 tarihinde tahliye işlemi gerçekleştirildi. Tahliyenin ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi Yapı Kontrol ekipleri tarafından aynı gün içerisinde yıkım işlemi tamamlandı. Enkaz kaldırma ve çevre temizliği çalışmaları da kısa sürede sonuçlandırıldı. Söz konusu yapının, 1050 Konutlar bölgesinde otopark ruhsatı ile yapı kullanma izin belgelerinin düzenlenmesine engel olduğu ve vatandaşların konutlarına taşınma süreçlerinde mağduriyet yaşadığı belirtildi. Yapının kaldırılmasıyla birlikte bölgedeki ruhsat ve iskan işlemlerinin önündeki engel de ortadan kaldırılmış oldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, "Yeniden Yeşil Bursa" hedefi doğrultusunda kamusal alanların korunmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanarak, kentte hiçbir işgale müsamaha gösterilmeyeceği ifade edildi.