GÜNDEM - 28 Ocak 2026 Çarşamba 11:06

HEKİMSEN Genel Başkanı Kurban: "Mesele sadece saç örmek değil, bu eylemin bir terör örgütü militanının ölümü sonrası başlatılan siyasi bir akıma destek mahiyetine bürünmesidir"

A
A
A
HEKİMSEN Genel Başkanı Kurban: "Mesele sadece saç örmek değil, bu eylemin bir terör örgütü militanının ölümü sonrası başlatılan siyasi bir akıma destek mahiyetine bürünmesidir"

HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, sosyal medyadaki paylaşımı nedeniyle görevden uzaklaştırılan hemşireye ilişkin, "Mesele sadece saç örmek değil. Bu eylemin bir terör örgütü militanının ölümü sonrası başlatılan siyasi bir akıma destek mahiyetine bürünmesidir. Bu arkadaşımız, belki de farkında olmadan terör örgütüne destek vermiş oldu ve şu an bedelini ödüyor" dedi.


Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN) Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Kocaeli’de bir kamu hastanesinde görevli hemşire İ.A.’nın görevi başındayken çektiği ve provokatiflik içeren bir akımla ilişkilendirilen videosu nedeniyle adli kontrolle serbest bırakılmasını ve görevden uzaklaştırılmasını değerlendirdi.



"Mesele sadece saç örmek değil"


Saç örme eyleminin Türk kültüründe yeri olan bir gelenek olduğunu ancak söz konusu olayda durumun farklılaştığını belirten Kurban, "Mesele sadece saç örmek değil. Bu eylemin bir terör örgütü militanının ölümü sonrası başlatılan siyasi bir akıma destek mahiyetine bürünmesidir. Bu arkadaşımız, belki de farkında olmadan terör örgütüne destek vermiş oldu ve şu an bedelini ödüyor" dedi.



"İster istemez SDG’ye destek olmuş oldu"


Türkiye’nin çok kültürlü yapısına işaret eden Kurban, ırkçılığın karşısında olduklarını ancak terör faaliyetleri konusundaki duruşlarının net olduğunu kaydetti. Kurban, "Biz ırkçı değiliz, ırkçılık yapmıyoruz. Bu gibi problemlerin eğitimle giderilmesi gerekiyor, bu eğitimle de alakadar. Bu arkadaşımız da ister istemez SDG’ye destek olmuş oldu. Şu anda da hakkında işlem başlatıldı" diye konuştu.


Kurban, toplumsal hassasiyetlerin en üst düzeyde olduğu bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, "Kamu görevlilerinin de sosyal medyadaki paylaşımlarında sağduyulu olmaları gerekir. Ne kadar işini iyi yaparsan yap, eğer yaptığın paylaşım Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğüne zarar veren bir oluşuma sempati olarak algılanıyorsa, bunun hukuki sonuçları olur. Hepimiz bu ülkenin birer parçasıyız ancak terör faaliyetleri karşısında duruşumuz nettir" şeklinde konuştu.



"Sağlık sektöründe güven esastır"


Sağlık sektöründe güvenin esas olduğunu vurgulayan Kurban, geçmişte terör bağlantılı kişilerin askerlere kasten yanlış tedavi uyguladığı örneklerin hafızalarda olduğunu hatırlatarak, "Biz bu milleti bölecek, terörle yan yana getirecek hiçbir harekete sıcak bakmıyoruz. Geçmişte bazı bölgelerde askerimize kasten yanlış tedavi uygulayan örnekleri gördük. Bu kişinin de doğrudan zarar vereceğine hükmedemem ancak bu tür yaklaşımlar o şüpheyi çağrıştırır. Kimse kusura bakmasın, terörist olan birinin sağlık sisteminde çalışmaması lazım. Bir teröriste güvenilemez, tedavi verdirilemez" ifadelerini kullandı.


Hemşire İ.A., görevi başındayken saçlarını ördüğü videoyu kayda alarak, sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü konuya ilişkin yaptığı açıklamada, hemşirenin "Devlet Memurları Kanunu" ve "Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri"ne aykırı hareket ettiğini vurgulayarak, hakkında gerekli adli ve idari soruşturma başlatıldığını bildirmişti. Hemşire İ.A., 25 Ocak’ta İstanbul’da polis ekipleri tarafından kardeşinin evine gözaltına alınıp, işlemleri için Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştü. İ.A., tamamlanan işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece adli kontrolle serbest bırakılmış, görevinden de uzaklaştırılmıştı.



HEKİMSEN Genel Başkanı Kurban: "Mesele sadece saç örmek değil, bu eylemin bir terör örgütü militanının ölümü sonrası başlatılan siyasi bir akıma destek mahiyetine bürünmesidir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Sinop’ta Ramazan öncesi gıda denetimleri artırıldı Ticaret Bakanlığı, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde Sinop’ta restoran, fırın ve kasaplara yönelik fahiş fiyat ve etiket denetimleri gerçekleştirdi. Sinop Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan Ramazan ayı dolayısıyla gıda denetimlerini yoğunlaştırdı. Denetimler kapsamında marketler, yeme-içme yerleri, fırınlar ve kasaplar mercek altına alındı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sinop Ticaret İl Müdürü Yavuz Selim Aykan, denetimlerin Bakanlık talimatları doğrultusunda ve Sinop Valiliği koordinasyonunda yürütüldüğünü belirtti. Aykan, "Yaklaşan Ramazan ayı sebebiyle denetimlerimizi Türkiye genelinde olduğu gibi Sinop ilimizde de yoğunlaştırarak devam ettiriyoruz. Bugün özellikle marketler, yeme-içme yerleri, fırınlar ve kasaplarda denetimlerimizi artırdık. Bakanlığımızın talimatları ve Valimizin koordinasyonuyla ilimizdeki işletmelerde denetimlerimiz Ramazan ayı boyunca sürecek" dedi. Denetimlerde özellikle fiyat etiketi ve haksız fiyat artışlarına odaklanıldığını vurgulayan Aykan, uygunsuzluk tespit edilen ürünlerin raporlanarak Bakanlığa bildirildiğini ifade etti. Aykan, "Kasa fiyat artışları, etiket uygunsuzlukları ve haksız fiyat olarak değerlendirdiğimiz ürünlerle ilgili raporlamalar yapıyoruz. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’nun incelemesi sonucunda aykırılık tespit edilmesi halinde idari para cezası uygulanmaktadır. Fiyat etiketiyle ilgili her aykırılıkta ürün başına 3 bin 973 lira idari para cezası söz konusudur" diye konuştu. Vatandaşlara da çağrıda bulunan Aykan, karşılaşılan olumsuzlukların bildirilebileceğini belirterek, "Vatandaşlarımız haksız fiyat artışlarıyla karşılaştıklarında mobil uygulama üzerinden, CİMER aracılığıyla ya da yazılı dilekçeyle Ticaret İl Müdürlüğümüze başvurabilirler" ifadelerini kullandı.
Adana Çukurova Belediyesi’nde kriz: İşçiler alacakları için eylem yaptı Adana’da sendika üyesi Çukurova Belediyesi işçileri, aylardır ödenmeyen alacakları ve tıkanan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri nedeniyle Çukurova Belediyesi binası önünde eylem yaptı. İşçiler, belediye yönetimine tepki gösterirken, sendika adına yapılan açıklamada, "Her bir işçinin yaklaşık 194 bin TL alacağı" olduğu belirtildi. Çukurova Belediyesi’nde çalışan işçiler aylardır ödenmeyen alacakları için belediye binası önünde bir araya geldi. Yaklaşık 150 kişilik grup yönetime tepki göstererek belediye binası önünde eylem gerçekleştirdi. Sendika adına yapılan açıklamada, Çukurova Belediyesi iştiraki olan Çukurova İmar A.Ş. ile 2024 yılı Mart ayında imzalanan toplu iş sözleşmesiyle 2024 ve 2025 yıllarına ait işçilerin ekonomik ve sosyal haklarının belirlendiği hatırlatıldı. 2024 yılında yaşanan gecikme ve eksik ödemelere rağmen ücretlerin toplu sözleşme hükümlerine uygun şekilde ödendiği ifade edilirken, 2025 yılı itibarıyla belediye yönetiminin mali durumu gerekçe göstererek sözleşme hükümlerini uygulamama yönünde tutum aldığı belirtildi. Açıklamada, belediye yönetiminin toplu iş sözleşmesinin iptali için dava açtığı, ancak mahkemenin belediyenin gerekçelerini haklı bulmayarak davayı reddettiği vurgulandı. Buna rağmen işçi alacaklarının ödenmediği ve sürecin uzatıldığı kaydedildi. İşçilere göre, toplu sözleşme hükümleri gereği 2025 yılı için her bir işçinin aylık 10 bin TL olmak üzere 11 aylık alacağı bulunuyor. Ayrıca 2024 ve 2025 yıllarına ait sendika ikramiyelerinin de bugüne kadar ödenmediği belirtilirken, her bir işçinin belediyeden olan toplam alacağının yaklaşık 194 bin TL’ye ulaştığı ifade edildi. Sendika ve işçiler olarak bugüne kadar büyük bir fedakarlık gösterdiklerini dile getiren çalışanlar, bu iyi niyetin karşılık bulmadığını, aksine suistimal edildiğini belirtti. Açıklamada, işçilerin emeği üzerinden belediyenin mali sorunlarının sürekli ötelenmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Öte yandan, yeni dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin başlamasının üzerinden 40 günden fazla süre geçmesine rağmen yalnızca yer, gün ve saat tespit toplantısı yapıldığı, herhangi bir somut ilerleme sağlanmadığı kaydedildi. Bu durumun, belediye yönetiminin süreci yeterince ciddiye almadığını gösterdiği ifade edildi. Basın açıklamasının sonunda Çukurova Belediyesi yönetimine çağrıda bulunan işçiler, biriken alacakların derhal ödenmesini ve toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin samimi ve çözüm odaklı şekilde sürdürülmesini istedi. İşçiler, haklarını alana kadar sendikal mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
Ordu Ordu’da kahverengi kokarcaya karşı 300 binden fazla kışlak ilaçlanıyor Ordu’da kahverengi kokarcaya karşı 300 binden fazla kışlağın ilaçlanması hedefleniyor. Bölgede etkili olan ve özellikle 2024 yılında fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine ciddi zarar veren kahverengi kokarca ile mücadele çalışmaları kapsamında kışlak ilaçlaması devam ediyor. Bakanlık tarafından ilaç desteği sunulurken, tarım ve orman müdürlükleri, ziraat odaları, belediyeler ve muhtarlıkların el birliğiyle oluşturulan ekip, yüksek kesimli bölgelerden başlayarak, sahil kesimlerine kadar ilaçlamalarını sürdürüyor. Yürütülen çalışmalar ile kahverengi kokarcaların kış mevsimini geçireceği kapalı alanlar ilaçlanıyor. "Mücadeleler ile 2025 yılında fındığımızı kurtardık" Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, 2024 yılının sonbaharından itibaren kahverengi kokarcaların kışlaklara geçmesi ile birlikte ekip kurularak, biyosidal ilaçlar ile mücadele başlatıldığını söyledi. Soydan, "2024 yılı sonu ve 2025 yılı bahar sezonunda yaklaşık 300 bin kışlak ilaçlama noktası yapıldı. Bu mücadelenin devamında üreticilerimiz kışlak ilaçlamasından sonra kimyasal mücadeleyi sürdürdü. Bunun sonunda ise 2025 yılın fındığımızı kurtardık, toplar ve satar hale geldik. Burada Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilaç desteği ve paydaş kurumların destekleri hep birlikte mücadele yürütüldü" dedi. "Bu mücadelede başarılı olmak istiyoruz" "Bunun devamının gelmesi gerekiyordu, şu anda tüm kutrumlar birlik olarak ilaçlamalara devam ediliyor" diyen Soydan, "Çünkü kahverengi kokarcalar kışlaklara girmiş durumda, nisan ayına gelene kadar, hava sıcaklığı 17-18 dereceye yükselene kadar buralardan çıkmayacaklardır. Biz de hava şartlarına göre bu kışlaklarda ilaçlamaya devam ediyoruz, yapılmadığı sürece ürünlerimize ciddi zararları olacaktır. Geçen yıllarda yapılan mücadelenin faydasını görerek, şimdiki mücadelemizi yapıyoruz. İnşallah bunda başarılı olmak istiyoruz, yapılan çalışmaların da olumlu sonuçlarını görüyoruz" şeklinde konuştu. "Hedef 300 binin üzerinde" Kahverengi kokarcaya karşı 2026 sezonunda hedefin 300 binden fazla kışlağın ilaçlanması olduğunu belirten Soydan, "Bazı evler, samanlıklar gibi yerler kapalı olabiliyor. Biz, eğer gurbette olanlar varsa bu yapıların anahtarlarını mutlaka akrabalarına ya da muhtarlarına bırakmalarını istiyoruz. Çünkü kışlak ilaçlaması yapılmayan bir tek noktanın bile kalmaması gerekiyor" ifadelerine yer verdi.