GÜNDEM - 08 Şubat 2026 Pazar 10:16

Görme engellilerin şehirdeki zorlu mücadelesi saniye saniye görüntülendi

A
A
A
Görme engellilerin şehirdeki zorlu mücadelesi saniye saniye görüntülendi

Kocaeli’de görme engelli bireyler, aldıkları teorik eğitimi şehir yaşamının karmaşasında uygulamalı olarak test etti. Otobüse binişte düşme tehlikesi yaşayan, yaya geçidinde çalan kornalarla irkilen, zaman zaman yön bulmakta zorlanan ve kaldırımda ağaç diplerine takılan kursiyerlerin, teknolojinin ve duyarlı vatandaşların desteğiyle engelleri aşma çabası saniye saniye kaydedildi. Beyaz bastonuyla uygulamalı eğitime katılan bir kursiyer ise yaşadıklarını, "Kristal bir vazodan alınıp, hayat denilen o verimli toprağa; çamuruyla, tozuyla birlikte atıldık" sözleriyle anlattı.


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi kursiyerleri, yüzde 90 görme engelli eğitmenleri Sinan Avcı (27) eşliğinde, ilk kez şehir merkezinde gerçekleştirilen uygulamalı beyaz baston eğitimine katıldı. Yaya geçitleri, toplu taşıma araçları ve alışveriş merkezlerini kapsayan çalışmada, görme engellilerin günlük hayatta karşılaştığı "öngörülemez" engeller yerinde tespit edildi.



Kursiyer düşme tehlikesi yaşadı


Saha çalışması sırasında İhlas Haber Ajansı (İHA) kamerasına yansıyan görüntülerde, şehir yaşamının görme engelli bireyler için zaman zaman zorlu bir "engel parkuruna" dönüştüğü anlar yer aldı. Kaldırımlarda standart dışı konumlandırılan tabelalar ve ağaç dipleri beyaz bastonlara takılarak yürüyüş güvenliğini tehlikeye atarken, otobüse biniş sırasında araç ile kaldırım arasındaki kot farkı nedeniyle bir kursiyer düşme tehlikesi yaşadı.


Buna karşın, doğru uygulamaların hayatı nasıl kolaylaştırdığı da görüldü. Yaya geçitlerindeki sesli ikaz sistemleri ve AVM girişlerindeki hissedilebilir yüzeyler sayesinde güvenli hareket alanı bulan görme engelli bireyler, alışveriş esnasında yapay zeka destekli sesli betimleme uygulamaları ve mağaza personelinin duyarlı yaklaşımıyla, teknolojinin ve insan faktörünün sağladığı konforu deneyimledi.



"Bir öğrencim bana ’Korna çaldıklarında geçmeli miyiz hocam?’ diye sormuştu"


Eğitmen Sinan Avcı, uygulamalı eğitimin ardından yaptığı açıklamada, sesli sinyalizasyon sistemlerinin önemine değinerek, sürücülerin kararsız davranışlarının görme engelliler için risk oluşturduğunu belirtti. Avcı, "Karşıdan karşıya geçerken sesli ışıklar sayesinde daha rahat hareket edebiliyoruz ancak sürücüler çoğu zaman dikkat etmeyebiliyor. Dikkat etseler bile yanıltıcı davranışlar sergileyebiliyorlar. Örneğin yol kenarında beklerken karşıdan karşıya geçmeye hazırlanıyorum, araç duruyor ama korna çalabiliyor. Bu, görme engelli birey için kafa karıştırıcı olabiliyor. Bir öğrencim bana ’Korna çaldıklarında geçmeli miyiz hocam?’ diye sormuştu. Ben de ’Aracın motor sesinden durduğunu anladıysanız ve kendinizi güvende hissediyorsanız geçebilirsiniz’ demiştim. Bu noktada iletişim çok önemli. Doğru iletişim, doğru aksiyon demektir" dedi.



"İyi niyetli davranışlar bazen yanlış yönlendirmelere neden oluyor"


Vatandaşların yardım etme isteğinin bazen yanlış yönlendirmelere yol açtığına işaret eden Avcı, toplumsal bilinç vurgusu yaparak, "En çok zorlandığımız konulardan biri de yardım meselesi. İnsanlar iyi niyetle yardım etmek istiyor ama bazen bu yanlış yönlendirmelere neden olabiliyor. Yardımın doğru yolu iletişimden geçer. ’Merhaba, size yardımcı olabilir miyim?’ demek yeterli. İnsanlarımız bu konuda daha bilinçli oldukça her şey daha kolay olacak" diye konuştu.


Uygulamalı eğitime ilişkin ise Avcı, "Bugün yaşananların karşılıklı olarak faydalı olduğunu düşünüyorum. Farklı bakış açıları ortaya çıktı. Bu temaslar sürdükçe daha bağımsız bireyler olarak hayatın içinde yer almak mümkün olacak. Erişilebilir ve eşit bir dünya için mücadelemize devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.



"Kristal bir vazodan hayatın tozuna toprağına karıştık"


Merkezde aldıkları teorik eğitimi sokağa taşımanın kendileri için ufuk açıcı olduğunu belirten kursiyer Berat Özekli ise yaşadıkları deneyimi şöyle anlattı:


"Gonca Engelsiz Yaşam Kompleksi’nde beyaz baston eğitimi alıyorduk. Duvar takibi, baston hareketleri gibi çalışmalar yapıyorduk. Ancak bugün bir değişiklik oldu ve çok da güzel oldu. Hayatın tam içinde, dışarıda bir eğitim gerçekleştirdik. Işıklardan karşıdan karşıya geçtik, otobüslere bindik, AVM’ye gittik, alışveriş yaptık ve hayatla doğrudan temas ettik. Yani Kristal bir vazodan alınıp, hayat denilen o verimli toprağa; çamuruyla, tozuyla birlikte atılmış olduk. Bu bizim için çok iyi ve öğretici bir deneyim oldu."



"Nereden araba çıkacak bilmiyoruz, nereden insan çıkacak bilmiyoruz, nasıl geçileceğini bilmiyoruz"


Şehirlerdeki düzensizliğin görme engelliler için büyük bir stres kaynağı olduğunu da vurgulayan Özekli, "Bu süreçte günlük hayatta yaşadığımız zorluklarla da birebir temas ettik. Arabaların kaldırımlara park etmesi, öngörülemezlik en büyük sorunlarımızdan biri. Bir görme engelli için hayatın asgari düzeyde bile olsa öngörülebilir olması gerekir ancak bugün sokaklarda böyle bir durum söz konusu değil. Nereden araba çıkacak bilmiyoruz, nereden insan çıkacak bilmiyoruz, nasıl geçileceğini bilmiyoruz. Bunu her gün, her an yeniden analiz etmek zorundayız. Bu da bir görme engelli için oldukça yıpratıcı bir durum. Öngörülebilirlik noktasında olumlu örnekler de var. Sesli anonslu trafik ışıkları bizim için oldukça faydalı ancak bu sistemlerin her yerde olması gerekiyor ki görme engelliler hayatın her alanında aktif olabilsin" ifadelerini kullandı.



Görme engellilerin şehirdeki zorlu mücadelesi saniye saniye görüntülendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Türkiye karla kaplıyken Silifke’de erik ağaçları çiçek açtı Mersin’in Silifke ilçesinde, örtü altında yetiştirilen ve döllenmesi doğal olarak arılar tarafından sağlanan erik ağaçları çiçek açtı. Örtü altı üretimin önemli merkezlerinden Silifke’de, açık alanda nisan ayının ilk haftasında hasadı yapılan can eriğinin, örtü altında mart ayının ilk haftasında hasat edilmesi hedefleniyor. Çiçeklerin meyveye dönüşme sürecindeki döllenme ise sera içerisine yerleştirilen kovanlardaki arılarla sağlanıyor. Çiçek açan örtü altı erik bahçesinde incelemelerde bulunan üretici Burak Temur, Türkiye genelinde kar yağışıyla her yer beyaza bürünürken Silifke’de bahar havasının yaşandığını söyledi. 3 dönümlük erik bahçesini sezon öncesinde örtü altına aldığını belirten Temur, ağaçların çiçek açtığını ifade ederek, "Bahçemizi ocak ayının başında hazırladık. Bambus ve bal arılarıyla tozlanmayı sağlıyoruz. Şubat ayının ilk haftasında çiçek açan bahçemizde mart ayında hasat yapmayı hedefliyoruz. Yaklaşık 6 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’nin her yeri kar kış içindeyken bahçemizdeki ağaçlar beyaza büründü" dedi. Bölgenin mikroklima özelliği ve ürünün doğal yöntemlerle yetiştirilmesi sayesinde meyvenin daha lezzetli olduğunu belirten Temur, "Tüccarlar özellikle bu bölgenin mahsulünü almak istiyor. Ürünlerimiz yoğun ilgi görüyor. Umarım hasat dönemi de çiçek dönemi kadar verimli geçer" diye konuştu. "300 dönüm araziden 300 ton erik hasadı bekliyoruz" Silifke Ziraat Odası Başkanı Kemal Gezer ise Göksu Vadisi köylerinden Keben başta olmak üzere Sabak, Bükdeğirmeni, Karakaya, Evkafçiftliği, Kargıcak, İmambekirli, Karahacılı, Ortaören ile Kabasakallı Mahallesi ve Atayurt, Atakent, Taşucu bölgelerinde erik üretimi yapıldığını belirtti. Bu yıl yaklaşık 300 dönüm araziden 300 ton civarında erik hasadı beklediklerini ifade eden Gezer, "Göksu Vadisinin mikroklima özelliği sayesinde Türkiye’nin ilk turfanda eriği Silifke’de yetişiyor. Şubat ayının ilk haftasında örtü altındaki erik ağaçları çiçek açmaya başladı. Üreticilerimiz ağaçları erken uyandırmak için seralarında gece gündüz soba yakıyor. Örtü altı bahçelerde martın ilk haftasında hasat yapılabiliyor. Erken hasat sayesinde fiyatlar da yüksek oluyor. Açık alanda ise ilk hasat nisan ayında yapılıyor" ifadelerini kullandı. Gezer, önemli olanın çok alandan çok ürün almak değil, az alandan yüksek verim elde etmek olduğunu da sözlerine ekledi.
Bilecik BŞEÜ ev sahipliğinde Uluslararası Sağlık Kongresi düzenlendi Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) ev sahipliğinde Uluslararası Sağlık Kongresi düzenlendi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi ev sahipliğinde; Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Trabzon Üniversitesi iş birliğiyle çevrim içi katılımlı International Health Disciplines Congress başarıyla gerçekleştirildi. İki gün süren kongrede sağlık bilimlerinin farklı alanlarını kapsayan 200’ün üzerinde araştırma, vaka sunumu ve sistematik analiz katılımcılarla paylaşıldı. Düzenleme Kurulu Başkanlığını Doç. Dr. Merve Keskin’in yürüttüğü kongrede; tıp, hemşirelik, ebelik, fizik tedavi ve rehabilitasyon, eczacılık, biyokimya, sağlık yönetimi, sosyal hizmet, diş hekimliği, iş sağlığı ve güvenliği, biyomedikal bilimler, halk sağlığı, epidemiyoloji ile beslenme ve diyetetik başta olmak üzere birçok disiplin ele alındı. Kongre kapsamında, ulusal ve uluslararası düzeyde yürütülen güncel çalışmalar değerlendirilerek disiplinler arası iş birliğinin önemi vurgulandı. Organizasyona, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mesut Işık ile öğretim elemanları ve araştırmacılar organizasyonel ve teknik katkı sundu. Kongre, BŞEÜ Açık ve Uzaktan Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin altyapı destekleriyle gerçekleştirildi. BŞEÜ öncülüğünde sağlık alanında ilk kez düzenlenen etkinlik, farklı ülkelerden akademisyen ve araştırmacıları bir araya getirerek literatüre önemli katkılar sağladı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Üniversitemiz ev sahipliğinde düzenlenen bu kongre ile sağlık bilimlerinin farklı disiplinlerinden çok sayıda bilim insanını bir araya getirdik. Disiplinler arası iş birliğini güçlendiren, bilgi paylaşımını artıran bu tür bilimsel organizasyonların artarak devam etmesini önemsiyoruz. Kongrede emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" dedi.
Antalya Kepez’e 2 protokolle 2 semt evi geliyor Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Gündoğdu ve Aktoprak mahallelerinde semt evi ve taziye evi yapılması için hayırseverlerle protokol imzaladı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Gündoğdu Mahallesi’nde yapılacak semt evi ve taziye evi için hayırsever Recep Balık ile protokol imzaladı. Belediye meclis kararı doğrultusunda, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait Gündoğdu Mahallesi 2070 adanın güneyinde bulunan park alanı içerisine hayırsever tarafından semt evi ve taziye evi yapılacak. Yapının tamamlanmasının ardından bina, belediyeye süresiz ve bedelsiz olarak devredilecek. Aktoprak Mahallesi’nde yapılacak semt evi için ise hayırsever Recep Tunahan Aydemir ile protokol imzalandı. Aktoprak Mahallesi 2746 ada üzerindeki park alanı içerisine inşa edilecek semt evi binası da tamamlandıktan sonra belediyeye süresiz ve bedelsiz olarak devredilecek. Sosyal belediyecilik hizmeti Başkanlık makamında gerçekleşen protokollerin ardından bir açıklama yapan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Kepez’i sadece fiziki yatırımlarla değil, sosyal ve kültürel projelerle de güçlendirmeyi hedefliyoruz. Semt evleri bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir. Bu yapılar; mahalle kültürünün yaşatıldığı, komşuluk ilişkilerinin güçlendiği, kadınlarımızın, çocuklarımızın ve büyüklerimizin bir araya gelerek sosyal hayata katıldığı çok kıymetli mekanlardır. Aynı zamanda taziye evleriyle de hemşehrilerimizin zor zamanlarında yanlarında olmayı amaçlıyoruz. Gündoğdu ve Aktoprak mahallelerimizde hayata geçirilecek bu projelerle, vatandaşlarımızın sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına önemli ölçüde katkı sağlayacağız. Park alanları içerisinde yapılacak bu semt evleri, mahalle sakinlerimizin nefes alabileceği, dayanışmayı ve birlikteliği artıracak buluşma noktaları olacak. Bu anlamlı yatırımlara katkı sunan hayırseverlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Belediyemiz ile hayırseverlerimiz arasındaki bu iş birliği, Kepez’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden biridir." dedi.
Kayseri Büyükşehirin çevreci ve kazanımcı atık yönetimi, araştırma makalesinde geniş yer buldu Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde, israfa fırsat vermeyen, tasarrufa yönelen ve bütçesinden yatırıma en çok pay ayıran Büyükşehir’in çevreci faaliyetleri, bilim çevreleri tarafından dikkatleri çekmeye devam ediyor. Kayseri’de hava kirliliğini önlemeye yönelik kombi dağıtımı gibi katı atık ve hafriyat yönetimi gibi çevreci uygulamaları gerçekleştirerek hem şehre hizmet eden hem de bilimsel araştırmalara konu olan Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’ye örnek olan belediyecilik faaliyetlerini bilimsel araştırmaların da adeta tescili ile pekiştiriyor. Bu kapsamda Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Eğirdir MYO, Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hatike Koçar Uzan tarafından kaleme alınan ve Politik Ekonomik Kuram’ında (PEK) yayımlanan ’Sürdürülebilir Atık Yönetiminde Yerel Yönetim Uygulamaları: Türkiye ve Dünya Örnekleri Üzerine İnceleme’ başlıklı araştırma makalesinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nden çevreci ve kazanıma yönelik faaliyetlerden bahsedilirken, adeta örnek de gösterildi. Makalede dünyadan 6, Türkiye’den ise içerisinde Kayseri’nin de bulunduğu 6 belediye yer aldı Çalışmada dünyadan, Amerika Birleşik Devletleri (Teksas-Houston), Danimarka (Kopenhag), Avustralya (Sydney), İsveç (Göteborg), Güney Kore (Seul), İtalya (Milano) gibi başkent ve önemli şehirler ile Türkiye’den İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir-Tepebaşı Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çanakkale Belediyesi, Lüleburgaz Belediyesi ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi örnek olarak ele alındı. Çalışmada, sürdürülebilir atık yönetiminin ve atıklardan kazanım sağlamanın önemine değinildi Atıkların sadece bertaraf edilmesi gereken değil, ekonomik değer oluşturacak bir kaynak olduğu vurgulanan çalışmada, sürdürülebilir atık yönetiminin ise vatandaşlar, yerel yönetimler, özel sektör ve kamu kurumları arasında iş birliğini gerektirdiğinin altı çizildi. Makalede ayrıca sürdürülebilir atık yönetiminin, çevresel sürdürülebilirliğin yanı sıra ekonomik kalkınma ve toplumsal refah için de kritik bir öneme sahip olduğu vurgulandı. Bilimsel araştırma makalesinde, Kayseri Büyükşehir’in ‘Atığı Kazanıma Çevirme’ vurgusu ’Sürdürülebilir Atık Yönetiminde Yerel Yönetim Uygulamaları: Türkiye ve Dünya Örnekleri Üzerine İnceleme’ başlıklı araştırma makalesinde, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin, katı atıkları enerjiye dönüştürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağladığına işaret edilerek şu ifadelere yer verildi; "Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi aracılığıyla kentteki katı atıkları enerjiye dönüştürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamaktadır. 2024 yılı itibarıyla tesis, 44 milyon kWh elektrik üretimi gerçekleştirmiş ve 22 milyon metreküp sera gazı salınımını önlemiştir. 2019 yılından 2025 yılına kadar ise toplam 236 milyon kWh elektrik üretimi sağlanmış, böylece 120 milyon metreküp metan gazının bertaraf edilmesi mümkün olmuştur. Aynı tesiste enerji üretiminin yanı sıra tarımsal sürdürülebilirliği destekleyen topraksız tarım uygulamalarına da yer verilmiştir. 2019’dan itibaren 11 bin metrekarelik sera alanında toplam 2.700 ton domates üretilmiştir. Bu yenilikçi tarım modeli, kaynakların verimli kullanımını teşvik ederken yerel ekonomiye de katkı sunmaktadır. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, yalnızca enerji ve tarım alanlarında değil, sıfır atık ve geri dönüşüm projeleriyle de çevresel farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalar yürütmektedir."