ÇEVRE - 02 Haziran 2025 Pazartesi 12:24

İklim değişikliği alarm veriyor: Kuraklık ve su krizi uyarısı

A
A
A
İklim değişikliği alarm veriyor: Kuraklık ve su krizi uyarısı

Mevsimlerdeki değişiklikler uzmanlarından dikkatini çekiyor. Kocaeli Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Uygulamalı Jeoloji Anabilim Dalı’ndan Araştırma Görevlisi Dr. Özge Can Ataş, iklim değişikliğinin etkileri ve su kaynaklarıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Ataş, dünyayı tehdit eden küresel ısınmanın sebeplerine dikkat çekti.


Jeoloji Mühendisliği alanında hidrojeoloji, yer altı ve yüzey suları ile jeotermal enerji gibi konularda çalışmalar yürüten Araştırma Görevlisi Dr. Özge Can Ataş, iklim krizinin artık göz ardı edilemeyecek seviyeye ulaştığını belirtti. Kısa vadeli hava olaylarının meteorolojik döngüyle ilişkili olduğunu dile getiren Ataş, uzun vadeli değişimlerin ise iklimin karakterini belirlediğini vurguladı.


"İnsan kaynaklı faaliyetler iklim değişikliği sürecini hızlandırmaktadır"


İklimi belirlemek için sıcaklık, yağış, buharlaşma gibi meteorolojik verilerin uzun yıllar boyunca ortalamasının değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Ataş, "Bu verilerdeki ani artış ya da azalışlar anomali olarak tanımlanır. Bu anomaliler bize iklim değişikliğini gösterir. İklim değişikliğinin temel sebeplerinin iki ana grupta toplanıyor. Bunlardan ilki doğal süreçler. Güneş patlamaları, volkanik faaliyetler, tektonik hareketler ve okyanus akıntılarındaki değişimler gibi olaylar dünya tarihinde hep etkili olmuştur. Ancak günümüzde bu değişimin asıl sebebinin antropojenik, yani insan kaynaklı faaliyetlerdir" dedi.


"Paris Anlaşması kritik öneme sahip"


Küresel çapta iklim değişikliği ile mücadele için atılan adımların önemine de değinen Ataş, Paris İklim Anlaşması’nın bu noktada öne çıktığını söyledi. Anlaşma kapsamında 197 ülkenin, küresel sıcaklık artışını 2 dereceyle sınırlandırma, ideal olarak ise 1,5 derecenin altına çekme hedefiyle ortak hareket ettiğini belirtti. Türkiye’nin de bu sürece dahil olduğuna dikkat çeken Ataş, 2053 yılına kadar sıfır emisyon hedefine ulaşılması ve yeşil büyüme politikalarının benimsenmesi gerektiğini ifade etti.


"Türkiye su stresi yaşıyor, 2050’de su fakiri olabiliriz"


Türkiye’nin dört mevsimin yaşandığı nadir ülkelerden biri olduğunu ancak mevsim geçişlerinin belirgin şekilde bozulduğunu belirten Ataş, özellikle kış aylarında kuraklığın arttığına işaret etti. Kar yağışının azalmasıyla birlikte hem yer altı hem de yüzey su kaynaklarının ciddi oranda azaldığını kaydeden Ataş, "Yağış rejimimiz değiştiği için, kar yağışları azaldığı için biz maalesef su sıkıntısı yaşar hale geldik. Zaten ülke olarak kişi başına bin 500 metreküp suyla su stresi yaşayan bir ülke konumundayız. 2050 yılında nüfusumuzun 100 milyon olacağı öngörülüyor. Buna göre de kişi başına düşecek su miktarımız bin metreküplere kadar inecek. Bin metreküpün altına indiği zaman da zaten su fakiri ülke olmaya aday ülkeler arasına gireceğiz. Sonuç olarak bizlerin burada yapması gereken önemli şey, sürdürülebilir su yönetimini belirlemek, uygun ve yapılabilir su politikalarını düzenlemek ve buna yönelik tedbir ve önlemleri almak zorundayız" uyarısında bulundu.


"Tarımda dönüşüm şart, bireysel bilinçlenme hayati"


Tarımda kullanılan suyun toplam su tüketiminin yüzde 70’ini oluşturduğunu vurgulayan Ataş, "Vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilmeli. Basınçlı veya damla sulama sistemlerine geçilmeli. Tarımda suyu daha az tüketen ürünler tercih edilmeli" dedi. Bireysel farkındalığın da önemli olduğunu dile getiren Ataş, özellikle çocukların küçük yaştan itibaren su tasarrufu, iklim değişikliği ve çevresel bilinç konularında eğitilmesi gerektiğini belirterek, "Anaokulundan itibaren iklim krizi ve suyun önemi müfredata dahil edilmeli" ifadelerini kullandı.


"Yağmur suyu geri kazanımı yaygınlaşmalı"


Vatandaşların kendi yaşam alanlarında da tedbir alabileceğini vurgulayan Ataş, "Evlerin uygun olduğu yerlerde yağmur suyunun toplanarak yeniden kullanımı sağlanabilir. Bu bireysel gibi görünse de toplumsal ölçekte büyük katkı sağlayacaktır" dedi.


Son olarak, suyun israf edilmemesi, sürdürülebilir su yönetimi politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir stratejilerin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Ataş, "Küresel iklim krizine karşı hazırlıklı olmalıyız. Aksi takdirde hem çevresel hem de ekonomik büyük kayıplar yaşanabilir" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’de 23 Nisan coşkusu başladı Denizli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının ve çocuklara armağan edilen en büyük bayramın 106. yıl dönümünü, çocuk koşusuyla başlattı. Yenişehir Koşu Yolu’nda gerçekleştirilen ve binlerce Denizlilinin akın ettiği kutlamalarda, çocukların bayram neşesi şehrin dört bir yanına yayıldı. Denizli Büyükşehir Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yıl dönümünü, kentin dört bir yanına yayılan kapsamlı bir organizasyonla kutluyor. Program kapsamında düzenlenen "Küçük Adımlar Büyük Heyecanlar" çocuk koşusu, binlerce minik yüreğin ellerinde Türk bayraklarıyla kırmızı-beyaza boyadığı tarihi bir görsel şölene dönüştü. Büyük bir heyecana sahne olan koşunun startı, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve eşi Nilgün Çavuşoğlu tarafından birlikte verildi. Etkinliğe ayrıca Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ali Marım, Genel Sekreter Bülent Bozbaş, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, protokol üyeleri ve binlerce Denizlili katıldı. Başkan Çavuşoğlu: "Bu şehir çocuklarımızın gülüşüyle aydınlanacak" Koşu öncesinde konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Bugün burada sadece bir koşunun startını vermiyoruz; Denizli’nin geleceğine, umuduna ve yarınlarına olan inancımızı hep birlikte tazeliyoruz. Evlatlarımızın o masum heyecanı, ellerindeki bayraklarla oluşturdukları bu muazzam tablo, bize neden ‘Mutlu İnsanların Şehri Denizli’ dediğimizi bir kez daha kanıtlıyor. Bizim görevimiz, Ata’mızın emaneti olan bu bayramı çocuklarımıza sadece bir gün değil, her an hissettirebilecekleri huzurlu bir şehir inşa etmektir. Burada başlayan heyecanımız, hafta boyunca kentin farklı noktalarında dalga dalga yayılacak. Çocuklarımızı bilimle, sanatla ve eğlenceyle buluşturmaya devam edeceğiz. Bu koşunun bir kaybedeni yok; her bir evladımız bizim gönlümüzde birincidir. Onların her adımı, daha özgür ve daha modern bir Denizli’ye atılmış bir adımdır" ifadelerine yer verdi. Çocuklar gönüllerin birincisi oldu Parkuru dolduran çocuklar, bayram sevincini doyasıya yaşadı. Bitiş çizgisinde tüm katılımcılara madalyalarının takdim edildiği törende, çocukların heyecanı görülmeye değerdi. Başkan Çavuşoğlu ve eşi Nilgün Çavuşoğlu, çocukların heyecanına, sevincine ve coşkusuna ortak oldu. Koşu sonrasında atölyeleri ziyaret ederek çocuklarla sohbet eden Başkan Çavuşoğlu, kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyen çocukları ve ailelerini de geri çevirmedi. Ünlü yazar Behiç Ak Denizlililerle buluştu "Atatürk’ü Tanıyoruz" masal atölyesinde minikler, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını ve çocuk sevgisini masalsı bir dille dinleyerek tarihe yolculuk yaptılar. Bu kültürel atmosfer, çocuk edebiyatının önemli isimlerinden ünlü yazar Behiç Ak’ın imza etkinliğiyle taçlandı. Kitaplarını çocuklar için imzalayan Ak, minik okurlarıyla sohbet etti. Boyama atölyelerinden yenilikçi el sanatlarına kadar geniş bir yelpazede sunulan aktiviteler, 23 Nisan ruhunu sanatın ve edebiyatın gücüyle katladı. Ayrıca imza gününde, "Telefonu Bırak, Kitaba Sarıl" projesi kapsamında kitapseverlere ücretsiz kitap dağıtımı gerçekleştirilirken, burada kitap okuma etkinliği de düzenlendi. Etkinlik alanında yer alan Denizli Büyükşehir Belediyesi Mobil İkram Aracı da katılımcılara ikramlarda bulundu. 23 Nisan coşkusu hafta boyunca devam edecek Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin bilimden sanata, spordan eğlenceye kadar geniş bir yelpazede hazırladığı etkinlik takvimi, Denizlili çocuklara unutulmaz bir bayram haftası yaşatmaya devam edecek. 20-22 Nisan tarihleri arasında Denizli Bilim Merkezi’nde atölye çalışmaları, aynı günlerde 6 farklı mahalledeki Güneşli Günler Çocuk Gelişim Merkezlerinde düzenlenecek etkinlikler de bayram coşkusunu kentin dört bir yanına taşıyacak. 22 Nisan akşamı 20.30’da ise Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Çocuk Korosu’nun konseri, DBB Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak. 23 Nisan’da düzenlenecek sevilen sanatçı Sefo konseri ise Delikliçınar Meydanı’nda bayram coşkusunu zirveye taşıyacak. Kutlamaların finali uçurtma şenliği ile yapılacak 24 Nisan saat 20.00’de DBB Millet Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek "Çocuk Okuma Şöleni" ile çocuklara kitap sevgisi aşılanırken, 25-26 Nisan tarihlerinde 13.00-21.00 saatleri arasında Çamlık Kent Ormanı’nda düzenlenecek çocuk şenliği, eğlencenin merkezi olacak. Çocuklara unutulmaz bir hafta sonu yaşatacak olan kutlamalar, 26 Nisan saat 14.00’te Pamukkale Güney Kapısı Kavşağı’nda düzenlenecek uçurtma şenliği ile sona erecek.
İstanbul Kalp cerrahisinde yeni standart: Robotik teknoloji Kalp cerrahisinde gelişen teknoloji, açık ameliyatların yerini giderek daha konforlu ve güvenli yöntemlere bırakıyor. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Saygın Türkyılmaz, robotik kalp cerrahisinin daha az kesiyle yapıldığını, hastaların daha kısa sürede iyileşerek günlük hayatlarına hızlıca dönebildiğini belirtti. Kalp cerrahisinde teknolojinin sunduğu imkanlar hem hasta konforunu hem de cerrahi güvenliği önemli ölçüde artırıyor. Son yıllarda giderek yaygınlaşan robotik kalp cerrahisi, klasik açık kalp ameliyatlarına kıyasla daha az invaziv yöntemler sunarak dikkat çekiyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Saygın Türkyılmaz, robotik cerrahinin sağladığı avantajları ve hangi ameliyatlarda kullanıldığını anlattı. Daha az kesi, daha konforlu tedavi Robotik kalp cerrahisinin standart kalp ameliyatlarına göre çok daha az invaziv bir yöntem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Saygın Türkyılmaz, "Bu yöntem sayesinde hastalarımızda iyileşme süresi belirgin şekilde kısalıyor. Hastanede yatış süresi azalıyor, enfeksiyon riski düşüyor ve hastalar gündelik hayatlarına çok daha hızlı dönebiliyor" dedi. Ameliyatların yüzde 80-90’ı robotik yöntemle Robotik cerrahinin günümüzde kalp ameliyatlarının büyük bir kısmında güvenle uygulanabildiğini ifade eden Prof. Dr. Türkyılmaz, "Artık kalp ameliyatlarının yaklaşık yüzde 80-90’ını robotik cerrahi ile gerçekleştirebiliyoruz. Koroner bypass, kalp kapak ameliyatları, kalpteki deliklerin kapatılması ve aort genişlemesi operasyonları bu yöntemle başarıyla yapılabiliyor" diye konuştu. Cerrahi güvenlik ve hassasiyet artıyor Robotik cerrahinin çalışma prensibine de değinen Prof. Dr. Türkyılmaz, "Cerrah robotik kolları üç boyutlu görüntü eşliğinde son derece hassas şekilde kontrol ediyor. Bu sayede ulaşılması zor anatomik bölgelerde daha net görüş sağlanıyor ve cerrahi güvenlik artıyor. Robotik sistemler, cerraha daha konforlu bir çalışma alanı sağlayarak hata riskini azaltıyor" ifadelerini kullandı. Uygun hastalarda ilk tercih robotik cerrahi Robotik cerrahinin her hasta için uygun olmayabileceğini ancak uygun hastalarda öncelikli olarak tercih edildiğini belirten Prof. Dr. Türkyılmaz, "Uygun olan hastalarımızda ilk seçenek olarak robotik cerrahiyi değerlendiriyoruz. Standart cerrahiyi ise ikinci seçenek olarak ele alıyoruz" dedi.